{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI\t: ...  -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/01/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan ....plakalı araç ile 27.08.2023 tarihinde davalı ... tarafından sigortalanmış .... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracında ciddi hasar meydana geldiğini, aracın satışı halinde ciddi anlamda değer kaybı oluşacağını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, meydana gelen değer kaybı bedeli için sigorta şirketlerine taraflarınca başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davadan önce yasa gereği arabulucuya başvurduklarını; ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile  değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının zararına ilişkin hasar dosyası açıldığını, zararına belirlenebilmesi amacıya inceleme yapıldığını, talebin ZMMS genel şartları uyarınca teminat kapsamına olmadığının tespit edildiğini, ve bu hususun müvekkili şirket tarafından yazılı olarak davacıya iletildiğini, davacının değer kaybı talebinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bunun yanında davacının aracında meydan gelen hasara ilişkin 21.09.2023 tarihinde 52,00 TL 09,10,2023 tarihinde 540,00 TL ve 10.10.2023 tarihinde 16.156,74 TL hasar ödemesi yapıldığını, arcanın önceden hasar gören bölgelerinden meydana gelen bir kazası var ise; değer kaybı bulunmadığının kabulü gerektiğini beyan ederek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi kararında; \"Dosya kapsamında kazaya sebebiyet veren aracın malikinin gerçek kişi olduğu, malikin tacir olduğuna ve aracın ticari amaçla kullanıldığına dair bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı anlaşılmakla aracın ticari niteliğinin bulunmaması ve olayın haksız eylem niteliği dikkate alınarak hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine varıldığını, her ne kadar davacı vekili tarafından arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretine de hükmedilmesi istenilmiş ise de, AAÜT'nin 16. maddesi kapsamında tarifede belirlenen ücretin müvekkil ile avukat arasında kararlaştırılan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik düzenleme olup anlaşmazlıkla sonuçlanan arabuluculuk görüşmesinden kaynaklı vekalet ücretinden davalının sorumluluğuna ilişkin düzenleme olmayıp bu kapsamda düzenlenen görüşmelerden kaynaklı vekalet ücretinden davalının sorumluluğu olmadığından vekalet ücreti takdir edilmediğini ve davanın kabulüne\" dair karar verilmiştir. <br>           İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına karışan .. plakalı araç müvekkili şirketçe ... sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının talebine ilişkin davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin işbu davaya konu poliçe kapsamında ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olup davacının zararına ilişkin .... sayılı hasar dosyası açıldığını, zararın belirlenebilmesi amacıyla inceleme yapılmış olup dava konusu talebin ZMMS genel şartları uyarınca teminat kapsamında olmadığı tespit edildiğini ve bu hususun davalı şirket tarafından yazılı olarak davacıya iletildiğini, davacının değer kaybı talebinden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacının değer kaybı bedelini talep ettiği araç yabancı plaka olup yabancı plakalı araçların değer kaybı bedeli taleplerine ilişkin davalı şirket ZMMS kapsamında sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi istemiştir. <br>Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; 27.08.2023 tarihinde gerçekleşen kazada davacının normal hızda, kendi şeridinde, kurallara uygun bir şekilde seyir halinde iken davalı şirketin sigortacısı olduğu araç sürücüsü davacının aracına arkadan çarparak tam kusurlu olarak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla kaza neticesinde meydana gelen hasardan ve değer kaybı bedelinden davalı şirketin tam sorumlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, yerel mahkeme tarafından yargılama sürecinde değer kaybı bedeline ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığını, alınan bilirkişi raporu incelendiği taktirde hüküm kurmaya ve denetime elverişli olarak yargıtay içtihatları çerçevesinde hazırlanmış olduğu açık bir şekilde görüleceğini, yerel mahkeme tarafından da bu doğrultuda karar verildiğini beyan ederek davalının  istinaf başvurusunun  reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dava trafik kazası nedeniyle değer kaybı istemine ilişkindir.<br>HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır<br>Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu araca  karşı taraf sigorta şirketi tarafından sigortalanın aracının çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu beyan ederek eldeki davayı açmış, davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hükme karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. <br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91.maddesinde;“İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMMS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri,sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) \"KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.\" hükmü mevcuttur. <br>Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br>KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda  düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında dosyanın tetkikinde;  kaza tespit tutanağına göre sigortalı aracın arkadan çarptığının belirlenmesine, mahkemece sigortalı aracın kusurlu olduğu  değerlendirilerek aldırılan değer kaybı raporunda değer kaybının 30.000 TL olarak hesaplanmasının Yargıtay içtihadlarına uygun ve denetime elverişli olmasına, bununla birlikte davalı tarafın aracın yabancı plakalı olması nedeniyle teminat dışı olduğuna ilişkin savunmasının yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğine göre davalı tarafın istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (H.M.K.'nın) 353/1-b-(1) maddesi gereğince davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-....Mahkemesi'nin ...Esas, .... Karar sayılı dosyasında verilen .... tarihli karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 2049,3 TL harçtan istinaf başvurusu sırasında peşin alınan 550 TL'nin mahsubu ile 1499,3 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br> 5-)HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 09/01/2025<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2b6504542dfb4af","SID":"b6c7607d6c90dbca"}}