{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1360 <br>KARAR NO: 2024/1998<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 27.06.2024<br>NUMARASI: 2024/351 Esas - 2024/694 Karar <br>DAVA: Şirketin ihyası<br>Taraflar arasındaki şirketin sicil kaydının ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; kurumlarının 233 sayılı KHK hükümlerine tabi, kamu yararı amacıyla ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak iktisadi alandı faaliyetlerini sürdüren ve sermayesinin tamamı devlete ait olan bir iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, iktisadi devlet teşekkülü olması sebebiyle özel hukuku ilişkilerinden kaynaklanan iş ve işlemler açısından özel hukuku hükümlerine tabi olduğunu, kurumları ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Sicil No: ...) (Eski Ünvan: ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) arasında gerçekleşen ticari nitelikteki ilişkiden kaynaklı hukuki ihtilafların doğduğunu, bu ihtilaflar hakkında dava ve icra takiplerinin söz konusu olduğunu , işbu davada ihyasını istedikleri ...  Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin K. Çekmece İstanbul olduğunu, işbu şirket ticaret sicilinden 09/10/2015 tarihinde re'sen silindiğini, ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinde re'sen terkin edildiğinden şirketin tasfiye / ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... sicil müdürlüğü, savunmasında özetle; sicil müdürlüğünün  TTK.  m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ihyası talep edilen şirketin vergi kaydının terkin edildiği hususunun belirlenmesinin ardından 09/10/2015 tarihinde sicil kaydının resen terk edildiğinin anlaşıldığı, tasfiye halinde olan şirketin, taraf sıfatı olan bir davasının bulunması ticaret sicil müdürlüğüne bunun bildirilmesi gerektiğini, mahkeme hükmü olmadan bir şirketi tekrar ticaret sicile kayıt zorunluluklarının bulunmadığını, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarını, davacı tarafça tasfiye işleminin eksik veya usulsuz olduğunun iddia edilmediğini, bu nedenle aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen sicil kaydının terkin edildiği, dava dışı ...'ın şirketin ortağı ve müdürü olduğu, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/237 esas sayılı dosyasıyla ihyası talep edilen şirketin kefil olduğu borçlar ve müşterek, müteselsil imzaladığı iddia edilen protokol kapsamında ve davacı tarafın ihyasını talep ettiği  ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin yönünden de dava açılarak Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/237 esas sayılı dosyası ile birleştirileceğinin bildirilmiş olması karşısında, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin TTK'nın 547/1. maddesi gereğince davacı şirkete ait olan borçlarının tespitine özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından ihyasına, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine, TTK'nın 547. maddesi gereğince  tasfiye memuru olarak  ...  T.C. Kimlik Numaralı ...'ın görevlendirilmesine, kendisinin şirket yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin tescil ve ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Tasfiye memuru ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1127 E. 2022/2222 K. dava dosyasından verilen söz  konusu karar ile iş bu davanın konusu birebir şekilde aynı olmakla birlikte sicilden resen terkin edilen şirketlerin resen terk tarih yılları da aynı olduğunu, Yargıtay kararında hak düşürücü süre ile ilgili tüm detaylarıyla bir açıklama yapılmış ve kararın bozulduğunu,  Tarafınca da ileri sürülen iddialarla birlikte işbu kararında kaldırılması gerektiğini, çünkü TBK'nın 146.maddesi gereğince genel alacak zamanaşımı 10 yıl olarak belirlendiğini, bu sebeple 10 yılı aşkın borçların tahsili yapılamayacağını, bununla birlikte kesinleşmiş icra dosyası bulunan hallerde de 10 yıllık zamanaşımı son işlem tarihinden sonra geçerli olacak şekilde işleme alınacağını, iş bu dosyada icra takiplerinin tarihleri son işlem tarihleri dikkate alındığında son 10 yılda hiçbir şekilde işlem yapılmadığını, tüm bu hususlar bir yana şirketin resen terkin edildiği tarihten bugüne zaten 10 yıla yakın bir süre geçtiğini, tüm bu hususlar incelendiğinde öncelikle icra dosyasından işlem tarihlerinin kontrol edilmesi, ve alacağın hala var olup olmadığı tespit edilmeden olmayan bir alacak için ihya kararı verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple mahkeme kararının kaldırılarak öncelikle icra dosyalarından son işlem tarihlerinin kontrol edilmesi ve genel alacak zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine  karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, tasfiye memuru tarafından   yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Davacı vekili, davacı kurum ile 09.10.2015 tarihinde re'sen terkin edilen ... Market Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Eski Ünvanı: ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili için İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/2052 D.iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alınarak  İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, alacağın tam olarak tahsil edilmediğini ve bakiye borç için hukuki yollara başvurulacağını belirterek, ihya kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı kurumun ... San. Tic. AŞ,  ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Eski Ünvanı: ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) ve... Şti arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borçların ödenmesinde temerrüte düşülmesi nedeniyle bu borcun müştereken üstlenildiği, alacağın temini için verilen ipoteğin paraya çevrilmesine rağmen alacağın tam olarak tahsil edilemediği, terkin edilen şirketin temsilci ve ortakları tarafından çeşitli tarihlerde sunulan dilekçelerde borcun ikrar edildiği, ipotek takibinden elde edilen paranın mahsubu ile bakiye 400.713,06 TL alacağın tahsili amacıyla işlemler yapılacağı sırada şirketin terkin edildiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir. Mahkemece getirtilen belgelerde, şirketin 09.10.2015 tarihinde TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucu TTK geçici 7 maddesi uyarınca resen terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmiş,  karar ile atanan tasfiye memurunca kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır. Tasfiye memurunca TTK  geçici 7. Maddesinin 15. Bendindeki 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra dava açıldığı dikkate alınarak kararın kaldırılması gerektiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin 15 inci fıkrasında yer alan \"...silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde...\" ibaresinin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarihli, 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararıyla iptal edildiği gözetildiğinde de 5 yıllık dava açma süresi uygulanamayacaktır. (Emsal Yargıtay 11 HD  2022/2889 E 2023/6800 K 23.11.2023 T) . Buna göre tasfiye memurunun bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Yine tasfiye memurunca ihyaya dayanak davacının ileri sürdüğü  alacak taleplerinin zaman aşımına uğradığı, bu nedenle ihya kararı verilemeyeceği ileri sürülmüştür. Bu husus eldeki ihya davasında değerlendirilebilecek bir husus olmayıp davacı tarafından açılacak davada  nazara alınabileceğinden bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, tasfiye memuru  tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"984cb950d8ba464b","SID":"dd17cad4c3d7ec1c"}}