{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/966 <br>KARAR NO: 2024/2132<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/04/2022<br>NUMARASI: 2020/526 E. - 2022/333 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili hakkında İstanbul ...  İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı dosya ile takip başlattığını ve icra müdürlüğü tarafından müvekkiline gönderilen ödeme emrinin müvekkili tarafından 06.10.2020 günü tebellüğ edildiğini, müvekkilinin takibe dayanak 10.09.2019 düzenleme tarihli, 10.09.2020 vadeli 300.000,00.-TL bedelli bononun aslı gibidir suretinin incelendiğini, her ne kadar bono üzerindeki imza müvekkili imzasına benzetilmişse de mezkur bononun müvekkili tarafından doldurulmamış olduğunu ve imzalanmadığını, davalı tarafça sahte olarak düzenlenen senetin müvekkili hakkında takibe konulduğunu, işbu sebeple ivedilikle takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalı tarafla hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, davalı tarafa borcu bulunmadığını, davalı tarafın sahte bono ile menfaat temin etmeye çalıştığından ayrıca tarafınca Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulduğunu, müvekkili tarafından keşide edilmemiş, imzalanmamış bir senedin icra takibine konu edilmesi sebebi ile davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalı taraf ile arabulucuk görüşmesi yapıldığını ancak anlaşma sağlanmadığını, açıklanan nedenlerle 10.09.2019 düzenleme tarihli, 10.09.2020 vadeli, 300.000 TL bedelli bononun sahte olarak düzenlendiğinin tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe dayanak 10.09.2019 düzenleme tarihli, 10.09.2020 vadeli, 300.000 TL bedelli senet yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra tazminatına mahkum edilmesine, sahteliği iddia olunan senet dolayısıyla icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretini davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili vermiş olduğu cevap  dilekçesinde özetle; davacı borçlunun aleyhine yapılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibi sebebi ile  hem imzasını inkar ettiğini ve hem de borca itiraz ettiğini, açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, esasen davacı gerek imza ve gerekse borca itiraz babında İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/491 E.Sayılı davasını açmış bulunmakta olup bu mahkemede açılan işbu dava aynı konularda açılmış ikinci dava niteliğinde olduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, borçlunun bildikleri yerlerdeki imza asıllarının celbini ve Adli Tıp Kurumu'nda uzman bilirkişiler vasıtası ile imza incelemesi yaptrılmasını talep ettiklerini açıklanan nedenlerle imzanın borçluya ait çıkması halinde davanın reddine, asıl alacak olan 300.000,00.TL'nın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....davaya konu edilen senedin kambiyo senedi olması, davacı asilin senet altındaki imzanın davacının el ürünü olup olmadığı yönünden Jandarma Kriminal Laboratuvarı vasıtası ile imza incelemesi yapılmış, alınan rapor ile inceleme konusu senet üzerinde “...” adına atfen atılı bulunan söz konusu imzanın ... eli ürünü olduğu yönünde rapor düzenlenmiş olmakla birlikte malen kaydının bulunması, yine davacı tarafın iddia ettiği gibi senedin ne amaçla düzenlendiğine ilişkin herhangi bir beyanını dosyaya sunulmaması karşısında davacının iş bu senede karşı itirazlarını senet ile ispat etmesi gerektiği, HMK 202. maddede belirtildiği üzere delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunması halinde tanık deliline başvurabileceği, somut olayda ise davacı tarafından dosyaya delil başlangıcı niteliğinde herhangi bir belgenin sunulmadığı, davacının yemin deliline dayanmamış olması da dikkate alınarak usul ve yasaya uygun delillerle ispat edilemeyen davanın reddine ve davalı hakkındaki tazminat talebinin İhtiyati tedbir kararının icrası nedeniyle alacağına geç kavuşan davalı lehine alacağın %20'si oranındaki 60.000,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,\" karar verilmiştir.  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -müvekkilinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu bonoyu imzalamadığını ve davalı lehtar ...'a teslim etmediğini, imza incelemesi sonucunda işbu bononun hileli şekilde müvekkiline imzalatılmış olduğunu öğrendiklerini, internet üzerinden yapılan araştırma ile işbu dava konusu senet ile benzer olayların olup olmadığına bakıldığını ve kutucuk denilen yöntemle insanlara kargo teslim edilirken ya da sözleşme gibi evraklar imzalatılırken belgeler arasına bono gibi senetlerin de imzalatıldığının anlaşıldığını, bu şekilde senet imzalatan bir örgütün de emniyet mensuplarında çökertildiğini öğrendiklerini, takibe ve davaya konu senedin de hileli yollarla müvekkiline imzalatıldığını, senet üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını, senet üzerindeki adresin müvekkiline ait olmadığını, borçlunun senedi doldurması zorunlu bir unsur olmasa da sahteciliği iddia edilen bir senet söz konusu ise ve bu senedin lehdar tarafından ibraz edilmiş ise mahkemece bu senedin kim tarafından doldurulduğunun lehdara sorulması gerektiğini, mahkemenin, senedin kim tarafından doldurulduruğunu lehdar olan davalıya sorup, davayı aydınlatmadığını,  -İşbu bono lehtar tarafından ciro edilmemiş, lehtar tarafından takibe konu edilmiş olduğunu,  her ne kadar kıymetli evrak olması durumunda temel ilişkiye bakılmayacağı düzenlenmiş olsa bile sahteliği iddia olunan, müvekkiline hileli yollarla imzalatılan bono için temel ilişkiye inilmesi gerektiğini, dava konusu bono üzerinde 'malen' kaydı bulunduğunu, müvekkilinin keşideci, davalının lehtar olduğunu, sahteliği iddia olunan bono yönünden 'malen' kaydının oldukça önemli olduğunu, davalı tarafından müvekkiline davaya konu bonoya mukabil ne mal verdiğini beyan etmesi ve bu malı müvekkiline verdiğini ispat etmesi gerektiğini, Davalı tarafın müvekkiline 'mal' verdiğini ispatlamadığını, -Bonodaki imzanın müvekkiline ait olduğunu öğrendikleri andan sonra Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, akıbetinin sorulmadığını,  kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedine ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir.  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden 10/09/2019 düzenleme tarihli, 10/09/2020 vadeli, 300.000,00.- TL bedelli senet yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 304.327,63.-TL  tutarındaki toplam alacak 10.09.2019 düzenleme tarihli, 10.09.2020 vade tarihli, 300.000 TL bedelli bonodan kaynaklı icra  takibi başlatıldığı görülmüştür.  Senet aslındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünde Jandarma Genel Komutanlığı İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nden alınan 28/01/2022 tarihli raporda; \"İnceleme konusu senet üzerinde '...” adına atfen atılı bulunan imza ile ... in mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada: İmzaların genel şekli ve işleklik derecesi, İmzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı, İmzalarda dönüş hareketlerinin yapılışı, İmzalar içerisindeki buklesel hareketlerinin yapılışı, İmzalardaki dikey çıkış hareketlerinin yapılışı, İmzalardaki noktalama itiyadının yapılışı, İmzaların meyil ve istikamet pozisyonları, İmzaların bitim hareketinin yapılışı, Kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görülmüş olup, inceleme konusu senet üzerinde “...” adına atfen atılı bulunan söz konusu imzanın ... eli ürünü olduğu\" yönünde  kanaatine varılmıştır. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı \"malen\" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı \"nakten\" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni \"mal\" ya da \"nakit\" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir. Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir. Nihayet, “malen” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir (YHGK 2019/(19)11-122 Esas- 2022/400 Karar- 29.03.2022 tarihli karar). Davacı  taraf, davalı ile davacı arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, malen kaydı bulunan senet kapsamında mal satışı olmadığını beyan etmiş ve davalının ispat yükü altında olduğunu iddia etmiş ve Mahkemece lehtar yönünden araştırma yapılmasını istinaf istemi olarak öne sürmüş ise de,  kambiyo senedinde 'Malen' kaydı bulunduğu, dava konusu senedin  kambiyo vasfına haiz olup malen kaydı içerdiğinden mal teslim edildiğine karine teşkil etmesi nedeniyle davacının malın teslim edilmediğinin yazılı delil ile ispatlaması gerektiği,  ispat yükünün davalı değil, davacı tarafta olduğu, davacı tarafça yazılı bir delil sunulmadığı, Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunun, bonodaki imzanın müvekkiline ait olduğunu öğrendikten sonra yapıldığı ve Dairemizce dosyanın akibetinin sorulduğu, yetkisizlik kararıyla İstanbul CBS'nın 2022/58738 soruşturma sayılı dosyasına gönderildiği, İstanbul CBS'nın dosyasının UYAP üzerinden sorgulandığında kapandığının anlaşıldığı, davacı tarafça ceza davası açıldığına dair bir beyanda bulunulmadığı, bu aşamada soruşturma neticesinin sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla beklenilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2022 tarih ve 2020/526 E., 2022/333 K.  sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"412edaac8e34b7a9","SID":"e7dc102ecd7a8145"}}