{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2025/25 <br>KARAR NO:2025/63<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: <br>NUMARASI:2024/517 E <br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)|İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ:13/01/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Sözleşme Hesap No.lu ...Hizmet Nokta no.lu elektrik sayacının abonesi olduğunu, müvekkilin ... adresinde kuru yemiş perakende işi ile uğraşmakta olduğunu, müvekkilin ... tarafından kendisine tahakkuk ettirilen elektik faturalarını düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin iş yerine 16.07.2024 tarihinde gelen davalı şirket çalışanları, elektrik sayacını kontrol edeceklerini söylediklerini, müvekkiline herhangi bir evrak bırakmadan sayaca bakıp gitmiş olduklarını, ancak dava konusu faturalar müvekkiline gelince müvekkili aleyhine tutanak tutulduğunu öğrenmiş olduklarını, müvekkili aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanakta müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen dava konusu kaçak elektrik faturaları her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili aleyhine düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle; müvekkili aleyhine tahakkuk ettirilen 29.07.2024 son ödeme tarihli 379.811,47 TL bedelli ve 29.07.2024 son ödeme tarihli tarihli 151.033,07 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı müvekkilinin iş yerinde mevcut müvekkilinin abonesi olduğu ... Sözleşme Hesap No.lu ... Hizmet Nokta no.lu elektrik sayacına uygulanacak elektrik enerji kesilmesi işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin abonesi olduğu ... Sözleşme Hesap No.lu ve ... Hizmet Nokta No.lu elektrik sayacına usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirilen 29.07.2024 son ödeme tarihli 379.811,47 TL bedelli ve 29.07.2024 son ödeme tarihli 151.033,07 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile işbu faturaların iptaline, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/ 335 D.İş Sayılı dava dosyasının Sayın Mahkemeniz dosyasının eki sayılmasına verilen ihtiyati tedbir kararının Sayın Mahkemeniz dosyasından devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosyada davacı... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı yanın gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğunu, bu zarara ilişkin müvekkili  tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, ancak davalı tarafından bu zararın giderilmediğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. Maddesine göre haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri yetkili durumda olduğunu,  müvekkili şirketin ödeme ve dava zamanındaki yerleşim yeri... Kağıthane/İSTANBUL olduğundan, yetkili mahkemeler İstanbul Mahkemeleri olduğunu, taraflarınca arabuluculuk yoluna  başvurulduğunu, anlaşamama yönünde arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirket görevlilerince 16.07.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketimi yaptığı ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 379.811,47-TL bedelli kaçak ve 151.033,07-TL bedelli kaçak ek faturaları tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu,  kaçak elektrik tespit anında müvekkili kurum yetkilileri tarafından video kaydı alındığını, Kaçak Elektrik Tutanakları, Düzenlendiği Tarih İtibariyle Maddi Olgulara İlişkin Tespitler İçerdiğini, bu nedenle ispat yükü, tutanağın aksini iddia eden tarafa ait olduğunu,  müvekkilinin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının İhtiyati haczine ve takibe itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/335 D.İş kararı ile İhtiyati Tedbir kararı verilmiş, Davalı vekili 16/08/2024 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbire itiraz etmesi üzerine itirazın esas hakkındaki davaya bakan mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından 19/11/2024 tarihli ara karar ile \"Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacının davalı tarafından elektriğini kesmesi suretiyle faaliyette bulunmasının engellendiği, mevcut yargılama sürecinin de devam ettiği dikkate alındığında henüz esas hakkında karar verilmemiş olmakla elektrik kesintisinin davacı yönünden ticari hayatında ciddi bir zarara yol açacağı nazara alındığında davacının talebinin kabulüne karar verilmiş,  henüz yargılamanın devam ettiği, şartlarda bir değişiklik olmadığı\" gerekçeleriyle davalının itirazının reddine, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmiştir.Karara karşı davalı-birleşen dosya davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı-birleşen dosya davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken ispat/yaklaşık ispat koşulunun ve ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleşmediğini, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da dosyaya iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını,  davacı tarafın salt kaçak elektrik kullanmadığı beyanı ile tedbir kararı verildiğini, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, asıl dosyada İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit, birleşen dosyada  ise İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise, ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir.Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\" Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.).Dosya kapsamından, işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra  alacağın miktarına göre davalı  şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen  imkansız hale de gelebilecektir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı-birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı-birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davalı-birleşen dosya davacısından alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d0b301300c619c2","SID":"a6c6bc7fcf201c26"}}