{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/906 Esas<br>KARAR NO:2025/28<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/03/2023<br>NUMARASI:2021/730 Esas, 2023/167 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 18.750 TL bedelli çeke dayalı olarak ... (... Yeni E.) E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin işbu takibe ilişkin ödeme emri kendisine tebliğ edildiğinde süresi içerisinde İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1633 Esas sayılı dosyası ile borca ve çek üzerindeki imzaya itiraz ettiğini, fakat müvekkilinin o dönem gençlik çağında olması ve dava dosyasını takibe ilişkin hiçbir bilgi ve tecrübesinin olmaması edeniyle itirazının kabul edildiğini düşünerek herhangi bir işlem yapma gereği duymadığını, bu sebeple de mahkemenin imza örneği vermesi içi ayin etmiş olduğu günü kaçırarak imza örneğini veremediğini, hal böyle olunca da ilgili mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini yaptığı imza itirazının kabul gördüğünü ve dosyanın kapandığı düşünerek yıllarca bir girişimde bulunmayan müvekkilinin, söz konusu irca dosyasının yenilerek haciz işlemleri başlatılınca yaptığı itirazın kabul olmadığını ve aslında dosyanın kapanmadığını anladığını, bu nedenle de işbu menfi tespit davasının açılma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkilinin daha önceden tanışıklığı bulunan şirketin ön muhasebe işlerini yürütmesi hususunda anlaştığı... isimli kişinin kendisini teşvik etmesi üzerine 05/085/2007 tarihinde çek üzerinde kaşesi bulunan ... - .... şahıs şirketini kurduğunu, müvekkili teşvik eden kötüniyetli bu kişi ve kişiler müvekkili adına çek karnesi talep etmeye ve senet tanzim etmek istemeye başlayınca müvekkilinin koktuğun ve şirketin kapatma isteğini ilettiğini, akabinde ise kormuş olduğu ve şirketi 2008 yılının Ocak ayında kapattığı, söz konusu şirketten toplamda 7 ay kadar faaliyet gösterdiğini, fakat o süreçte birçok işlemin, imzanın taklit edilmesi suretiyle kendisinden gizlenerek yapıldığını ise sonradan öğrendiğini, işbu davaya konu olan icra takibine dayanan çekte müvekkilinin haberi olmadın imzalanan çeklerden biri olduğunu, icra takibine dayanak olan çekin müvekkiline ait ciro silsilesi kısmı incelendiğinde şirketin kaşesi üzerine atılan imzanın müvekkilinin imza sirkülerindeki imzayı taklit etmeye çalışılarak atıldığının açıkça görülmekte olup, yine aynı şekilde kaşenin altına el yazısı ile müvekkilinin adının yazılmış olduğunu yazının da yapılacak bir incelemede açıkça müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını belirterek davanın kabulü ile irca takibine konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığından müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu 23/08/2007 tarihli çekin ve ... (... Yeni E.) E. sayılı icra dosyasının müvekkili yönünden iptaline, davalının çekte yazılı miktarının %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının menfi tespit davsına konu iptalini talep ettiği takip dosyasındaki çek ile dava dilekçesinde borçlu olunmadığının tespiti istenilen takip dosyasındaki çekin bir ilgisi olmayıp huzurdaki davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine, takip dosyası hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, harca esas değerin, takip dosyası kapak hesabı alınmadan asıl alacak miktarının da altında gösterilmiş olup eksik harcın davacı tarafça tamamlattırılması ve bu nedenle davacıya kesin süre verilmesi gerektiğini, kambiyo takibine konu çek ile davacının davaya konu ettiği çekin farklı çekler olup bu davanın konusunu ... sayılı takip dosyası oluşturmadığından husumetin müvekkili şirkete yöneltilmesi mümkün olmayıp mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,  davacı yanın imzaya itirazı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebi ile ikame ettiği davanın her yönüyle hukuka aykırı olduğundan mezkur davanın müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, takip dosyasına konu çek ile davaya konu edilen çeklerin farklı oyup davaya ilişkin husumet itirazlarını baki kalmak kaydıyla davalı müvekkili çeki ciro yolu ile teslim aldığını, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olup çek bedelini talep etme hakkı bulunmadığını, ciro zincirinde kendisinden önce yer alan cirantaların ticari ilişkilerini incelemek gibi bir sorumluluğunu ve imkanı bulunmadığı gibi kendisinden önceki cirantaların imzalarının sahte olup olmadığını bilmesi ve bilebilecek durumda olmasının da mümkün olmadığını dolayısıyla müvekkilinin kötüniyeti veya ağır kusurunun bulunulduğundan söz edilemeyeceğinden müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatı ve idari para cezasına hükmedilmemesini talep ettiklerini beyan ederek davanın reddine, davacı yanın alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...1-Davanın kabulü ile... sayılı takip dosyasına konu ...  Bankası... Şubesine ait ... nolu 19/09/2007 keşide tarihli 19.975 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-İhtiyati tedbir yolu ile icra veznesinde bekletilen paranın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle; ATK raporunun eksik olduğunu, imza itirazını kabul etmediklerini, davacı yanın borçtan kurtulma amacı ile kötüniyetli olarak hareket ettiğini, faktoring sözleşmesinin aslı dosyaya ibraz edilmişse de işbu sefer 06.12.2022 tarihli ATK raporunda; davacının sözleşmedeki imzanın kendisi tarafından kabul edilmediği beyan etmesi üzerine söz konusu faktoring sözleşmesinin mukayese edilmeyerek eksik inceleme ile rapor tanzim edildiğini, yanlızca davacı yan beyanlarına itibar edilerek rapor tanzim edildiğini, davacının imzasına yer aldığı belgelere raporda görsel olarak yer verilmediğini, ancak ilgili belgelere bakıldığından davaya konu çek üzerindeki imza ile benzerlik olduğu net bir şekilde görülmekte olduğunu, rapora itirazların değerlendirilmediğini, Raporda yeterli sayıda belge incelenmediğini, raporun hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, diğer mukayese edilen belgelerin asılları da dosya kapsamında sunulmadığını, Yerel Mahkemeden davacı tarafından imza örneklerinin temin edilmesinin sağlanması ile uyuşmazlığı konu imzayı içeren dana öncesinde ödenmiş çek olup olmadığının araştırılması  ve yapılan işbu araştırma kapsamında tekrardan inceleme yapılması talep edildiğini, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olup ciro zincirinde kendisinden önce yer alan cirantaların ticari ilişkilerini incelemek gibi bir sorumluluğu ve imkanı bulunmadığı gibi kendisinden önceki cirantaların imzalarının sahte olup olmadığını bilmesi ve bilebilecek durumda olması da mümkün olmadığını,  çeki ciro yoluyla devraldığını,  müvekkilinin ancak bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı tarafça ispat edilmesi durumunda, müvekkilin sorumluluğundan bahsedilebileceğini, ancak böyle bir iddia da olmadığını, düzgün ciro silsilesi ile yetkili hamil konumunda olan müvekkilimin çek bedelini talep etmek hakkı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın  kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İmza defi mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. ATK 'nın ön raporuna istinaden mahkemece mukayese belgelerin asıllarının celp edildiği, kasa evrakı ve dosyanın ATK'ya gönderilme tutanağına göre evrak asıllarının gönderildiğinin sabit olduğu, kök raporda yerinde olarak davaya konusu senetten önceki tarihli evrakların asıllarının incelendiği, raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte Ticaret Sicil kayıtlarına göre; çekte son hamil olan ... AŞ'nın unvanı 31.01.2012'de ... ŞİRKETİ olarak değişmiştir.Davaya konu çekte davacı ile faktoring şirketi arasında görünürde ciro ilişkisi mevcut olup bu durumda geçerli bir ... sözleşmesi ve çekin dayanağı olan bir faturanın da olması gerekir. Ancak davalı yan savunmasında bu hususa değinmemiş, faktoring sözleşmesine ilişkin işlemler yönünden herhangi bir delil sunmamış, mahkemenin önrapordan sonraki ara kararına istinaden sözleşme aslını sunmuştur. İmzanın davacıya ait olduğunu ispat yükü davalıda olup mevcut delil durumu ve rapora  göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,  2-Alınması gereken 1.364,49TL harçtan, peşin alınan 341,90TL (179,90TL maktu + 162TL nispi) harcın mahsubu ile bakiye 1.022,59TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f386783d6aa9b1b","SID":"ec98319946b20e5f"}}