{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/202 Esas 2024/1240  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/202 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1240<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2022 (Karar) - 27/12/2022 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2020/604 Esas  2022/311 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t : 21/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 20/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; hesap kat ihtarnamesine karşı müvekkilleri tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile muaccel hale gelmiş likit bir borç bulunmadığı, ihtarnamede yazan borç tutarının yanlış hesaplandığı, bu nedenle asıl alacak miktarına ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiğini, ihtarnamenin müvekkili ...'a tebliğ edilmediğini, müvekkili ... yönünden temerrüt koşullarının oluşmadığını, geçerli bir kefalet bulunmadığını, banka ile şirketler arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmadan evvel, banka ile şirketler arasında özellikle faiz hükümlerine ilişkin hiçbir müzakere yapılmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine itirazlarının kısmen iptaline, takibin davalılar ... Gayrimenkul Ltd. Şti. ve ... İnşaat Ltd. Şti. yönünden aynı şartlarla devamına, davalı ... yönünden 381.890,35 TL üzerinden asıl alacak tutarı olan 352.507,22 TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %20,28 gecikme cezası ve %5 BSMV üzerinden devamına, %20 oranında 78.836,336 TL icra inkar tazminatının davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden  76,378,07 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsilde tekerrür etmemek üzere müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tMahkemece 27/12/2022 tarihli ek karar ile davalılar vekilinin eksik istinaf harçlarının ve istinaf giderlerinin ödenmesi için çıkarılan muhtıranın tebliğine rağmen verilen bir haftalık kesin süre içerisinde eksik harçları ve istinaf giderlerini yatırmadığı, HMK'nun 344. maddesi uyarınca davalıların istinaf yoluna başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nun 344. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden de takibin aynı koşullarla devamı gerektiğini, anılan davalının sözleşme gereğince üzerine düşen adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı ... müteselsil kefil olduğundan asıl borçluyla aynı statüde olduğunu, borçtan asıl borçlu gibi sorumlu bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar  vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmeksizin ve ihtarla verilen süre beklenmeksizin başlatılan icra takip tarihi itibarıyla muaccel bir alacağın bulunmadığını, bu hususun dava şartı olup resen gözetilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı yönünden koşulların oluşmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu, TBK'nun 20. Maddesi uyarınca genel kredi sözleşmesinin yok hükmünde olacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\t Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t Dairemizin 2022/1856 Esas 2022/1522 Karar sayılı  kararıyla istinaf başvuru dilekçesini veren davalılar vekilinin eksik nispi istinaf karar harcı ile istinaf giderlerinin yatırılması için ilk derece mahkemesine müzekkere yazılmış, anılan müzekkere üzerine işlem muhtırası davalılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak verilen bir haftalık kesin sürede muhtıra ile bildirilen eksik nispi istinaf karar harcı ile istinaf giderlerini yatırılmadığından HMK'nun 346/1. maddesi gereğince gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir <br>\tDairemizin anılan kararı üzerine ilk derece mahkemesince bu kez davalılar vekilinin verilen kesin süreyi içerir işlem muhtırasının usulüne uygun tebliğine rağmen kesin süre içerisinde eksik istinaf harçlarını ve istinaf giderlerini ikmal etmediği gözetilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiştir. Ek karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmadığından Dairemizce yapılacak istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkindir. <br>\tYargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 29/06/2021 tarihli kök, 03/03/2022 tarihli ek rapor, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/8011 sayılı takip dosyası, genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarı dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/8011 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 394.181,68 TL nakit alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirketlere 18/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'a bila tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük itiraz süresi içerisinde 25/09/2020 tarihinde takibe konu borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tAnılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile davalı şirketler arasında 12/03/2014 tarihinde akdedildiği, sözleşmede davalı ...'ın 2.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, anılan davalının  kefaletinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavacı tarafından kredi hesabı kat edilerek davalılara 09/07/2020 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Anılan ihtaranmede toplam 348.118,13 TL nakit alacağın ödenmesi için davalılara 1 gün atıfet süresi verilmiştir. İhtarname davalı asıl borçlu şirketlere 13/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, diğer davalı ...'a ise bila tebliğ olmuştur. <br>\tYargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi kök raporu ile kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, davalı şirketlerin 15/07/2020 tarihinde temerrüte düştükleri, diğer davalının takiple temerrüte düştüğü, davalı şirketlerden davacının taleple bağlı kalınarak takip tarihi itibarıyla 352.507,22 TL asıl alacak, 2.638,12 TL komisyon, 39.036,34 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 394.181,68 TL, davalı ...'dan takip tarihi itibarıyla taleple bağlı kalınarak 352.507,22 TL asıl alacak, 2.638,12 TL komisyon, 26.745,01 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 381.890,35 TL alacaklı bulunduğu, gecikme cezasının %20,28, akdi kar payı oranının %13,52 olduğu tespit edilmiştir. <br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalılar ise muaccel hale gelen bir alacak bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınarak yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davacı banka ile davalı şirketler arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı kapsamında uyuşmazlık, davacının davalı ...'dan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak miktarı, anılan davalının temerrüte düşüp düşmediği, asıl borçlu şirketler gibi sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, hesap kat ihtarnamesi asıl borçlu davalı şirketlere tebliğ edildiği halde davalı ...'a bila tebliğ olmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan davalının takiple temerrüte düştüğü kabul edilerek davacının anılan davalıdan alacaklı olduğu miktar bu kabul çerçevesinde hesaplanmıştır. <br>\tTaraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 10. maddesinde müşterinin sözleşmede yer alan adresin değişmesi halinde müşterinin adres değişikliğini bankaya bildirmekle yükümlü olduğu, aksi halde doğabilecek sonuçlara katlanmayı peşinen kabul ettiği, adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde müşteri ve kefilin sözleşmede bildirdiği adreslerin tebligat adresi olduğunu kabul ettikleri, sözleşmede yer alan adrese gönderilen tebligatların muhataba ulaşmaması halinde dahi tebligatın ulaştığı tarihte muhatabına yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. İİK'nun 68/b maddesinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağı hükme bağlamıştır. Anılan hüküm asıl borçluya ilişkin olup, kefile ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu durumda davalı asıl borçlu şirketlerin sözleşmede yer alan adresine yapılacak tebligat İİK'nun 68/b maddesi uyarınca geçerli olacak ve asıl borçlu anılan tebligat üzerine temerrüte düşecek ise de, temerrütün oluşması için süre içeren bildirimin davalı kefil ...'a tebliğ edilmesi gerektiğinden bu tebligatın kefilin adresine tebliğ edilmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla davalı kefil ...'ın sözleşmedeki adresine davacı bankanın gönderdiği ödeme yapılması ihtarının bila tebliğ olması davalı kefil ...'ın temerrüte düşmesi sonucunu doğurmayacaktır.<br>\tDavacı tarafından davalılara gönderilen ihtarname ile 1 günlük atıfet süresinin tanındığı gözetildiğinde asıl borçlu davalı şirketeler gönderilen ihtarname 13/07/2020 tarihinde tebliğ edildiğinden asıl borçlu şirketler 15/07/2020 tarihinde temerrüte düşmüştür. Davalı kefil ...'ın sözleşmede yer alan adresine gönderilen ihtarname ise bila tebliğ olduğundan davalı kefilin takip tarihi olan 07/09/2020 tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerekir. Davacı tarafından düzenlenen ihtarnamenin usulüne uygun olarak asıl borçlu şirketlere tebliğ edildiği gözetildiğinde, davalı kefil yönünden TBK'nun 586. maddesinde düzenlenen takip koşulu oluşmuştur. Bu durumda mahkemece davacının, asıl borçluya yapılan tebligat ile takip koşulu oluşan davalı kefil yönünden temerrütün takip tarihinde oluştuğu, davalı kefil ...'ın takip tarihinden önce temerrüte düşmediği gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDavacı vekilinin davalı ... hakkındaki karara yönelik istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, dava konusu icra takibinde davacı davalı ...'dan 352.507,22 TL asıl alacak, 2.638,12 TL komisyon, 39.036,34 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 394.181,68 TL'nin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek aylık %1,69 oranından az olmamak üzere artan oranlarda gecikme cezası ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Takip talebinden açıkça anlaşılacağı üzere takip tarihinden sonra asıl alacak yönünden %5 BSMV talebi bulunmamaktadır. <br>\tMahkemece ise davalı ... yönünden kurulan hükümde asıl alacak tutarı olan 352.507,22 TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %20,28 gecikme cezası ve %5 BSMV üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.<br>\tBu durum takip tarihinden sonrasına ilişkin %5 BSMV yönünden takipte talep bulunmadığından HMK'nun 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğindedir. Kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu durum, aleyhe kaldırma yasağının istisnasını teşkil ettiğinden, istinafa gelenin sıfatı gözetilmeksizin re'sen gözetilmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin davalı ... hakkındaki karara yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı şirketler hakkında ilk derece mahkemesi kararı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KISMEN KABULÜNE,<br>\tAnkara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih 2020/604 Esas 2022/311 Karar sayılı davalı ... hakkındaki kararının kamu düzenine aykırılık yönünden KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\t2-Davalılar ... Gayrimenkul ... Ltd. Şti. Ve ... İnşaat ... Ltd. Şti. hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar davalı şirketlerin istinaf başvurularının yapılmamış sayılmasına dair ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamakla kesinleştiğinden anılan davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalı ... yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, davalı ...'ın Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/8011 sayılı dosyasında 352.507,22 TL asıl alacak, 2.638,12 TL komisyon, 26.745,01 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 381.890,35 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden hüküm altına alınan 352.507,22 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %20,28 gecikme cezası uygulanmak suretiyle devamına, <br>\t4-Hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20'si oranında hesaplanan 76,378,07 TL icra inkar tazminatının, ilk derece mahkemesince davalı şirketler hakkında kurulan hükümde yer alan 78.836,33 TL icra inkar tazminatı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t5-Alınması gereken 26.086,93 TL karar ilam harcından peşin yatırılan 4.760,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.326,20 TL harcın, davalı şirketler hakkında kurulan hükümde yer alan karar ilam harcı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 35.182,00 TL nisbi vekalet ücretinin, davalı şirketler hakkında kurulan hükümde yer alan vekalet ücreti ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 4.760,73 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.815,13 TL harcın, davalı şirketler hakkında kurulan hükümde yer alan miktarlar ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t9-Davacı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 145,35 TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 1.645,35 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 1.594,05 TL'lik kısmının, davalı şirketler hakkında kurulan hükümde yer alan miktarlar ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t10-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalı şirketler hakkında kurulan hükümde yer alan miktarlar ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t11-Bakiye gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\tB)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t2-Kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024<br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye -  ...                Zabıt Katibi - ...<br>...     ...  ...   ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7c70c88b6471193","SID":"2b92b1249e04bda1"}}