{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1154 <br>KARAR NO: 2024/1800<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2019/563 Esas -  2020/1058 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  17/05/2018 tarihli ve 5.400,00 TL tutarlı fatura ile 21/05/2018 tarihli ve 5.400,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla 03/10/2018 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine 18/10/2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının ... unvanlı işyerinde çeşitli yerlere tabldot yemek dağıtımı yaptığını, davalının değişik tarihlerde 2 kez 250 kişilik iftar yemeği sipariş ettiğini ve iftar yemeğinin sorunsuz şekilde teslim edildiğini, buna ilişkin faturaların düzenlendiğini ve davalıya teslim edildiğini, davacının borcunu gereği gibi ifa etmesine rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını öne sürülerek itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyasına yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olmadığını, davalı şirketin çalışanlarına verilecek iftar yemeğinin tedariki için davacı ile sözlü olarak anlaşıldığını, iftar yemeğinin verileceği tarih geldiğinde davacı şirketten muhatap bulunamadığını, telefonu davacı şirketten kimsenin açmadığını, söz verilen yemeğin davacı tarafından gerçekleştirilemediğini, davalı şirkete iki adet fatura gönderilmişse de faturalın karşılığı olan hizmetin davacı tarafından hiçbir şekilde verilmediğini, bu hususta müvekkil şirket yetkililerinin tanıklık yapacağını, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde: Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalı tarafa bu ticari ilişki kapsamında   faturalar düzenlendiği, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığından icra takibine geçildiği anlaşılmış, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve denetlenebilir bulunmuş, faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle malın/hizmetin teslim alındığı kabul edilmiş, davalı taraf takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi uygun bulunmamış bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, itirazın kısmen iptaline,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin, kendi şirket çalışanlarına vereceği iftar yemeğinde, yemeklerin tedarik edilmesi amacıyla davacıyla sözlü olarak ödenecek meblağda anlaştığını, ancak iftar yemeğinin yapılacağı tarihte, davalı şirket yetkililerinin kararlaştırılan yemeği ve herhangi bir yetkili bulamadığını, davacı şirketten hiç kimsenin bir açıklama da yapmadığını, kararlaştırılan yemeğin davacı tarafından gerçekleştirilmemesinden dolayı davalı şirketin büyük bir mağduriyet yaşadığını, asıl mağduriyet yaşayan davalı şirket olmasına rağmen, davacı tarafından her biri 5.400,00 TL değerinde 17.05.2018 ve 21.05.2018 tarihli iki adet fatura gönderildiğini, ancak, gönderilen faturaların karşılığı olan hizmetin davacı tarafından hiçbir şekilde davalı şirkete verilmediğini davalı şirket yetkililerinin tanık olarak dinletme taleplerinin Yerel Mahkemece kabul edilmediğini, dava konusu faturaların karşılığı olan hizmetin davacı tarafından verilmediğinin ispatlamanın tek kanuni yolunun tanık dinletmek olduğunu, Yerel Mahkemece usulen bir hata yapıldığını, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde de belirttikleri, dava konusu faturaların her iki tarafın da ticari defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedildiğini, davalı şirketin karşılığında hizmetini almadığı faturaları ticari defterlerine usulüne uygun kaydetmesinin tamamen iyiniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmesi durumunda, kaydedilen faturaların karşılığı hizmetin alınmadığının da ortaya çıkacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan  fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller  ile davanın  kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile \"17/05/2018 ve 21/05/2018 tarili her biri 5.400 TL bedelli fatura\" borcun sebebi gösterilerek  toplam 10.800 TL asılı alacak ve 662,41 TL faiz olmak üzere toplam 11.466,41 TL  alacağının  tahsili istemiyle ilamsız  takip başlatıldığı, takibe fatura ve  cari hesap suretinin eklendiği, borçlunun itirazı üzerine  itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih,  2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 Tarih, 2015/13357 Esas ve 2016/2695 Karar Sayılı İlamı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan  bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza  uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu  sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf,  faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil edecek olup, bu ticari defter kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile; uyuşmazlık konusu her iki faturanın davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla davacının fatura konusu malları davalıya teslim ettiği, aksinin davalı tarafça ispat edilmediği, takip tarihi itibarıyla davacının10.800 TL asıl alacağının bulunduğu sabit olmakla davanın  kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 185,00 TL harcın, alınması gerekli olan  737,75- TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,75 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce2305b825691176","SID":"ee5a4d45fbe6c972"}}