{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/891 Esas<br>KARAR NO:2025/17 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/06/2022<br>NUMARASI:2018/755 E.  -  2022/557 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:08/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin öğretim görevlisi olarak çalıştıktan sonra emekliliğe ayrıldığını ve yatırım amaçlı olarak Alanya'da ev almak istediğini, nakit temin edebilmek için bankadan kredi çekmek amacıyla...bank ... Şubesi'nde şube müdür yardımcısı olarak çalışan davalı ile irtibata geçtiğini, davalının müvekkiline kredi çekme işleminin uzun süreceğini ve söz konusu meblağı kendisinin verebileceğini ifade ettiğini, davalının müvekkilinin yeğeni olmasından dolayı duyduğu güvenle müvekkili tarafından bankada 200.000,00-TL ve 50.000,00-TL bedelli olmak üzere iki adet senet tanzim edildiğini ve senetlerde yazılan meblağın öğleden sonra davalının sözlüsü dava dışı ... tarafından kendisine getirileceği konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin parayı teslim almak üzere evine gittiğini, davalının müvekkiline evin yakınındaki pastaneye gelmesini söylediğini, dava dışı ... ve ... isimli şahısların müvekkilini zorla arabalarına bindirmeye çalıştıklarını, davalının müvekkilinin şikayetini geri çekmemesi halinde senetleri tekrar alamayacağını söylemesi üzerine şikayetini geri çekmek zorunda kaldığını,  müvekkilinin çeşitli kişiler tarafından tehdit edildiğini, davalının müvekkiline takip başlattığını, müvekkilinin davalının çalıştığı banka şubesine kredi çekmek amacıyla gittiğinin kamera kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin davalı hakkında şikayetçi olduğunu, davalının ifadesinde bileşik ikrar olduğunu, davalının bahsetmiş olduğu olguları ispat etmediğini belirterek, ... ve ... sayılı icra dosyalarının yargılama sürecinde teminatsız olarak durdurulmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinin iptaline, İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca tüm takip tutarı üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış, dosyaya sunduğu 20/03/2019 tarihli dilekçesinde; davacının yazılı belgeler ile iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının dosya alacağı ile ilgili olmayan bilgi ve belgeleri ileri sürerek davalının alacağına kavuşmasına engel olmaya çalıştığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarihli  2018/755E. - 2022/557K.  sayılı kararıyla; \"...Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava bono niteliğinde olduğu iddia edilen senetten doğan borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davası olup, davacı taraf dava dilekçesinde davalının yeğeni olduğunu, bankada çalıştığını, kredi çekmek için bankaya gittiğinde davalı yeğeninin dava konusu bonoların verilmesi halinde borç verebileceğini beyan etmesi üzerine dava konusu bonoların düzenlenerek davalıya verildiğini, davalının bonoları almasına rağmen parayı vermediği, bu nedenle bonoların bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. Davalı İstanbul Anadolu CBS 2016/159227 soruşturma sayılı dosyasında alınan ifadesinde; \"...zamanında amcam bize çok çile çektirdi, babamın bu kişiden alacağı da vardır ancak belgeli değildir. Amcam ... bana gelip \"kızım benim size çok borcum var, size çok çile çektirdim, sana bir miktar para vereyim, ancak param yok, şuan için senet vereyim\" dedi. 2000.000 ve 50.000 olmak üzere 2 adet senet verdi. Bu senetleri kendi rızasıyla verdi. Benim ona borç para vermem gibi bir durum yoktur...\" şeklinde beyanda bulunmuştur. Soruşturma aşamasındaki bu beyan ile davalı dava konusu senetlerin ihdas sebebini değiştirmiş bonoyu talil etmiş, ispat yükünü kendi üzerine almıştır. O halde dava konusu bonolar nedeniyle davacının borçlu olduğunun davalı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Davalı tarafından bu husus ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiş, davacının ... ve .... sayılı dosyalarında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş,  dava devam ederken davacı tarafından  .... sayılı dosyasında 06/01/2017 tarihinde yapılan 55.762,95 TL ödeme, .... sayılı dosyasında 15/02/2021 tarihinde yapılan 62.500,00 TL ve 03/08/2021 tarihinde yapılan 11.237,95 TL ödemelerin toplamı olan 129.500,90 TL’nin her bir ödeme için ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" karar verilmiştir.<br>HÜKMÜN TAMAMLANMASI TALEBİ:Davacı vekili 10/08/2022 tarihli hükmün tamamlanması talepli dilekçesinde özetle;  davalı tarafın haksız icra takibi yapması sebebiyle müvekkilini menfi tespit davası açma zaruretinde bıraktığını, cebri icra işlemleri ile müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle İİK. 72/5. md. gereğince .... ve .... sayılı takiplerin takip çıkışları olan 250.043,15 TL üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yönünde mahkemenin 2018/755 Esas, 2022/557 Karar sayılı gerekçeli kararına ek karar verilmesini talep etmiştir.<br>HÜKMÜN TAMAMLANMASI KARAR:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/01/2023 tarihli, 2018/755 Esas, 2022/557 Karar sayılı hükmün tamamlanmasına dair kararı ile; \"...Davacının dava dilekçesinde  kötüniyet tazminat talebinde bulunduğu, mahkememizin gerekçeli kararında bu talep yönünden hüküm oluşturulmadığı, davacının talebinin HMK 305/A maddesi kapsamında tamamlanabileceği anlaşılmış, gerekçeli kararda belirtildiği üzere, davalının savcılık aşamasındaki ifadesinde bono ihdas nedenini talil ederek ispat yükünü kendi üzerine aldığı, takibe konu bonolar nedeniyle davacının borçlu olduğunu ispat edemediği, söz konusu bonolar nedeniyle davacının borçlu olmadığını bilerek takip başlatmasının kötüniyetli olduğu kanaatine varılarak İİK 72/5 maddesi kapsamında %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. <br>KARAR:1-Davacının HMK 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması talebinin KABULÜ ile; 23/06/2022 tarihli hükme 9. bent eklenmek suretiyle \"Davacının tazminat talebinin İİK 72/5. maddesi gereğince kabulü ile, takip miktarları toplamı olan 250.043,15 TL’nin %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" hükmünün eklenerek hükmün bu şekilde tamamlanmasına...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ;  yerel mahkemece yürütülen dosyada; menfi tespit ve istirdat taleplerinin yanı sıra  davalı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteminde de bulundukları halde,  yerel mahkemece kurulan 23.06.2022 tarihli gerekçeli kararda taraflarınca gerek dava dilekçesinde, gerekse beyan dilekçelerinde İİK. 72/5. maddesi gereğince talep edilen kötü niyet tazminatına ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığını,Müvekkilin akrabası olması, yaşlı olması ve zor durumda olmasının davalı tarafından fırsat bilindiğini, takibe konulan senetlerin hileli davranışlarla müvekkili kandırarak imzalatılan ve karşılığı olmayan senetler olduklarını, davalı ...’nun, kötü niyetli olarak senetleri takibe koyduğunu ve haksız kazanç elde etme gayesiyle hareket ettiğini, davalının apaçık kötü niyetli olması nedeniyle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen ve yargılama esnasında ortaya çıkacak sair sebepler ve istinaf dilekçesinde belirttikleri gerekçelerle; yerel mahkemenin 2018/755 E. 2022/557 K. Sayılı kararıyla kurulan hüküm eksik olduğundan ve yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle; yürütülen yargılamada müvekkilinin borçlu olmadığı tespit edilen ... ve ...  sayılı takiplerin takip çıkışları olan 250.043,15-TL üzerinden İİK. 72/5. maddesi gereğince %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve.... ve ... Sayılı takiplerin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespiti, müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra ile icra dosyalarından farklı farklı tarihlerde davalıya ödenen, 129.500,90-TL için davanın istirdat davasına dönmesi nedeniyle ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili Dairemize sunduğu 04/12/2023 tarihli dilekçesi ile;  gerekçeli kararda davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmediği için tarafılarınca 08.09.2022 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmuşsa da, bununla birlikte yerel mahkeme ilamında talep ettikleri hususla ilgili bir karar verilmediğinden dolayı HMK.  305/A hükmün tamamlanmasını talep ettiklerini ve bu taleplerinin duruşmalı olarak değerlendirilerek kabul edildiğini, işbu hususa ilişkin yerel mahkemenin 02.01.2023 tarihli Ek Kararı ile: \"Davacının HMK 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması talebinin KABULÜ ile; 23/06/2022 tarihli hükme 9. bent eklenmek suretiyle \"Davacının tazminat talebinin İİK 72/5. maddesi gereğince kabulü ile, takip miktarları toplamı olan 250.043,15 TL’nin %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" hükmünün eklenerek hükmün bu şekilde tamamlanmasına,\" karar verildiğini belirterek, 08.09.2022 tarihli istinaf dilekçelerinde belirttikleri istinaf sebeplerinin hükmün tamamlanması suretiyle giderilmiş olduğundan, taraflarınca yapılan istinaf başvurusu konusuz kaldığından istinaf başvurularının dikkate alınmamasını, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; icra takiplerinin kambiyo senetlerine dayanılarak yapıldığını, davacının, müvekkiline borçlu olmadığına ilişkin iddiasını sadece tarafların akraba olmasına dayandırdığını, yine davacının dosyaya İİK. madde 169’da belirtilen belgelerden hiçbirisini sunamadığını, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın bu yönüyle usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,Dava konusunun değerine göre davacının borçlu olmadığını HMK’nun 201. maddesi uyarınca senetle ispat etmesi gerektiğini, mahkemece 19.09.2019 tarihli 1 numaralı ara kararında da anılan maddeye atıf yapılarak davacının tanık dinletme talebi reddedildiği halde, daha sonra 10.11.2020 tarihli duruşmada HMK’nun  203. maddesine atıf yaparak davacının tanık dinletme talebinin kabul edildiğini ve  tanıklarının dinlendiğini, ancak taraflar arasındaki akrabalık derecesine göre HMK’nun 203. maddesi uyarınca tanık dinlenemeyeceğini, Kabul anlamına gelmemek üzere, dinlenen davacı tanıklarının da görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmadığını, davacıdan duyduklarını anlattıklarını açıkça ifade ettiklerini,Tanıkların ve davacının beyanlarının çelişkili olduklarını, müvekkilinin ...’nu hiç tanımadığını, Silahları eşitliği ilkesi gereğince kendi tanıklarının da dinlenmeleri gerektiğini,Davacının dolandırıldığı iddiasıyla yaptığı şikayet sonucunda C. Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamaya konu olayların işbu davadaki senetlerle hiçbir bağlantısı bulunmadığını, Davacı tanıklarından ...'ın da ifade ettiği üzere senetlerin müvekkiline verilme nedeninin, davacının müvekkilin babasına olan borçları olduğunu, müvekkilinin ve anılan tanığın da beyanından anlaşılacağı üzere senetlerin davacının kendi rızası ile verildiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu, Davacının müvekkiline borçlu olmadığını yazılı deliller ile ispat etmesi gerekirken, taraflarından alacaklı olduklarını ispat etmelerinin istenildiğini, bu durumun usul ve yasa ile yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu,Davacının anılan soruşturma dosyasına sunduğu şikayet dilekçesi ile kısaca; \"...şüpheli ... ağabeyim ...'in kızıdır. Bankasına ihtiyacım olan 150.000,00TL için kredi olarak çekmeye gitmiştim. Zor olur, uzun sürer amca, ben sana vereyim, dedi. Ben de kabul ettim. 150.000,00TL'ye karşı faiz olarak 200.000,00TL'lik bir adet, kendisine araç alma sözüm karşılığı 50.000,00TL'lik iki adet vade tarihi 21.11.2016 tarihli senedi bankada kendi masasında imzalayıp verdim...\" şeklinde beyanda bulunduğunu, bu şekilde davacının da her iki senedi verme nedenini açıkladığını, bu haliyle ispat külfetinin yer değiştirmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ispat külfetinin müvekkiline ait olduğu ileri sürülerek davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, bu nedenle kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığını,Kabul anlamına gelmemek üzere; davacının şikayet dilekçesinde müvekkiline 50.000,00TL'lik senedi kendisine araba alması için verdiğini, aslında bu şekilde müvekkiline bir bağışta bulunduğunu açıkça beyan etmesine rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından bu husus gözetilmeden her iki senet yönünden de menfi tespit kararı verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olup, verilen kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu beyan ederek, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle;  usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı  vekilinin hükmün tamamlanması kararına karşı süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; asıl hükme ilişkin istinaf dilekçesini aynen tekrarla, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesinin 02.01.2023 tarihli HMK 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması hakkındaki  kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 200.000,00 TL asıl alacak için 21/11/2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 15/05/2016 keşide, 21/11/2016 ödeme tarihli, 200.000,00 TL bedelli bono olduğu, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 15/05/2016 keşide, 21/11/2016 ödeme tarihli, 200.000,00 TL bedelli bono olduğu, borçlusunun ..., lehtarının ... olduğu, bedelinin nakden alındığının yazılı olduğu tespit edilmiştir ...sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 50.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 50.043,15 TL alacak için 24/12/2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 15/05/2016 keşide, 21/12/2016 ödeme tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono olduğu, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 15/05/2016 keşide, 21/12/2016 ödeme tarihli, 50.000,00 TL bedelli bono olduğu, borçlusunun ..., lehtarının ... olduğu, bedelinin nakden alındığının yazılı olduğu tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu C. Başsavcılığı’nın 2016/155653 Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin ..., şikayetçi şüphelilerin ..., ...,... ve şüphelinin ..., olduğu, tehdit ve basit yaralama suçlarından soruşturma yapıldığı, 21/012/2016 tarihli ve ... Karar numaralı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar ile kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu C. Başsavcılığı’nın 2016/159227 Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; şikayetçinin ..., şüphelinin ... olduğu, dolandırıcılık suçundan soruşturma yapıldığı, 28/07/2017 tarihli ve 2017/70819 Karar numaralı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar ile kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,...’nun ifadesinde; \"Ben daha önce bu konuyla ilgili olarak savcılığınızın 2016/155653 soruşturma dosyasında ifade verdim. Oradaki ifadem doğrudur. Bu dosyanın konusu o dosya ile aynıdır, ancak ben o dosyada müşteki olarak ifade verdim. O dosyaya ek olarak şunu belirtmek isterim; zamanında amcam bize çok çile çektirdi, babamın bu kişiden alacağı da vardır ancak belgeli değildir. Amcam ... bana gelip \"kızım benim size çok borcum var, size çok çile çektirdim, sana bir miktar para vereyim, ancak param yok, şuan için senet vereyim\" dedi. 2000.000 ve 50.000 olmak üzere 2 adet senet verdi. Bu senetleri kendi rızasıyla verdi. Benim ona borç para vermem gibi bir durum yoktur. Böyle bir şey de söylemedi.Nişanlım ...'ın bu olayla alakası yoktur. ... da ...'un arkadaşıdır, onun da olaylarla alakası yoktur. Ben müştekiyi tehdit etmedim. Kandırmadım. Senetler bende kaldı, amcam parayı ödemeyince ben de avukata verip icraya verdim. Amcam bu senetleri zamanında yaptıklarına karşılık vicdan azabı çekerek vermiştir. Olay bundan ibarettir. Kesinlikle amcamın dediği gibi beni tehdit eden falan olmadı. Aynı konuda soruşturma yapılmıştır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.\" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/195 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararı incelendiğinde; katılan sanıkların ..., ..., sanıkların ..., ..., ..., ..., .. oldukları, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle nitelikli yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, kasten yaralama suçlarından yargılama yapıldığı, ...'nun işbu davaya konu senetler nedeniyle gayrimenkullerini ...'na devrettiği, daha sonra geri alamadığı, bu nedenle diğer sanıklarla birlikte kendisini hürriyetinden yoksun bıraktıkları, parasını ve altınlarını gasp ettikleri, işkence ettikleri ve darp ettikleri iddialarıyla şikayetçi olduğu, ...'nu yaralamak suçundan da ... hakkında dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanıkların çeşitli suçlardan cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine  İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2018/875 Esas, 2018/1350 Karar sayılı kararı ile ...'nun beraatine, diğer sanıkların çeşitli suçlardan cezalandırılmalarına karar verildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, bonodan kaynaklanan ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne ve hükmün tamamlanması kararı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuşlardır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili istinaf talebinde bulunduktan sonra Dairemize sunduğu dilekçesi ile kötüniyet tazminatına ilişkin taleplerinin hükmüm tamamlanması kararı ile kabul edilmesi nedeniyle istinaf dilekçelerinin dikkate alınmamasını talep ettiğinden, davacı vekilinin istinaf talepleri incelenmemiştir.Davalı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili dosya incelendiğinde; davacının kredi çekmek için yeğeni olan davalının çalıştığı bankaya gittiğini, kredi işlemlerinin uzun süreceğini söyleyen  yeğenine  davaya konu bonoları imzalayıp verdiğini, karşılığında davalının kendisine 250.000,00 TL vereceğini söylediğini, ancak daha sonra davalının nişanlısı ve arkadaşı tarafından tehdit edildiği ve bu paranın kendisine verilmediğini, yani bonoların bedelsiz olduğunu iddia ettiği anlaşılmıştır.Davalı ise; bonoların ihdas nedenini değiştirerek, davacının sağlığında babasına borcu olduğunu, bu bonoları da borcuna karşılık verdiğini beyan etmiş, kendisinin bonolardan dolayı davacıdan alacaklı olmadığını kabul etmiştir.Bu durumda, mevcut delil durumuna ve dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu gibi, bonoların bedelsiz olduğunu bilerek icra takibi başlatan davalı kötüniyetli olduğundan, kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesine YER OLMADIĞINA, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf talebi incelenmediğinden talep halinde istinaf peşin harcının iadesine,3-Asıl hüküm yönünden davalı taraftan alınması gereken 17.077,50 TL nispi harçtan, peşin alınan 4.188,83TL harcın mahsubu ile bakiye 12.888,83 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Hükmün tamamlanması yönünden davalı taraftan alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 173,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79a6e5b799bac422","SID":"5491781b8d243ebe"}}