{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/428 Esas<br>KARAR NO: 2025/8<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2022<br>NUMARASI: 2018/355 E. - 2022/883 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı tarafından 25.01.2018 tarihli 25.000,00 TL'lik çekten dolayı müvekkilinin borçlu olduğu iddiası ile hakkında İstanbul Anadolu ...İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası ile 23.393,98.TL. lik alacak için icra takibi yapıldığı, takip konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığı, dolayısıyla  müvekkilinin davalı alacaklıya takip konusu borcu bulunmadığı, müvekkili kendisine gönderilen ödeme emrinden haberdar olmadığından borca süresinde itiraz edemediği ve huzurdaki menfi tespit davasını açmak zorunda kaldığı, takip konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığı , ibraz edilen imza örneklerini gösteren belgelerde çıplak gözle dahi açıkça görüldüğü, yapılacak imza incelemesi sonucunda da takip konusu çekteki imzanın  müvekkiline ait olmadığı tespit edileceği, izah edilen nedenlerle dava konusu icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, İstanbul Anadolu ...İcra Müd. ... Esas sayılı icra dosyasındaki çekteki imzanın  müvekkiline ait olmaması nedeni ile takip konusu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalının haksız icra takibi nedeni ile aleyhine %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında açılmış bu davanın haksız ve kötü niyetli açılmış bir  dava olduğu, müvekkiline davacı tarafından daha önceden verilen çeklerdeki imzalarda aynı olduğu, daha önceki çeklerin müvekkili tarafından tahsil edildiği, davacı imzanın kendisine ait olmadığını  beyan ettiği ancak çekin çalıntı veya kayıp başvurusu olup olmadığını dahi beyan edemediği çünkü iş bu davaya konu çek tarafından müvekkiline verildiği ve daha öncekilerin de ödendiği, kaldı ki davacının müşterisi olduğu banka olan ... A.Ş. Çekteki imzanın davacının imzası olmamış olsaydı çeke işlem yapmayacağı açık olduğu, hatta çek arkasına imzalar uyuşmaması nedeniyle işlem yapılmamıştır kaşesi dahi basılmamış olması çekteki imzanın davacıya ait olduğunun açık bir göstergesi olduğundan bahisle davacının kötü niyetli olarak açmış olduğu davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI;  İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2022 tarihli 2018/355 Esas- 2022/883 Karar sayılı kararıyla; \"Açılan davanın KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 25/01/2018 vade tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU;  Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davanın kötüniyetli olarak açıldığını, delilleri arasında bulunan davacının aynı bankaya ait ödenmiş çek yapraklarının ve itiraz edilmeyen çek örnekleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde alınan 27/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda imzanın davacıya ait olduğu sonucuna ulaşıldığını, mahkemece dosyada bulunan raporun hiçe sayılarak bu çekler gönderilmeden İstanbul Anadolu 3. İcra Ceza Mahkemesinin 2018/70 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile karar verildiğini, davacının daha önceki çekleri ödediğini, davanın kötüniyetli açıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili  istinaf dilekçesine cevabında; mahkemece alınan bilirkişi raporunda karşılaştırmaya esas alınan çeklerdeki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, itiraz ettiklerini, yargı kararlarına da aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/328 E-2019/387 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere o senetteki imzanın karşılaştırmaya esas alınabilmesi için, borçlu tarafından atıldığı hususunda takibin taraflarının anlaşması gerektiğini beyanla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. Davalı alacaklı vekilinin ilk derece mahkemesine ibraz ettiği bila tarihli dilekçesinin 21/10/2024 tarihinde Dairemize gönderildiği, davalı alacaklı vekilinin icra dosyasına konu borcun tarafların anlaşması neticesinde davacı tarafça ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, dosyanın kapatılması gerektiğini beyan etmiştir. Dairemizce davalı vekilinin dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilerek beyanda bulunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmişse de, tebligatın 13/11/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen beyanda bulunmamıştır. <br>GEREKÇE: İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin ilk derece mahkemesine ibraz ettiği dilekç.sı .. E) sayılı icra dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde, 11/10/2024 tarihinde icra dosyasının kapak hesabı yapıldığı, dosya borcunun 64.844,36 TL olarak hesaplandığı, borçlu tarafından 15/10/2024 tarihinde 64.945,00 TL olarak dosya borcunun ödendiği anlaşılmıştır. İİK 72/5 maddesi gereğince, menfi tespit davasının borçlu lehine hükme bağlanması halinde takip derhal duracağından, davacı borçlu tarafından mahkemenin davanın kabulü kararından sonra yaptığı ödemenin icra baskısı altında ödeme olduğundan bahsedilemeyecektir. Davacı borçlu tarafça iradi olarak dosya borcunun ödendiği, bu durumda menfi tespit davasının devamında tarafların hukuki yararının bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyada tedbir kararı verilmediğinden davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, konusuz kalan davadaki haklılık koşullarının incelenmesinde, davacı tarafça dosya borcu iradi olarak ödendiğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmesi  gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile, 2- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/10/2022 tarih, 2018/355 E., 2022/883 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-  Dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 444,65 TL'nin mahsubu ile  eksik alınan 170,75‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,  4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre, dava değeri dikkate alınarak  26.036,69 TL nispi vekalet ücreti taktirine, davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 101,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 593,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ef63ee3f45e0d19","SID":"dd78391eab61264a"}}