{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACILAR\t: 1-..., <br>\t\t2-... - ...- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...-<br>DAVALI\t: 1 -... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-<br>DAVALI\t: 2 -...-...- ...<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/01/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile 2021 yılının Kasım ayının başında müvekkili ... ait taşınmaza merdiven yapımı için görüşülmeye başlandığını, merdivenlerin 1.200,00 €'ya mal olacağı konununda mutabakata varıldığını, merdivenin basamak kısımları için ise davalılar müvekkili beraber çalışmış oldukları üçüncü kişi  ...  yönlendireceklerini söylediklerini, müvekkil 2021 yılının Kasım ayının sonunda, montaj dahil 2-ay içerisinde işin bitireceğinin söylenmesi üzerine teklifi kabul ederek davalının atölyesinde davalıya elden 600.00 USD ödediğini, müvekkil  ...  aynı zamanda davalının kendisini yönlendirdiği  ... ile de anlaşarak kendisine bir miktar avans ödemesi yatığını ve işi kendisine verdiğini, müvekkilinin işi gereği çok sık yurtdışına gittiğini ve Bodrum'da bulunduğu zamanlarda davalı şirket atölyesine uğrayıp işin ilerleyişini sorguladığını, şubat ayında yurtdışından dönen müvekkil işin ilerlemediğini gördüğünü,  ... ile yapılan görüşmede merdiven basamaklarının bitirildiğini monte için davalı şirketin yapacağı kısmın yerleştirilmesini beklendiğinin öğrenildiğini, şubat ayı sonunda da herhangi bir iş yapılmamış olduğunu gören müvekkil davalı şirket ile görüştüğünü, yapılan ödemeye ek olarak merdivene tırabzan, küpeşte konulmasının gerektiğinden bahisle müvekkilden 20.000.00 TL daha talep edildiğini ve Müvekkilin işin 1 ay içinde tamamlanması şartıyla ödeme yapmayı kabul ettiğini, müvekkilinin merdiven yapılacak taşınmazın kıymetli bir taşınmaz olduğunu ve yaz döneminde bu taşınmazı kiraya vererek önemli bir gelir elde ettiğini ve bu iş geciktiği takdirde bu geliri kaybetme riski olduğunu, söz konusu taşınmazda merdiven yapılmasıyla eş zamanlı olarak genel bir tadilatın da başlamış olduğunu ve merdivenlerin gecikmesi durumunda tadilatın yaz sezonuna kadar yetişemeyeceğini davalı tarafa anlatıp, işin zamanında yapılmasının öneminin belirtildiğini, müvekkilinin işi dolayısıyla mart ayında 1 ay süre ile yurtdışına gitmesi gerekmiş, nisan ayında yurtdışından döndüğünde yine hiç bir işin yapılmadığını görüp, davalı tarafa daha önce uyarılar yapmış olmasına rağmen merdivenlerin hala yapılmaması, davalı tarafın sorumsuz davranışları ve iyi niyetinin suiistimal edilmesinden ötürü davalı tarafla ciddi tartışmalar yaşandığını, haziran ayında davalı taraf merdivenlerin yapımının bittiğini söyleyip montajdan önce bedelin ödenmesini istediğini, müvekkilinin de bakiyeyi ve taşıma ücretini de ödeyerek merdiveni naklettiren iş olduğunu, merdiven yerine monte edildikten hemen sonra ortasından kırılmış olup müvekkilinin davalıya bu durumu bildirdiğini, ancak davalıdan geri dönüş alamadığını, davalı merdivenleri görmeye bile gelmediğini ve ilgilenmediğini, davalıların savsaklaması ve ayıplı ifası sebebiyle müvekkil kira bedelinden mahrum kalmış, monte ve iade nakliye ve işlemleri için masraflar yapmak zorunda kalındığını, işbu sebeple davalı borçlu aleyhine Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün  ...  Sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş ve davalı borçlu 04.08.2022 tarihli dilekçe ile borca itiraz etmiş ve bunun üzerine icra takibin durduğunu beyanla, takibin devamına ve itirazın iptaline, %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"taraflar arasında \"sözlü olarak\"  metal merdiven yapımı için eser sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmeye göre yapılan metal merdivenin montaj esnasında kırıldığı, ancak davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanına göre, montaj işinin sözleşmeye dahil olmadığı, (davacının bu hususta herhangi bir yazılı delili bulunmadığı) montajı yapan 3. kişinin montaj esnasında merdiveni kırdığı ve tamiri için tekrar davalı şirkete metal merdiveni getirdiği, merdivenin davalı tarafından tamir edildiği ancak davacı tarafından kalan bakiye merdiven bedeli ödenmediğinden davalı tarafından merdivenin davacıya yeniden teslim edilmediği, bunun üzerine davacının kendinde kalan trabzanları  da davalı şirketin kapısına bıraktığı ve davalı şirkete iade faturası kestiği ve davalı şirketinde bu iade faturasına itiraz ettiği, Mahkemece, dava konusu edilen merdivenin yapıldığı adreste keşif yapılmasına karar verildiği, keşifteki gözleme göre, davacının villasının bulunduğu aynı bahçeye ek bir bina yaptırdığı, bu binanın keşif tarihinde dahi kaba inşaatının devam ettiği, kiralanmasının bu haliyle mümkün olmadığı gibi belediyeye yazılan müzekkereye verilen cevapta, dava konusu edilen ve merdivenin takılması için anlaşılan ek binanın ruhsatının olmadığı yani eserin (merdivenin) yapılacağı binanın \"kaçak yapı\" olduğu anlaşıldığı, ayrıca keşif tarihinde dahi ek yapı kiralanabilecek vaziyette değildir. Davacı vekili her ne kadar davalı tarafa 69.030,00 TL ödediğini iddia etmiş, icra takibinde de eksik-ayıp imalat bedeli olarak bu bedeli icra takibine konu etmiş ise de, davacı vekili son celse olan 08/10/2024 tarihli duruşmada davalı tarafa ödenen bedel olan 30.000,00 TL'lik ödeme dekontunu dosyaya sunmuştur. Bu dekont haricinde davalı şirkete yapılan ödemeye ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu sunulan dekonttaki bedel ile davalı şirket yetkilisinin yemin beyanında davalı tarafça 30. 000,00 TL alındığı beyanı tam olarak örtüşmektedir. Her ne kadar davacı vekili son celse de 3. Kişiye yaptırdığı merdiven faturalarını dosyaya sunmuş ise de, TBK'nun 479. Maddesinde belirtildiği üzere, \" İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.\" şeklindedir. Davacı taraf, merdiven bedelinin tamamını eserin teslimi aşamasında ödemediği gibi eksik-ayıp ihbarınıda usulüne uygun yapmamıştır. Davacı vekilinin 26/03/2024 tarihli beyan dilekçesi incelendiğinde, 49.030,00 TL bedelin seyyar merdine için ödendiğini, 20.000,00 TL'lik bedelin de trabzan ve korkuluk için ödendiğini bildirdiği, bilirkişi raporuna göre,  trabzan korkulukların özel ölçülere göre imal edildiğini ve sonrasında farklı projelerde yahut farklı ölçüsü olan yerlerde kullanılamayacağının rapor edildiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davacı davalıya 30.000,00 TL ödeme yapmış olup, eseri ( merdiveni) geri iade etmiş yani sözleşmeyi feshetmiştir. Davacının  davalıya ödediği bu bedel gereğince Bodrum 1. İcra Dairesi'nin  ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takipte konu edilen diğer alacaklar yönünden davacının davalıdan alacaklı olmadığı kanaatine varılarak, icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine, Davalı ... Gündoğan yönünden ise Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre, davalı ...  davalı şirkette herhangi bir yetkisi ve ilgisi bulunmadığından davanın Pasif Sıfat Yokluğundan Reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davalı ... ile 2021 yılının Kasım ayının başında davacı ...'e ait taşınmaza merdiven yapımı için görüşülmeye başlandığını, merdivenlerin  1.200,00 €'ya mal olacağı konununda mutabakata varıldığını, merdivenin basamak kısımları için ise davalılar müvekkili beraber çalışmış oldukları üçüncü kişi Erhan Şerifoğlu'na yönlendireceklerini söylediklerini, davacının 2021 yılının Kasım ayının sonunda, montaj dahil 2 ay içerisinde işin bitireceğinin söylenmesi üzerine teklifi kabul ederek davalının atölyesinde davalıya elden 600,00 USD ödediğini, Davacı ... aynı zamanda davalının kendisini yönlendirdiği Erhan Şerifoğlu ile de anlaşarak kendisine bir miktar avans ödemesi yapmış ve işi kendisine verdiğini, davacının işi gereği çok sık yurtdışına gittiğini ve Bodrum'da bulunduğu zamanlarda davalı şirket atölyesine uğrayıp işin ilerleyişini sorguladığını, şubat ayında yurtdışından dönen davacının işin ilerlemediğini gördüğünü, Erhan Şerifoğlu ile yapılan görüşmede merdiven basamaklarının bitirildiğini monte için davalı şirketin yapacağı  kısmın yerleştirilmesini beklendiğini öğrendiği, haziran ayında davalı taraf merdivenlerin yapımının bittiğini söyleyip montajdan önce bedelin ödenmesini  istediğini, Davacı da bakiyeyi ve taşıma ücretini de ödeyerek merdiveni naklettirdiğini, merdiven yerine monte edildikten hemen sonra ortasından kırılmış olup davacının davalıya bu durumu bildirdiğini, ancak davalıdan geri dönüş alamadığını, davalının merdivenleri görmeye bile gelmediğini ve ilgilenmediğini, davacının yapmış oldukları anlaşmadaki ödemeyi eksiksiz bir şekilde yapmış olmasına rağmen davalı taraf üzerine düşen yükümlükleri yerine getirmediğini, davacının da merdivenleri söktürerek davalıya iade ettiğini ve uğradığı zararların tazmini için yasal yollara başvuracağını belirttiğini, tüm anlatılanlar birlikte değerlendirildiğinde haksız ve mesnetsiz olarak tanzim ettirilen bilirkişi tarafından belirtilmiş olan gayrimenkul değerleme uzmanının eksikliği giderilmeden, talepleri detaylıca değerlendirilmeden hüküm kurulduğu, kapsamlı incelemeler gerçekleştirilmediğini,  bu nedenle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının iddialarının yersiz olduğunun anlaşıldığını, davalı şirketin üstlendiği edimi eksiksiz olarak yerine getirdiğini, montaj sırasında oluşan zararı bile sorumluluğunda olmamasına rağmen giderdiğini, fakat karşı tarafın sözleşme edimlerine uymayarak davalı şirketi zarara uğrattığını, davaya konu olan işin karşılıklı olarak alınan şeylerin takasıyla giderilebilecek bir iş olmadığını, davalının iş için yaptığı malzemeleri kullanamadığını,  söz konusu malzemeler ile işçi masraflarının da hesaplanarak tutardan düşürülmesi gerektiğini, davalının davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamakta olup zarara uğrayan asıl tarafın davalı şirket olduğunu, bu sebeplerle istinaf taleplerinin kabulünü istemiştir.<br>Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... ile  2021 yılının Kasım ayının başında davacı ...'e ait taşınmaza merdiven yapımı için görüşülmeye başlandığını, merdivenlerin  1.200,00 €'ya mal olacağı konununda mutabakata varıldığını, merdivenin basamak kısımları için ise davalılar davacıları beraber çalışmış oldukları üçüncü kişi Erhan Şerifoğlu'na yönlendireceklerini söylediklerini, davacının 2021 yılının Kasım ayının sonunda, montaj dahil 2 ay içerisinde işin bitireceğinin söylenmesi üzerine teklifi kabul ederek davalının atölyesinde davalıya elden 600,00 USD ödediğini, Davacının ... aynı zamanda davalının kendisini yönlendirdiği  ...  ile de anlaşarak kendisine bir miktar avans ödemesi yapmış ve işi kendisine verdiğini, davacının işi gereği çok sık yurtdışına gittiğini ve Bodrum'da bulunduğu zamanlarda davalı şirket atölyesine uğrayıp işin ilerleyişini sorguladığını, şubat ayında yurtdışından dönen davacının işin ilerlemediğini gördüğünü, ... ile yapılan görüşmede merdiven basamaklarının bitirildiğini monte için davalı şirketin yapacağı  kısmın yerleştirilmesini beklendiğini öğrendiğini,  Şubat ayı sonunda da herhangi bir iş yapılmamış olduğunu gören davacının davalı şirket ile görüştüğünü, yapılan ödemeye ek olarak merdivene tırabzan, küpeşte konulmasının gerektiğinden bahisle davacılardan 20.000,00 TL daha talep edilmiş ve davacıların işin 1 ay içinde tamamlanması şartıyla ödeme yapmayı kabul ettiğini, Haziran ayında davalı taraf merdivenlerin yapımının bittiğini söyleyip montajdan önce bedelin ödenmesini istediğini,  davacının da bakiyeyi ve taşıma ücretini de ödeyerek merdiveni naklettirdiğini, Merdiven yerine monte edildikten hemen sonra ortasından kırılmış olup davacının davalıya bu durumu bildirdiğini, ancak davalıdan geri dönüş alamadığını, davalı merdivenleri görmeye bile gelmediğini ve ilgilenmediğini, Davacıların yapmış oldukları anlaşmadaki ödemeyi eksiksiz bir şekilde yapmış olmasına rağmen davalı taraf üzerine düşün yükümlükleri yerine getirmediğini, Davacıların merdivenleri söktürerek davalıya iade etmiş ve uğradığı zararların tazmini için yasal yollara başvuracağını belirttiğini, bilirkişi tarafından tanzim edilen yerel mahkeme dosyasına tanzim edilen 21.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; Dava konusu merdiven montajının yapılacağı taşınmazda, keşif tarihinde farklı firma tarafından yapılmış merdiven olduğunun görüldüğünü, dava konusu merdivenin yapıldığı davalıya ait üretim atölyesine gidilmiş olup yapılan incelemede dava konusu merdiven de dahil olmak üzere modüler nitelikte üretildiği ve davalının beyanlarının aksine sonradan başka projelerde kullanılabilir nitelikte bir imalat ürünü olduğu kanaatine varıldığını, taraf beyanlarından da montajı yapılan ilk merdivenin ayıplı olduğu kabul edildiğinden bu hususta bir ihtilaf olmadığının anlaşıldığının belirtildiğini, kırık merdiven sökümü ve kırık merdiven nakliye bedelinin yapılması gereken işlerden olduğu belirtildiğini, dava konusu merdiven montajının yapılacağı üst katın yaşam mahali şeklinde oluşturulduğu işbu haliyle ileride kiralanabilmeye müsait bir mahal olduğu değerlendirilmiş olup buna ilişkin iddia konusu yoksun kalınan kira bedelinin ise alanında uzman gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğinden bahsedildiğini, ancak bilirkişinin bu yöndeki görüşleri dahi dikkate alınmaksızın haksız ve dayanaksız bir şekilde eksik olarak hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, haklı davalarının tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken davalı tarafından gerçekleştirilmiş olan haksız ve mesnetsiz işbu istinaf başvurusunun reddi gerektiğini belirtmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Davaya konu Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün ........... E.  takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... ve  ...  olduğu, Borçlusunun ... ve ... olduğu, 69.030,00 TL eksik/ayıplı imalat bedeli, 75.000,00 TL haziran ayına ilişkin mahrum kalınan kira bedeli, 25.000 TL eksik/ayıplı imalatlara ilişkin tazminat bedeli, 1.276,03<br>TL haziran ayına ilişkin mahrum kalınan kira bedeline 02.06.2022 tarihinden itibaren işlemiş faiz, <br>1.174,46 <br>TL eksik/ayıplı imalat bedeline 02.06.2022 tarihinden itibaren işlemiş faizi, <br>425,34<br>TL  eksik/ayıplı imalatlara ilişkin tazminat bedeline 02.06.2022 tarihinden itibaren işlemiş faizi, toplam 171.905,83<br>TL alacağa ilişkin olduğu, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. <br>Dosya kapsamına göre, davalı şirket ile davacılar arasında davacı ...'in taşınmazına merdiven yapılması ile ilgili sözlü eser sözleşmesi bulunduğu; bu sözleşmeye göre davalı şirketçe merdiven omurgasının (karkası) 1200 EURO bedel karşılığında yapılacağı, yine daha sonradan tarafların sözlü olarak anlaşmasına göre de merdiven için 20.000,00 TL bedel karşılığında trabzan ve korkuluk yapılacağı, merdiven basamaklarının ise dava dışı üçüncü kişi tarafından yapılacağı konusunda ihtilaf bulunmadığı, dosya kapsamında davalı şirketin de kabulünde olduğu üzere davacı tarafça davalı şirkete 30/05/2022 tarihinde banka havalesi yolu ile 30.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunda da taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır.<br> Davacı taraf, anlaşılan ödemeyi tam ve eksiksiz olarak yapmasına rağmen davalı şirketin edimini tam olarak yerine getirmediğini, merdiven omurgasının ayıplı teslim edildiğini, ayıbın ihbarına rağmen davalının ayıbı gidermediğini, bu nedenle montajı yapılan merdiven trabzan ve korkuluklarının da sökülerek ayıplı merdiven omurgası ile birlikte davalıya teslim edildiğini, sözleşmeye güvenerek yaptığı merdiven basamaklarına ilişkin masrafların, merdivenlerin sökümü ve nakliyesi masraflarının, davacıya yaptığı ödemenin ve taşınmazın kiraya verilememesi nedeni ile uğradığı kazanç kaybının davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı şirket ise davacı tarafça sözleşme bedelinin eksik ödendiğini, merdiven omurgasının montaj sırasında kırılmasına ve montajın kendi sorumluluğunda olmamasına rağmen merdiven omurgasını iyiniyetle tamir ettiğini fakat davacının sözleşme bedelini tam olarak ödememesi nedeniyle merdiven omurgasını davacıya teslim etmediğini, davacının daha sonra merdiven trabzan ve korkuluklarını da sökerek işyerinin kapısına bırakıp gittiğini, davanın reddini talep etmiştir.<br>Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmesiyle bir eser meydana getirmeyi üstlenen yüklenici, üstlendiği bu edimi iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek ve meydana getirilen eseri teslim etmek, iş sahibi de eserin teslimi ile muaccel olan iş bedelini ödemek borcu altındadır.<br> Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyetiyle iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. ( Yargıtay 15. HD 20.03.2017 tarih ve 2017/526 E- 2017/1199 K) <br>Eser sözleşmelerinde iş sahibi kararlaştırılan iş bedelini ödemekle sorumludur. Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK 200 vd maddelerdeki düzenlemelerin sonucu olarak hukuki işlem niteliğinde olan ödeme olgusunun kural olarak yazılı delille veya diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir.<br>TBK 479/1.maddesi gereğince iş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eser sözleşmelerinde akdî ilişkinin varlığı ve işin yapılıp teslim edildiğini ispat  yükleniciye, eser  bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine aittir.<br>Eser sözleşmelerinde ana kural öncelikli ifanın yükleniciye ait olmasıdır. Yüklenici tarafından iş tamamlanıp teslim edilmedikçe iş sahibi ödemezlik defini ileri sürerek ödemeden kaçınabileceği gibi eksik ve kusurlu teslim ve ifa halinde de iş bedelinin bunların giderim bedeli kadarlık kısmını ya da tamamını ödemekten kaçınma hakkını haiz olacaktır.Yüklenicinin iş bedeline hak kazabilmesi için eseri imar, fen ve sanat kuralları tekniğine uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmesi gerekmektedir. Bu şekilde bir teslim yok ise yüklenici iş bedeline hak kazanamayacaktır. <br>Somut olayda, davalı yüklenici şirket, merdiven omurgası ve trabzan ile korkulukları davacıya teslim etmiş; montaj sırasında merdiven omurgasının kırıldığı, bu nedenle ayıplı olduğu davacı iş sahibi tarafından iddia edilmiştir. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve tarafların da bu yönde bir iddia ve savunması da bulunmadığından montajın davalı yüklenicinin sorumluluğunda bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkemece yapılan keşifte merdiven omurgası mevcut olmadığından bilirkişice incelenememiş; bu nedenle merdiven omurgasının davalının sorumluluğunda olmayan ve üçüncü kişinin yaptığı montaj nedeni ile mi yoksa hatalı üretim nedeni ile mi kırıldığı yani işin davalı yüklenici tarafça ayıplı olarak yapıldığı dosya kapsamında davacı tarafça ispat olunamamış; bu nedenle davacı iş sahibinin bakiye sözleşme bedeline ilişkin borcu ödemekten kaçınmayı haklı gösteren (ödemezlik def'i gibi) bir sebebin de bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı taraf sözleşme bedelini tam ve eksiksiz olarak ödediğini savunmuş ise de; ödendiği davalı tarafın kabulünde de olan 30.000,00 TL dışında başkaca ödeme yaptığına dair dosyaya delil sunamamıştır. Davacı sözleşme bedelinin bakiyesinin ödenip ödenmediğine ilişkin yemin deliline de dayanmış, davalı şirket yetkilisi bakiye bedelin ödenmediğine dair yemini eda etmiştir. Bu durumda davacı taraf, sözleşme bedelinin tam ve eksiksiz olarak davalı yükleniciye ödendiğini usulünce ispat edememiştir. Bu nedenle davacı tarafın ayıplı olduğunu iddia ettiği eser nedeni ile yapılan masrafları davalı yükleniciden talep hakkı bulunmamakta, davacının sözleşmeyi fesih iradesi nazara alınarak ödediği bedelin iadesini talep edebileceğine dair mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Davacılar vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde ise;<br> İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295  Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği dolayısı ile likit olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki mahkeme kararında da bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Tüm bu nedenlerle, dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacılar vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 tarih, ... Esas,.... Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafın istinaf başvurusuna yönelik alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davalı ...nin istinaf başvurusuna yönelik alınması gerekli 2.049,30 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 512,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.537,30 TL harcın davalı ...nden tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/01/2025\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"926edeadb9de9967","SID":"872d9b2eb9add656"}}