{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                      <br><br>ESAS NO\t: 2024/615 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/9<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 16/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde   özetle; Müvekkili aleyhine 06/12/2018 yılında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini, müvekkilinin bilgisizliğine bağlı olarak 13/12/2018 yılında itiraz dilekçesini sadece icra dairesine yaptığını ve itirazının kanunen reddedildiğini, takibin devamına karar verildiğini, imzanın müvekkiline ait olmadığını ve imza incelemesi yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi için mahkemeden uygun bedel karşılığında veyahut bedelsiz şekilde tedbiren icrai işlemlerin müvekkili açısından durdurulmasına karar verilmesini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinden borçlu olmadığının tespitine, haksız ve hukuka aykırı başlatılan icra takibinden yüzde yirmiden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, sebep olunan masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Mahkememizin 17/10/2024 tarihli ara kararı ile \"Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar Hasımlı Çek İptali davası olarak açılmış ise de dava dilekçesinin incelenmesinde davanın Menfi Tespit davası olduğu ve bu  dosya kapsamında arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekiline, 7155 sayılı Kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi ve 7155 sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A maddesi uyarınca;  arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulması için tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dosya üzerinden yapılacak inceleme ile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarını içerir davetiye tebliğine\" dair karar verildiği görülmüştür.<br>\"Dava Dilekçesinin İçeriği' başlıklı 6100 Sayılı HMK'nın 119.maddesi, <br>\"(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:<br>a) Mahkemenin adı.<br>b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.<br>c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.<br>ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.<br>d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.<br>e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.<br>f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.<br>g) Dayanılan hukuki sebepler.<br>ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.<br>h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.<br>(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması<br>hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır\" şeklinde düzenlenmiştir.  <br>Eldeki davada, davacı vekilinin dava dilekçesinde bildirmiş olduğu adres ile UYAP  sistemine kayıtlı olan adresinin aynı olduğu, vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği, Mahkememizin 17/10/2024 tarihli ara kararının tebliğe çıkarıldığı, ancak çıkarılan tebligatların 30/10/2024 ve 17/12/2024 tarihinde bila tebliğ iade olduğu,  UYAP üzerinden yapılan kontrollerde davacı vekilince ara kararın 18/10/2024 tarihinde, 02/11/2024 tarihinde ve 11/11/2024 tarihinde sistem üzerinden incelenmiş olduğunun tespit edildiği, vekil adreslerinin UYAP sisteminden değiştirilemediği ve davacı vekilince bu duruma ilişkin bilgisi olmasına rağmen başkaca tebligata elverişli herhangi bir adresle değiştirilmediği,  dosya kapsamından da davacı vekilince bildirilen ve UYAP sisteminde kayıtlı olan adres dışında başkaca bir adresin tespit edilemediği, tebliğ imkansızlığının söz konusu olduğu anlaşıldığından HMK'nın 119/2.maddesi doğrultusunda davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye göre;<br>1-Davacı vekilinin bildirmiş olduğu adrese yapılan tebligatların bila tebliğ iade olduğu ve  tebligata elverişli herhangi yeni bir adres bildirmediği ve sistem üzerinden değiştirilmediği  anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına, <br>2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 1.161,27 TL harçtan  mahsubu ile bakiye 545,87 TL'nin   karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kalan kısımlarının davacıya  iadesine,<br>6100 Sayılı HMK.' nın 345./1Maddesi uyarınca ilgililere kararın tebliğinden itibaren 2 hafta  içinde mahkememize vereceği bir dilekçe ile İSTİNAF  YOLU açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde verilen karar alenen okunup usulen tefhim kılındı.  14/01/2025<br><br><br>Katip ...<br>  ✍e-imzalı<br> <br> <br>Hakim ...<br>  ✍e-imzalı<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0564e8db1fec5fbb","SID":"cf20d5829287e7e3"}}