{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1557 - 2024/1681<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1557 <br>KARAR NO\t: 2024/1681<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...<br>ÜYE\t:...<br>ÜYE\t:...<br>KATİP\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:05/06/2024<br>NUMARASI\t:2024/160 Esas - 2024/349 Karar<br><br>DAVACI\t:...<br>VEKİLİ\t:Av....<br>DAVA\t:Konkordato (İİK 285 İla 308/h)<br>DAVA TARİHİ\t:07/03/2024<br><br>KARAR TARİHİ\t:21/11/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:13/12/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının keşide ettiği çekler olmak üzere borçlarını  zamanında ödeyemeyebileceğini, bu durumda vaki icra ve hacizler ile karşı karşıya kalınması ve mal bütünlüğünün tehlikeye girmesi olasılığının hasıl olduğunu, dosya münderecatında bulunan konkordato ön projesi ve ekli evraklarda ayrıntılı olarak  olarak arz ve izah edildiği üzere, muhtemel bir iflas halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmadığını, çünkü iflas halinde varlıklar değerinin çok çok altında satılacağını, şu kadar ki; davalı, gerçek kişi olduğundan şahsi mal varlığı ile de sorumlu olup tüm mal varlığını kaybetme riski taşıdığını, işbu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerin sürdürülmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşabileceğini ve işletme de de ticari faaliyetlerine devam edebileceğini belirterek; davacı hakkında konkordato geçici mühlet ve ihtiyati tedbir kararları verilmesini ve konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Talep eden borçlu ... hakkında 08/03/2024 tarihli ara karar ile verilen konkordato geçici mühletinin ve tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, borçlunun konkordato talebinin reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 3 aylık konkordato geçici mühlet sürecinde, yalnızca 29/05/2024 tarihinde \"Konkordato Geçici Mühlet Dönemi Üçüncü Raporu\", \"05/06/2024 tarihinde duruşma yapılacağına\" ilişkin \"Tensip Tutanağı\" ile birlikte davacıya tebliğ edildiğini, bir diğer ifade davacıya tebliğ edilen tek raporun, konkordato talebinin reddedildiği duruşmadan 1 hafta öncesinde tebliğ edilen rapor olup davacıya raporu incelemek, değerlendirmek, revize etmek yönünde imkan tanınmadığını, dosyada halihazırda bulunmasına rağmen kefalet borçlarını göstermek üzere mehil verilmediğini, savunma hakkının açıkça kısıtlandığını, buna karşın 03/06/2024 tarihinde projenin revizesine ilişkin beyan dilekçesinin yerel mahkemeye sunulduğunu, komiserin bunun üzerine duruşmadan 1 gün önce düzenlediği 04/05/2024 tarihli nihai dördüncü raporun da davacıya tebliğ edilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan kapsamlı projede davacının kefaletten kaynaklı borçları izah edilmiş olup yerel mahkemenin davacının sözde \"kefalet borçlarını göstermekten kaçındığı\" gerekçesinin dosya kapsamı ile bağdaşmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 tarih, 2024/160 Esas - 2024/349 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde  kesin  mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.<br>Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu  vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100  sayılı HMK'nın 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; talep eden borçlu ... vekili 07/03/2024 tarihli dilekçesi ile borçlu hakkında adi konkordato talebinde bulunmuş, Mahkemece borçluya İİK.287. maddesi gereği  08/03/2024 tarihli ara karar ile 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş, geçici konkordato komiseri atanmış ve tedbirlere hükmolunmuş, borçlu vekilince dava dilekçesinde;\" ...’in Florkim Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine banka kredilerine kefalet karşılığında riski bulunmasına rağmen teminata verilen taşınır ve taşınmazlar olduğu, fakat bu durumdan kaynaklanabilecek haciz baskısı ile ticari durumunun bozulmaması için konkordato talebi bu riskleri bertaraf edebileceği\" ifadelerinin kullanıldığı, Mahkemece Florkim şirketinin devam eden konkordato dosyasından ...'in kefaletten kaynaklı borçlarının bulunup bulunmadığı ve ayrıntısının mahkemesinden sorulduğu, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/152 Esas sayılı dosyasında komiser tarafından hazırlanan 26/04/2024 tarihli tespit raporunda ortak ...'in şirketin kredi borçlarına karşılık müteselsil kefaletten kaynaklı toplam 25.115,224,77 TL  borcunun bulunduğunun bildirildiği, ancak borçlu ... ne konkordato ön projesinde ne de revize projesinde bu kefalet borçlarını göstermediği, konkordato komiseri Prof. Dr. ... sunmuş olduğu nihai raporunda \"davacının konkordato ön projesinin “etkin bir konkordato süreci yönetimine” katkı sağlayacak gerçeklikten uzak olduğu, borçlunun ortağa olduğu şirketin kredi borçlarına kefaletten kaynaklı konkordatoya tabi borçlarının projede gerçeği yansıtacak şekilde gösterilmediği, projenin borçlunun gerçek borç yükünü yansıtmadığı, gösterilen konkordato kaynaklarının konkordato sürecinin etkin bir şekilde yönetimi konusunda gerçekliği yansıtmadığı, bu sebeple borçlunun konkordato projesinin uygulanabilirlik olanağının bulunmadığı, geçici mühlet süreci içerisinde proje revizyonuna yönelik yapılan tespit ve ifadelere davacı tarafından bir dönüş olmadığı, bu haliyle konkordato sürecinin yönetilmesinin mümkün olmadığı, konkordato sürecinin geçici mühlet süreci içerisinde sonlandırılmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirdiği, borçlu vekilinin 03/06/2024 tarihli dilekçesi ile sunduğu revize projesi hakkında konkordato komiserinin sunduğu 04/06/2024 tarihli değerlendirmesinde; \"borçlunun ortağı olduğu şirketin kredi borçlarına kefaletten kaynaklı borçlarının revize projede yine gösterilmediğini, revize konkordato projesinin borçlunun gerçek borç riskini yansıtmaktan uzak olduğunu, revize konkordato projesinde sunulmuş olan kaynaklar temel alınarak bir konkordato sürecinin tasarlanmasının mümkün olmadığını, kaynak olarak gösterilen 5.988.216,29 TL'lik faaliyetlerin devamı ile ön görülen karın borçlunun geçmiş performansına nazaran gerçekçi olmadığını revize projenin gerekli nitelikleri taşımadığını\" belirttiği, Mahkemece; \"borçlunun ortağı olduğu şirketin kullandığı krediler sebebiyle verdiği müteselsil kefaletten kaynaklı borçlarını projesinde ve revize projesinde sunmamış olması sebebiyle usulüne uygun bir konkordato projesinin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Konkordato talep eden borçlunun konkordatoya tabi tüm borçlarını bildirmesi yasanın öngördüğü bir zorunluluktur.  Borçlunun talebinin öncelikle bu açıdan reddi gereklidir.Borçlu Heper'in  yasanın aradığı anlamda bir konkordato projesi sunmaması, komiserin uyarılarına rağmen revize projesinde eksikliğini gidermemesi, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere hazırlanan projenin başarısının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden diğer borçlu şirketin konkordato projesinin başarısına bağlı olması ve bütünüyle konkordato taleplerinin sadece kefalet alacaklılarının icra tehdidinden kurtulmak amacı ile yapılması\" gerekçesiyle konkordato komiserinin görüşüne de uygun olarak geçici mühletin kaldırılmasına ve konkordato taleplerinin reddine ve daha önce hükmolunan tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Davacı borçlu şirket vekiline 24.05.2024 tarihli konkordato komiserine ait son rapor, dosyaya ibrazı ile birlikte, 05.06.2024 tarihli duruşma günü belirtilerek tebliğ edilmiştir. Borçlu şirket vekili tarafından bu süreç içerisinde yazılı beyanda bulunulmadığı gibi  ayrıca zapta geçen beyanında, rapora beyan için herhangi bir süre talebinde bulunulmamıştır. Öncelikle komiser raporunu,  talebin niteliği uyarınca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 266 vd maddeleri kapsamında düzenlenen bilirkişi incelemesi ve raporu gibi kabul etmek ve aynı sonuçları doğuracağını öngörmek mümkün değildir. Her iki rapor farklı nitelikleri taşımaktadır. İcra ve İflas Kanununda  konkordato komiser raporu ile ilgili bilirkişi raporuna dair herhangi  bir atıfta mevcut değildir. Bu durumda, HMK 281 maddesi kapsamında, konkordato komiser raporunun tebliğinden itibaren muhataplara beyan için iki haftalık süre verilmesi de mümkün olmayacaktır. Bu hususa konkordato ile ilgili yasal düzenlemede yer verilmediği gibi böyle bir kabul şekli aynı zamanda konkordato ile ilgili sürelere de uygun düşmeyebilecektir. Ancak bu konunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun ikinci bölümümde “ Yargılamaya Hakim Olan İlkeler “ üst başlığı altında, 27. maddede yer  alan “ Hukuki dinlenilme hakkı “ kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır. HMK 27/2-a bendinde, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunması, hukuki dinlenilme hakları arasında sayılmıştır. Somut davada, davacı borçlu şirkete nihai komiser raporu tebliğ edilmiş ,davacı vekili duruşmada zapta geçen beyanında aksini iddia etmemiştir. Şu halde, borçlu şirketin konkordato komiser raporuna dair bilgi sahibi olmasının engellenerek hukuki dinlenilme hakkının ihlalinden söz edilemeyecektir. Bu halde, davacı borçlu şirket vekilinin buna dair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı aşikardır. <br>Konkordato geçici komiseri tarafından sunulan nihai raporunda; davacının konkordato ön projesinin “etkin bir konkordato süreci yönetimine” katkı sağlayacak gerçeklikten uzak olduğu, borçlunun ortağa olduğu şirketin kredi borçlarına kefaletten kaynaklı konkordatoya tabi borçlarının projede gerçeği yansıtacak şekilde gösterilmediği, projenin borçlunun gerçek borç yükünü yansıtmadığı, gösterilen konkordato kaynaklarının konkordato sürecinin etkin bir şekilde yönetimi konusunda gerçekliği yansıtmadığı, bu sebeple borçlunun konkordato projesinin uygulanabilirlik olanağının bulunmadığı, geçici mühlet süreci içerisinde proje revizyonuna yönelik yapılan tespit ve ifadelere davacı tarafından bir dönüş olmadığı, bu haliyle konkordato sürecinin yönetilmesinin mümkün olmadığı, konkordato sürecinin geçici mühlet süreci içerisinde sonlandırılmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirmiştir.<br>Borçlu vekilinin 03/06/2024 tarihli dilekçesi ile sunduğu revize projesi hakkında konkordato komiserinin sunduğu 04/06/2024 tarihli değerlendirmesinde; borçlunun ortağı olduğu şirketin kredi borçlarına kefaletten kaynaklı borçlarının revize projede yine gösterilmediğini, revize konkordato projesinin borçlunun gerçek borç riskini yansıtmaktan uzak olduğunu, revize konkordato projesinde sunulmuş olan kaynaklar temel alınarak bir konkordato sürecinin tasarlanmasının mümkün olmadığını, kaynak olarak gösterilen 5.988.216,29 TL lik faaliyetlerin devamı ile ön görülen karın borçlunun geçmiş performansına nazaran gerçekçi olmadığını revize projenin gerekli nitelikleri taşımadığını belirtmiştir.<br>Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148)<br>Diğer yandan İİK'nın 289/3. Maddesinde, kesin mühlet verilmesi koşulunun \"Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması\" şeklinde belirlenmiştir. <br>Somut uyuşmazlıkta; borçlu ...'in dosyaya sunulu hem ön projesinde hem de revize projesinde ortağı olduğu Florkim Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait kredi borçlarına kefaletten kaynaklı borçlarının gösterilmediği, komiser raporlarına göre davacının  konkordato ön projesinin “etkin bir konkordato süreci yönetimine” katkı sağlayacak gerçeklikten uzak olduğu, bu durumda  hazırlanan projenin başarısının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden diğer borçlu Florkim Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin konkordato projesinin başarısına bağlı olduğu, komiser raporu ile tespit edildiği üzere konkordato projesi başarıya ulaşamayacağı anlaşılmakla mahkemece, borçlu gerçek kişinin kesin mühlet verilmesi talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. <br>Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin adresinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 293/2 ve HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>21/11/2024<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3992fc85205d7367","SID":"689bf9aa1bc27fee"}}