{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1919 <br>KARAR NO: 2024/1840<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2024/547<br>KARAR NO: 2024/595<br>KARAR TARİHİ: 24/09/2024<br>DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 23/09/2024<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketince  ... nolu  İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ... Genel Müdürlüğünün maliki olduğu \"... mah. ... Cd. No:... Konak/İzmir\" riziko adresinde, 28.04.2023 tarihinde tüpten sızan gaz nedeniyle patlama ve yangın hasarı meydana geldiğini, riziko adresinde mağdur ...'ın dönerci dükkanı bulunmduğunu, döner ocağına takılı bulunan tüplerden gaz kaçağı olması nedeniyle biriken gazın elektrikli ızgara ocağındaki ateşle parlaması sonucunda alevli patlama ve yangın meydana geldiğini, zarar gören işyerinin maliki ... Bölge Müdürlüğü hesabına 07/08/2023 tarihinde  27.980,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, eksper incelemesi doğrultusunda da  27.980,00 TL' lik hasardan ... Endüstri A.Ş.'nin kusurlu bulunduğunu, halefiyet kuralı gereği ödenen tutara yönelik başlatılan icra takibine itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ..., 6102 sayılı TTK'nın 1472. (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, dava dışı sigortalısının işyerinde meydana gelen hasar nedeniyle ödenen hasar bedelinin halefiyet ilişkisine dayalı olarak davalı şirketten rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında, TTK 4/1. maddesinde;  (Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın); şeklinde yer verilen düzenleme kapsamında öncelikle her iki tarafın tacir olduğu hukuk davalarının ticari dava niteliğinde oldığunu, yine her iki tarafın tacir olup olmadığına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu davalarda anılan maddenin sonraki bentlerinde sayıldığını, somut olayda davacı ..., sigortalısı ... Genel Müdürlüğünün yerine geçerek dava açtığını, davacı şirketin halefi olduğu sigortalı ... Genel Müdürlüğünün kanunen tacir sayılması mümkün olmadığından, mutlak ya da nispi ticari dava niteliği bulunmayan uyuşmazlığın genel mahkemelerde (asliye hukuk mahkemesinde) görülerek çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece dava dilekçesi tebliğ edilmeden, dilekçeler teatisi tamamlanmaksızın ön inceleme safhasına geçildiği ve dosya üzerinden görevsizlik kararının verildiğini, bu hususun usule aykırı olduğunu, her ne kadar ... Genel Müdürlüğü tacir değil ise de, rizikonun meydana geldiği dükkanın ... Genel Müdürlüğü tarafından (kamuya yararlı bir işte ödenek sağlamak adına veya başka bir amaçla olsa dahi) bir başkasına işlettirilmesi halinde, bu dükkanın ... Genel Müdürlüğü'nün ticari işletmesi sayılacağı ve bu sebeple huzurdaki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde karara bağlanma şartının gerçekleşmiş olacağının açık olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan doğan davalar ticari nitelikte iş sayılacağından ve işbu uyuşmazlık hakkında Türk Ticaret Kanunu'nun altıncı kitabı olan \"Sigorta Hukuku\" hükümleri uygulanacağından, eldeki uyuşmazlığı çözmeye Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava; sigortalı işyerinde yangından kaynaklanan hasar  nedeniyle yapılan ödemenin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ... tarafından, dava dışı ... Genel Müdürlüğü'nün katılımcı, ...'ın katılım payını ödeyen olarak yer aldığı ile ... numaralı 14/04/2023-2024 tarihlerini kapsayan vakıf katılım vgm işyeri poliçesi düzenlenmiş ve yangın mali sorumluluk teminat altına alınmıştır. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı ... şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; \"Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.\" hükmü yer almaktadır.  HMK 114/1.c maddesi uyarınca \"Mahkemenin görevli olması\" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir...\" düzenlemesi yer almaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ticari davalar, mutlak ticari davalar ve  nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun Türk Ticaret Kanununda düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır ve TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren Yasa'nın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Somut olayda davacı taraf, haksız fiil sorumluluğuna dayalı olarak eldeki davayı açmıştır. TBK'da düzenlenen bu sorumluluğun TTK'nın 4. maddesinde sayılmadığından uyuşmazlıkta mutlak ticari dava bulunmadığı sabittir. Davalı taraf ticari şirket olsada davacının halefiyet gereği yerine dava açtığı poliçede katılımcı ... Genel Müdürlüğü'nün tacir sayılamayacağı anlaşılmıştır. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.03.2016 tarih ve 2015/16009 E., 2016/2626 K. İlamı) Sigorta poliçesinde ... katılımcı olmayıp sigorta ettirene karşılık gelecek şekilde katılım payını ödeyen olarak yer almıştır. ... Genel Müdürlüğü'nün poliçedeki riziko konusu yeri işlettiğine yönelik dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. ... Genel Müdürlüğü'nün işletici olmadığı ve poliçedeki riziko konusu yerinde ticari işletmesi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu kapsamda nispi ticari dava da bulunmadığından ilk derece mahkemesince davada genel mahkeme görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygundur. Davaya konu uyuşmazlık itibariyle göreve ilişkin dava şartı yokluğunun bulunduğunun sabit olması karşısında kamu düzeninden olan bu hususun mahkemece resen gözetilerek tensip tutanağı ile değerlendirme yapılmasının usul ekonomisine uygun olması ile mahkemece başkaca bir işlem yapılmaksızın dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. (Yargıtay HGK 2013/4-2247 E. 2023/1667 K.) Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7af34b35c6bc62a5","SID":"1614d97a592d15be"}}