{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/725 Esas  - 2024/1258 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/725 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1258<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  24/02/2022<br>NUMARASI\t\t:  2020/68 Esas 2022/158 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALILAR \t:<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 03/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istmine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili banka tarafından dava dışı asıl borçlu ... İnş. Tic. ve San Ltd. Şti. lehine Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, davalı borçluların kullandırılan söz konusu kredilere ilişkin sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kapatılarak nakit alacağın ödenmesi ve gayri nakdi alacağın depo edilmesini içerir ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili amacı ile borçlular aleyhine icra takibine girişildiğini, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek davalıların Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15375 Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sınırlı olduğunu, kefillerin gayri nakdi risklerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında düzenlenen sözleşmede buna dair açık hüküm olması gerektiğini, davacı banka kayıtlarının incelenmesinde müvekkillerinin icra dosyasına konu edilen alacak miktarı kadar davacı bankaya borçlarının bulunmadığının tespit edileceğini,  davacı tarafından tek taraflı olarak belirlenen faiz miktarlarını kabul etmediklerini, kefalet beyanlarının Yasanın amir hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkillerine ihtarname gönderilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... İnş. Tic ve San. Ltd Şti arasında davalıların müteselsil kefaletleri ile Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri ve Kefalete ilişkin ek protokol düzenlendiği, hesabın kat'ı üzerine keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediği,  bilirkişi incelemesi ile davalı borçluların takip tarihi itibariyle sorumluluklarının belirlendiği, davacı banka meri bulunan  teminat mektupları bedeli ile iade edilmeyen 97 adet çekin garanti tutarının depo edilmesi talep edilmiş ise de imzalanan sözleşme hükümlerinde müteselsil kefillerin depo isteminden sorumlu tutulmasına dair ayrıca ve açıkça  bir düzenlenme bulunmadığı tespit olunmakla bu istemin yerinde olmadığı, nakit alacağın hesap edilebilir  olduğu ve banka tarafından icra takibine girişilmesinde kötü niyetli olduğunun tespit olunamadığı anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile  davalıların Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15375 E sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin; davalı müteselsil kefiller ... ve ... yönünden,  298.370,36 TL asıl alacak, 7.864,54 TL işlemiş faiz, 393,23 TL faizin %5 gider vergisi ve 2.505,64 TL masraf olmak üzere toplam 309.133,77 TL üzerinden, 14.016,75 TL asıl alacağa takip tarihinden %36 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi, 284.353,91 TL asıl alacağa takip tarihinden %24 (5464 sayılı Kanunun 26/3 maddesi gereğince belirlenecek değişken oranlarda temerrüt faizi) temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, davalı müteselsil kefil ... yönünden,  3.450,18 TL asıl alacak, 59,80 TL işlemiş faiz, 2,99 TL BSMV, 2.505,64 TL masraf olmak üzere toplam 6.018,61 TL üzerinden ve asıl alacağa % 36 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 oranında gider vergisi uygunlamak suretiyle devamına, hüküm altına alınan miktarın % 20 oranındaki 61.826,75 TL icra inkar tazminatının (davalı ... 1.203,75 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,  davacının çek ve teminat mektuplarına yönelik depo isteminin ve fazlaya ilişkin istemin reddine,  davalı yanın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 13.,   9.10. ve 9.21. maddelerinde gayri nakit alacağın deposunun kefillerden talep edilebileceğine ilişkin hükümler bulunduğunu, 5941 Sayılı Kanunun 341.maddesi gereğince sorumlu olduklarını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br><br>\tDava; genel kredi ve teminat sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili-gayri nakdi alacağın depo edilmesi  amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi,  hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.  \t<br>\tAnkara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15375 esas sayılı dosyasında incelenmesinde; davacı tarafından davalı borçlulara karşı  müteselsil kefiller ... ve ...'nın sorumluluğunun 298.370,66 TL asıl alacak, 7.864,54 TL işlemiş faiz (asıl alacağın 11.490,19 TL'lik kısmının hesap kat tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz, asıl alacağın 2.526,26 TL'lik kısmının tahakkuk tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz, asıl alacağın 284.353,91 TL'lik kısmının hesap kat tarihinden 01/10/2019 tarihine kadar yıllık %24, 01/10/2019 tarihinden takip tarihine kadar yıllık %19,2 oranında akdi faiz), 393,23 TL faizin %5 GV, 2.505,64 TL masraf olmak üzere toplam 309.134,06 TL nakit alacağın 14.016,75 TL'lik kısmının takip tarihinden ödeninceye kadar işleyecek %36 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi, 284.353,91 TL'lik kısmını (... Ticari Kredi Hesabı) takip tarihinden ödeninceye kadar işleyecek temerrüt faizi(5464 sayılı Kanunu'nun 26/3 maddesi gereğince belirlenecek değişken oranlarda temerrüt faizi-bu günkü temerrüt faiz oranı %24), faizin %5 gider vergisi ayrıca banka tarafından verilen ve halen mer'i bulunan 7 adet teminat mektubu bedeli olan 8.380.000,00 TL ile halen iade edilmeyen 97 adet çekin garanti tutarı toplamı olan 185.070,00 TL'nin depo edilmesi, gayri nakdi alacak takip sırasında nakde dönüştüğü takdirde nakde dönüşme tarihinindeki temerrüt faizi ve faizin gider vergisi ile birlikte tahsili  talebinde bulunulduğu diğer kefil ...'ın sorumluluğunun ise 3.450,18 TL asıl alacak, 59,80 TL işlemiş faiz (asıl alacağın hesap kat tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz), 2,99 TL %5 GV, 2.505,64 TL masraf olmak üzere toplam 6.018,61 TL nakit alacağın takip tarihinden ödeninceye kadar işleyecek %36 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile halen mer'i bulunan 2 adet teminat mektubu bedeli 2.520.000,00 TL'nin depo talebi amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlular vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. <br>\tDosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... İnş. Tic ve San. Ltd Şti arasında davalıların müteselsil kefaletleri ile Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri ve Kefalete ilişkin ek protokol düzenlendiği, hesabın kat'ı üzerine keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediği,  bilirkişi incelemesi ile davalı borçluların takip tarihi itibariyle sorumluluklarının belirlendiği, davacı banka meri bulunan  teminat mektupları bedeli ile iade edilmeyen 97 adet çekin garanti tutarının depo edilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince nakit alacak yönünden davanın kabulüne, gayri nakit depo talebi yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı, gayri nakit alacakların depo edilmesinin davalı kefillerden talep edilebileceğine ilişkin sözleşme hükümlerinin bulunduğuna ilişkindir. <br>\tHukuk Genel Kurulu'nun 06/11/2018 tarih ve 2018/19-689 Esas 2018/1624 Karar sayılı emsal içtihatında \".....5411 sayılı Bankalar Kanunu’nda “gayri nakdi kredi” kavramı tanımlanmamıştır. Ancak, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca; muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde yasal sorumluluk miktarına kadar ödeme yapmak; çekin karşılığının kısmen bulunması durumunda ise, kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti, sözü edilen Kanun gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan, borçlunun bankadaki mevduatının bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur. Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermez (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 27.12.2017 tarih, 2016/1 E., 2017/6 K. sayılı kararı).<br>\tTüm bu açıklamalardan ve yasal düzenlemelerden ortaya çıkan sonuç, kefaletin verildiği anda borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiği, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığı, kefilin yalnızca kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı olduğu, Çek Kanununun ödeme yükümlülüğü maddesi uyarınca, hesap sahibi ile banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdî kredi sözleşmesi hükmünde bulunduğu, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceği, belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağı, bu nedenle çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerektiğidir. Eldeki kredi sözleşmesinde ise depo talebinin müteselsil kefilleri de kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmamaktadır....\", denilmiştir. <br>\tHukuk Genel Kurulunun içtihatı ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde;   taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 13., 9.10 ve 9.21. maddelerinde bankanın hesapları kesme, borçlara muacceliyet verme ve sözleşmeyi fesih yetkisinin düzenlendiği, asıl borçlu yönünden teminat mektuplarının iadesi ve bedelinin bankaya depo edilmesi hususunun da bu maddede düzenlendiği, kefalet şerhi bölümünde sözleşmeyi imzalayan kefillerin kefalet vermeyi beyan ve kabul ettikleri koşulların sayıldığı, bu bentler arasında gayri nakit alacağın deposuna ilişkin açık bir hükmün bulunmadığı, sözleşmede kefillerin depo isteminden sorumlu olduklarına dair başkaca da hüküm bulunmadığı gibi  henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceğinden anlaşılmakla ilk derece mahkemesince gayri nakit alacak yönünde davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2018 tarih ve 2016/16494 esas sayılı ile 2018/1375 karar sayılı emsal içtihatı).\t<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024<br><br>Başkan- ...             Üye - ...                            Üye - ...                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...       ...                 ...<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8526002f9185741a","SID":"6e2478693a570592"}}