{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1768 <br>KARAR NO: 2025/17<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/10/2024 ara karar <br>NUMARASI: 2024/709 E. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu 13.01.2021 düzenleme, 13.08.2023 ödeme tarihli 1.200.000 USD bedelli senede/bonoya ilişkin müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı ...'nin tahsil ettiği bedellerin istirdadı ile müvekkiline iadesine, adli yardım ve ihtiyati tedbir taleplerinin  kabulü ile icra takibinin durdurulmasına ve söz konusu senedin ve takibin iptali ile kötü niyetli ve ağır kusurlu davalıların asıl alacak bedelinin %40 ından az olmamak üzere kötü niyet  tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı  icra dosyasındaki söz konusu senedin sahte olduğunu, davacı tarafından hiçbir suretle davaya konu senedin imzalanmadığını, senedin sahteliğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davacının beyanlarının hukuka aykırı soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacı ile müvekkile arasında hiçbir ticari işin bulunmadığını, müvekkilinin davacıyı hiçbir suretle tanımadığını, söz konusu senette bir bağlarının olmadığını, dava konusu senedin lehtar tarafından müvekkili adına cirolandığını,  son cirolanan kişi müvekkili olduğundan hamil sıfatıyla müvekkilinin senedi elinde bulundurduğu açıkça anlaşıldığını, senet keşideci tarafından teslim edilmediğini,  müvekkili tarafından, lehtar sıfatı ile ...'dan teslim alındığını, keşidecinin müvekkilini tanımamasının veyahut keşideci ile müvekkil arasında ticari ilişkinin olmamasının senedin sahteliği iddiasına dayanak olamayacağını, davacının iddialarının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu,  davaya konu bono üzerindeki imzaların ve hatta el yazılarının dahi davacı ...'ya ait olduğunun sabit olduğundan davcının icra takibini teminatsız olarak tedbiren durdurmak isteminin süreci uzatmaya yönelik olduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddini, davacı ...'nın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Senendin keşidecisinin davacı asil ..., alacaklısı müteveffa ... ve cirantası ... olduğunu, senet 13.01.2021 tarihinde tanzim edildiğini, müteveffa ..., senet keşide edildikten 4 ay sonra  20.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa senet lehdarı ...'un mirası müvekkili ... tarafından kayıtsız, şartsız ve kesin olacak şekilde red edildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın müvekkili asil tarafından devam ettirilmesinin /müvekkil asile yönlendirilmesinin  mümkün olmadığını, söz konusu senet, icra takibi ve akabinde yapılan tahsilatlar müvekkili asil kontrolünde ve bilgisi dahlinde olmadığını beyanla müvekkili yönünden davanın devam ettirilmesinin mümkün olmadığından davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 02/10/2024 tarihli tensip ile; \" Davacı vekilinin teminatların tedbiren alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  tensip tutanağı 17 ve 18 nolu ara kararı ile  takibin durdurulması tedbiri  ve teminatların tedbiren alacaklıya ödenmemesi yönündeki taleplerinin reddedildiğini, davalı tarafından 1.200.000 USD bedelli senet için  icra takibine geçildiğini, hurda işi ile ilgilenen müvekkilinin bu fahiş rakam mahvına sebep olduğunu, ivedilikle ihtiyati tedbire ilişkin talebin  teminatsız olarak kabulü gerektiğini, bugüne dek taraflarınca yatırılan 200.872,00-TL’lik teminat, bankadan gelen 9.228,89 TL ve İhtiyati haczin kaldırılması için sunulan 34.000-USD’lik nakdi teminat mektubu da paraya çevrilerek davalı tarafa ödendiğini, yargılamanın devam etmesinden dolayı müvekkilinin mal varlığının korunması gerektiğini,  tüm mal varlığından hacizler ve blokeler olduğundan teminatı karşılayacak durumu olmadığını, dava dilekçesinin ekinde sundukları teknik mütalaa ile senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığının sabit olduğunu, yaklaşık ispatı sağladıklarını, mahkemenin sadece imza hususunda değerlendirme yaparak ve özel bir bilirkişiden alınan tek rapor ile hüküm tesis ettiğini, tedbir talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılmasını, HMK.389, İİK 72 vb. ilgili maddeler uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi  takibin durdurulmasına ve teminatların tedbiren alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu bono üzerindeki imza ve yazıların davacıya ait olduğunun İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesince ve  Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan imza incelemesi neticesinde kesinleştiğini, dosyada bulunan 3 adet raporda senetteki imzanın davacıya ait olduğunun sabit olduğunu, ilgili kanun maddeleri kapsamında, İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesinin imza incelemesine ilişkin izlemiş olduğu yöntem İİK'nın 68/a maddesine uygun olduğunu,  davacının Mahkemeye sunduğu fotokopi evraklar üzerinden inceleme yapılarak hazırlanmış uzman görüşü raporunun hükme esas alınması mümkün olmayacağını, ihtiyati tedbirin reddi kararının  usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davacının istinaf isteminin reddi ile takibin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, icra takibinden sonra bonoda  imza inkarına dayalı açılan menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili takdiren teminatsız olarak takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalı ...'nin mahkeme dosyalarına yatırdığı teminatlar üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir.  01/10/2024 tensip tutanağı 17. Nolu arar kararı ile;İİK 72/3 maddesi gereği, davacı vekilinin takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, 18. Nolu arar kararı ile;  davacı taraf takibe konu bonodaki imzanın, İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/788 Esas sayılı dosyasında görülen davada davacıya  ait çıktığı, davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi edemediği gerekçesi ile davacı vekilinin teminatların tedbiren alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamına göre, davalı tarafından, davacı aleyhine 13.01.2021 düzenleme, 13.08.2023 ödeme tarihli 1.200.000 USD bedelli, lehtarı ... borçlusu  ... olan, arkasında davalının cirosu bulunan senet için  İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/774 D. İş sayılı dosyası üzerinden 34.000-USD miktarlı ihtiyati haciz kararı alındığı, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden söz konusu senede dayalı kambiyo senetlerine özgü  takibe geçildiği görülmektedir. Davacı tarafından davaya Konu Bono Üzerinde ki İmza ve Yazıların kendisine ait olmadığı iddiası ile takibe  itiraz edildiği İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesince  imza incelemesi yapıldığı, alınan raporda  imzanın ...'ya ait olduğu tespiti üzerine davanın reddine karar verildiği, istinaf üzerine İstanbul BAM 21. Hukuk Dairesi'nin 2024/1343 E., 2024/2758 K. sayılı kararı ile esastan reddedildiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/305858 Sor. sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan yürütülen soruşturma kapsamında , imza incelemesi yapılmış Jandarma  Kriminal Daire Başkanlığından alınan  raporda senet üzerinde ki imzaların kuvvetle  davacı ...'ya ait olduğu tespit edilmiş, davalı hakkında KYOK kararı verilmiş ve itirazı İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2024/5886 D.İş sayılı  dosyası üzerinden 03.09.2024 tarihinde reddedilerek  kesinleşmiştir. İİK 72/3 maddesi gereği,  İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.   Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. m.; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"düzenlemesini, aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda,  menfi tespit talepli dava, bonoya dayanılarak başlatılan icra takibinden sonra açılmış olup,  İİK 72/3. maddesindeki  yasal düzenleme karşısında  takibin durdurulmasına yasal olanak bulunmadığı,teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde bir tedbir talebinin ise ilk derece nezdinde ileri sürülmediği, istinaf dilekçesi ile de teminatsız olarak takibin durdurulması  ve davalı ...'nin mahkeme dosyalarına yatırdığı teminatlar üzerine tedbir konulması yönündeki talebin yinelendiği dikkate alındığında, mahkemece yasal şartları bulunmayan tedbir talebinin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında uygulanabilecek geçici hukuki koruma olduğu,  davalının ihtiyati haciz talepleri  sebebiyle ilgili mahkemelerde yatırdığı teminatların eldeki  davanın konusunu teşkil etmemesi nedeniyle HMK 389. Maddesine göre yasal şartları bulunmayan  davalının yatırdığı teminatlar üzerine tedbir konulması talebinin  reddine  dair verilen kararında dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu , davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarih ve 2024/709 E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97749dc7ab630d73","SID":"bd265010eb5cc906"}}