{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/930 Esas <br>KARAR NO:2024/2108 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2014/1602 Esas - 2021/988 Karar <br>TARİH:08/12/2021<br>DAVA:Tespit<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirketin Suudi Arabistan adresinde faaliyet gösterdiğini ve 2003 yılından bu yana davalı şirketin Suudi Arabistan bayisi olarak hizmet verdiğini, bayi sıfatıyla davalı şirkete 02/09/2009 tarihli 100.000 USD , 02/11/2019 tarihli 50.000 USD ve 15/10/2012 tarihli 100.000 USD olmak üzere toplam 250.000 USD tutarlı üç adet teminat mektubu verdiğini, davalı şirketin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi yüzünden müvekkilinin zarara uğradığını, ... projesi için davalı tarafından müvekkiline gönderilen jeneratörlerin ayıplı olduğunu, bu nedenle ...'ın ödemede  54.000 USD kesinti yaptığını,  bu kesinti dışında jeneratörler için 6.240 USD servis hizmeti verdiğini ve servis faturalarının da tahsil edilemediğini, ayıbın giderilmesi amacıyla davalının servis elamanı göndermeyi taahhüt ettiğini, bu taahhüdün yerine getirilmemesi sebebiyle müvekkili  kendi servis elemanını 12 ay boyunca bu projede görevlendirdiğini ve bunun maliyetinin de 10.880 USD olduğunu,  müvekkil şirketin siparişi olmadığı halde 2004 yılında deneme amaçlı  gönderilen 10 adet jeneratörün gümrükten çekilemediğini  ve gümrükte bırakma bedeli 2.850 USD'yi ödemek zorunda kaldığını, müvekkil şirketin siparişi üzerine  davalı tarafından yapılan kabinin de ayıplı olduğunu, bu ayıbın giderilmesi bedeli 2.000 USD'nin davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, davalı ile %3 komisyon bedeli üzerinden anlaşıldığını, 2007 - 2008 - 2009 yıllarına ilişkin toplam 33.638 USD komisyon bedelinin davalı tarafça kabul edildiğini, ancak 2009 yılından 2013 yılı sonuna kadar ki dönemde komisyon bedeli ödenmediğini, Arabistan'da bazı jeneratör gruplarına servis  hizmeti vermesine rağmen tahakkuk eden 6.500 USD'nin ödenmediği, müvekkili tarafından ... ofisi üzerinden satın alınan ... model jeneratörün Çin'de üretildiğini, ancak test raporlarında sadece... adresinin yer alması ve grubun etiketinde ... yazması nedeniyle Arabistan Ticaret Bakanlığı nezdinde soruşturma açıldığını ve bu soruşturma için 40.000 USD avukatlık masrafı ödendiğini, davalı şirketin müvekkiline 30/06/2014 tarihinde gönderdiği hesap dökümünde 233.362.78 USD cari hesap bakiye alacağının talep edildiğini, taraflar arasında 02/06/2011 tarihinde düzenlenen tutanak ile imza altına alınan 107.874 USD komisyon, servis ve garanti hizmet bedelinin davalı tarafça cari heasba işlenmediğini, bu zararların sonucu olarak davalı şirkete 25/08/2014 tarihli ihtarname ile 18/08/2014 tarih 158.000 USD bedelli faturayı elden tebliğ ettiğini, ancak faturaya itiraz edildiğini, davalı şirkete 82.215.78 USD  tutarı ödemenin müvekkilince yapılmasına rağmen davalının müvekkiline ait teminat mektuplarını nakde çevrilmesini talep ettiğini ve tüm bu nedenlerle öncelikle taraflar arasındaki muarazanın men'ini, taraflar arasındaki alacak / borç durumunun belirsiz olması nedeniyle menfi tespit davası talebi gereğince de taraflar arasındaki alacak / borç durumunun tespiti ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, ihtiyati tedbir kararlarına konu üç adet teminat mektubunun iadesini, davalı tarafın kötü niyetli olması nedeniyle İstanbul Barosu ücret tarifesi üzerinden HMK 329/1 ve 329/2 maddelerinin uygulanmasını ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... Havalimanı projesine ilişkin öne sürdüğü iddiaların dayanağının bulunmadığını, jeneratör gruplarının üretiminden kaynaklı herhangi bir ayıp durumunun söz konusu olmadığını, 2012 yılında gerçekleşen sevkiyattan sonra davacının herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, ihbar süresi geçtikten sonra 25/08/2014 tarihli ihtarnameyle ileri sürülen ayıp iddiasının hem ayıp hem ihbar süresi hemde zaman aşımı bakımından redde mahkum  olduğunu, bu nedenle 6.240 USD bedelinden müvekkilinin sorumlu  bulunmadığını, müvekkil şirketin teknik eleman göndermeyi kabul etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenle 10.880 USD talebininde yerinde bulunmadığını, davacının jeneratör gruplarının gümrüğe terkinden dolayı müvekkilinden 2.850 USD talepte bulunduğu, bu talebinde yerinde olmadığını, kaldı ki zaman aşımı süresi dışındaki bu talebin reddi gerektiğini, davacının 2.000 USD bedelli ayıp iddiasının da dayanaksız olduğunu, hangi  sevkiyata konu olduğu dahi belirtilmeyen bu iddia için müvekkiline herhangi  bir fatura da gönderilmediği, müvekkil ile davacı arasında davacının tek yetkili bayi olduğu veya yapılan satışlardan sürekli şekilde komisyon ödeneceğine ilişkin bir sözleşme olmadığını, %5 lik bir komisyon ödenmesine ise bir defaya mahsus olmak üzere ödendiğini,  bu husus taraflarca imzalanan 14.05.2010 tarihli tutanakta da belirtildiğini, 6.500 USD' lik ilk servis bedeli talebinin de yerinde olmadığını müvekkil şirkete iletilen herhangi bir belge veya ayıp ihbarının bulunmadığını, davacının 40.000 USD lik avukatlık ücret talebinin dayanağının olmadığını, zira jeneratör grubunun test raporunun üretim yerini  gösteremeyeceğini, üretim yerini menşei belgesinin göstereceğini, menşei belgesinde ise harhnagi bir aykırılık bulunmadığını, nitekim soruşturmanın kapanmasının da bir aykırılık olmadığının gösterdiğini, 18/08/2014 tarihli tutanakta belirtilen 107.874 USD'nin müvekkil şirketin cari hesabına işlenmesine ilişkin tutanağın davacı tarafından yazılan bir belge olduğunu, dayanağının bulunmadığını ve davacının müvekkil şirkete 232.316 USD borçlu olduğunu, e posta iletileriyle de kabul ettiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  08/12/2021 tarih ve 2014/1602 Esas - 2021/988 Karar  sayılı kararında; \"Dava tacirler arası ticari ilişki sonrası davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit ve teminat mektuplarının iadesine ilişkin eda davasıdır.Usulüne uygun taraf teşkili sağlanmış ve taraf delilleri getirtilerek tahkikat aşamasında değerlendirilmiştir.Taraflar tacir oldukları ve delillerinde ticari defterlere dayandıkları anlaşıldığından taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup yapılan inceleme neticesinde  davacının 2010-2014 yılları arası defterlerinin incelendiği incelenen muavin kayıtlara göre davacının, davalı şirkete, 09.09.2014 dava tarihi itibariyle herhangi bir borcunun bulunmadığı, bununla beraber davacı şirketin, dosyada mübrez 18.08.2014 tarihli davalı şirkete gönderdiği yazısında; firma kayıtlarında davalı şirkete toplam 117.852.77 USD borçlu olduğunun kabul edildiği  şeklinde rapor tanzim edildiği Davalının incelenen defterlerinden ; davalı ... A.Ş.'nin  davacı ... şirketine 2003-2014 yılları arasında toplam 9.649.745,05-USD (14.690.458,74-TL) fatura  düzenlendiği , buna karşılık 9.416.382,27-USD (14.399.156,95-TL) tahsilat yapıldığı . Buna göre davalının, davacı şirketten bakiye 233,362,78-USD (291.301,79-TL) alacağı olduğu şeklinde rapor tanzim edilmiştir.Davacı  davasında; dava dilekçesinde beyan ettiği alacak kalemlerini, dosyaya sunduğu ve davalı şirket adına düzenlediği 18.08.2014 tarih 158.000 USD tutarlı 00020 fatura nolu faturayı  gösterip, davalı şirkete borçlu olmadığını ileri sürmektedir.Yapılan inceleme neticesinde  mezkur  faturanın , davalı şirketin ticari defter kayıtlarında bulunduğu , 158.000 USD tutarlı bu faturanın, davalı şirketin Beyoğlu ...noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle davacı şirkete iade edildiği, 158.000 USD tutarlı faturanın, davacının sunduğu muavin kayıtlarında olup olmadığına bakıldığında, faturanın 18.08.2014 tarihli kayıtlı 592.500.00 SR tutarlı olarak davalı aleyhine borç kaydedildiği ,  taraf defter kayıtları birbiriyle uyum içerisinde olmadığı  her iki defter kaydı arasında; 233.362.78 USD tutarlı fark bulunduğu bu farkın, 158.000 USD'si, 18.08.2014 tarih 158.000 USD tutarlı 00020 fatura nolu faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır.Faturadaki bu kalemler teker teker incelendiğinde;54.000 USD kesinti bedeli: Davacı, Davalının gönderdiği jeneratörlerin ayıplı olması nedeniyle, işvereni (müşterisi) ... tarafından 54.000 USD kesinti yaptığını öne sürmüş, davalı vekili ise, gönderilen jeneratörlerin ayıplı olmadığını, ayıp ihbarının da yapılmadığını savunmuştur.Davacı şirketin dosyada mübrez, Beşiktaş ... Noterliğinden, davalı şirkete gönderilen ... yevmiye sayılı ihtarnamede; müvekkili şirketin ... Havalimanı şantiyesine verdiği 6 adet ... 500 kW gruplar ile 4 adet 925 kW  ... gruplar olmak üzere toplam 10 adet jeneratör gruplarının, müşterisinin ...motorlu gruplarında yasadığı fabrikasyon hataları/arızalarının, 925 kW grupları iptal etmesine ve ödemelerini 1yıl geciktirmesine sebebiyet verdiğini, müşterinin son ödemesinde grupların sorunlarını ve bu sorunlardan kaynaklanan maddi kayıplarını bahane ederek 54.000 USD kesinti yaptığını ileri sürmüştür.Davacının bu ihtarnamesinden; toplam 10 adet jeneratör grubu için ayıp ve arıza ihbarını davacıya yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının öne sürdüğü 10 adet jeneratörün, davacının hangi tarih ve tutarlı fatura satışlarından ileri geldiği hususunda açıklaması bulunmamaktadır.Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcı açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip ayıp ihbarında bulunulmalıdır. Bu hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da ortadan kalkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari Satış ve Mal Değişimi” başlıklı 23. Maddesinin (c) bendinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesi ise ;“Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Davalının buna dayanak olarak sunduğu ... inşaat şirketi muavin kayıtlarında,29.12.2013 tarihinde, “jeneratör arızalarından dolayı cezai müeyyide bedeli” açıklamasıyla 204.791.50 Suudi Arabistan Riyalinin, müşterisi ... inşaat şirketi hesabına, davacı ödemesi olarak kaydedildiği görülmektedir.29.12.2013 tarihindeki USD/SR çapraz kur 3.7505 olup, 204.791.50 / 3.7505 - 54.603.78 USD olmaktadır.(davacı talebi 54.000 USD).Davacının delilleri arasında; davalının, davacının üretip gönderdiği jeneratörlerin ayıplı olduğuna ilişkin davalı şirkete süresinde gönderdiğini kanıtladığı bir ayıp ihbarı olmadığı gibi, davalının müşterisi (işvereni) ...'ın, jeneratörlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle davacıdan 54.000 USD kesinti yaptığına ilişkin bir delil de sunulmamıştır. Bu nedenle ayıp olgusu saptanamadığından davacının 54.000 USD talebi kabul edilmemiştir.6.240.00 USD servis hizmet bedeli; Davacı, ayıplı çıkan jeneratörler için 6.240 USD tutarında servis hizmeti verdiğini öne sürmüş ise de, ayıp olgusu ispat edilemediği gibi 6.240 USD tutarında servis hizmeti verildiğine ilişkin bir ödeme belgesi de sunulmadığından bu talebi kabul edilmemiştir. 10.880.00 USD hizmet bedeli:Davacı, davalı şirketin teknik şefi ...'ın Medine şantiyesine geldiğini, gruptaki arızaları incelediğini ve kayış makaralarındaki üretim arızasını tespit ederek garantiden yenilerini gönderttiğini, ... yetkilileri ile ... arasında yapılan toplantı neticesinde ... genel müdüründen onay alınarak maksimum 6 ay içinde ... merkezinden servis elamanı gönderilmesine karar verildiği halde bu elamanın gönderilmediğini, bu nedenle müvekkil şirketçe 12 ay süreyle müşteri şantiyesinde kendi personelini görevlendirdiğini ve altı aylık maliyetinin 10.880 USD olduğunu öne sürmüştür.Davalı vekili ise, müvekkilinin davacıya böyle bir taahhütte bulunmadığını savunmuştur.Davacının incelenen delilleri arasında; davalının servis elamanı göndereceğine veya hangi tarih veya tarihlerde gönderilen jeneratörlerde üretim arızası meydana geldiğine ilişkin bir belge veya kayıt bulunmadığından  davacının 10.880 USD'lik talebi kabul edilmemiştir.2.850.00 USD gümrük bedeli:Davacı, davalıya gönderdiği 25.08.2014 tarihli noter ihtarnamesinde; müvekkil şirketin siparişi olmadığı halde 2004 yılında deneme amaçlı olarak gönderildiği belirtilen 10 adet 50 Hz İsuzi 1000 W grupların, 50 Hz olması nedeniyle gümrükten çekilemediğini, bu sorunun Genel Müdür ...'e iletildiğinde, bu meblağın fazla olmadığını, gümrüğe terkinin daha uygun olacağını belirttiğini, oysa ki müvekkil şirket tarafından % 12 oranında gümrük bedeli ödenmiş olup yaklaşık 2.850 USD olduğunu beyan etmiştir. Davalı ise bu iddianın dayanaksız olduğunu, kaldı ki talebin zamanaşımına  uğradığını savunmuştur.Davacının 2004 yılında meydana gelen ve davalı tarafından deneme amaçlı olarak gönderildiği beyan edilen jeneratörlerin gümrüğe terkin işleminden dolayı harcadığı 2.850 USD yi davalıdan talep ettiği anlaşılmaktadır.Davacının delilleri arasında, davalı tarafından jeneratörlerin gümrüğe terkin işlemine ve  yapılan/yapılacak masraflara onay veren bir yazısı bulunmadığından bu talep kabul edilmemiştir.45.000 USD komisyon bedeli:Davacı dilekçesinde;müvekkil şirketin 2003 yılında ... şirketinin yetkili bayisi olmasına rağmen, müvekkil şirketin ... edilerek birçok müşteriye direk jeneratör satışı yapmaya başladığını, 2007 yılında kendilerine bu husustaki rahatsızlığın ve bayiliğin durdurulacağının bildirildiğini, daha sonra davalı şirket genel müdürü ve diğer yetkililerin talebi üzerine satılan mallardan maksimum %3  nispetinde komisyon verilerek devam edilme kararı alındığını, ancak 2007-2008-2009 yıllarını kapsayan ve hesaplanması müvekkilden gizlenen bir şekilde bir defalığına mahsus 33.638 USD komisyon bedelinin alacak kaydedildiğini, 2009 yılından 2013 yılına kadarki dönem için herhangi bir alacak kaydedilmediğini, müvekkil ile davalı arasındaki elektronik posta iletileri ile davalı şirketin Suudi Arabistan'a diğer bayiler aracılığıyla yapılan satış bedelleri incelendiğinde müvekkil şirkete ödenen veya ödenmesi gereken % 3 oranındaki satış bedeli komisyonlarının hesaplanabileceğini öne sürmüştür. Davalı vekili ise, davacının dayandığı 15.09.2008 tarihli e-posta çıktısında belirtilen %3 lük komisyon bedelinin bir defaya mahsus olmak üzere ödendiğini, bu hususun 14.05.2010 tarihli tutanakta da belirtildiğini savunmuştur.Yanlar arasında, yapılan satışlardan %3 komisyon ödeneceğini ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 14.05.2010 tarihli tutanağın 2 numaralı bendinde ' ... firmasına 2007-2008-2009 yıllarındaki çalışmalar nedeniyle 33.638 USD lik (bir kereye mahsus olmak üzere) ciro primi tahakkuk ettirilmiştir.... faturası ... firması tarafından hazırlanacak ...A.Ş ye gönderilecek ve cari hesaba işlenecektir. ' şeklinde düzenlendiği görüldüğü ve bu tarihten sonra taraflar arasında komisyon anlaşmasına ilişkin bir delil sunulmadığından davacının bu talebi kabul edilmemiştir. 40.000 USD masraf bedeli: Davacı vekili; müvekkil şirket tarafından ... ofisi üzerinden satın alınan ... model, ... seri numaralı, ... fabrika üretimi jeneratör grubunun üzerindeki ürün etiketinde ürünün Çin malı olduğunu yazdığı, ancak grubun test raporlarında... Türkiye adresinin olmasından dolayı müvekkilin müşterisi tarafından Arabistan Ticaret Bakanlığına ticari hilekarlık ve ürün iade talebi davası açıldığını, davanın, bakanlık yetkili bürosu tarafından incelendiğini, müvekkilinin bu hususta savunmasının istenildiğini, bu hususun muhataba bildirildiğini, test raporunun Çin ... adresi yazılarak yenisinin ... tarafından gönderildiğini, ürün menşeinin Çin olması hasebiyle evraklardaki tutarsızlıktan dolayı konunun hilekarlık olmadığı, sehven yazılmış olabileceği vs gibi itirazlarla 11 ay sonra dosyanın kapandığı hususunun avukatlar tarafından müvekkil şirkete bildirildiğini, bu süre zarfında müvekkil şirket yetkilisinin yurt dışına çıkamadığını, ... markasına ve müvekkil şirkete kesilebilecek büyük para cezalarının bu şekilde önlendiğini, bu süreçte avukatlık masrafları karşılığı 150.000 sr (40.000 usd) müvekkil tarafından ödendiğini, öne sürmüştür. Davalı ise cevabında; soruşturmanın. ... grubunun üzerindeki ürün etiketinde Çin'de üretildiğine ilişkin beyan olduğu halde grup etiketinde ve fabrika test raporunda... adresinin bulunmasından kaynaklandığını, halbuki ... grubunun test raporunun üretim yerine göstermeyeceğini, üretim yerini menşei belgesinin göstereceğini, soruşturmanın kapanmasının da bir aykırılık olmadığını gösterdiğini, savunmuştur.Davacının tutunduğu fatura, Avukatlar ve Hukuk Müşavirliği tarafından, davacı şirket adına kesilen, hileye dayalı jeneratör dava bedelidir. ...B resmi internet sitesine göre 15.08.2014 tarihinde Suudi Arabistan Riyali çapraz kuru 3.7505 olup, 150.000 SR karşılığı (çapraz kur hesabıyla): 150.000 / 3.7505= 39,994.,66 USD etmektedir. (Davacı ise bu miktarı 40.000 USD olarak talep etmektedir.).Davacının iddialarını içeren soruşturma belgelerini  dosyaya sunulmadığı gibi davalının kusurunu  ispata yarar delilde sunmadığından bu talebi kabul edilmemiştir.Davacının,158.000 USD faturadaki alacak kalemleri dışında, dava ilekçesindeki iddiaları değerlendirildiğinde ; a- Davacı vekili ;müvekkil tarafından ...ofisine sipariş verilen 2 adet ... kabinli grupla birlikte 1 adet kabinin ödenmesini müvekkil şirketin müşteri yapı merkezinin Aksa merkezine yaptığını, sipariş üzerine gelen kabinin kaidesinin eksik üretildiğini, müvekkil tarafından ... satış müdürü ...'e konunun iletildiğini, tekrar ...'den göndermenin zor olacağı ve Arabistan'da müvekkil şirket tarafından imal ve montajı yapılarak kendilerine fatura edilmesinin onaylandığını, bu hususta 2.000 USD lik kabin şasesi ve montaj bedeli faturanın ödenmediğini;b-Karşı tarafın servis müdürü ...'ın talimatı ile ... merkezinin sattığı veya Arabistan'daki başka acentelerin sattığı ... gruplarına müvekkil şirket tarafından yapılan servis hizmeti faturalarının müvekkil şirketin hesabına geçmediğini, bu tutarın yaklaşık 6.500 USD olduğunu, c-Davalının, ... numarası ile kendisine ödenen 82.215.78 USD ödendiğini bildiği halde teminat mektuplarının tamamını nakde çevrilmesini talep ettiğini, öne sürmektedir. a) bendi:Davalı, bu iddiaya karşılık yaptığı savunmada; müvekkil tarafından ayıplı olarak mal satışı yapılmadığını, ayıp ihbarında da bulunmadığını beyan etmektedir.Davacı delilleri arasında buna ilişkin bir kayıt veya belgebulunmadığından bu iddia ispat edilmediğinden  talep kabul edilmemiştir.b) bendi:Davalı, bu iddiaya karşılık yaptığı savunmada; müvekkil tarafından ayıplı olarak mal satışı yapılmadığını, ayıp ihbarında da bulunmadığını beyan etmektedir.Davacı delilleri arasında buna ilişkin bir kayıt veya belge bulunmadığından bu iddia ispat edilmediğinden  talep kabul edilmemiştir.c) bendi: Dosyada mübrez ... Bankasının ... sayılı yazı cevabı ekinde gönderilen dekontta ;... LTD tarafından ... A.Ş.'ne, 27.01.2015 tarihinde gönderilen 82.150,78 USD tutara ilişkin olduğu görülmüştür. Bu haliyle ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından ve davacının dava tarihi itibari ile borçlu olup olmadığının tespiti yapıldığından hesaba dahil edilmemiştir. 02/06/2011 tarihinde düzenlenen tutanak ile imza altına alınan 107.874 USD komisyon, servis ve garanti hizmet bedelinin davalı tarafça cari hesaba işlenmediği iddiası incelendiğinde Söz konusu 2011 mutabakatta yer alan 107.874,00 USD nin,  33.658,00 USD'lik bir kereye mahsus olan ciro primi, 55.000,00 USD'lik mal satışına istinaden ödeme, 19.216,00 USD'lik çeşitli adetlerde servis ve garanti bedellerinden ibaret olduğu İlk iki faturanın cari hesaba işlendiği ancak diğer servis ve garanti ödemelerine ilişkin işlerin yapıldığına ve hizmetlerine alındığına dair gerekli belgelerin davacı tarafından ibraz edilmediği anlaşıldığından bir başka deyişle 02.06.2011 tarihli mutabakata konu 107.874,00 USD nin 55.000 USD ve 33.658,00 USD olarak 30.05.2011 tarihinde davalı defterlerine işlediği 19.216,00 USD ye ilişkin belge sunulmadığı anlaşıldığından davacının talepleri yerinde görülmemiş dava tarihi itibari ile 233.362,78 USD borçlu olduğu ve bu haliyle teminat mektuplarının iadesini isteyemeyeceği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, '' Davanın Reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... - ... Suudi Arabistan adresinde faaliyet göstermekte olup 2003 yılında ... A.Ş.'nin Suudi Arabistan bayisi olarak karşı tarafa ihtilafsız bir şekilde bayilik hizmeti vermeye başladığını,Karşı tarafın müvekkilinin hizmetleri karşılığı doğmuş  şirket hak ve alacaklarını cari hesabına işlemeyerek cari hesap mutabakatının sağlanmamasına sebebiyet verdiğini; ayrıca söz konusu hizmetler karşılığında düzenlenen fatura bedelinin mahsup edilmesine müteakip likit hale gelecek bakiye cari hesap borcunun ödeneceğinin ihtar edildiğini,Yerel Mahkeme, ...'ın müvekkili şirketten jeneratörlerin ayıplı olması sebebiyle yapmış olduğu 54.000 USD kesintiye dair taleplerini kabul etmediğini, müvekkili şirket tarafından ... İnşaat  Havalimanı şantiyesine verilen 6 Adet Doosan 500 KW ile 4 Adet 925 KW ... gruplar olmak üzere 10 adet jeneratör gruplarının hatalı ve arızalı olması sebebi ile 925 KW olan grup jeneratörün iptal edildiğini ve ödemelerin geciktirildiğini; 4 adet... 925 kW gücündeki jeneratörlerin müşteri tarafından iptal edilme gerekçesinin ... kronik kayış rulmanı arızası ve termin gecikmesi olduğunu; ... Satış Müdürü Sn. ... ve ... yönetim kurulu üyesi Sn. ... beylerin bu iptal işlemini durdurmak adına girişimlerinin ...nezdinde başarısız olduğunu; daha sonra ... proje müdürü... Bey müvekkili tarafından ikna edilerek 4 adet 925 kW jeneratör grubu müşterilerine teslim edildiğini, bu kapsamda .... İnşaat ... Havalimanı şantiyesine verilen jeneratörlerden kaynaklanan sorunlar sebebi ile de müvekkili şirketin alacağından 54.000 USD kesinti yapıldığını; bu durumun ... yevmiye numaralı ihtarname Beşiktaş ... Noterliği aracılığı ile davalı şirkete bildirildiğini, yerel mahkemeye sunmuş oldukları delil listesinin EK-5 inde Jeneratör arızalarından dolayı kesilen ceza müeyyidenin bedelini içeren Hesap Ekstresinde 204.791,50 SAR yani 54.000.-USDlik kesinti ispat edildiğini; yine aynı delil listesi EK-6da müvekkili şirket tarafından ... A.Ş.ye gönderilen ve tespit edilen eksikliklere ilişkin 01.06.2014 tarihli mail ve cari hesap içeriği sunulduğunu, yerel mahkeme dosyasına sundukları mail yazışmalarından da görüleceği üzere müvekkili şirketin, ... İnşaat ... Havalimanı şantiyesi tarafından 925 KW grup jeneratörün iptal edildiğini ve ürünlerin ayıplı olduğunu davalı şirkete bildirdiğini; ayıp ihbarı yapılan davalı şirket tarafından, şirkette üretim teknik şefi olan ... inceleme yapmak üzere ... İnşaat ... Havalimanı şantiyesine gönderildiğini; Yerel mahkemece kapsamlı inceleme yapılmadan kararın ihdas edildiğini; davalı şirket tarafından arızalı ürünleri incelemek ve üretim arızasını tespit etmek amacı ile davalı şirkette üretim teknik şefi olarak faaliyet gösteren ...'ın ... İnşaat ... Havalimanı şantiyesine gönderilmesi dahi jeneratör gruplarının ayıplı olduğu bilgisinin davalı şirkete verilmiş olduğunun açık kanıtı oluğunu, ayrıca, müvekkili şirketin satış raporları ve bunun karşılığında müşterisinden tahsil etmiş olduğu ücret detaylı bir şekilde incelendiğinde söz konusu 54.000 USD bedelin müvekkili şirketten kesinti yapıldığının açık bir şekilde anlaşılmakta olduğunu; işbu nedenlerle haksız ve eksik inceleme neticesinde verilen karara karşı itiraz ettiklerini, Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde  6.240 USD servis ve yedek parça hizmeti taleplerinin kabul edilmediğini, ancak müvekkili şirket tarafından ayıplı ürünler sebebi ile ... İnşaat ... Havalimanı şantiyesine toplamda 6.240 USD servis ve yedek parça hizmeti verilmiş olup ayıp hususunun da dosyadaki mübrez delillerle sabit olduğundan taleplerinin reddi yönünde verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğunu, Yine yerel mahkeme tarafından 10.888 USD'lik taleplerinin kabul edilmediğini, jeneratör gruplarında meydan gelen ayıp sebebi ile ... ve... arasında toplantı yapıldığını ve bu toplantı neticesinde davalı şirketin servis müdürü ... da onayı alındıktan sonra maksimum 6 ay süreli olmak üzere davalı şirketin merkezinden ... İnşaat .. Havalimanı şantiyesine servis elemanı gönderilmesine karar verildiğini; söz konusu onayın ... tarafından servis müdürü ...'dan bizzat alındığını; bu hususta anlaşma sağlanmış olmasına rağmen davalı şirketçe şantiyeye servis elemanı gönderilmediğini; davalı şirket tarafından sebebiyet verilen aksaklığın giderilmesi amacı ile müvekkili şirketin kendi personelini 12 ay boyunca şantiyede bulundurmak zorunda kaldığını; bu halde şantiyede bulundurulan personelin müvekkili şirkete olan sadece 6 aylık maliyetinin 10.880 USD olduğunu, servis elemanı taahhüdü kapsamında ... şantiyesine görevlendirdikleri servis elemanları ...'nın günlük gözlem raporlarını ...servis ile paylaştığına dair servis formu örneğinin yerel mahkeme dosyasına 23.05.2018 tarihli dilekçemiz ekinde sunuldunu; Görüldüğü üzere, ... Servisten ..., .... ve ... ile müteaddit yazışma gerçekleştiğini; işbu belgelerin servis elemanının görevlendirildiğinin somut kanıtı olmasına karşın taleplerinin reddi yönünde verilen karara itiraz etme zorunluluğunun hasıl olduğunu,2004 yılında deneme amaçlı gönderilip, gümrükte kalan ürün ile ilgili müvekkili şirketçe yapılmış olan 2.850-USD lik ödemeye ilişkin taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkili şirket tarafından sipariş verilmediği halde 2004 yılında deneme amaçlı olarak gönderildiği belirtilen 10 adet ... gruplar 50 HZ olduğu için gümrükten çekilemediğini; mevcut durumun davalı şirketin genel müdürü ... iletildiğini, kendisinin söz konusu meblağın fazla olmadığını gümrüğe terkinin daha uygun olduğunu belirttiğini; oysaki müvekkili şirket tarafından %12 gümrük vergisi (2.850 USD) ödenmiş olan ürünlerin şirket müdürünün bilgisi dahilinde gümrüğe terk edildiğini; bu durumun defaat ile müvekkili şirket tarafından davalı şirkete belirtildiğini; çünkü Arabistan'ın mutlaka 60 HZ ürün kabul ettiğini ve aksi halde mevcut olaylarında olduğu gibi gümrükte takılma riski doğduğunu, bir bayinin bayiliğini yaptığı bir şirketin bilgisi ve onayı olmadan, gümrük bedelini ödemesi ve sonrasından gümrük bedelini ödediği ürünleri gümrüğe terk etmesinin hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu; davalı şirket ile müvekkili şirket gibi aralarında uzun yıllardır devam eden bir ticari ilişki olan iki şirket arasında söz konusu durumun gerçekleşmiş olmasının mümkün olmadığını, Arabistan Ticaret Bakanlığının açılan dava ve 40.000 USDlik avukatlık masrafına ilişkin taleplerinin de kabul edilmediğini, müvekkili şirket tarafından ... ofisi üzerinden satın alınan ... model, ... seri numaralı... fabrika üretimi jeneratör grubunun üzerindeki ürün etiketinde ürünün Çin malı olduğu yazmakta olup, grubun etiketinde ... adresinin bulunması ve buna ilaveten ürünün fabrika test raporu üzerinde de sadece ... adresinin olmasından dolayı müvekkilin müşterisi tarafından Arabistan Ticaret Bakanlığı'na \"ticari hilekarlık ve ürün iade talebi davası\" açıldığını; davanın, bakanlık yetkilisi bürosu tarafından incelendiğini ve müvekkilin bu hususta savunması istendiğini, bu durumun aynı şekilde davalı şirkete bildirildiğini ve test raporunun ... adresi yazılarak yenisinin ... tarafından gönderildiğini, ürün menşeinin Çin olması sebebi ile evraklardaki tutarsızlıktan dolayı konunun hilekarlık olmadığının sehven yazılmış olabileceği vb. gibi itirazlar ile 11 ay sonra dosyanın kapandığı avukatları tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini; bu süre zarfında müvekkili şirket yetkilisinin yurt dışına çıkamadığını; ... markasına ve müvekkili şirkete kesilebilecek büyük para cezalarının bu şekilde önlendiğini; bu süreçte müvekkili şirket tarafından 40.000 USD avukatlık ücreti ödendiğini, yerel mahkeme dosyasına sunmuş oldukları delil dilekçemlerinin EK-4ünde Hizmet faturası olarak dava bedeli ve tercümesinin mahkemeye sunulduğunu; ayrıca dosya tahtında alınan bilirkişi raporunda; sunmuş oldukları delillerin incelendiğini ve  müvekkilin bu kalem yönünde alacağının 39.994,66 USD olduğu kanaatine varıldığını; dosyada mübrez belgelerden de müvekkilin alacaklığı olduğu sübut bulmuşken yerel mahkeme tarafından yalnızca soruşturmaya konu evrakların sunulmadığı gerekçesiyle taleplerinin değerlendirilmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu; söz konusu soruşturmadan davalı şirket yetkililerinin de bilgisi bulunduğunu,Müvekkili şirkete ödenmemiş olan 45.000 USD komisyon bedeli taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkili şirketin ilk zamanlar Suudi Arabistan'da tek bayi olarak faaliyet gösterdiğini; davalı şirketin müvekkili şirketin dışında da bayilik tesis edince taraflar diğer bayiler kanalıya yapılacak satışların satış bedelleri üzerinden %3 komisyon ödemesi hususunda mutabık kaldığını ve davalı şirket müvekkil şirkete satış bedelleri üzerinden %3 komisyon ödemeye başladığını; davalı şirket yetkilisi ... tarafından ... mail adresinden gönderilen ve %3 komisyon ödenmesini içeren mail ve cari hesap içeriği yerel mahkeme dosyasında mevcut olduğunu,  davalı şirketin, müvekkili şirket kanalıyla Suudi Arabistan’a ihraç ettiği mallar dışında diğer firmalar üzerinden ihraç ettiği ürün bedelleri üzerinden müvekkili şirkete % 3 komisyon ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, lakin davalı hileli davranarak bu ihracatları ve ihracat bedellerini müvekkil şirketten gizlediğini ve hak ettiği komisyonları ödemediğini, 2007-2008-2009 yıllarını kapsayan ve hesaplaması müvekkilden gizlenen bir şekilde müvekkile bir seferliğine 33.638 USD komisyon bedeli alacak kaydedildiğini; hesaplama şeklinin müvekkili şirket tarafından talep edilmesine rağmen bu konuda bilgi verilmediğini: 2009 yılından 2013 yılı sonuna kadarki dönem için de herhangi bir alacak kaydedilmediğini,  yerel mahkeme dosyasında da mahkemeyi yanıltma saikiyle işbu komisyon ödemesinin tek sefere mahsus olduğu yönünde savunma yapılmış mahkemece davalının soyut beyanları doğrultusunda taleplerinin reddine karar verildiğini, Müvekkili şirketin yukarıda anılan bir kısım hakedişler ve/veya alacaklar ile ilgili düzenlenen ... seri numaralı 18.08.2014 tarihli ve 158.000,00.-USD  bedelli fatura Beşiktaş ... Noterliğinin 25.08.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile karşı tarafa tebliğ edildiğini; işbu fatura aslının tebliğ edildiği ihtarname 25.08.2014 günü noter marifetiyle elden tebliğ edildiğini; söz konusu ihtarnamenin yerel mahkeme dosyasına sunmuş oldukları 09.09.2014 tarihli dilekçeleri ekinde ibraz edildiğini, davalının Beyoğlu ... Noterliğinin 29.08.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile böyle bir borcunun bulunmadığı şeklinde soyut bir beyan ile faturaya itiraz ettiğini ve faturayı iade ettiğini; işbu ihtarnamede de 09.09.2014 tarihli dilekçeleri ekinde sunulduğunu, 2.000-USD'lik masraf ve 6.500-USD'lik servis hizmetlerine ilişkin taleplerinin reddine karar verildiğini ancak davalı şirketin servis müdürü ...'ın talimatı ile ... merkezin sattığı veya Arabistan'daki başka acentelerin aracılık ettiği jeneratör gruplarına müvekkili şirket tarafından yapılan servis hizmetlerinin faturalarının, müvekkili şirketin hesabına geçmediğini; söz konusu tutarın yaklaşık 6.500 USD olduğunu; aracılık eden acente jeneratörde meydana gelen arıza konusunda hizmet vermek istemediğini; bunun karşılığında ... merkezden servis müdürü ...'ın talebi ile jeneratörde meydana gelen aksaklığın giderildiğini; buna ilişkin mail yazışmalarının da yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu; bu yazışmaların, V3 International firmasına başka satıcı tarafından satılan ve müvekkili şirketten garanti kapsamında servisi istenen ve ödemesi yapılmayan grup ile ilgili servis yazışmaları olup haklılıklarını kanıtlamakta olduğunu,Müvekkili şirket, yerel mahkemeye sunulmuş olan banka  kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere dava öncesinde olmak üzere davalı şirkete 27.08.2014 tarihinde 82.215,78.-USD transfer ettiğini; işbu ödemenin müvekkil şirketin ...Bank hesabından davalının ... Bankası ...Şubesi nezdinde bulunan ... IBAN numaralı banka hesabına bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bir gecikme nedeniyle 27.01.2015 tarihinde ulaştığını, davalı şirketin, ilk başta kötüniyetli olarak işbu 82.215,78.-USD tutarındaki ödemeyi inkar etmiş ise de dosyadaki mübrez delillerle kanıtlandığından davalı taraf daha sonra işbu ödemeyi kabul ettiğini ve bu hususta ihtilaf kalmadığını, ancak yerel mahkeme tarafından bu ödemenin dava tarihinden sonra olduğu gerekçesi ile menfi tespit istemlerinin kabul edilmediğini,  kararın yalnızca bu yönüyle dahi kaldırılmaya muhtaç olduğunu,  82.215,78.-USD dava tarihinden önce müvekkili şirketçe gönderilmiş olup bankacılıktan kaynaklanan gecikme sebebiyle davalı şirketin hesabına geç aktarıldığını; ödendiği her iki tarafın da kabulünde olan tutar yönünden müvekkilin borçlu olmadığının izahtan vareste olduğunu; bu miktarın da mahsubu yapılmadan verilen karara itiraz ettiklerini, 02.06.2011 tarihinde .... A.Ş. Yetkilisi ... ile ...'de yapılan hesap mutabakatı neticesinde tutulan tutanak ile önceki dönemlere ait kendisine ibraz edildiği belirtilen satış komisyonu, servis ve garanti işlemleri karşılığı 107.874 USD karşılıklı imza altına alınmış olmasına rağmen ... işbu tutarın tamamını cari hesaplarına işlemediğini, yere Mahekmemece yapılan yargılama neticesinde \"Söz konusu 2011 mutabakatta yer alan 107.874,00 USD nin,  33.658,00 USD'lik bir kereye mahsus olan ciro primi, 55.000,00 USD'lik mal satışına istinaden ödeme, 19.216,00 USD'lik çeşitli adetlerde servis ve garanti bedellerinden ibaret olduğu İlk iki faturanın cari hesaba işlendiği ancak diğer servis ve garanti ödemelerine ilişkin işlerin yapıldığına ve hizmetlerine alındığına dair gerekli belgelerin davacı tarafından ibraz edilmediği anlaşıldığından bir başka deyişle 02.06.2011 tarihli mutabakata konu 107.874,00 USD nin 55.000 USD ve 33.658,00 USD olarak 30.05.2011 tarihinde davalı defterlerine işlediği 19.216,00 USD ye ilişkin belge sunulmadığı anlaşıldığından davacının talepleri yerinde görülmemiş dava tarihi itibari ile 233.362,78 USD borçlu olduğu ve bu haliyle teminat mektuplarının iadesini isteyemeyeceği\" gerekçeleriyle  hakkaniyete ve hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkemeye sunulan ve Muhasebe ve Finans Uzmanı ..., Ticaret Hukuku Uzmanı Yrd. Doç. Dr. .. ve Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen Kök Bilirkişi raporunda 2011 yılı mutabakatına esas alınan 02.06.2011 tarihli mutabakat tutanağında yer alan 107.874.-USD komisyon, garanti ve servis bedeli bakımından müvekkil davacının haklı olduğunun tespit edildiğini; bu tespitin bütün kök ve ek raporla aynen tekrarlandığını, mali müşavir ... tarafından düzenlenen 15.05.2020 tarihli bilirkişi raporunda; raporun 13'ncü sayfasında, davalı şirket cari hesabında yer alan 30.05.2011 - 2040 - ... - ... -...(...) - 55.000,00.-USD cari hesap kalemlerinin; 02.06.2011 tarihli mutabakat tutanağında yer alan 107.874.-USD komisyon, garanti ve servis bedelinin karşılığında cari hesaba işlenmişcesine değerlendirme yapıldığını, yerel mahkemece de işbu hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ancak 02.06.2011 tarihinde mutabık kalınan 107.874.-USD tutarındaki ihtilaf konusu tutarın, nasıl ve ne şekilde maddi hata yapmak suretiyle 30.05.2011 tarihinde kaydı yapılan alacak/borçla ilişkilendirdiğini anlamanın mümkün olmadığını; 30.05.2011 tarihli yukarıda anılan tutarların bir an için  107.874.-USD'NİN içinde olduğu var sayılmış olsaydı, 02.06.2011 tarihinde mutabakat tutanağı imzalanamayacağını; bu nedenle,  30.05.2011 - 2040 - ... - 33.658,oo-USD VE 2181 -... (...) - 55.000,00.-USD cari hesap kalemlerinin; işbu tarihten sonra doğan ve  02.06.2011 tarihli mutabakat tutanağı ile mutabık kalınan 107.874.-USD komisyon, garanti ve servis bedelinin içinde yer aldığını iddia etmenin ve/veya kabul etmenin maddi olarak da imkansız olduğunu, yerel mahkeme dosyasına sunulan ve müvekkili şirket tarafından davalı şirkete gönderilen 18.08.2014 tarihli yazıda da tarafların 2011 yılında mutabık kaldığı 107.874,00-USD komisyon, garanti ve servis bedelinin cari hesaba müvekkil şirket lehine alacak kaydı şeklinde işlenmesi de talep edildiğini,Dava konusu ihtilaf tarafların cari hesap ekstresi üzerinde mutabık kalamamasına istinaden doğmuş olup dava dilekçelerinin 1 numaralı delili olan müvekkili şirket defter ve kayıtları incelenmeksizin karar ihdas olunduğunu; davalı şirketin tek taraflı olarak defter ve kayıtlarının incelenmiş olması ve müvekkili şirket kayıtlarının istinabe yoluyla incelenmemiş olması kararın eksik tetkikatla verildiğini kanıtlamakta olduğunu; yerel mahkemenin müvekkili şirketin suudi arabistanda faaliyet gösterdiğini ve adresini bildiği halde istinabe yoluyla davacı şirket defter ve kayıtlarının incelenmesine karar vermesi gerekirken işbu delili görmezden geldiğini, Yerel mahkeme dosyasına sunulan tüm bilirkişi raporlarında;  taraflar arasındaki 2011 yılı mutabakatı gereğince 107.874,00-USD komisyon, garanti ve servis bedeline dair taleplerinde haklı olduklarının tespit edildiğini ve kanıtlandığını, davalı şirketin, kötüniyetli olarak işbu 107.874,00-USD komisyon, garanti ve servis bedelini de cari hesabına işlemediği ve tenzil etmediğinin kanıtlandığını, Ayrıca sunulan tüm bilirkişi raporlarında;  27.846,12.-USD komisyon alacağının bulunduğu, bu talebimiz yönünden de  haklı olduklarının tespit edilip ve kanıtlandığını, davalı şirketin, kötüniyetli olarak işbu 27.846,12.-USD komisyon alacağını da cari hesabına işlemediğinin ve tenzil etmediğinin kanıtlandığını,  Mutabakat tutanağında yer alan 107.874,oo-USD,  27.846,12.-USD komisyon alacağı ve müvekkili şirketçe yapılan  82.215,78.-USD  ödeme tutarlarının toplamı olan 217.935,90.-USD  tenzil edildiğinde 233.362,78.-USD - 217.935,90.-USD = 15.426,88.-USD cari hesap borcunun olduğunu yani müvekkili şirketin 217.935,90.-USD borçlu olmadığının kanıtlandığını; işbu nedenle haksız, hukuka ve yasaya aykırı olarak eksik inceleme neticesinde ihdas edilen yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve resen dikkate alınacak tüm hukuki olgu ve sebepler muvacehesinde, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2021 tarih 2014/1602 E., 2021/988 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak eksik delillerin toplanması ve istinabe yoluyla müvekkili şirket defter ve kayıtlarının incelenmesine ve alınan inceleme raporu kapsamında menfi tespit davasının kabulüne, süresi geçmiş teminat mektuplarının iadesine ve sair dava dilekçelerindeki tüm taleplerinin kabulüne, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki açık hesaba dayalı yürütülen bayilik ilişkisi çerçevesinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalıya verilen üç adet 250.000,00-USD tutarındaki teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; taraflar arasında 2003 yılından beri devam eden bayilik ilişkisi bulunduğunu, davalıya ait ürünlerin  Suudi Arabistan'da satışının yapıldığını, bu bayilik ilişkisi kapsamında davalı yana toplam 250.000,00-USD bedelli üç ayrı teminat mektubu verildiğini, davalı yanın davacıdan 233.362.78-USD bakiye açık hesap alacağı olduğunu iddia ettiğini, ancak  davacının davalıdan olan alacak kalemlerinin davalı yanca açık hesaba işlenmediği gibi, dava tarihinden önce yapılan ödemenin de açık hesaba işlenmediğini, davacının teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ile tehdit edildiğini ileri sürerek, davalıdan olduğunu iddia ettiği alacak kalemlerini tek tek sıralamış, netice-i talebinde taraflar arasındaki alacak borç durumunun ve davacının davalı yana borçlu olmadığının tespitine, teminat mektuplarının davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı yan; davacının davalıdan var olduğunu iddia ettiği alacak kalemlerine karşı tek tek savunmalarını sunarak, davacının gerçek dışı alacak kalemleri yaratıp bakiye açık hesap borcunu ödemekten kaçındığı, davacının iddia ettiği ödemenin dava tarihinden önce değil yargılama sırasında yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece tarafların tüm delilleri eksiksiz toplanmış, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak kök ve itirazların karşılanması amacıyla iki ek rapor alınmış, yine tarafların mali inceleme yönelik itirazlarının giderilmesi amacıyla ayrı bir mali bilirkişiye inceleme yaptırılarak tahkikat bitirilmiş, yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava ve bilirkişi raporlarına karşı  itiraz dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların tekrarı mahiyetinde olup, ayrıca davacı defterleri incelenmeksizin hüküm kurulduğu yönündedir. Dava dilekçesinde, tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanılmış, mahkemece davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde ilgili yıllara ait ticari defter ve kayıtların asıllarının örnekleri ve tercümeleri bizzat davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuş, bilirkişi incelemeleri de iki tarafın defter ve kayıtları karşılaştırılarak yapılmış olduğundan, davacının ticari defterlerinin incelenmediğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin, menfi tespit istemini dayandırdığı ve davalı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini belirttiği, ... tarafından davacı şirketten, davalıdan temin edilen jeneratörlerin ayıplı olması nedeniyle yapıldığı iddia olunan 54,000,00-USD kesintiye,  6.240,00 USD servis ve yedek parça hizmeti bedeline,  teknik personel bulundurma tahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle davacı tarafından temin edilen teknik personel için yapıldığı iddia olunan 10.888,00-USD masrafa,  2004 yılında davacıya deneme amaçlı gönderilip gümrükte kaldığı iddia olunan ürün ile ilgili davacının yaptığını iddia ettiği 2.850,00-USD lik ödemeye, Arabistan Ticaret Bakanlığı tarafından davacı aleyhine, davalıdan temin edilen üründe menşe bilgisinin bulunmaması nedeniyle açıldığı iddia olunan dava nedeniyle ödendiği öne sürülen 40.000,00-USD avukatlık masrafına,  doğduğu ve davacı şirkete ödenmediği iddia olunan 45.000,00-USD komisyon bedeline, davalıya gönderilen 18/08/2014 tarihli ve 158.000,00.-USD  bedelli faturada yer alan kalemlere ilişkin tüm taleplerinin mahkemece istinaf sebeplerini de karşılayacak şekilde tek tek değerlendirildiği, dosya içeriği belgelere ve toplanan delillere göre bu talepler bakımından davacı iddialarının ispat olunamadığının kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı; yine davacı tarafından davalıya açık hesap borcuna 25/01/2015 tarihinde yapılan 82.215,78-USD ödemenin 09/09/2014 dava tarihinden sonra gerçekleşmiş bulunması karşısında, bu ödemenin dava tarihinden önce yapılmasına rağmen açık hesaptan mahsup edilmediği yönündeki istinaf sebebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı yanın taraflar arasındaki 02/06/2011 tarihli mutabakat metninde davacı tarafından kabul edildiğini belirttiği  satış komisyonu, servis ve garanti işlemlerinden doğan 107.874,00-USD alacak iddiası bakımından yapılan değerlendirmede, mahkeme gerekçesinde belirtildiği ve son mali bilirkişi raporunda da değerlendirildiği üzere; her ne kadar anılan mutabakatta davacının davalıya anılan tutarda bir fatura ibra ettiği ileri sürülmüş ise de, dosyada bu fatura mevcut olmadığı gibi, bu faturanın ne davacı ne de davalı kayıtlarında yer almadığı, davalının; bu mutabakatta yer alan tutarın 33.638-USD'lik kısmının, davacıya 2007,2008,2009 yıllarındaki çalışmaları için bir sefere mahsus olarak fatura karşılığı ödenmesi kararlaştırılan ve 14/05/2010 tarihli mutabakat ile tutanak altına alınan ciro primine ilişkin olduğu, davacının 14/05/2010 tarihli mutabakata istinaden bir sefere mahsus ödenecek bu ciro primine ilişkin bir fatura tanzim etmediğinden, bu tutarın daha önce cari hesaptan mahsubunun yapılamadığı, ancak tarafların 29/05/2011 ve 02/06/2011 tarihlerinde davacının ödenmemiş borçlarına ilişkin yaptıkları ve 02/06/2011 tarihli tutanağa bağlanan görüşmelere istinaden 31/05/2011 tarihinde 33.638,00-USD'nin ciro primi olarak davacı borcundan düşüldüğü ve deftere kaydedildiği, yine bu tutarın 55.000,00-USD'lik kısmının da  mal satışına istinaden ödeme açıklaması ile davacı lehine davacı borcundan 31/05/2011 tarihinde düşüldüğü, kalan  19.216,00 USD'lik kısmın ise davacı tarafından  servis ve garanti bedellerine ilişkin davalıya belge sunulmadığı için kabul edilmediği savunmalarını ileri sürdüğü, bilirkişi ikinci ek raporu ile son mali bilirkişi raporunda; davalının 31/05/2011 tarihli, 33.638,00-USD'lik ciro primi ödemesi ve 55.000,00-USD'lik mal satışına istinaden ödeme açıklamalı iki kayıt ile bu tutarları davacı borcundan mahsup ettiği tespit edildiğinden, davacının bu iki tutara yönelik istinaf sebebi yerinde görülmediği gibi,02/06/2011 tarihli mutabakatta kalan  19.216,00 USD'lik kısım bakımından da, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, üçüncü kişilere servis hizmeti verildiği ve garanti ödemesi yapıldığına dair delil sunulmadığından, bu tutara yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasyaa aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin gerekçede karşılanmış olduğu, kamu düzenine aykırılık da mevcut olmadığı anlaşılmış olup, davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'u 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be27e046331500aa","SID":"c7bf781f6bdfd2b1"}}