{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1329 <br>KARAR NO: 2024/1817<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/04/2021<br>NUMARASI: 2019/320 Esas -  2021/316 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili  ...bank A. Ş.'nin Zeytinburnu Şubesi ile Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olup davalılar ... ve ... tarafından işbu sözleşmenin müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, borçlu şirket tarafından kredi borcunun zamanında geri ödenmemesi sebebiyle kredi hesapları kat edilerek davalılara Üsküdar ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin gereklerini yerine getirmeyen tasfiye halindeki borçlu şirket ve aynı zamanda hem tasfiye memuru, hem de kefil olan şahıslar hakkında İstanbul  ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatılarak İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1627 D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, davalılar tarafından yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, bunun üzerine tarafımızca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak ... numaralı arabuluculuk dosyasından anlaşma sağlanamadığını, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan ve davalının kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.2 Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk başlıklı maddesine göre; taraflar arasında çıkan her türlü uyuşmazlıkta İstanbul Merkez Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkili olduğunu, dolayısıyla davalının yetki itirazı yerinde olmadığını, Üsküdar .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borç kat edilmiş ve davalılara tebliğ edildiğini, ihtarnamedeki alacak toplamının 776.038,41 TL olduğunu, ihtarname sonrası davalılar tarafından 30.10.2018 tarihinde 12,000.00 TL, 31.10.2018 tarihinde 65,000.00 TL, 31.10.2018 tarihinde 10,000.00 TL, 01.11.2018 tarihinde 11,000.00 TL ve 20.11.2018 tarihinde 20,000.00 TL kredi geri ödemesi yapıldığını, dolayısıyla, davalılar tarafından işbu ihtarnamede yer alan alacak kalemlerine itiraz edilmediğini, hatta ödeme yapılarak borç kabul edildiğini, İcra takibi başlatıldıktan sonra davalılar tarafından 03.12.2018 tarihinde toplam 264,000.00 TL, 18.12.2018 tarihinde 20,000.00 TL, 25.12.2018 tarihinde 20,000.00 TL, 31.12.2018 tarihinde 62,500.00 TL, 02.01.2019 tarihinde 20,000.00 TL, 02.01.2019 tarihinde 10,000.00 TL ve 16.01.2019 tarihinde 25,000.00 TL ödeme yapıldığını, son ödeme ile birlikte bakiye alacağın 425.874,63 TL olduğunu, bakiye alacak için her ne kadar davalılarla görüşme sağlanmaya çalışılsa da çabalar sonuçsuz kaldığını, yapılan itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu beyanla, davalıların icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin 425.874,63 TL üzerinden devamına, davalı borçluların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Dosyamız bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiş, sunulan kök raporda; davacının takip tarihi itibarıyla 676.547,83 TL olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi raporuna itirazlar üzerine ek rapor alınmış, ek raporda, yapılan ödemelerin mahsubu sonrası dava tarihi itibarıyla asıl alacak 192.353,20TL, işlemiş bakiye faiz 163.157,93 TL, vergisi 8.157,93 TL olduğu, ihtarname için de 629,12 TL harcandığını, toplam alacağın 364.298,15 TL olduğuna dair görüş bildirilmiştir.Bilirkişi ek raporundaki hesaplama yöntemine davacı tarafça itiraz edilmiş, davacının da hesap yaparken ödemeleri iskonto kredilerinde anaparadan mahsup yaptığı, bilirkişi tarafından iskonto kredilerinin faizinin peşin alınması nedeniyle yapılan ödemelerin de anaparadan mahsup edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce  bilirkişinin görüşü yerinde görülerek ek rapora itiraz red edilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Davalı şirketin asıl borçlu, diğer davalıların ise müteselsil kefil ve şirketin tasfiye memurları olduğu, kefaletin geçerli olduğu, kefalet limiti kapsamında borçlar olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda, davacının alacağının toplam 364.298,15TL, temerrüt faiz oranının ise yıllık %90 olduğu bildirilmiştir. Ek rapora yönelik itirazlar mahkememizce yerinde görülmemiş ve hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. Maddesi ile İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, tarafların tacir olması nedeniyle HMK'nın 17. Maddesi uyarınca yetki sözleşmesinin geçerli ve bağlayıcı olduğu görülerek davalıların icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı kabul edilmemiştir. Alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve icra dosyasından anlaşıldığı üzere davacı tarafın bilirkişi raporu ile tespit edilen dava tarihi itibarıyla bakiye alacak miktarının 364.298,15TL olduğu, bu miktarlar üzerinden davacının talebinin haklı olduğu, davanın belirtilen bu miktarlar yönünden kabulüne, geri kalan 61.576,48 TL'lik kısma ilişkin istemin ise reddine karar vermek gerektiği vicdani kanat hasıl olmuş ve davacının davasının kısmen kabulü ile, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazlarının 364.298,15 TL yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden ve asıl alacak olan 192.353,20TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %90 faiziyle devamına, geri kalan 61.576,48TL kısma yönelik talebin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takdiren %20 üzerinden hesaplanan 72.859,63TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu ulaşılan rakam ile dava konusu icra takibinde talep etmiş oldukları rakam arasında fark ortaya çıktığını, bilirkişinin, bu farkın yapılan tahsilatların iskonto kredisi anaparasından mahsup edilerek hesaplanmasından kaynaklandığını ifade ettiğini ve bu açıklamanın mahkemece yeterli görüldüğünü, ancak iskonto kredisi doğası itibariyle faizleri başlangıçta alınan bir kredi türü olsa da söz konusu faiz kredi kullandırımı ile vade tarihi arasındaki süreçte işleyecek faizleri kapsadığını, vade tarihinden sonraki faizlerin ayrıca dikkate alınması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi, yapılan tahsilatların öncelikle faiz ve ferilere mahsup edileceğine dair açık hüküm içerdiğini, bu nedenle vade tarihi sonrası yapılan tahsilatların öncelikle vade tarihinden sonra işlemiş olan faizlerden mahsup edilmesi gerektiğini, dolayısıyla yapılan hesaplama sonucunda oluşan farkın kabulünün mümkün olmadığını, itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınması gerekirken dosyanın bu haliyle karara çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı olarak verilen usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yeniden inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan krediye ilişkin alacağın  tahsili istemiyle asıl borçlu ve kefiller hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, reddedilen kısım yönünden  davacı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yapılan tahsilatların iskonto kredisi anaparasından mahsup edilmesinin yerinde olup olmadığı  noktasındadır. Dosya kapsamına göre  davacı banka ile davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi arasında 23.07.2012-02.12.2013-08.05.2017 tarihlerinde olmak üzere toplam 1.800.000 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların kredi sözleşmelerine müteselsil kefil oldukları, 23.07.2012 tarihinde akdedilen kredi sözleşmesi için davalı kefillerin eş rızalarının bulunduğu, 02.12.2013 ve 08.05.2017 tarihinde akdedilen sözleşmeler için davalı kefillerin şirket ortağı, yönetim kurulu başkanı ve/veya yönetim kurulu üyesi olmaları sebebiyle eş muvafakati belgesi bulunmadığı, Üsküdar ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 26.10.2018 tarihli ihtarnamesi ile kredi cari hesabı 24.10.2018 tarihinde kat edilerek ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, kat ihtarının tebliği amacıyla davalıların  kredi sözleşmesinde belirtilen adreslerine çıkartılan tebligatların iade döndüğü anlaşılmaktadır. Davacı banka tarafından, davalı takip borçluları hakkında ile İstanbul ...lcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"genel kredi sözleşmesi, ihtarname\" sebebine dayalı olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 775.150,55 TL asıl alacak, 49.226,52 TL işlemiş temerrüt faizi, 887,86 TL asıl alacak, 2.461,33 TL BSMV, 11.266,26 TL mahsup edilen faiz tutarı 98.000 TL tutarındaki ödemelerden mahsup edilerek toplam 740.992,51 TL alacağın tahsili istemiyle 30.11.2018  tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 425.874,63 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı şirket ile davacı banka arasında akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında davalı şirkete dört adet iskonto iştira kredisi  kullandırılmış olup, iskonto kredilerinde kredi tutarının tamamı için kredi lehdarından kambiyo evrakının temlik alınması söz konusu olup, temlik alınan her bir kambiyo senedinin vadesine kadar işleyecek faiz, BSMV ve diğer masraflar peşin olarak hesaplanarak kredi lehdarına kullandırılan krediden en başta mahsup edilir .Temlik alınan her bir kambiyo senedi vadesi geldiğinde bankaca tahsil edilerek kredi borcundan düşülür ve tüm kambiyo senetleri vadesi geldiğinde tahsil edilmiş ise kredi borcu kapatılır. (Özen, Burak; Kredi Açma Sözleşmeleri, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2017, s.1902 vd,) Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda,  145.500 TL, 306.000 TL, 75.000 TL ve 214.000 TL olarak davalı şirkete  kullandırılan iskonto kredilerine ilişkin hesap kat tarihinden sonra takip tarihine kadar 118.000 TL tutarında, takipten sonra ise 421.500 TL tutarında ödeme yapıldığı; 145.500 TL tutarlı kredi yönünden yalnızca 62.500 TL lik çekin vade ve takip tarihinden sonra tahsil olunması sebebiyle bu çek için iskonto esnasında peşin alınan %27,8 faiz oranı ile temerrüt faiz oranı %90 arasındaki fark gözetildiğinde davacı bankanın dava tarihi itibariyle 9.756,25 TL faiz ve 487,81 TL BSMV olmak üzere toplam 10.244,06 TL talep edilebileceği, geriye kalan üç iskonto kredisi yönünden çek vadelerinde tahsilat yapıldığı, peşin olarak tahsil edildiği görülen faizler için herhangi bir temerrüt faizi işletilmediği,  tahsil edilen çek tutarlarının kredilerin anaparasından düşülmesi  sonucunda üç kredi  yönünden  dava tarihi itibariyle talep edilebilir alacak olmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafça Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesi gereği vade tarihi sonrası yapılan tahsilatların öncelikle vade tarihinden sonra işlemiş olan faizlerden mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de iskonto kredisinin niteliği gereği  kambiyo senedinin vadesine kadar işleyecek faiz, BSMV ve diğer masraflar peşin olarak hesaplanarak kredi lehdarına kullandırılan krediden en başta mahsup edildiğinden, takip tarihinden sonra olsa dahi vade tarihinde tahsil edilen çek tutarlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda anapara alacağından düşülmesi ve sadece 13.11.2018 tarihli ödenmemiş 62.500 TL'lık çekin tahsilatının yapıldığı 31.12.2018 tarihine kadar temerrüt faizi ile akdi faiz farkının esas alınması yerinde olup, mahkemece buna göre hüküm kurulmasında isabetsizlik yoktur. Bu nedenle  davacı vekilinin aksi  yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d0705ceb9830995","SID":"d418f3da08dc095e"}}