{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1730 <br>KARAR NO: 2025/22<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18.09.2024 ara karar <br>NUMARASI: 2024/540 E.<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili firma ile ... Bankası A.Ş. Güneşli Çarsı Şubesi arasında 10/06/2021 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, kiralayan kurumun, Bakırköy ... Noterliği'nin 23/11/2023 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile taraflar arasında imzalanan 10/06/2021 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin eki niteliğinde olan Ödeme Planı'nın kar payı oranı ve maliyeti etkileyen diğer unsurlarda gerçekleşen artışa istinaden güncellendiğini ve ödemelerin Güncel Ödeme Planı çerçevesinde yapılmasını talep ettiğini, akabinde davacı tarafça Beyoğlu ... Noterliğinin 27/11/2023 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile değişen ödeme planının kabulünün mümkün olmadığı ve sözleşme imza tarihi itibariyle belirlenen ödeme planı çerçevesinde ödemelerin yapılacağının ihtar edilmiş olduğunu, müvekkilinin cari hesaplarına bloke konulmuş olması ve müzakere edilmeden belirlenen yeni ödeme planı uyarınca taksitlerin tahsil edilmesi sebebiyle müvekkili tarafından 22/02/2024 tarihli 6.597,22 USD'lik taksit için aynı yöntem üzerinden tahsilatın gerçekleştirilmesi beklentisi ile taksit ödemesi yapılmadığını ve gecikmeye bırakıldığını, müvekkilinin cari hesabında bakiye olmasına rağmen müvekkilinin bilgisi dışında ve vade gününden önce katılım hesabının bozularak tahsilat sağlandığını, aynı zamanda müvekkilinin söz konusu sözleşme kapsamında 25.000 USD teminat yatırmış olduğunu, ilgili bankanın  vadesinin dolmasına az bir zaman kala katılım hesabını müvekkilinin bilgisi dışında bozarak da müvekkilini zarara uğrattığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin genel işlem koşullarına tabi olduğundan da bahisle davanın kabulüne, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı aylık 1595,52 USD ’nin ödeme planına göre ise toplamda 47.865,6 USD 'nin dava günkü değeri ile 1.627.502,2 TL nin aylık ödeme tarihinden itibaren avans faizi  ile istirdadına , dava tarihine kadar yapılan ve dava sırasında ödenecek bedellerin davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yapılan ödemelerin sözleşme devamında telafisi güç zararların doğmaması adına sözleşme devamınca yapılacak ödemelerin sözleşmenini ilk halinde belirtilen ödeme planı üzerinden olacak şekilde devamına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \" Alacağın varlık ve miktarına dair yakın ispat koşullarının oluşmaması nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile ... Bankası A.Ş. Güneşli Çarsı Şubesi arasında 10/06/2021 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme eki niteliğinde ödeme planında kar payı oranı ve maliyeti etkileyen diğer unsurlarda gerçekleşen artışa istinaden ödeme planı güncellenmesinin kendilerinden talep edildiğini, güncel ödeme planını kabul etmediklerini, ve eski ödeme planına göre ödeme yapılacağının karşı tarafa bildirildiğini, akabinde ihtiyati tedbir  tespit davası açtıklarını ve mahkeme ara kararı ile taleplerinin reddedildiğini, davanın açılmasından hüküm verilinceye kadar geçecek zaman zarfında daha ziyade bir düzenleme veya eda amaçlı ihtiyati tedbir kararı alınarak taraflardan biri (veya her iki taraf) için doğabilecek bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın engellenmesi amaçlandığını, davalı \"kötü niyetli olarak\" ödeme planında değişiklikler yaptığını, dava konusunun 'para alacağı olduğu' ve davalı yanca ödeme yapmaktan kaçınılması hali ivedilikle tedbir/haciz uygulanmasını zorunlu hale getirdiğini, dosya kapsamında taraflarınca 20.10.2023 tarihinde 25 bin dolar peşinat ödemesi yapılmış işbu hususa ilişkin dekontlar mahkeme dosyasına sunulduğunu, yapılan peşinatın amacı düşünüldüğünde bankanın hali hazırda alacağını garanti altına aldığının ortada olduğunu,  ülkemiz şartlarında dolar kurunun yüksek meblağlarda olması sebebi ile yapılacak olan ödemelerin eski ödeme planına göre yapılması sözleşme kapsamında güçsüz taraf olan müvekkilin doğacak zararını azaltacağından  haklı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararın, haklı ve hukuka uygun olduğunu,  müvekkili Banka tarafından ödeme planında yapılan değişikliğin davacının kendi kusur ve ihmali ile 2 yıl 3 ay geciktirmiş olduğu ithalat işleminden kaynaklandığını ve müvekkili Banka ile davacı arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözlemesi'nin 15.maddesinde açıkça belirtildiğini,  müvekkili banka tarafından haklı, hukuka ve sözleşmeye uygun değişiklik yapıldığını, bu hususun yargılama neticesinde ortaya konulabileceğinden davacının geçici hukuki koruma talebinin reddi gerektiğinden ,istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle  menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili,  10/06/2021 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, davalının ödeme planını güncellediğini, müvekkilinin cari hesabında bakiye olmasına rağmen müvekkilinin bilgisi dışında ve vade gününden önce katılım hesabının bozularak tahsilat sağlandığını zarara uğrattığını, genel işlem koşullarına tabi olan sözleşme gereğince müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı aylık 1595,52 USD ’nin ödeme planına göre ise toplamda 47.865,6 USD 'nin dava günkü değeri ile 1.627.502,2 TL nin aylık ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile istirdadına, sözleşme devamınca yapılacak ödemelerin sözleşmenini ilk halinde belirtilen ödeme planı üzerinden olacak şekilde devamına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece \" davacı tarafça talep olunan ihtiyati tedbir isteminin mahkememizce yapılacak yargılama neticesinde ve karşılıklı delillerin toplanması ile ulaşılacak sonuca göre \"...\" hükmünde olması nedeni ile \"sözleşme devamınca yapılan ödemelerin sözleşmenin ilk halinde belirtilen ödeme planı üzerinden olacak şekilde\" devamına dair ihtiyati tedbir isteminin HMK 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat olgusunun, bu aşamada gerçekleşmediği\" gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.  Davacı vekili yukarıda özetlenen nedenlerle istinaf talep etmiştir.  HMK 389. maddesi ile de ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma olarak düzenlenmiş olduğundan  diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire kararı verilemeyecektir. Somut olayda, davacı vekili , finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, kabul etmedikleri tek taraflı güncellenen ödeme planı nedeniyle fazla ödediği bedellerin istirdadını ve  ihtiyati tedbir kararı verilerek devam eden kira ödemelerinin önceki ödeme planına göre yapılmasına karar verilmesini istemiş olup, dava tarihinden sonra yapılacak kira ödemelerinin eldeki davanın konusu olmadığı,  ihtiyati tedbir müessesesinin ancak  uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma  fonksiyonu dikkate alındığında, tedbir yolu ile  önceki ödeme planının devamına karar verilmesi  halinde   dava sonucunda elde edilecek menfaatin , davayı esastan çözecek ve ihtiyati tedbir kararı ile elde edilmesi sonucunu doğuracağından bu şekilde  ihtiyati tedbir kararı verilmesine yasal olanak bulunmadığı  açıktır. Mahkemece yasal ve yeterli gerekçeye dayalı tedbir talebinin reddi kararının hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2024 tarih ve 2024/540 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/01/2025\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"079543d53e782a9d","SID":"0935d29b684da948"}}