{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2020/729 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/16<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br><br>Mahkememizde  görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; \"Müvekkil Şirket ile Borçlu taraf arasında ... Arabuluculuk Numaralı dosya ile 25.09.2020 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapılmış ancak anlaşma sağlanamamıştır.<br>Müvekkil Şirket ile Davalı arasında kargo sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme unsurları gereği taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunduğu, gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlanmasıdır. Bu sözleşme içerisinde mesafelere ulaştırma saatleri, Davalı ve Müvekkil Şirketin yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ödeme şekli, uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemeleri hususları belirtilmiştir.<br>Müvekkil Şirket, Davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirmiş olup yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturalar kesilmiştir. Buna karşılık Davalı, Müvekkil Şirket tarafından gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödememiştir. Bu fatura değerlerinin toplamı 3.242,56 -TL  olarak çıkmaktadır. <br>Müvekkil Şirket taraflar arasında imzalanan Kargo Sözleşmesi gereğince ifa yükümlülüğünde olduğu kendisine verilen kargoları tam ve özenle taşıma olan tüm edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen Davalı – Borçlu taraf tek yükümlülüğü olan para verme edimini gereği gibi ifa etmemiştir. Toplam tutarı 3.242,56 -TL  olan faturalar Müvekkil Şirket'in ticari defterleri incelendiğinde görülebilecektir. <br>Belirtmek gerekir ki; işbu davaya ve ilgili icra takibine konusu faturaların çoğu e arşiv fatura olarak düzenlendiğinden e-Arşiv fatura uygulaması kapsamında oluşturulan faturalar elektronik mali mühür ve zaman damgası ile imzalanarak elektronik ortamda arşive alınmaktadır. Müvekkil Şirket tarafından bahse konu alacağın tahsili amacıyla Davalı – Borçlu taraf ile defalarca iletişime geçmiş olsa da bu borcu ödemekten kaçınmışlardır. Bunun neticesinde Müvekkil Şirket tarafından ... 33. İcra Müdürlüğü... E.  Numaralı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olup borçlu tarafından bu takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde takip durmuştur. Bu doğrultuda, Davalı - Borçlu tarafından haksız ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerekmektedir. Zira Müvekkil Şirket faturaya ilişkin edim borcunu yerine getirmesine rağmen Davalı – Borçlu tarafından bedel ödeme borcu tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir.<br>Bu nedenlerle, takibin asıl alacak yönünden devamına, 3.242,56 -TL  asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizle Davalıdan tahsiline ve faturaya dayalı bu alacağın likit olması nedeniyle,  kötü niyetli Davalının İcra İflas Kanunu m.67/2 uyarınca asıl alacak ve tüm ferileri üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini...\" talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...Şirketi'ne dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş, davalı tarafça yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br> (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:<br> (1) Y a z ı l ı   D e l i l l e r ;<br>... 33. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. <br>Davacı vekiline arabuluculuk tutanağı aslını sunması için iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir.<br>Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.<br>Davalı vekiline duruşma zaptının tebliği ile belirlenen gün ve saatte defter sunulmadığı takdirde, ticari defter ve kayıtları deliline dayanmaktan vazgeçmiş, karşı tarafın defter ve kayıtlarını kabul etmiş sayılacaklarının ihtarına karar verilmiştir. <br>Mahkememizin 26/05/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin bilirkişi incelemesi için gerekli 850,00TL'yi inceleme gününe kadar yatırmadığı görüldüğünden bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmüştür.<br>20/04/2021 tarihli duruşmanın 2 ve devamı ara kararı gereği dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek incelemenin 04/11/2021 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir<br>Bilirkişi tarafından sunulan 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davacı ... Kargo A.Ş'nin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı ....Ltd.Şti'nin; “İncelemeye Defter Belge İbraz etmediğini, Husumete konu faturalar tanzim edildiği ilgili dönemlerde, BA-BS beyan sınırının altında kaldığından BA-BS beyanı ile beyan edilmediği, Davacının, ... 33. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasından icra takibi yaptığı; İcra takibinin yapıldığı 25-11-2019 tarihi itibariyle davalının temerrüde düşürüldüğü, incelenen 2019-2020-2021 yılı ticari defterler ve belgelerinin Davaya konu hizmetin, ayıplı olduğuna ilişkin tamamen veya kısmen ihbarın olmadığı, davalının TIK. 18. Madde ile 23.Maddeye ilişkin ihbarda bulunduğuna ilişkin dava dosyasında belge olmadığı, 8.6. Ticari defter kayıtları dayanakları ile birlikte dikkate alınması gerektiğinden, incelememizde davacının davalıya “kargo hizmeti” karşılığı düzenlediği faturalara TTK. 21/2 Mad. Göre itiraz edilmediğine ilişkin belge olmamakla birlikte, faturaların e-arşiv fatura olarak tanzim edilmesi halinde dahi faturaların davalı tarafa tebliğ/teslim edilmesinin zorunlu olduğu, davacının faturaları ne şekilde davalıya teslim ettiğine ilişkin belgenin olmadğı, Takdir Sayın Mahkemeye Ait Olmak Üzere davacının alacağın varlığına ilişkin yeterli kanaat getirici belge sunmadığından, muhasebe kayıtlarında davalıdan 3.242,56 TL. alacağının varlığı tespit edilmiş ise de hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükümlülüğünün halen devam etmekte olduğu; Sayın Mahkeme davacının alacağının varlı i belgelerin yeterli olduğuna getirmesi halinde; “Davacının, 25.11.2019 icra takip tarihinden itibaren 3.242,56 TL. temerrüt faizi talep edeceği ve icra takibindeki ana para talebinin yerinde olduğu, için ticari  İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu...\" rapor edilmiştir.<br>Bilirkişi raporunun taraflara tebliğine, rapora karşı beyanda bulunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir.<br>Mahkememizin... tarihli ... numaralı celsesinde duruşma saati geçmesine rağmen tarafların gelmediği, mazeret dahi bildirilmediği anlaşılmakla, taraflarca takip edilmeyen davanın yasal süre içinde yenileninceye kadar HMK.m.150 hükmü gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Yenileme talebinde bulunan ... Şirketi vekili tarafından sunulan 24/05/2022 tarihli dilekçesi ile davanın kaldığı yerden devamına, yenileme talebinde bulunana duruşma gününün, karşı tarafa duruşma günü ve yenileme dilekçesi örneğinin tebliğine karar verilmiştir.<br>Türkkep'e müzekkere yazılarak davaya konu fatura numaraları bildirilmek suretiyle davalı Ekol Şirketine tebliğ edilip edilmediğinin araştırılarak mahkememize gönderilmesi  istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.<br>Tarafların itirazları dilekçeleri ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir.<br>Bilirkişi tarafından sunulan 31/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;¸¸<br>\"...rapor edilmiştir.<br>Davalı tarafa defter incelemesi için usulüne uygun mahkememizce yapılmış bir tebligat yapılmadığı ve davalı tarafın defterlerini sunması için kendisine imkan ve süre verilmediği anlaşılmakla davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, davalı vekiline iş bu duruşma zaptının HMK.m.222/2-3 hükmü şerhi ile tebliği ile belirlenen gün ve saatte defter sunulmadığı takdirde, ticari defter ve kayıtları deliline dayanmaktan vazgeçmiş, karşı tarafın defter ve kayıtlarını kabul etmiş sayılacaklarının ihtarına karar verilmiştir.<br>Bilirkişi tarafından sunulan 02/07/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda özetle; \"Davalı ...'ın; incelenen 2019-2020-2021 yılı ticari defterler ve belgelerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davalının, 25.11.2019 icra takip tarihi ile 21.12.2020 dava tarihi itibariyle davacıya 2.760,07 TL. borcunun olduğu (Kök raporda ise; davacının bu tarihlerde davalıdan 3.688,06 TL. alacağı olduğu, bu alacağın 3.242,56 TL'sını icra takibine konu ettiği tespit edilmiştir) tespit edilmiş ise de; Davacı şirketin kök raporda 3.4. maddesinde tespit edilen ve icra takibine konu ettiği 3.242,56 TL. tutarındaki faturaların hiçbirinin davalının ticari defter kayıtlarında olmadığı, davacının, davalının kayıtlarında olmayan 3.242,56 TL. tutarındaki bu faturalara ilişkin icra takibi yaptığı dikkate alındığında; kök raporun 3.4.maddesinde tespit edilen 3.242,56 TL tutarındaki e-at davalıya ne şekilde tes arşiv faturaların içen davalıya verildiğine ilişkin belgelerin incelemeye sunulmaması sebebiyle;Kök ranordaki tesnit. değerlendirme ve kanaatin avnen muhafaza edildiği...\" rapor edilmiştir.<br>Davacı vekiline gider avansı olan 4 adet tebligat gideri 700,00TL'yi mahkeme veznesine yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava;  taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafın düzenlediği fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali talebi istemine ilişkindir.<br>Öncelikle;  davanın niteliği itibariyle ispat yükü davacıdadır. Davacının davasını ispatlaması için toplanması gereken deliller yönünden delil avansı konusunda HMK m. 324, \"Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.\" düzenlemesini havidir.<br>İstanbul BAM 2. HD’nin... esas,... karar sayılı, 17/05/2022 tarihli ilamında vurgulandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... esas, ... karar sayılı, 12.12.2012 tarihli  ilamında belirtildiği üzere HMK 324. maddede düzenlenen delil avansının süresinde yatırılmaması halinde uygulanacak müeyyide bu delile dayanmaktan vazgeçme olarak uygulanmalıdır. Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulüyle dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır.<br>Yargıtay 14.HD’nin ... esas, ... karar sayılı, 29.05.2017 tarihli ilamında vurgulandığı üzere HMK'nun 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Aynı kanunun kesin süre başlıklı 94. maddesinin 2. fıkrasına göre ise; hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Hâkim tarafından kesin süre verilirken; kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.<br>Mezkur davada Mahkememizin 20/04/2021 tarihli celsesi 6 nolu ara kararı uyarınca “Bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaisine karşılık olarak  850,00TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacı tarafça iki hafta kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına; aksi halde ticari defter ve kayıtlar deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına” karar verilmiş, davacı vekili duruşmada hazır bulunmuş, ihtardan haberdar olmuştur. Atıf yapılan yüksek mahkeme içtihatlarında vurgulandığı üzere delil ikamesi için davacı vekiline delil avansını tamamlamak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş; ilgili ara kararda sürenin kesin olduğu, kesin sürede yapılacak işin ne olduğu ve kesin süreye uymamanın müeyyidesi açıkça yazılarak davacı vekiline ihtarat yapılmıştır. Ayrıca verilen süre bilirkişi ücretini yatırmak için yeterli ve makuldür; ancak davacı vekili kesin süre içerisinde delil avansını yatırmamış; mahkememizce 26/05/2021 tarihli ara karar ile \"davacı vekilinin bilirkişi incelemesi için gerekli 850,00TL'yi inceleme gününe kadar yatırmadığı görüldüğünden bilirkişi incelemesi yapılamadığına\" dair karar verilmiş; davacı vekili tarafından ara karar evrakı dosyaya eklendikten sonra 26/05/2021 tarihinde eksik avans ikmal edilmiştir.<br>Delil avansını yatırmamanın veya mahkemece verilen kesin süreden sonra yatırmanın sonucu, ihtarda belirtildiği üzere talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılmak  ve dosyanın mevcut hali ile karar verileceğidir. Antalya BAM 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile \"Somut olayda, mahkemece taşınmazın değerinin tespiti için 16/10/2018 tarihli duruşmada davacı vekiline 1.053,80 TL keşif ve bilirkişi ücreti giderini yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, yatırılmadığı takdirde sonuçlarının hatırlatıldığı, ancak davacı vekilince verilen kesin sürede delil avansının yatırılmadığı görülmüştür. Mahkemece davacı vekiline HMK.’nun 324. maddesi uyarınca delil avansını yatırması için usulüne uygun şekilde süre verilmesi ve gerekli delil avansı yatırılmadığı takdirde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının HMK'nın 94.maddesindeki usule uygun şekilde ihtarı yapılması, belirtilen deliller toplanmadan (keşif ve bilirkişi tetkikatı yapılmaksızın) dava değerinin belirlenmesinin mümkün olmaması ve dolayısıyla infazı mümkün bir hüküm tesisinin kurulamaması nedeniyle davanın reddedilmesine bir usulsüzlük bulunmadığı\" gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararın, hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. İlgili istinaf kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... esas,  ... karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Somut olayda da, dava itirazın iptali davası olup, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği alacağının belirlenmesi mümkün değildir. Dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgelerden davacının haklı olup olmadığı, haklı ise haklılık oranı tespit edilememiş, bu nedenle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 54,40TL harcın mahsubu ile eksik 561,00TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği ret olunan kısım üzerinden hesap ve takdir olunan 3.242,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, <br>6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>Dair, yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 14/01/2025<br><br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim <br> E-imzalıdır<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30d6a461e21f6292","SID":"f8d279d34eb370de"}}