{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2045 <br>KARAR NO\t: 2025/51<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/06/2022<br>NUMARASI: 2020/545 Esas  2022/554 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH:10/01/2025<br>YAZILDIĞI TARİH:10/01/2025     <br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2020/545 Esas 2022/554 Karar sayılı kararı  istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde kamyonet sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracı ... Mahallesi, ... Sokak'tan gelerek ...Caddesi'nin kesiştiği kavşaktan ... Sokak'a giriş yapmak isterken ...Caddesi'nden ...istikametine gitmekte olan üzerinde müvekkilinin yolcu olduğu, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete aracının ön tampon ve kaporta kısımları ile yandan çarptığını, davalı sürücü ...'nun tam kusurlu olduğunu, kazadan sonra yapılan muayene le müvekkilinin yaralanmasının BTM ile giderilmeyecek nitelikte olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, bunun üzerine taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan iddianame düzenlenmesi üzerine Kayseri 16. ASCM'nin 2019/299 esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, alınan bilirkişi raporunda davalının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketince 19/12/2018 sigorta bitiş tarihli ... nolu zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı ...'nun müvekkilinin hiçbir şekilde ziyaret etmediğini ve hastane giderlerini karşılamadığını müvekkilinin iyileşme noktasında endişeler duyup psikolojik anlamda oldukça yıprandığını ileri sürerek; şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları ve böylece HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacakları tespit edilmiştir. Davalı ... mahkememizce yapılan 10/12/2020  tarihli celseye katılarak bir takım beyanlarda bulunmuş ve davanın reddini dilemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;<br> \"...Somut olayda davacı sigorta şirketine gerekli belgeleri tam olarak sunmadığından sigorta şirketi yönünden dava tarihinden temerrüde düşüldüğü ve davalı ... yönünden ise haksız fiil hükümleri çerçevesinde olay tarihinde temerrüde düşüldüğü kabul edilmiştir. <br> Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; <br>1-Davacı tarafından ikame edilen tedavi giderine ilişkin davasının kabulü ile 150,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, <br>2-Davacı tarafından ikame edilen geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istemin kısmen kabulü ile, 1.699,78 TL tazminattan TBK'nun 72. Maddesi uyarınca taktiren %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle 1.359,82 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  alacağa sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, <br>3-Sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, <br>4-Davacı tarafça ikame edilen sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davasının reddine, <br>5-Davacı tarafından ikame edilen kazanç kaybı tazminatına ilişkin davasının reddine, <br>6-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>7-Davacı tarafından sigorta şirketine yönelik manevi tazminat isteminin reddine, \" dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin meslekte kazanma gücü kayıp oranının %3,3 olarak 16/02/2022 tarihli raporda tespit edildiğini, aynı zamanda mezkur raporda davacının ne gibi bir kazanç kaybına uğradığının tespit edilemediğini, kanaati rapora karşı itirazlarında da belirtildiği üzere müvekkilinin asgari ücret geliri olan bir çalışan olduğunu, dolayısı ile kazanç kaybı yerleşik içtihatlarda belirtildiği ve benimsendiği üzere  asgari ücret oranında tespit edilmesi gerektiğini, belirtilen hususun mahkemece ve bilirkişi tarafından dikkate alınmaksızın müvekkili lehine kazanç kaybı hesaplaması yoluna gidilmemesinin hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, sürekli iş görmezlik maluliyet zararının raporda hesaplanmadığını, raporda belirtilen 20/02/2019 tarihinden sonraki mevzuata ilişkin atıfta bulunulmuş olup huzurda ki davada haksız fiili tarihi olan kazanın ... tarihinde gerçekleştiğini, dolayısı ile sürekli iş göremezlik diğer deyimle meslekte kazanma gücünde kayıp için gerekli hesaplama yapılması gerekirken bilirkişi tarafından gerekli hesaplamanın yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı zamanda manevi tazminat istemi yönünden kabule gidilmekle davacı sigorta lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, 10/06/2022 tarihli ıslah dilekçesinin netice ve talep kısmının 2 numaralı bendinde \"2-) 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz  ile birlikte davalı şahıstan tahsiline, \"dair talebinin dikkate alınmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde manevi tazminatın müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmişse de ıslah dilekçesinde bu talepten vazgeçilerek davalı şahıstan tahsilinin talep edildiğini, hal böyle iken ıslah dilekçesinde ki beyanı dikkate alınmaksızın sigorta şirketinden manevi tazminat talebi olmaksızın reddedilerek aleyhe vekalet ücreti tayininin hatalı olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak hakkaniyet ilkesi gereği müvekkili lehine kazanç kaybı ve iş görmezlik tazminatının hesaplanmasına, ıslah dilekçesi dikkate alınarak sigorta şirketi yönünden hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına, neticeten yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1. maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih 2020/545 Esas 2022/554 Karar sayılı kararı ile trafik kazasından kaynaklı, geçici ve sürekli işgöremezlikten, tedavi giderinden, kazanç kaybından oluşan maddi tazminat davasının ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. <br>İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. <br>“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. <br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008  ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.<br>Somut olayda, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacı  ...'ın maluliyet oranının tespitine ilişkin olarak alınmış olan ve ... kaza tarihinde yürürlükte bulunan  28/09/2021 tarihli “Özürlülük  Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında alınmış olan rapor gereğince davacının sürekli işgöremezlik maluliyetinin olmadığı, bu sebeple aktüerya bilirkişisi tarafından sürekli maluliyeti olmayan davacının sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanmadığı anlaşılmakla; kaza tarihinde yürürlükte olmayan   Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre hazırlanan raporda ortaya çıkan %3,3 oranındaki sürekli işgöremezlik maluliyeti dikkate alınarak sürekli işgöremezlik tazminatı takdir edilmesi gerektiği yönündeki davacı vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>6098 sayılı TBK'nın 54.maddesi uyarınca trafik kazası neticesinde cismani zarar gören davacının trafik kazasından kaynaklı kazanç kayıpları olması ve bu kazanç kayıplarını ispatlaması halinde mahkemece davacının bu kazanç kaybının tazminine karar verilmesi gerekir. <br>Somut olayda, davacı tarafça trafik kazasından kaynaklı olarak kazanç kaybına uğradığı iddia edilmiş olup, kazanç kaybına ilişkin deliller ortaya çıkartılamamıştır. Davacının kazanç kaybı müphem olmakla birlikte, geçici işgöremezlik süresi içerisinde bir kısım zararının SGK. tarafından daha sonra sigortadan tahsil edilmek şartıyla ödendiği, bir kısım zararının ise mahkemece geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmek suretiyle giderildiği, bunun üstünde bir zararının olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece davacının kazanç kaybına yönelik talebinin reddine karar verilmiş olması isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. <br>Davacı vekili 21/09/2020 tarihinde sunmuş olduğu beyan dilekçesi ve 10/06/2022 tarihli ıslah dilekçesinde manevi tazminat talebinin davalı şahıstan, yani ...'ndan tahsilini talep etmiştir. <br>Uyuşmazlık, Islah ile  taraf değişikliği yapılıp yapılmayacağı  noktasındadır. <br>6100 sayılı H.M.K'nın 176 ve devam maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2013 gün ve E:2012/4-824, K:2013/305; 22.10.2014 gün ve E:2014/4-840, K:2014/837 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kavram olarak ıslah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen  veya kısmen düzeltilmesidir.(Baki, Kuru:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, C.IV, İstanbul 2001, s.3965) Islah müessesesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapılabilmektedir (Saim Üstündağ:Medeni Yargılama Hukuk, C.I-II, B.5, İstanbul 1992, s.534).<br>Islahın konusu tarafların yapmış oldukları usul işlemleri olduğu için, ıslahla düzeltilecek usul işlemlerinin neler olduğundan da söz etmek gerekir. Gerek öğreti, gerekse Yargıtay uygulaması davanın değiştirebileceğini ve genişletilebileceğini aynı şekilde savunmanın genişletilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir. Yine müddeabihin artırılıp artırılmayacağı hususu da bir usul işlemi olup, ıslahın konusudur  (Baki, Kuru:age, s.4035).<br>Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi elbette ki mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemez. Feragat, kabul, sulh gibi işlemler, velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar (davayı etkilediği için usul işlemidir) maddi hukuk işlemi mahiyetini de taşımaktadır ve bu sebeple, bu işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi imkansızdır. Çünkü ıslah, yargılama hukukunun şekle ve süreye bağlılığından kaynaklanan zımni hak kayıplarının telafisi için öngörülmüş bir müessesedir. Açık bir irade beyanı ile terk edilen haklar, maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmadığı için, ıslahın konusu olamaz.<br>Davanın tamamen ıslahı, dava dilekçesinden itibaren  bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasını gerektirir. Gerek öğretide, gerekse yerleşik yargısal kararlarda, davanın tamamen ıslahında yeni bir dava açılmamış sayılacak, tamamen ıslah edilen dava ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan, bunun doğal sonucu olarak, zamanaşımı,  hak düşürücü süre ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınacaktır. Onun için davanın tamamen ıslahında ıslah olunan dava, ilk dava gününde açılmış sayılacaktır (Baki, Kuru:age., s.3998 vd; Sabri Şakir,  Ansay; Yargılama Usulleri, 1960 baskı sh:194 vd.; İlhan, Postacıoğlu:Medeni Usul Hukuku Dersleri, 1975 Baskı, s.460 vd,; Saim, Üstündağ:Medeni Yargılama Hukuku Esasları, 1973 Baskı, s.335 vd.; aynı yöndeki HGK’nun 18.12.1957 gün E:2/66, K:64; 30.1.2002 gün E:2002/2-63, K:23;3.7.2002 gün ve E:2002/9-564, K:572; 5.3.2003 gün ve E:2003/9-76, K:126;06.03.2013 gün ve E:2012/4-824, K:2013/305 sayılı ilamları).<br>Davanın kısmen ıslahı durumunda ise davacı; kısmi davada saklı tuttuğu fazlaya ilişkin haklarını, ek bir dava açarak isteyebileceği gibi, müddeabihin arttırılmasını önleyen yasal düzenlemenin yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesinin kararı ile ortadan kalkmasından yararlanarak müddeabihi aynı davada kısmi ıslah dilekçesi verip harcını yatırmak suretiyle arttırabilecektir.<br>Açıklandığı üzere ıslah ile ek dava açılmasına gerek kalmaksızın dava değerinin arttırılması mümkündür. Ancak dava konusu olmayan bir hususun ıslah ile dava konusu haline getirilmesi mümkün değildir.<br>Somut olayda davacı dava dilekçesi ile 10.000-TL. Manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, beyan ve ıslah dilekçesi ile manevi tazminatın yalnızca davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>Islah dilekçesinin ek bir dava dilekçesi sayılıp sayılamayacağı dairemizce değerlendirilmiştir. \t<br>Harca tabi davalarda her dava açılırken davalıdan başvurma harcı ile nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak  alınır. Gerekli harçlar alındıktan sonra dava dilekçesi esas defterine kaydedilir ve dava,  dava dilekçesinin esas defterine kayıt edildiği tarihte açılmış sayılır. Ancak, davacı taraf ıslah dilekçesi ile peşin harç(maktu harç) yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talepte bulunur ise  bu durum yeni bir ek dava olarak nitelendirilmelidir.<br>HMK'nun tarafta iradî değişiklik başlıklı 124.maddesinde \"(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.<br>(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. <br>(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. <br>(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.\" düzenlemeleri bulunmaktadır. <br>Somut olayda; davacı tarafça mahkemeye sunulan 21/09/2020 tarihli beyan dilekçesi ıslah dilekçesi sayılmayıp, dava dilekçesinde talep edilen 500-TL. Maddi tazminatın hangi kalemlerden oluştuğuna yönelik açıklama niteliğinde bir dilekçe olmakla birlikte, aynı zamanda manevi tazminatın dava dilekçesinde yanlışlıkla davalı sigorta şirketinden talep edildiğine yönelik HMK'nın 124.maddesi gereği taraf deşişikliğine ilişkin olup, bu durumda HMK'nın 124/4.maddesi uyarınca hakim manevi tazminat yönünden davalı sigortayı kabul edilebilir bir yanılgıdan dolayı resen taraf olmaktan çıkarsa dahi, kendisine dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirmiş olan davalı sigorta lehine vekalet ücretine hükmetmesi gerektiğinden; davacı vekilinin davalı sigorta lehine manevi tazminattan kaynaklı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği yönündeki istinafının, istinaf edenin sıfatı gözetilerek yerinde olmadığı; 10/06/2022 tarihli ıslah dilekçesinin niteliğine ve özellikle istinaf dilekçesinde  öne sürülmesi karşısında ıslah  dilekçesinin HMK'nun 124.maddesi kapsamında tarafta iradi değişiklik talebi niteliğinde bulunmadığının kabulünün gerektiği görülmüştür. <br>Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>1-)Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-)Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile  eksik kalan 345,55‬ TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine, <br>6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a  maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/01/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebfb4213d26e7486","SID":"99e2e662d3a8cd90"}}