{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1193 <br>KARAR NO: 2024/1798<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/02/2021<br>NUMARASI: 2014/852 Esas -  2021/138 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas ve ...  Esas sayılı dosyaları ile icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin bu dosyalardan ...  Esas sayılı dosyasına 14.000-TL, ... Esas sayılı dosyasına 12.500-TL ödeme yapıldığının dosyalara bildirildiğini, bu ödemelerden sonra müvekkilinin haricen davalı şirket vekili Av. ... ile Av. ... hesabına ödemeler yapılmış olmasına rağmen bu ödemelerin davalı tarafından dosyalarına bildirilmediğini, harici olarak yapılan ödemeler toplamının 56.000-TL olduğunu, müvekkilinin takip dosyalarından ötürü borçlu bulunmadığını, bunun belirlenmesini talep ettiklerini beyan ile, öncelikle müvekkili şirketin borcu ödemiş olmasına rağmen sürekli olarak haciz baskısı altında olduğundan icra takiplerinin durdurulmasına teminatlı veya teminatsız karar verilmesini, müvekkili şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, fazla ödemelerin olması halinde istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin yetkilisi ile ortakları aynı olan ismi benzer olan ... Tic. A.Ş. isimli ikinci bir şirketleri olduğunu, müvekkili şirketin her iki şirket ile iş ilişkisinin bulunduğunu, davacı tarafından zaman zaman ödemelerin yapıldığını, yapılan ödemelerin hangi şirket hesabından düşüleceğinin davacı tarafından bildirilmesi üzerine o şirket hesabından düşüldüğünü, ... Sondaj A.Ş.'nin hisselerinin başkalarına devir edilerek adres değişikliği yapılmak sureti ile şirketin içinin boşaltıldığını, davacı şirketin açık hesaptan dolayı müvekkiline 15.612-TL borçlu bulunduğunu, davacı tarafından ödendiği bildirilen 13/05/2011 tarihli 6.000-TL ödemesi ile 16/06/2011 tarihindeki 5.000-TL tutarındaki ödemenin müvekkilinin hesaplarında davacının açık hesabından düşüldüğünü, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının 15/09/2010 vadeli 10.000-TL ve 15/10/2010 vadeli 10.000-TL bedelli senetlere ait olduğunu, 11/10/2011 tarihinde yapılan 9.900-TL.lik ödemenin davacı şirket ortaklarından ... tarafından yapılan ödeme olduğunu, ... A.Ş.'nin borcunu... Mah. A.Ş. ortağı yaptığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğüne ait ... Esas sayılı dosyasından 15/11/2010 vadeli 9.046,36-TL bedelli bonoya ait olduğunu, 20/07/2011 tarihinde yapılan 5.000-TL bedelli ödemenin haciz mahallinde ...'dan tahsil edildiğini, bu dosya borcuna istinaden Av. ...'ndan 5.000-TL tahsil edildiğini, bunun ... tarafından düzenlenen makbuzda da açıkça belirtildiğini, ...Esas sayılı dosyasının borçlusunun ... Tic. A.Ş. Olduğunu, 25/07/2011 tarihinde yapılan 5.000-TL bedelli ödemenin ... Esas sayılı dosyasına yapıldığını, yapılan ödemenin icra dosyasına bildirildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... Esas sayılı dosyanın 10.000-TL.lik bonoya ait olduğunu, borcun davacıya ait olduğunu, 07/06/2011 tarihindeki 3.500-TL ödemesinin icra dosyasına bildirildiğini, davacı tarafından yapıldığı bildirilen ödemelerin tamamının icra dosyalarına bildirildiğini, davacı ile ... Teknik arasındaki organik bağın aynı olduğunu, her iki şirketin aynı adreste ve her iki şirketin ortaklarının aynı olduğunu, ödemelerin davacının bildirdiği şirket hesabından tenzil edildiğini, müvekkilinin halen alacaklı bulunduğunu, davacının haksız açıldığını ve reddine karar verilmesi ile davacının %40 inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  E., ... E.,... E. sayılı dosyaları,ödeme makbuzları,dekontlar, ticari defter ve kayıtlar ve tüm dosya kapsamına göre alınan, 18/06/2019 kök ve 27/10/2020 tarihli ek bilirkişi raporları  hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde, davacı ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğu, ticari ilişki kapsamında davalının davacıya , davaya konu edilen icra dosyalarına konu senetleri verdiği, icra dosyaları, dosyaya sunulu ödeme belgeleri ve makbuzların incelenmesi ile  davacının dava tarihi itibariyle  İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E., ... E. ve ...  E. sayılı icra dosyalarından davalıya borçlu olmadığının tespitine; yapılan ödemeler kapsamında fazla ödendiği tespit edilen, İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ...  E. sayılı dosyasından 739,78-TL.’nın, 25/07/2011 ödeme tarihinden, 12.000-TL.’nin 12/10/2012 ödeme  tarihinden; İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ...  E. sayılı dosyasından 947,55-TL.’nin 11/10/2011 ödeme tarihinden, 12.250-TL.’nin 12/10/2012  ödeme tarihinden; İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ...  E. sayılı dosyasından yapılan 3.176,28-TL.’nin  12/09/2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istirdat talebinin reddine, şartları oluşmayan davalının istirdata ilişkin  kötüniyet tazminatı talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, uyuşmazlık konusunda hükme esas alınabilecek ve denetime elverişli olan 15.07.2013 tarihli bilirkişi raporu, 01.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporu, 08.12.2016 tarihli heyet ek raporunu dikkate almadan karar verdiğini,  davacı şirket ile ... Teknik Sondaj Ve Tic. A.Ş. arasındaki fiili ve organik bağın, dosyada açık ve somut delilleriyle birlikte ispat edilmiş olduğunu, işbu davadaki iddiaların haksız ve kötü niyetli olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirme ve hesaplamaların tamamen hatalı, isabetsiz ve dosyadaki somut deliller ile çelişmekte olduğunu, davalının alacaklısı olduğu tüm icra dosyalarında, davacı ile davadışı şirket arasındaki bağlantının net bir şekilde ortaya konulduğunu, davalının, aralarında organik ve fiili bağlantı bulunan davacı ... Mühendislik A.Ş. ile dava dışı ... Teknik Sondaj ve Tic. A.Ş. aleyhine başlatmış olduğu icra takipleri, bu dosyalardaki borç miktarları ve yapılan tahsilatların yerel mahkeme dosyasına sunulan dilekçelerinde yer aldığını, davacı ... Mühendislik A.Ş.’nin cari hesap bakiye borcunun 15.615,00 TL olduğunu, 15.07.2013 - 01.07.2015 - 08.12.2016 tarihli bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında, yerel mahkemece verilen 16.02.2021 tarihli kararın açıkça hukuka aykırı ve isabetsiz olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacı şirketin  davaya konu icra dosyaları ile ilgili yaptığı ödemelerin banka makbuzları ile icra dosyaları için gönderildiğinin sabit olmasına rağmen cari hesaptan mahsup edildiği iddiasının yine talimat haciz evrakı ile sabit olduğu üzere davacı şirkete ait haciz esnasında bu şirket adına yapılan ödemelerin ... Teknik Sondaj ve Tic. A.Ş. nin icra dosyalarından mahsup edilmesinin karşı tarafın haksız ve kötü niyetli tutumu olduğunu, davanın ve ihtilafın konusu ... Mühendislik A. Ş. aleyhine yapılan icra takiplerine ait dava tarihindeki 56.000 TL. lık ödemenin tespiti ve borcun kalmadığının tespiti ile devamında fazla ödemenin tespiti ile istirdat davası niteliğinde olmasına rağmen davalı tarafın ısrarla kötü niyetli olarak ... Teknik Sondaj Tic. Ve A.Ş. ile mevcut dava ile alakalı olmayacak şekilde organik bağ iddiasında bulunulduğunu, istinaf dilekçesindeki bu iddiaların mevcut dava ile alakası bulunmadığını, mahkemece birden    fazla defalarca bilirkişiden rapor alındığını, mahkemenin gerekçeli karara esas aldığı raporun daha önceki tüm raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte rapor olduğunu, davalı tarafın bu yöndeki istinaf nedenlerinin hukuksal dayanağı bulunmadığını beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla başlatılan icra takibinin ödeme nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödemenin istirdadı davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince yukarıda yazılı gerekçeler ile  istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde davacının yaptığı ödemlerin dava dışı şirket borcuna mahsuben  yapılıp yapılmadığı, bir kısım ödemenin ise icra takibi yerine cari hesap borcuna mahsubunun yerinde olup olmadığı  noktasındadır. Davacı hakkında davalı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 15/01/2011 vade tarihli, 10.000-TL bedelli bono, 15/02/2011 vade tarihli, 11.300-TL bedelli bonolara dayanılarak toplam 22.602,99-TL Alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiği; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 15/12/2010 vade tarihli, 10.000-TL bedelli bonoya dayanarak toplam 10.437,40-TL  Alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiği; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün  ... E. sayılı dosyası  ile de 15/11/2010 vade tarihli, 10.000-TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 10.249,18-TL alacağın tahsili amacıyla  kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiği anlaşılmaktadır. Davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının icra takiplerine konu senetleri vermeden önce 53.862,00 TL borcunun mevcut olduğu, davacı tarafından borcuna karşılık 41,300 TL toplam miktarlı icra takibine dayanak bonoların verildiğinin kayıtlı olduğu ve verilen senetler sonrası 12.562,00 TL cari hesap bakiyesi kaldığı belirlenmiştir.  Davacı ve davalı arasında ticari ilişki mevcut olup, davacının bu ilişkide borçlu kaldığı tutarlara karşılık davaya konu edilen 3 adet icra dosyalarına konu senetlerin verildiği hususunda ve davacının senet dışında da davalıya kalan borcu olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf konusu davacı tarafından yapılmış olan ve davalının da kabulünde olan  ödemelerin mahsubu gereken borç kalemleridir. Davacı tarafça icra dosyalarına, haricen alacaklıya ve vekiline değişik tarihlerden toplam 56.000 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafça  icra dosyalarına  30.000 TL'lik kısmın beyan edildiği, ayrıca mahkemeye  ilaveten 5.000 TL tutar için icra dosyası kabul beyanında bulunulduğu, dolayısıyla davalı 35,000 TL tutardaki davacının ödemelerini 3 adet icra dosyasına ödendiğini kabul etmektedir. Davalı taraf davacının haricen yaptığı 10,000 TL ve 11,000 TL lik ödemelerini davacı şirketle organik bağı olduğunu iddia ettiği dava dışı şirket boruna karşılık yapıldığını savunmaktadır. İcra dosyalarına ayrıca 3. Şahıslarca yatırılan 12.000 TL ve 12.500 TL lik ödemeler bulunmaktadır. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi hukukumuzda kanunla düzenlenmemiş olup, doktrin ve Yargıtay kararları doğrultusunda kabul görmüştür. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde bir diğerinin borcundan dolayı duruma göre şirket ortaklarının sorumluluğuna ya da tüzel kişiliğin sorumluluğuna gidilebilmesidir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması/aralanması, bir alacak söz konusu olduğunda alacağın bunlardan tahsiline imkan verir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için mahkemeye başvurulduğunda esasen tüzel kişilik perdesinin korumasından yararlananlar yönünden de dava bir eda/alacak davasıdır. Zira dava kabul edildiğinde bir tahsil hükmü kurulacaktır. Kısmi ödemelerin mahsubuna ilişkin 6098 sayılı TBK nın ilgili düzenlemeleri şöyledir:  MADDE 100 - Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.,  MADDE 101 - Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır., MADDE 102 - Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.  Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Dosyaya alınan ve hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli 18/06/2019 tarihli kök ve 27/10/2020 tarihli ek raporda; davacının ödemeleri makbuzlarda  bildirilen açıklamalar, defter kayıtları dikkate alınarak hesaplamalar yapılmış ve davacının takipler nedeniyle yaptığı ödemeler ve icra dosyası alacakları hesaplanarak fazla ödemeler hesaplanmıştır. Davacının bildirmesi, veya yapılan ödemeye ilişkin makbuzdaki belirleme dışında davacının  yaptığı ödemelerin dava dışı başka borçlu şirketin borcundan mahsup edilmesini gerektirecek unsurlar ispat edilmiş olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,  2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 739,29 TL harcın, alınması gerekli olan 2.957,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.217,71‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35ddbb38d0c720d7","SID":"dbbfb3e79005317c"}}