{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/698 Esas  - 2024/1512 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/698 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1512<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/710 Esas 2024/97 Karar<br>DAVACI \t: <br>DAVACI VEKİLİ<br>DAVALI \t<br><br>DAVA\t: Şirketin ihyası<br>DAVA TARİHİ\t: 01/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının SGK başlangıç tarihinin ve prime esas ücretinin tespiti talebi ile 11/12/2018 tarihinde Delice Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu, ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti'nin davaya dahil edilmesi için yapılan araştırmalar neticesinde 03/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin anlaşıldığını beyanla davanın kabulü ile,  ...'nde kayıtlı ... İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı ... Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Müdürlüğün 112695 sicil numarası ile kayıtlı bulunan şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 06/02/2015 tarihinde re'sen terkin edildiğini, terkinin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin Müdürlüklerine bildirilen son adresine çıkarılan tebligatın iade tanınmıyor şerhi ile iade olunduğunu, ihtarın ayrıca 07/07/2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin son adresine tebligat yapıldığından tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilanın Tebligat Kanunu uyarınca yapılmış bir tebligat sayılacağından hukuka uygun uygun olduğunu, terkin tarihinde şirketin derdest davalılarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, açılan davada Müdürlük yasal hasım olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine terkin öncesi yapılan tebligatların usulüne uygun tebliğ edilmediği, terkinin usulsüz olduğundan bahisle  , usulsuz terkin işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ...'nün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına, davanın kabulüne, ...'nün 112695 sicil nosunda kayıtlı iken terkin olunan \"... İnşaat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi\"nin Delice Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/48 Esas sayılı dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.<br><br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasfiye halinde ... İnşaat Turizm  ve Ticaret Limited Şirketi, geçici 10. madde kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmaması sebebiyle 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesini kapsamında 06/02/2015 tarihinde resen terkin edildiğini, terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca   ilk derece mahkemesi tarafından şirketin Delice Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/48 esas sayılı dosyası ve işlemleri ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş olmasına rağmen TTK madde 547/2 hükmünün göz ardı edilerek tasfiye memuru ataması yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, zira söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi olmadığını, resen terkini hukuka uygun olan şirket hakkında TTK'nin 547. maddesi uyarınca ek tasfiyeye kararıyla birlikte TTK'nin 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini,  Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescile dair verilen  kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, zorunlu hasım olmaları ve davanın açılmasında kusurlarının bulunmaması nedeniyle taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası  istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDelice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/89 esas sayılı dosyasının Uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacısının ... , davalısının   ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin ve müşterekleri olup, hizmet tespiti davası açıldığı, dosyanın derdest olduğu görülmüştür.<br>\t... Müdürlüğü'nün 09/11/2023 tarihli cevabi yazısında; ihyaya konu edilen şirketin sermayesi yasal sınırın altında olması nedeniyle münfesih durumda olduğu gerekçesiyle  6102 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca 03/02/2015 tarihinde re'sen terkin ve 06/02/2015 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, tasfiye giriş işlemine rastlanmadığı ve tasfiye memuru atanmadığı, şirket adına ihtar çıkartıldığı, tebligatın yapılamadığına dair tebligat belgelerinin sunulduğu anlaşılmıştır.<br>\tDelice Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/48 Esas sayılı dosyasının uyap portalından gönderilen belge örneklerinin incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar .... A.Ş, ... Tur... Ltd. Şti ve ... .... Ltd. Şti aleyhine hizmet tespiti istemli dava açıldığı, yargılama aşamasında ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti'nin davaya dahili için davacı tarafa süre verildiği anlaşılmıştır.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  geçici 7.maddesi gereğince;  01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup anonim ve limited şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir. Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilideki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir.\t<br>Somut olaya gelince,  münfesih şirketin 03/02/2015  tarihinde geçici 7. madde uyarınca re'sen ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça münfesih olan şirket aleyhine Delice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/48 esas  sayılı dosyasıyla hizmet tespiti davası açıldığı, dosyanın derdest olduğu ve mahkemece şirketin ihya edilmesi için davacıya yetki verildiği, eldeki davanın bu nedenle açıldığı anlaşılmıştır.<br>\tDavalı sicil tarafından 07/10/2013 tarihinde süresi içerisinde sermaye artırımı yapılmadığından münfesih duruma düşen şirketin tasfiyesine yönelik olarak tasfiye memurunun bildirilmesi için şirkete tebligat çıkartılmış, ayrıca söz konusu ihtarın 07/07/2014 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olmasına rağmen tasfiye memuru bildirilmemesi üzerine şirketin 03/02/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.<br>\tTüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde; İhyası talep olunan şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin adresten taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/09/2021 tarih 2017/11-3184 Esas 2021/1107 Karar sayılı emsal ilamında \" ...Öte yandan şirketin geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun olarak terkin edilmesi durumunda, sonlandırılması gereken hukukî ihtilaflar nedeniyle aynı maddenin 15. fıkrasında belirtilen imkândan yararlanılarak terkin edilen şirketin taraf sıfatını yeniden kazanmasına yönelik ihyası da mümkündür. Ancak böyle bir durumda verilecek olan ihya kararı, hukuka aykırı terkin işleminden farklı olarak TTK’nın 547. maddesi anlamında bir ek tasfiye niteliğinde olacaktır. Zira böyle bir durumda, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmamakta, ortaya çıkan hukukî ihtilafın neticelendirilmesi amacıyla şirketin ihyası talep edilmektedir. Bu durumda verilecek olan ihya kararı da bu tür ihtilafın sonlandırılması çerçevesinde ifa edilecek ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olacak, ek tasfiye sürecine ilişkin olarak TTK’nın 547. maddesi uygulama alanı bulacaktır.<br>\tBu aşamada ek tasfiyeye ilişkin olarak değinilmesi gereken TTK’nın 547. maddesi; “(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir. Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir (Pulaşlı Hasan; Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara 2011, s. 1814).  Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, şirkete ait tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa; Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020, s. 115-144, s. 115, 122). <br>\tEk tasfiyede amaç; yapılması gereken bazı tasfiye işlemleri yapılmaksızın tasfiyesi kapatılan ve ticaret sicilinden terkin olunan şirketin, anılan eksik ve yapılması zorunlu tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tekrar tasfiye aşamasına döndürülmesidir. Niteliği itibariyle geçici bir önlem olan ek tasfiye, yapılması ihmal edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecek olup bu durum TTK’nın 547.maddesinde de açıkça ifade edilmiştir (Tekinalp, Ünal: Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, 4. Bası, İstanbul 2015, s. 207, 208). Bu anlamda ek tasfiye, tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet etmekle şirketin önceki tasfiye işlemlerinin devamıdır.  Her ne kadar anonim şirketlere ilişkin düzenlemeler arasında yer alsa da bu kural, tüm sermaye şirketleri ve kooperatiflerde de uygulama alanı bulur. Ayrıca anonim şirketlere ilişkin tasfiye usulü ve tasfiyede şirket organlarının yetkisine ilişkin hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağına dair TTK’nın 643. maddesi uyarınca 547. madde düzenlemesi limited şirketlerde de uygulama alanı bulacaktır.<br>\tBu aşamada uyuşmazlıkla ilgili olarak terkin edilmiş olan bir şirketin bir davada taraf olarak yer alabilmesi bağlamında ek tasfiyenin rolü üzerinde de durulması ayrıca önem arz eden bir diğer husus olarak karşımızca çıkmaktadır. Yukarıda bahsi geçen kurallar gereğince herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlıdır. Bahsedilen ehliyetler ise hukuken var olan bir tüzel kişiliği gerektirmektedir. Oysaki ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tüzel kişiliği, terkin işlemiyle birlikte sona erecektir (TTK m. 545). Buradan hareketle tasfiyesi tamamlanmış veya tamamlanmamış, bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında TTK’nın 547. maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülerek ihya edilen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukukî ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır.<br>\tEk tasfiye için TTK’nın 547. maddesine dayalı olarak açılan ve uygulamada “ihya” davası olarak adlandırılan davada mahkemece, talep kabul edilerek dava konusu şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilmesi durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. Dolayısıyla geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun olarak terkin edilen şirketin ihyasına ilişkin talebin kabul edilmesi hâlinde verilecek olan karar, sonradan ortaya çıkan hukukî ihtilafın çözümü amacıyla sınırlı olarak şirketin TTK’nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye kapsamına alınması niteliğinde olduğundan mahkemece, ek tasfiye için tasfiye memuru tayin edilmelidir. Zira bu şirket geçici 7. madde kapsamında herhalde ticaret sicilinden terkin edilmesi gereken bir şirket olduğundan tayin edilecek tasfiye memuru tarafından neticede şirketin ticaret sicilinden terkini işlemi de yapılacaktır.<br>\tSonuç olarak yukarıda değinilen tüm bu düzenlemeler ışığında; geçici 7. madde kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce münfesih sayılarak re’sen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin 15. fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmez. Ancak geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun şekilde gerçekleştirilen re’sen terkin işlemi sonrasında ortaya çıkan hukukî ihtilafların çözümü ve sonlandırılması amacıyla şirketin ihyasının gerektiği bir durumda geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davasında, terkin edilen şirketle ilgili oluşan ihtilafın çözümüyle sınırlı olarak verilecek olan ihya kararı, niteliği itibariyle ek tasfiye kapsamında verilen bir karar olduğundan TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca ihya kararıyla birlikte ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması zorunludur.\" denilmiştir. <br>\tAnılan ilamdan da anlaşılacağı üzere şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra, terkin işlemi usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirilmiş olsa dahi, şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilecektir. Burada amaç, şirketin yeniden canlandırılarak ticari hayata döndürülmesi değil, şirketin eksik ve yapılması zorunlu tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tekrar tasfiye aşamasına döndürülmesidir. Ek tasfiye, şirketin önceki tasfiye işlemlerinin devamıdır. Terkin işleminin TTK'nun geçici 7. maddesine uygun olarak gerçekleştirilmiş olması şirketin ek tasfiyesine ilişkin TTK'nun 547. maddesinin uygulanmasına engel değildir. TTK'nun 547. maddesinde ise ek tasfiye için herhangi bir hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. <br>\tDosya kapsamına göre ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin sermayesinin 21/08/1995 tarihinde  500,00 TL olduğu, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince ihyası istenen limited şirketin 14/02/2014 tarihine kadar sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı gibi 10/09/2014 Tarihinde Mecliste Kabul Edilen 11 Eylül 2014 Tarihinde Yürürlüğe Giren 6552 Sayılı Torba Kanun İle Değiştirilen 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi gereğince 14/02/2014 tarihine kadar sermayesini asgari sermaye miktarına çıkarmadığı için kaydı silinen şirket yetkililerinin 11/09/2014 tarihinden itibaren üç ay içinde sermaye artırımı için de herhangi bir başvuru yapmadıkları  dosya kapsamıyla sabittir. <br>\t6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tTicaret sicili müdürlüklerince; 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılmalıdır.  <br>\t559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir. <br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Şirketin son yetkililerini gösterir Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içerisinde yer almaktadır.  <br>\tHal böyle olunca, Mahkemece  davalı tarafından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğundan sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden tasfiyeyle sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilebileceği, TTK'nun 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekmesine rağmen , Mahkemece şirketin sınırlı ihyasına karar verildiği ancak ek tasfiye memuru  atanmadığı anlaşılmakla , davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>\t Davalı temsilcisinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde ise; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin, sınırlı ihya kararı vermesine rağmen TTK'nun 547 /(2) madde uyarınca tasfiye memuru atamamasında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, şirketin tasfiyeyle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-İstinafa başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarihli ve 2023/710 Esas ve 2024/97 Karar sayılı Kararının  KALDIRILMASINA,  <br>\tB)1-Davanın KABULÜNE, <br>\t2-... Müdürlüğü’nün 167 sicil numarasında kayıtlı  ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti'nin  Delice Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/48 Esas dava dosyasına ilişkin (dosyada verilecek kararın infazına ilişkin iş ve işlemler de dahil olmak üzere) iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına,  <br>\t2-TTK'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin son yetkili temsilcisi ... ...'ın  ( T.C.: ...) tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, <br>\t3-Karar kesinleştiğinde ... Müdürlüğünde tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına, <br>\t4-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>\t5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan ‭36,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tC)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,  <br>\t2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan1.169,40 TL istinaf başvuru harcı 165,00 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 1.334,40 TL istinaf giderinin davalının üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024<br><br><br>Başkan-             Üye -                Üye -                    Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"084443c55ad1d817","SID":"6a1893f4c569ad10"}}