{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1486 - 2024/1951<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1486 <br>KARAR NO\t: 2024/1951<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...(...)<br>ÜYE\t: ...(...)<br>ÜYE\t: ...(...)<br>KATİP\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/03/2023<br>NUMARASI\t: 2022/148 Esas - 2023/190 Karar<br>DAVACI\t: TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR\t: 1 -SAYTEM SAĞLIK HİMETLERİ OTOMASYON GIDA TEMİZLİK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t: 2 -TANK İNŞAAT TAAHHÜT SOSYAL HİZMETLER SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t: 3 -ADALI GÜVENLİK OPTİK TEMİZLİK İNŞAAT MOBİLYA DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI TEKSTİL GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>\t: 4 -ATMACA TEMİZLİK İLAÇLAMA DEZENFEKTASYON İNŞAAT NAKLİYAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>\t: 5 -GLOBAL GRUP BİLGİ İŞLEM TEKNİK VE SOSYAL HİZMETLER İNŞAAT EMLAK TEMİZLİK PEYZAJ TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -...<br>\t: 6 -SATEM TEMİZLİK TURİZM İNŞAAT GÜVENLİK HİZMETLERİ ELEKTRİK VE SU SAYAÇLARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/01/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 26/12/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Teiaş Genel Müdürlüğüne bağlı, Adapazarı 5. Bölge Müdürlüğü ile davalı firmalar arasında hizmet alımına dair imzalanan sözleşmeler ile çevre temizliği, bakım, sosyal hizmetler işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında anılan firmalara verildiğini, davalı şirketler bünyesinde çeşitli dönemlerde çalışan ...'in 30/11/2019 tarihinde emekliye ayrılması nedeniyle kendisine davacı şirketçe üst işveren olarak 115.941,65 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, ...'in 01/05/1996 ve 30/11/2019 tarihleri arasında davalı şirketler bünyesinde çalıştığını, 01.05.1996 - 09.04.2006 tarihleri arasında SATEM Ltd. Şti., 10.04.2006-28.02.2007 tarihleri arasında ADALI Ltd.Şti.,  01.03.2007-09.04.2008 tarihleri arasında Atmaca Ltd.Şti., 10.04.2008-11.03.2010 tarihleri arasında Global Ltd.Şti., 11.03.2010-31.12.2018 tarihleri arasında Saytem Ltd. Şti., 01.01.2019-30.11.2019 tarihleri arasında Tank Ltd. Şti.'nde çalıştığını, davalı şirketler ile kuruluşları arasında  4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında imzalanan sözleşme ile davalılar ve ve şirket arasında üst-alt işveren ilişkisi mevcut olduğunu, üst işveren olarak şirketin sorumluluğu, İş Kanunu'nun 2. Maddesi 6. Fıkrası gereğince kanundan kaynaklanan sorumlulukları gereği kuruluşça ödemeler yapıldığını, ancak ödeme yapılan işçinin davalı yüklenici şirketlerin işçisi olduğunu ve kıdem tazminatı ödemesinde akdi sorumlulukları bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, davalı şirketler işçisine ödenen 115.941,65 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden alınarak davacı şirkete verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Saytem ... vekili cevap dilekçesinde; işçinin asıl itibari ile davacının işçisi olması nedeniyle alt işveren olan müvekkilinin  sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınır olduğunu, 4857 sayılı iş kanunu 112. Maddesinde 22/02/2019 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7166 sayılı kanun ile yapılan değişiklik nazara alınarak asıl işveren davacı idarenin yasa gereği ödediği miktarı alt işveren müvekkili şirkete rücu edemeyeceğine dair düzenleme gereği davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın Kısmen Kabulü'ne ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı Saytem ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı ile her ne kadar davalıların rücu alacağından sorumlu olduğu tespit edilip davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulü kararı ile hükmedilen alacak miktarı dava dilekçesi ile talep olunan alacak miktarını karşılamadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı hesaplamalar yapıldığı, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak itirazları dikkate alınmayarak rücu alacağının tamamının tahsiline karar verilmesine yönelik bilirkişilerden ek rapor alınmamış, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alındığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işçi asıl itibari ile davacının işçisi olması nedeniyle alt işveren olan müvekkilin sorumlu tutulması mümkün olmadığı, müvekkilin işbu davaya ilişkin taraf ehliyeti bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olup aksi kabul anlamına gelmemekle, işbu davada talep edilen alacaklar zamanaşımına uğradığını, ayrıca şayet mahkeme aksi kanaatte ise, yine idarenin bir an için müvekkille rücu edebileceği kabul edilse dahi, kıdem tazminatı bakımından alt işverenle asıl işveren arasındaki hukuki ilişki \"müşterek ve müteselsil\" olduğundan, alt işveren olarak müvekkil firmanın sorumluluğu dava dışı işçinin çalıştığı döneminin yarısı kadar rücu hakkına sahip olabileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir an için müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilebileceği düşünülse dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, rücuya konu işçilik alacaklarının hesaplanması ancak işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları süre ve çalıştırdıkları ücretle sınırlı olabileceğini, davacının, kıdem tazminatının son ödeme tarihi olan 20.12.2019 tarihinden itibaren avans faizine hak kazanmasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşmektedir, şeklinde olup somut olayda müvekkil şirketlere ödeme yapması hususunda herhangi bir tarihte başvurulduğuna dair bir bilgi veya iddia olmamasına karşın dava dışı işçiye ödeme yapıldığı tarihten itibaren faizin işletilmesi talep edilmiş, sadece bu durum dahi davacı tarafın kötü niyetle hareket ederek müvekkil şirketlerden  haksız kazanç elde etmeye çalıştığını gösterdiğini, bu nedenle davalı müvekkil şirket yönünden talep edilen alacak ve fer'inin reddine şayet mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekmekte iken, ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi yasaya ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılması, davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 21/03/2023 tarih, 2022/148 Esas - 2023/190  Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; asıl işveren davacının davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin kıdem tazminatının ödenmesi nedeniyle açmış olduğu dava sonucunda hüküm altına alınan  tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmenkabulüne karar verilmiş karara karşı davacı ve davalı Saytem ...Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece aldırılan 21/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının talep edebileceği rücuen alacak miktarının davalılar yönünden tespiti yapılmıştır.<br>Davacı kurum tarafından dava dışı işçiye, işçilik alacaklarına dair 115.941,65 TL ödeme yapılmıştır.<br> Davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, davalı alt işverenlerin işçilerine karşı o İşyeri İle İlgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükleri nedeniyle alt işverenlerle dava dışı işçiye karşı birlikte müteselsilen sorumludur.<br>4857 sayılı İş Kanununun 2/6 maddesinde \"bir işverenden iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet ürün üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren denir. Bu ilişkide asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o iş yeriyle ilgili olarak bu kanun da iş sözleşmesinde veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu bulunmaktadır.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Asıl ve alt işverenler dış ilişki itibari ile dava dışı işçiye müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise Borçlar Kanunu ve Sözleşme Hukuku esas alınacağından uyuşmazlık tarafları arasında sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.<br>Dosya kapsamından ve yerel mahkeme kararında da tespit edildiği üzere; taraflar arasında düzenlenen tip sözleşmenin ve genel şartnamenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesi kapsamında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda düzenlenen tip sözleşmenin 4. maddesi ile 22 maddesi uyarınca atıf yapılan hizmet işleri genel şartnamesinin 38. maddesinde yer alan hükümler uyarınca davalı alt işverenlerin dava dışı işçiye ait tazminat ve alacaklardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktardan sorumludurlar. <br>Mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin \"Götürü Bedel Hizmet Alımı Sözleşmesinin 4.maddesinde yer alan: Bu Sözleşmenin uygulanmasında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde ve ihale dokümanını oluşturan diğer belgelerde yer alan tanımlar geçerlidir.\" şeklinde düzenleme gereği Kamu ihale kapsamında imzalanan hizmet sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan dava dışı işçinin emekli olması nedeniyle iş akdinin tek taraflı feshiyle kıdem tazminatına hak kazandığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacının bu durumu dikkate alarak dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapmıştır. <br> Davacının dava dışı işçiye yaptığı kıdem tazminatından davalılar kendi dönemine denk gelen ve uhdesine düşen miktarla sorumlu olup, davacı dava dışı işçiye yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemesi Türk Borçlar Kanununun 62. Maddesine dayanarak davalıdan iç ilişki nedeni ile rücu hakkına sahip olup davalılardan işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı olarak davacıya karşı sorumludur. Mahkemenin, işçilik alacaklarında aksi ispat edilmediğinden SGK kayıtlarını dikkate almasında ve bu nedenle davacı tarafından yapılan ödemeden daha az miktarda bir alacağın hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere davalıların müteselsil sorumluluğunun bulunması, rücuen tazminat davalarında 10 yıllık zamanaşımı uygulanması nedeniyle davanın süresinde açılması, tarafları tacir olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Saytem...Ltd. Şti'nin istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir. <br>Gerekçeli karar başlığında; bir kısım taraf ve vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı ve davalı Saytem Sağlık Hzm... Ltd. Şti.'nin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının ve davalı Saytem Sağlık Hzm... Ltd. Şti.'nin  istinaf başvurusunun AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı yönünden; Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.521,43-TL harçtan mahsubu ile artan 1.093,83-TL'nin davacıya iadesine,<br>4-Davalı Saytem... Ltd. Şti. yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.996,10 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 499,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 1497,08 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>5-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>9-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17fd5a48e0a6a66f","SID":"68fe0d5041338e49"}}