{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1980 <br>KARAR NO: 2025/13<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2024/385 <br>KARAR NO: 2024/814<br>DAVA TARİHİ: 16/02/2022<br>KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 08/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki sonucunda müvekkili şirketin, davalı şirketten cari hesaptan kaynaklanan 407.650,04 TL alacağının ortaya çıktığını, anılan alacağın tüm taleplere rağmen ödenmediğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nin ... E. sayılı dosyasından iflas yolu ile adi takip başlatıldığını ve Örnek 11 ödeme emrinin borçluya tebliğinin sağlandığını, takibe yasal süresinde itiraz olmadığından kesinleştiğini beyan ederek, icra dosyasındaki borcunun tamamını ödemesi için depo emri verilmesini, depo emrine rağmen borç ödenmediği takdirde davalı şirketin İİK md. 156 hükmü uyarınca iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı şirkete tebligat yapılmış olup cevap dilekçesi sunulmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemenin 29/12/2022 tarihli kararı; \"...İflas yolu ile adi takip İİK'nun 155. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda iflas takibi kesinleştiğinden iflas talebine ilişkin iş bu davanın açıldığı hususu İİK 158 maddesi uyarınca İİK 166 maddesinde yer alan usul ile ilân edilmiştir. İİK 160 maddesi gereğince davacı tarafça iflas avansı mahkememiz veznesine yatırılmıştır. İİK 158/2 maddesi uyarınca depo emri çıkartılmış olup, davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkememiz veznesine veya icra veznesine veya alacaklıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşıldığından İİK'nun 158/2. maddesi gereğince davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.\" 2-Dairemizin 12/06/2024 tarihli kararı; \"...Mahkemece icra müdürlüğünden, 29/12/2022 duruşma tarihine kadar depo emrine esas alacak yönünden kapak hesabı yapılması istenilmiş, 407.650,04 TL takipte kesinleşen miktar, 37.096,16 TL tahsil harcı (bakiye harç oranı 9,10), 59,30 TL başvurma harcı, 60.071,01 TL vekalet ücreti, 78.926,27 TL toplam faiz, 251,70 TL masraf olmak üzere toplam 584.054,48 TL alacak bildirilmiştir. Mahkemece kapak hesabında belirtilen bu tutarlar ayrı ayrı belirtilerek 25/11/2022 tarihinde  depo kararı verilmiştir. Ancak söz konusu hesaplamanın hangi veriler esas alınarak yapıldığı,  işlemiş faiz miktarının hangi oranlar ve tarih aralığı esas alınarak hesaplandığı belli olmadığı gibi hesabın denetime elverişli olmadığı, ayrıca depo kararı 25/11/2022 tarihinde verilmiş olmasına rağmen hesaplamanın 29/12/2022 günü esas alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece depo emrinin verileceği tarih esas alınarak alacak miktarının hesaplanması hususunda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak, her bir alacak kalemi ayrı ayrı belirtilmek suretiyle depo kararı verilmesi ve  7 gün içinde söz konusu bedelin ödenmemesi/depo edilmemesi halinde iflas kararı verileceği hususunun davalı tarafa ihtar/tebliğ edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosyada iflas yoluyla takip itirazsız kesinleştiğinden, alacağın esasına ilişkin inceleme yapılmasına, şirketin ödeme gücünün ve borca batık olup olmadığının araştırılmasına ise gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece depo emrine esas alacak hesap ettirilerek, depo kararının usulüne uygun tebliğ edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına...\" karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 07/11/2024 tarihli kararı; \"...Mahkememizin 27/06/2024 tarihli tensibinin  2 nolu ara kararı gereğince; dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2024 tarih ve 2023/582-2024/875 E.K. sayılı ilamına istinaden Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda depo emrine esas kapak hesabı yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 19/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; \"...Hukuki takdir ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere verilen görev kapsamında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı kesinleşen İflas Yolu ile Adi Takibinde İİK.158.maddesi gereği depo emrine esas miktarının, a-Rapor tarihi itibariyle 407.650,04-TL takip miktarı + 59,30-TL. Başvurma Harcı + 18.548,08-T1.. 44,55 tahsil harcı + 63.071,01-TL. icra vekalet ücreti + 212.911,20-TL. işlemiş faiz +251,70-TL. masraf olmak üzere toplam borç miktarının 702.491,33-TL. olduğu; b-07.11.2024 duruşma tarihi itibariyle İstanbul ...İcra Dairesinin kesinleşen İflas Yolu ile Adi Takipte 407.650,04-TL takip miktarı + 59,30-TL. Başvurma Harcı + 18.548,08-TL. 44,55 tahsil harcı +63.071,01-TL. icra vekalet ücreti + 231.467,23-TL. işlemiş faiz +251,70-TL. masraf olmak üzere toplam borç miktarının 721.047,36-TL. olacağı; kanaatine varılmıştır....\" yönünde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda belirlenen 07.11.2024 tarihli dosya hesabını içeren depo emri 22.10.2024 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından gerek bilirkişi raporunda gerekse depo emrinde bildirilen bakiye borç miktarına karşı karşı itirazda bulunulmamış olup 7 günlük süre içinde depo emrinin gereği yerine getirilmemiştir. 07.11.2024 tarihli duruşmada karar anı itibarıyla icra müdürlüğü veznesine veya davacıya haricen depo bedelinin ödenmemiş olduğu anlaşıldığından davalı şirketin 07.11.2024 günü saat 14:30 itibarıyla iflasına...\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince bilirkişi raporunda yer alan 07/11/2024 tarihli hesaplama baz alınarak 16/10/2024 tarihinde depo kararı verildiğini, depo karar tarihi ile hesap tarihinin uyuşmadığını, bu nedenle eksik ve hatalı inceleme ile hüküm tesis edildiğini, depo emrine esas hesaplamanın kaldırma kararına aykırı ve hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, İİK'nın 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi sonucu açılan iflas davasıdır. İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesi olup dava yetkili ve görevli mahkemede açılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 287.965,69 TL (bakiye cari hesap alacağı), 119.684,35 TL (vade tarihinden takip tarihine kadar TTK 1530/7 uyarınca değişen oranlarda işlemiş temerrüt faizi) olmak üzere toplam 407.650,04 TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmak sureti ile tahsili talebi ile 09/06/2021 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlunun ticaret sicil kaydında kayıtlı \"... Cad. ... Sok. ... No:... Kat:... Şişli/İstanbul\" adresine tebliğe çıkartıldığı, adresin kapalı olması ve muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı imzadan imtina eden komşusu tarafından beyan edilmesi sebebiyle 11/06/2021 tarihinde tebligatın iade edildiği, borçlunun sicilde kayıtlı adresinin de daha önce tebligat çıkartılan \"... Cad. ... Sok. ... No:.. Kat:... Şişli/İstanbul\" adresi olması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğe çıkartıldığı ve 11/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun 7 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. İİK'nın 156/son fıkrası uyarınca, iflas ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde iflasın istenmesi gerekmektedir. Somut olayda, iflaslı takibe ilişkin ödeme emri borçluya 11/08/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 16/02/2022 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. İİK'nın 158/1 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre mahkemece gerekli ilanlar yapılmış, iflas davası 03/11/2022 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, 23/03/2022 tarihinde ... Gazetesi'nde ilan edilmiştir. İİK 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 158.maddesinde \"Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.\" düzenlemesi ile iflas yoluyla takipte, iflas davasının yargılama usulü belirlenmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 05/09/2013 tarihli 2013/4197 E. 2013/5054 K.sayılı kararı; \"...İİK'nın 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, buna göre bulunacak miktar üzerinden verilmesi ve bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarını içermesi gerekir. Mahkemece verilen depo emrinde, icra dosyasındaki borcun asıl alacak, faiz ve diğer giderleri ile birlikte icra dosyasına ödenmesi veya mahkeme veznesine depo edilmesi istenilmiş olup; asıl alacak, işlemiş faiz, icra masrafı ve vekalet ücreti kalemlerinden oluşan meblağ açıkça belirtilmediğinden çıkartılan depo emri İİK'nın 158. maddesi hükmüne uygun değildir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 26/10/2020 tarihli 2017/3091 E. 2020/3281 K.sayılı kararı; \"...Dava, iflas istemine ilişkindir. İİK'nın 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, buna göre bulunacak miktar üzerinden verilmesi ve bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarını içermesi gerekir. Depo kararı, verildiği gün için hesaplanan alacağı içermelidir.Somut olayda mahkemece, 31.01.2017 tarihli celsede depo kararına esas olmak üzere dosya borcunun 07.03.2017 tarihi itibariyle hesaplanması için Kuşadası ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiş ise de icra müdürlüğüne gönderilen yazıda dosya hesabının 03.07.2017 tarihi itibariyle hesaplanması istenmiştir. Denetime elverişli olmayan icra müdürlüğünün hesabında depo emrine esas hesaplama  tarihi 03.07.2017 olarak gösterilmiş olup bu tarih mahkemenin gerekçeli kararından sonraki bir tarihtir. Mahkemece uzman bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp İİK'nın 158. Maddesi hükmüne uygun depo emri çıkartılması gerekirken mahkemenin karar tarihinden sonrasını kapsayan usulüne uygun olmayan depo emri üzerine yazılı şekilde iflasa karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/07/2015 tarihli 2014/5678 E. 2015/5377 K.sayılı kararı; \"...Mahkemece, depo emrinin verildiği güne kadar asıl alacak, faiz ve icra masrafları hesaplattırılıp, borçluya İİK'nın 158. maddesine uygun olarak, depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 24/03/2015 tarihli 2014/9657 E. 2015/1906 K. sayılı kararı; \"...Dava, adi iflas yoluyla girişilen takibin kesinleştiği iddiasına dayalı iflas istemine ilişkindir. İflas yoluyla  takibin  itirazsız  kesinleşmesi üzerine, borçluya  takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır. Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça  gösterilmeli  ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır...\" Emsal kararlarda da açıklandığı üzere, depo emrine esas alacak tutarının depo karar tarihi itibariyle hesap edilmesi gerekmektedir. Nitekim bu açıklamalara ve emsal kararlara Dairemizin kaldırma kararında da yer verilmiştir. Mahkemece, kaldırma kararı uyarınca bilirkişiden rapor alınmış ve duruşma tarihi olan 07/11/2024 tarihi esas alınarak yapılan hesaplama uyarınca 16/10/2024 tarihli depo emri düzenlenerek 22/10/2024 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Ancak alacak tutarı depo emrinin tebliğ edildiği tarih itibariyle hesaplanmadığı gibi depo emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük sürenin dolduğu tarihin dahi alacağın hesap edildiği 07/11/2024 tarihinden önce olduğu, bu durumda tebliğ edilen depo kararında fazladan hesaplama yapıldığı anlaşılmakla şayet 07/11/2024 tarihi esas alınarak yapılan hesaplama uyarınca depo kararı verilecek ise bu kararın davalı tarafa en erken 07/11/2024 tarihinde tebliğ edilmesi gerektiği esastır. Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan iflas kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, depo kararı usul ve yasaya uygun olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/385 E. 2024/814 K. sayılı 07/11/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafça yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75449da870786134","SID":"2ac07ff89c84cfa9"}}