{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1050 - 2024/1572<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1050 <br>KARAR NO\t: 2024/1572<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...<br>ÜYE\t:...<br>ÜYE\t:...<br>KATİP\t:...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:15/02/2023<br>NUMARASI\t:2022/502 Esas - 2023/99 Karar<br><br>DAVACI\t:...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALI\t:SOYLULAR İNŞAAT HAFRİYAT NAKLİYAT BETON OTOMOTİV VE AKARYAKIT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA\t:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t:07/10/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t:07/11/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:07/12/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin hissedarı olduğunu, şirketin olağanüstü genel kurulu 22/09/2022 tarihinde usul ve yasaya aykırı şekilde yaptığını, olağanüstü genel kurula ilişkin gerekli şartlarda sağlanmadığını, TTK 414 maddesine göre genel kurul toplantıya şirket sözleşmesinde öngörülen şekilde şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Gazetesinde yayımlanan ilan ile çağrılır, çağrıya ilişkin olarak anonim şirket hükümlerine atıfta bulunulmuş ise de TTK 617/2 de genel kurulun toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılacağının belirtildiğini, olağanüstü genel kurul usul ve yasaya aykırı tebligat şartlarına uyulmaksızın yapıldığını belirterek davalı şirketin 22/09/2022 tarihli usul ve yasaya aykırı olağanüstü genel kurulunun iptalini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin her birisi 1/3 oranında hissedar olmak üzere davacı ile birlikte üç ortaktan oluştuğunu, davacının şirketin kuruluşundan bu yana şirket müdürü olduğu ve şirketin içini boşalttığını, defter ve kayıtların incelemeye hazır tutulması çok uzun bir süre genel kurul bile yapılmadığını, davacının genel kurul yapmaması nedeniyle davacıya genel kurul yapmasını teminen Kocaeli 6. Noterliği'nin 16/04/2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile genel kurul yapılmasına dair ihtarlar çekildiği ve davacı yetkilisi bulunduğu bu şirketin genel kurulunu yapmaktan imtina ettiğini, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/236 Esas sayılı dosyası ile yargı yolu ile ancak genel kurula gidildiğini ve genel kurul tutanağından da görüleceği gibi iş bu genel kurul ancak kayyım aracılığı ile yapıldığını, genel kurul gündeminde davacının oğlu adına açtığı şirkete şirket malvarlığını aktardığını, şirketi borçlandırdığını, borca batık hale getirdiği ifade edilerek şirket kar ve zararının görüşülmesi, yeni bilançonun sunulması dahi istenmiş olmasına rağmen davacının genel kurulda kesinlikle hesap vermediğini ve bu şartlarda davacının şirket temsil yetkisinin genel kurulda haklı olarak elinden alındığını, davacının genel kurul sonrası şirketin ticari defterleri ile karar defteri dahil evrak ve faturaları davalı şirketin yeni yetkilisi ...'e teslim etmediğini, davacıdan şirket defterlerini teslimi konusunda ihtarname çekildiğini, defter ve kayıtların davalı şirket ile uzaktan yakından alakası olmayan Aslan Karadeniz adlı kişiye teslim edildiğini ifade ederek yine defter ve kayıtları teslimden kaçındığını, davacının şirketi iflasın eşiğine getirdiğini ve şirket aktiflerini oğlunun adına kurduğu kendisinin aynı işi yapan şirketine aktardığı için de şirketin faaliyette bulunma olanağının kalmadığını, davacının genel kurulun hangi maddelerinin iptalini istediğine dair açıklık bulunmadığını, bu hususun kendilerine açıklattırılması gerektiğini belirterek haksız ve dayanaktan yoksun ve MK 2 ye tamamen aykırı bulunan davacının ihtiyati tedbir talebi dahil tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kanunda aranan tebligat şartlarına uyulmadığı gibi olağanüstü genel kurula ilişkin gerekli şartların da sağlanmadığını, olağanüstü toplantı çağrısının usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplantı gündemi haricinde konular hakkında kararlar usul ve yasaya aykırı şekilde alındığını, yerel mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü,  davacıya şirketin faaliyet raporunun gönderilmediğini, genel kurulda çağrıya aykırı şekilde kararlar alındığını, ilgili olağanüstü genel kurula ilişkin kanunun aradığı şartların yerine getirilmediğini, toplantı çağrı tutanağında yer almayan hususlara ilişkin görüşme yapılmasının da ilgili olağanüstü genel kurulun usul ve yasaya aykırı olduğunu gösterdiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul, yasa ve uygulamaya uygun olup, davacının tamamen iyi niyet dışında bu tür davalar açtığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2023 tarih, 2022/502 Esas - 2023/99 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; şirket genel kurulunun iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacının, 22/09/2022 tarihinde yapılan genel kurulunun iptali için eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 622. maddesi uyarınca; anonim şirket genel kurullarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri kıyas yoluyla limited şirketlerde de uygulanır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436. maddesinin ikinci fıkrasına göre, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibrasında oy kullanamayacağı, kullanmaları halinde bu oylarla alınan kararın geçersiz olacağı, belirtilen kural emredici nitelikte olduğundan resen gözetilmesi gerektiği, Yargıtay 11. HD'nin 30/05/2023 tarih, 2021/9216 Esas ve 2023/3370 Karar sayılı ilamı ile de; \"davaya konu genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı karar, yeterli karar nisabı bulunmadığından yok hükmünde olup Bölge Adliye Mahkemesince anılan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı  şekilde iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir' kararı verilerek bu şekilde oy kullanıldığı takdirde sonucu karar nisabı da sağlanamadığında yok hükmünde olacaktır. <br>Yargıtay 11. HD'nin 21/05/224 tarih, 2023/295 Esas ve 2024/4130 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere genel kurul gündem maddeleri arasında ibraya ilişkin bir gündem olmamasına rağmen bilançoların onaylanmasına ilişkin bir gündem maddesi olması ve genel kurulca bilançoların onaylanmasına karar verilmesi halinde bu kararın örtülü ibra anlamına geleceği, yasal dayanağının da 6102 sayılı TTK'nın 424. maddesi olduğu bilinmektedir. <br>Davacı tarafça 22/09/2022 tarihli genel kurulun tamamının iptali talep edildiğinden yukarıdaki açıklamalar ışığında 22/09/2022 tarihli genel kurulun 10 numaralı gündem maddesi ve diğer gündem maddeleri açısından ayrı ayrı değerlendirme yapılmıştır.<br> 22/09/2022 tarihli Genel Kurulun 10 numaralı gündem maddesi açısından somut olaya dönüldüğünde; 22/09/2022 tarihli genel kurulun 10 numaralı gündem maddesiyle ile gündemin 10. maddesinde aynen \"...... vekilinin red ve diğer iki ortağının kabul oyları ile faaliyet raporu, şirket kar ve zarar ve bilanço açısından oy çokluğuyla ibra edildi.\" şeklinde karar alındığı, bu karardaki şirket kar zarar ve bilançonun ibrası kararının şirket müdürü ...'in ibrası anlamına geldiği, ibra oylamasına katılan ortakların davalı şirketin her birisinin 1/3 oranında pay sahibi oldukları, davacının olumsuz oy kullandığı, ...'in de oy hakkı bulunmadığı gözetildiğinde ibraya dair alınan kararda kabul oyunun 1/3 nisabında kaldığı, bu durumda kabul ve red oylarının eşit olduğu ve karar nisabının sağlanamadığı, bu durumda şirket kar zarar ve bilançonun ibrasına ilişkin kararın yeterli karar nisabı bulunmadığından yok hükmünde olduğu görülmekle; ilk derece Mahkemesince anılan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br> 22/09/2022 tarihli Genel Kurulun diğer gündem maddeleri açısından yapılan değerlendirmede;<br>6102 sayılı TTK'nın 446-(1)-a) maddesine göre, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptalini isteyebilecek kişilerin, toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy veren ve muhalefeti tutanağa geçirten kişiler olarak belirlendiği, aynı maddenin diğer bentlerinde, dava açabilecek diğer kişilerin sayıldığı anlaşılmıştır. Toplantıya katılıp alınan karara olumsuz oy vermek ve buna ilişkin muhalefeti toplantı tutanağına yazdırmak, iptali davasının açılması için dava şartıdır. <br>Eldeki uyuşmazlıkta; davalı şirketin türü limited şirkettir. Şirket ortakları ..., ... ve davacı ... olup, ortaklar eşit hisselere sahiptir. Davalı şirketin 22/09/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantı tutanağına göre; genel kurul toplantısına ortaklar ... ve ... bizzat, davacı ortağın ise vekili katılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde çağrının usulsüz olduğu ve faaliyet raporlarının gönderilmediği, toplantı gündemi haricinde konular hakkında kararların usul ve yasaya aykırı şekilde alındığını ileri sürmüştür.  Çağrı usulsüzlüğü, genel kurul kararının iptalini gerektirmeyip, yalnız çağrı usulsüzlüğü nedeniyle toplantıya katılmayan ortağın muhalefet şerhi olmadan süresinde iptal davası açma hakkı verir ve genel kurul kararlarının iptali sebeplerinin ispatı gerekir. Genel kurulun TTK'nın 410. vd. maddelerinde yerini bulan çağrı üzerine toplantı usulü ile toplanmış olduğu, çağrının usulsüz olduğuna ilişkin bu aşamada bir delil bulunmadığı, kaldı ki; davacının bizzat vekili ile genel kurulda temsil edildiği, vekilin beyanda bulunup tutanağın başında muhalefet şerhi yazarak sonunda tutanağı imzaladığı görülmektedir. Faaliyet raporlarının gönderilmediği ileri sürülmüş ise de; davacı vekilinin toplantı başında bu hususa açıkça itiraz edip bu nedenle toplantının ertelenmesi talebinde bulunmadığı görülmüştür. <br>6102 sayılı Kanun'un 446. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan ortağın alınan karara ret oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartı olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD'nin 16/05/2024 tarih, 2023/310 Esas ve 2024/3996 Karar sayılı ilamı) Davaya konu genel kurul toplantısına ortaklar ... ve ... bizzat, davacı ortağın ise vekili katıldığı, iptali talep edilen 22.09.2022 tarihli genel kurul toplantı tutanağının başında davacı vekilince düşülen beyanın geçerli bir muhalefet şerhi olmadığı, dava şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıdaki nedenlerle kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının anılan nedenlerle kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın HMK'nın 353/1-b.2 madde gereğince 22/09/2022 tarihli genel kurulun 10 numaralı gündem maddesinin yoklukla malul olduğunun tespitine, diğer gündem maddeleri açısından ise dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi suretiyle hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, <br>2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2023 tarih, 2022/502 Esas ve 2023/99 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>Davanın Kısmen Kabulüne;<br>a)22/09/2022 tarihli genel kurulun 10 numaralı gündem maddesinin \"şirket kar zarar ve bilançonun ibrasına\" ilişkin kısmının yoklukla malul olduğunun TESPİTİNE,<br>b) 22/09/2022 tarihli genel kurulun diğer gündem maddeleri açısından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>c)Alınması gerekli 179,90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan  80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 99,20‭-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>ç)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30,000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30,000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>e)Davacı tarafından yapılan masraflarının davacının üzerinde bırakılmasına,<br>f)HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br><br>3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a)İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irat kaydına,<br>b)Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>c)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince  davacıya iadesine, <br>e)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd0b5c0595a988e9","SID":"f0a7706b81116187"}}