{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2022/129 Esas - 2024/235<br>TÜRK MİLLETİ <br>Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili <br>\tT.C.\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\tANKARA\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>\t7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/129 <br>KARAR NO\t: 2024/235<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t:...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI \t: ...<br>KAYYIM\t: ...<br>FERİ MÜDAHİL\t:  1-...<br>\t   2-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Yönetim Kurulu Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 25/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br>KARAR Y.TARİHİ \t: 26/04/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan \"Yönetim Kurulu Kararlarının İptali\" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. <br>  I-İDDİALAR <br>\t1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin %51 oranı ile hissedarı ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, müvekkili ile davalı şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri olan ve aynı zamanda müvekkilinin eşi ... ile müvekkilinin oğlu ... arasında, şirketin yönetim yetkisi kapsamında 2021 yılından beri devam eden uyuşmazlık bulunduğunu, bu kişilerin usul ve yasaya aykırı işlemleri bulunduğunu, .... Gazetesi'nin 11/02/2022 tarih ve 10515 sayılı nüshasının 610. Sayfasında, davalı şirketin 08/02/2022 tarih ve ....  sayılı yönetim kurulu kararı olduğundan bahisle bir kararın tescil ve ilan edildiğinin tespit edildiğini, söz konusu tescil ve ilana ilişkin olarak,  ... nezdinde taraflarınca yapılan incelemede; yönetim kurulu kararı gibi kaleme alınmış 2 sayfalık ve altında ... ve ...'nin imzalarının bulunduğu bir evrakın .... Noterliği'nin 23/12/2021 tarih ve .... yevmiye numaralı ile ...  A.Ş'nin yönetim kurulu karar defteri olarak tasdik edilmiş bir deftere yapıştırıldığını ve bu suretle yine .... Noterliği'nin 08/02/2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylatıldığını ancak, onaylatılmış bir yönetim kurulu defterinin mevcut olmadığını, davalı şirketin mevcut yönetim kurulu karar defterinin süresinin dolmadığını, zayi olmadığını veya başka bir nedenle kullanılamaz hale gelmediğini, davalı şirket adına noterlikçe tasdik edilmiş başkaca bir yönetim kurulu karar defteri oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; davalı şirkete ait olduğundan bahisle .... Noterliği'nin 23/12/2021 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylı yönetim kurulu karar defterinin, yasal kurucu unsurlarından yoksun olduğunun ve hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline, yasal unsurlarından yoksun bir deftere kaydedilmiş herhangi bir kararın öncelikle yasal kurucu unsurlarından yoksun olacağı gözetilerek, .... Noterliği'nin 08/02/2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edilen 08/02/2022 tarih ve ... sayılı kararının TTK m. 391 uyarınca batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tII-SAVUNMALAR\t<br>\t2.Davalı vekili cevap dilekçelerinde; müvekkil şirketin hali hazırdaki yönetim kurulu yapılanması ..., ... ve ... şeklinde olduğunu, Yönetim Kurulu üyelerinden ... aynı zamanda şirketin %49 oranında, ...'nin ise %51 oranında hisse sahibi olduğunu,  davacının, müvekkili şirket nezdindeki yönetim kurulu başkanlığı görevinin 20.10.2021 tarihinde TTK m. 390/4 gereği alınan yönetim kurulu kararı ile sona erdiğini, davalı şirketin yönetim kurulu karar defteri ve diğer ticari defterlerinin, şirket merkezinden davacı tarafından alınarak gizlendiğini, 2021 yılı yönetim kurulu karar defterlerinin akıbetinin müvekkili şirket tarafından bilinmediğini, müvekkili şirket nezdinde 2021 yılı başından itibaren davacının yönetim kurulunu toplantıya davet etmemesi, diğer yönetim kurulu üyelerinin toplantı taleplerinin neticesiz bırakılması, davacının şahsi menfaatleri uğruna şirketi ihtilaflı bir şirket görünümüne sokma çabası ve şirketin temsil ve ilzamında Yönetim Kurulu üyesi ... ile müşterek imzası gerekli iken ... bu hak ve yetkisini gasp etmeye matuf eylemleri neticesinde dürüstlük kuralını ihlal ettiğini,  müvekkili şirketin diğer yönetim kurulu üyelerinin hak ve yetkilerinin 1 yılı aşkın süredir davacı tarafından gasp edilmeye çalışıldığını, bu nedenle yönetim kurulu üyesi ve başkan vekili sıfatıyla bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak üzere diğer yönetim kurulu üyeleri ... ve ... tarafından .... Noterliğinin 08.09.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ancak, bilgi alma hakkı ve inceleme hakkı kapsamında ilgili kayıtların yönetim kurulunun incelemesine sunulmadığını, ... ve ... tarafından, yönetim kurulunun toplantıya davet edilmesi için o sırada yönetim kurulu başkanı olan davacıya bir kez daha ihtarname keşide edildiğini ancak, davacının toplantıya katılmadığını, yönetim kurulu toplantısının yapılamadığını, gündem maddelerinin görüşülmediği ve karar alınmadığını, yönetim kurulu başkanının odasında yapılan toplantıda yönetim kurulu karar defterinin hazır edilmediği hususlarının iki adet hazirun eşliğinde tutanak altına alındığını, davacı tarafından 13.10.2021 tarihinde toplantıya katılım sağlanmadığından bu sefer 20.10.2021 tarihinde yönetim kurulunun toplanması hususunda diğer yönetim kurulu üyesi ... tarafından, .... Noterliğinin 18.10.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğin ancak, davacı tarafından yine katılım sağlanmadığını, 08.02.2022 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınmış olan kararların yönetim kurulu karar defterine işlendiğini ve usulüne uygun olarak 11.02.2022 tarihli 10515 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 610. Sayfasında tescil ve ilan edildiğini,  .... Noterliğinin 23.12.2021 tarihli ... yevmiye numarası ile tasdik edilmiş yönetim kurulu karar defterinin, usulüne uygun olarak tasdik edilmiş olan bir karar defteri olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR <br>A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar<br>3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları<br>4.Uyuşmazlık, 23.12.2021 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylı yönetim kurulu karar defterinin yasal kurucu unsurlarının olup olmadığı, hükümsüzlük durumunun söz konusu olup olmadığı ve yine .... Noterliği'nin 08/02/2022 tarih, ... yevmiye numarası ile tasdik edilen 08/02/2022 tarih ve 2022/21 sayılı yönetim kurulu kararının batıl olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. <br>IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER<br>5.Şirketin 08.02.2022 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin ... Gazetesinin 10515 sayılı nüshasının incelenmesinde; tescil edilen hususların; .... Noterliği'nin 08.02.2022 tarih ve ... sayı ile tasdikli 08.02.2022 tarihli ... sayılı yönetim kurulu kararı olduğu, ...'nin 1 yıl için yönetim kurulu başkanı olarak; ...'nin 1 yıl için yönetim kurulu başkan vekili olarak seçildiğini, daha önceden yönetim kurulu başkanı görevi olan ...'nin görevinin sona erdiği görülmüştür. <br>6. Yönetim Kurulunun iptali istenen 08.02.2022 tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca; şirket yönetim kurulu karar defterinin şirket merkezinde bulunmaması, bu konuda devam eden soruşturma bulunması nedeniyle 20.10.2021 tarihli yönetim kurulu kararı içeriğinin aynen kabul ve tasdik edildiği, görülen lüzum üzerine henüz görev süresi  dolmadan tekrar seçim kararı alındığı, bunun sonucunda; yönetim kurulu başkanlığına ...'nin, yönetim kurulu başkan vekilliğine ...'nin, yönetim kurulu üyeliğine ...'nin seçildiği, yönetim kurulu karar defterinin yeni seçilen yönetim kurulu başkanı olan ...'ye teslim edilmesine oybirliği ile karar verildiği, kararın altında ... ve ...'nin imzalarının bulunduğu, ...'nin ise imzasının bulunmadığı ve katılmadığı anlaşılmıştır. <br>7. Davalı şirketin 15.03.2021 tarihli, ... karar nolu yönetim kurulu kararının incelenmesinde; yönetim kurulu başkanlığına ...'nin, yönetim kurulu başkan vekilliğine ...'nin, yönetim kurulu başkan vekilliğine ...'nin seçilmelerine karar verildiği, ...'nin, ... ile birlikte 3 yıl süreliğine \"A\" grubu imza yetkilerine müştereken; ...'nin ... ile birlikte 3 yıl süreliğine \"A\" grubu imza yetkilerine müştereken; ...'nin 3 yıl süreliğine \"B\" grubu imza yetkilerine münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmalarına karar verildiği görülmüştür. <br>8. ...  A.Ş'nin 15.03.2021 tarihinde yapılan 2020 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; hazır bulunanlar listesinin incelenmesinde, şirketin toplam 1.000.000 TL sermayesine tekabül eden 1.000.000.- TL itibari değeri olan 1.000.000 adete payın asaleten toplantıda temsil edildiği, böylece gerek kanun ve gerekse esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğu, ... tarafından gündemin görüşülmesine geçildiği, toplantı başkanlığına ...'nin seçildiği, ..., ... ve ...'nin 3 yıl süreliğine yönetim kurulu üyeliğine seçilmelerine oybirliği ile karar verildiği görülmüştür. <br>9. .... Noterliğinin 08.09.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; keşidecilerin ... ile ..., muhatabın ... olduğu,  İhtarname kapsamında; TTK'nın \"Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı\" başlıklı 391/1 maddesi uyarınca ... nezdinde kuruluştan bu yana tüm ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile şirket iş ve işleyişi ile ilgili ayrıntılı olarak belirtilecek sorular ve talepler yönetilmek suretiyle bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak istendiği, ilgili defter ve kayıtların ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde keşidecilerin incelemesine sunulması ya da bu talep kabul edilmediği takdirde TTK 392/7. maddesi uyarınca bu hususların görüşülmek üzere yönetim kurulunun toplantıya davet edilmesi ihtar edildiği görülmüştür. <br>10. .... Noterliğinin 05.10.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; keşidecilerin ... ile ..., muhatabın ... olduğu, ihtarnamede, davacının yönetim kurulunu tercihen 13.10.2021 tarihinde ya da kendisinin başkan sıfatı ile uygun göreceği bir tarihte toplantıya davet etmesinin ihtar edildiği, ihtarname içeriğinde yapılacak toplantıda görüşülmesi talep edilen konuların belirtildiği görülmüştür. <br>11. .... Noterliğinin 18.10.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; keşidecinin ..., borçlunun ... olduğu, 13.10.2021 tarihinde davalı şirket nezdinde salt çoğunluk sağlanarak toplanıldığı, keşideci ...'nin yönetim kuruluna katılmamış olduğu hususunda iki hazirun eşliğinde hazırlanan tutanağın imza altına alındığı, işbu ihtarnamede yapılacak toplantıda görüşülmesi talep edilen gündem maddelerinin belirtildiği görülmüştür. <br>12. .... Noterliğinin 20.10.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde;  keşidecilerin ... ile ..., muhatabın ... olduğu, ihtarnamede, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ... ve ... tarafından keşide edilen 18/10/2021 tarihli ihtarnameye cevap verilmemesi ve işbu ihtarnameye rağmen yönetim kurulunun toplantıya çağrılmaması nedeni ile yönetim kurulu üyeleri ... ve ... tarafından, karar önerisinin TTK m. 390/4 uyarınca diğer yönetim kurulu üyelerinin onay ve imzasına sunulduğu, bu suretle, kararın şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından uygun görülerek imzalandığı ve bu ihtarnamede .... Noterliği'nin 18.10.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile belirlenen gündem maddelerinin belirtildiği görülmüştür. <br>13. .... Noterliği'nin 23.10.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; keşidecinin ..., muhatapların ... ile ... olduğu, ihtarnamede, .... Noterliğinin 18.10.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, davalı şirket ile ilgili olmadığı, yalnızca ... tarafından keşide edildiği, bu nedenle ihtarnamede belirtilen gündem maddeleri konulu yönetim kurulu karar önerisine dayanılarak yönetim kurulu kararı oluşturulmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin 15.03.2021 tarihli son genel kurul toplantısında, 2020 yılı faaliyet ve hesaplarından dolayı ibra edildiği, bu tarihten itibaren hiçbir şekilde şirketi tek başına temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. <br>14. .... soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının incelenmesinde; müştekilerin ..., ... şüphelilerin ..., ... olduğu, müştekiler tarafından, ... A.Ş'ye ortak olan şüpheli ...'nin şirketlere ait karar defterlerini şirkette bir dönem muhasebeci olarak çalışan diğer şüpheli ... aracılığıyla şirketten çıkartmış olmaları nedeniyle defterlere ulaşamadıklarını, bu nedenle şirket faaliyetinin durma noktasına geldiğinden bahisle hizmetin kötüye kullanılması nedeniyle soruşturma başlatıldığı, yapılana yargılama neticesinde; şüpheli ...'nin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı şirket defterlerini alması ve şirket faaliyetlerini sekteye uğratması iddiasından ibaret eylemde takibi gereken suç unsuruna rastlanılmadığı, diğer şüpheli ...'nin ... tarafından verilen talimatla şirket merkezinden çıkardığının iddia edilmesi karşısında, şirketlerin yönetim kurulu başkanı talimatıyla hareket ettiği iddia olunan şüpheli ...'un üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri ile; kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. <br>V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE \t <br>15. Dava, anonim şirket yönetim kurulunun 08.02.2022 tarih ve ... sayılı karının yokluğunun tespiti ile .... Noterliği'nin 23.12.2021 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylı yönetim kurulu karar defterinin geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>16. Öncelikle davalı şirketin pay ve yönetim yapısının ele aldığımızda, davalı limited şirketin merkezinin ....  ilinde bulunduğu, 1.000.000,00.-TL tutarında sermayeye sahip olduğu, ortaklarının davacı ... ve ... olduğu ve beheri 1,00.-TL itibari değerde 510.000,00.-TL karşılığı 510.000 payın ...'ye, 490.000,00.-TL karşılığı 490.000 payın ise ...'ye ait olduğu ve şirketi ... (... ile birlikte), ... (... ile birlikte) ve ... (İç Yönergede belirtilen biçimde) temsile yetkili olduğu anlaşılmaktadır. <br>17. Davalı şirketin merkezinin .... İli olduğu ... kayıtlarından anlaşılmakla mahkememizin yetkili olduğu değerlendirilmiştir. <br>18. Davacı 08.02.2022 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu karının TTK m. 391 hükmü uyarınca batıl olduğunun tespitini talep etmiş ise de, sözkonusu kararın kurucu unsurlarından yoksun olduğunu da dava dilekçesinde ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Bu anlamda öncelikle dava konusu edilen yönetim kurulu kararının yokluk yaptırımına tabi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.<br>19. 6102 s. TTK’da yönetim kurulu kararlarının geçersizliğine yönelik olarak yalnızca \"butlan\" düzenlenmekle birlikte, yokluk konusunda özel bir hüküm bulunmamaktadır. Zira esasen yokluk yaptırımı hususunda genel olarak bir düzenlemeye de yer verilmiş değildir. Buna karşın doktrin ve uygulamada yokluk yaptırımına ilişkin genel hükümlerin uygulama alanı bulacağı kabul edilmektedir. Bu bakımdan anonim şirket kararlarında da yokluk söz konusu olabilecektir. Şirketin işlem ve kararlarında yokluğu, şirketin organlarının, işlem yapma hukuki gücüne sahip olmamaları veya işleme ilişkin yasal bir faaliyet söz konusu değilken, yasal faaliyet mevcutmuş gibi işlem yapmaya kalkışmaları nedeniyle, işlemin hukuken varlık kazanmaması şeklinde tanımlanabilir. <br>20. Yokluk yaptırımı bakımından, bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Yok sayılan bir hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluğun tespiti her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir ve yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Bu çerçevede, bir yönetim kurul kararının varlığından bahsedebilmek için iki unsur gerekir. Bunlardan ilki toplantı yapılması ve ikincisi toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınmasıdır. Bunlardan birisindeki eksiklik halinde hukuki işlem yani yönetim kurulu kararı hiç doğmamış sayılır (....). Uygulama ve öğretide sayılan ve kararının yokluğuna yol açan başlıca örnekler şöyledir; genel kurula davet, yetkili kişi veya organlarca yapılmamış veya TTK’daki istisna dışında davet yapılmaksızın toplantı yapılmış ve karar alınmışsa ya da oylama yapılmaksızın karar alınmışsa yokluk yaptırımı uygulanır. <br>21. Yönetim kurulu kararlarının yokluğundan söz edilebilmesi için kanunlarda aranan şekil ve usul bakımından kurucu unsurların eksik olması lazımdır. Dolayısıyla geçerli yönetim kurulu kararından söz edebilmek şekil ve usul yönünden yasada öngörülen düzenlemelere uyulması gerekir. Aksi halde yok hükmünde bir yönetim kurulu kararından sözedilir.<br>22. Bu anlamda dava konusu edilen yönetim kurulu kararının kurucu unsurlarında eksiklik bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>23. Yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğu (ve butlanla malul olduğu) hususu hukuki yararı bulunan herkes tarafından bir süreye bağlı olmaksızın itiraz şeklinde veya dava yolu ile ileri sürülebilir. Yokluğun tespiti davasında husumet, kararı veren yönetim kurulu üyelerine değil, şirket tüzel kişiliğine yönetilmelidir (....).<br>24. Yönetim kurulu toplantısına çağrıda, herhangi bir yöntem yasa ve ana sözleşme ile belirlenmemiş ise de; bu durum yönetim kurulu üyesinin toplantıya çağrılmayacağı sonucunu doğurmaz. Tüm yönetim kurulu üyelerine çağrı yapılması zorunludur. Çünkü yönetim kurulu toplantısına katılmak bütün üyeler için hem bir hak hem de bir görevdir. Kabul edilebilir bir hata olmadığı sürece yönetim kurulu üyelerinin bazılarına çağrı yapılmadan toplantı yapılıp karar alınması halinde bu kararın geçersizliği söz konusu olur (....).<br>25. Yönetim kurulunu toplantıya çağırmak başkanın görevidir. Bu sonuç, TTK m. 392/7'de yer alan \"Her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunun toplantıya çağırılmasım yazılı olarak talep edebilir\" hükmünden çıkarılmaktadır. TTK m. 366/1 uyarınca başkanın bulunmadığı zamanlarda ona vekalet etmek üzere bir başkan vekili de seçileceğinden, başkanın bulunmadığı zamanlarda, başkan vekili de yönetim kurulunu toplantıya çağırabilir (...). Yönetim kurulunun başkan, bulunmadığı zamanlarda başkan vekilinin toplantıya çağıracağına ilişkin hüküm emredici niteliktedir (...).<br>26. Bu anlamda TTK'nın 366/1. maddesinde seçilecek yönetim kurulu başkan vekilinin yönetim kurulunun başkanının bulunmadığı zamanlarda ona vekalet etmek üzere seçileceği düzenlenmiştir. Yönetim kurulu başkanının görevde bulunduğu zamanda başkan vekilinin vekalet görevi de söz konusu olmayacaktır. <br>27. Davacının, dosya kapsamında yer alan belgelerden davalı şirketin % 51 oranında ortağı olduğu, 15.03.2021 tarihli Genel Kurul kararı ile davalı şirkete davacı ile birlikte davaya feri müdahil olarak katılan ... ve ...’nin 3 yıllığına yönetim kurulu üyeleri olarak atandıkları, yine aynı gün yapılan yönetim kurulu kararı ile 1 yıllık süre için davacının yönetim kurulu başkanı, ... ve ...’nin ise yönetim kurulu başkan vekilliğine seçildiği anlaşılmaktadır. <br>28. Yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ... tarafından davacıya yönetim kurulu toplantısı yapılması talebi ile 08.09.2021 ve 05.10.2021 tarihli noter kanalı ile Yönetim Kurulu Toplantısı Çağrıya Davet Yazısı tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. <br>29. TTK m. 392/7 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulu başkanından yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir hükmü düzenlenmiş olduğu, sözkonusu hüküm uyarınca yönetim kurulunu toplantıya çağrı hususunda yetkili olarak yönetim kurulu başkanının belirlendiği, yine TTK m. 366/I hükmü uyarınca ancak yönetim kurulu başkanının bulunmadığı zamanlarda ona vekaleten yönetim kurulu başkanının yönetim kurulunu toplantıya çağırabileceği anlaşılmaktadır. <br>30. Yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu başkanından toplantı yapılmasını talep etmesine karşın yönetim kurulu başkanının yönetim kurulunu toplantıya çağırmaması halinde ise bilgi alma ve inceleme hakkı yönünden TTK m. 392/4 hükmü uyarınca mahkemeye başvuruda bulunabileceğinin düzenlendiği, bunun yanında genel kurulun olağan üstü toplantıya çağrılmasını talep edebileceği ve yönetim kurulunun işleyişinin yeniden düzenlenmesini bu şekilde sağlayabileceği, TTK m. 410 vd hükümleri uyarınca genel kurulun toplantıya çağrı usulünün düzenlenmiş olduğu görülmektedir. <br>31. Bu anlamda dosya kapsamında yer alan delillerden ve davacı yanın iddia ve davalı yanın savunmalarından davalı şirketin yönetim kurul başkanı olan davacının dava konusu edilen 08.02.2022 tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu karar tarihinde görevinin başında olduğu, yani TTK m. 366/1 hükmünde yer verilen anlamda \"bulunmama\" halinin sözkonusu olmadığı, bu hususunda ortaya konulan delillerle ispat edilemediği anlaşılması karşısında salt davacı yönetim kurulu başkanının yönetim kurulunu toplantıya çağırmamasının koşulları oluşmamasına karşın yönetim kurul başkan vekilince yönetim kurulunu toplantıya çağırma yetkisi tanımayacağı, yönetim kurulu başkanının yönetim kurulunu toplantıya çağırmaması durumunda az yukarıda da belirtildiği gibi TTK m. 410 vd hükümleri uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılması ve yönetim kurulu üye yapısının azil dahil bu surette değiştirilmesi yoluna gidilmesini gerektirdiği, bunun yerine somut olayda olduğu gibi yönetim kurulu başkanı görevde iken başkan vekilince yönetim kurulunun toplantıya çağrısı sonucu alınan yönetim kurulu kararının kurucu unsurlarında eksiklik bulunduğunun kabulü gerekmektedir (....). <br>32. Açıklanan nedenlerle dava konusu edilmiş olan 08.02.2022 tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekmiştir. Bu bakımdan dava konusu edilmiş olan yönetim kurulu kararının TTK m. 391 hükmü uyarınca batıl olup olmadığı hususunda inceleme yapılmasına lüzum görülmemiştir.  <br>33. Davacı yanın diğer bir talebi .... Noterliğinin 23.12.2021 tarihli ... yevmiye numarası ile tasdik edilmiş yönetim kurulu karar defterinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.   <br>34.  TTK'nın \"defter tutma yükümlülüğü\" başlıklı 64. maddesinin 1. fıkrası \"Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır\" hükmünü içermekte iken, 3. fıkrası ilgili kısmı \"...Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir...Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ... ile ... müştereken çıkarılan tebliğle belirlenir...\" şeklinde ve 4. fıkrası \"Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir\" şeklindedir. <br>35. Noterlik Kanunu 68. maddesi \"Noterler Türk Ticaret Kanunu ve diğer kanunlar hükümlerine göre tutulması gereken defterleri bu kanunlar uyarınca onaylarlar.<br> Yukarıki fıkrada anılan defterlerin onaylanmasından sonra noter, onayladığı defterin nevini, ait olduğu yılı, sayfa sayısını, sözü geçen kanunların emrettiği şekilde mercilerine, tek tek veya liste halinde taahhütlü mektupla bildirir.<br> Bunun için noter, ücret tarifesinde gösterilen yazı ücretini ve kanunun tek tek bildirmeyi zorunlu kıldığı hallerde ayrıca posta giderini de ilgilisinden alır.\" düzenlemesini içermektedir. <br>36. Yine Noterlik Kanunu'nun \"Defter onaylanması\" başlıklı 107. maddesi \"Noterler, defter onaylamasını özel kanununda gösterilen şekilde yaparlar.<br> Özel kanununda hüküm bulunmıyan hallerde defter onaylaması, defterin baş ve son sayfasına kaç sayfadan ibaret olduğu yazılmak ve her sayfası numaralanıp mühürlenmek suretiyle yapılır.\" hükmünü içermektedir. <br>37. Yukarıda yer verilen TTK'nın 64. maddesinin 3. Fıkrasının son cümlesinde yapılan atıf gereğince tebliğ hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ'in 10. maddesinde \"yönetim kurulu karar defteri\"ne ilişkin düzenleme yapılmıştır. Buna göre; Yönetim kurulu karar defterinin, anonim şirketlerde yönetim kurulunun, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticinin veya yöneticilerin şirket yönetimi ile ilgili olarak aldığı kararların yazılacağı ciltli ve sayfa numaraları teselsül eden defterdir. Ayrıca sözkonusu maddede yönetim kurulu karar defterinin hangi bilgileri içermesi gerektiği düzenlenmiştir.  <br>38. Tebliğin 13. maddesinin 4. fıkrası \"Yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ile yönetim kurulu karar defterinin açılış onaylarının her hesap dönemi için yapılması zorunludur. Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen hesap dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir.\" düzenlemesini içermekte iken, 6. fıkrası ise \"Pay defteri ve yönetim kurulu karar defterinin yenilenmesinin gerektiği durumlarda açılış onayı yapılacak yeni defter, kullanımına son verilecek defterle veya zayi edilmişse zayi belgesi ile birlikte notere ibraz edilir. Yeni defterin açılış onayının yapıldığı sırada noter, eski deftere veya zayi belgesine, yeni defterin açılış onayının yapıldığını tarih ve sayıyı belirterek şerh düşer. Eski defterde veya zayi belgesinde söz konusu şerhi gören noter tekrar bir açılış onayı yapamaz.\" hükmünü içermektedir.<br>39. Somut olayda, davacı taraf, hali hazırda şirketin yönetim kurulu karar defteri varken yeni bir defter tasdik edildiğini ve bu defterin iptalini talep etmiş olup yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerde hangi hallerde yeni bir yönetim kurulu karar defterinin noter tarafından açılış onayı yapılabileceği düzenlenmiş olup bu haller mevcut yönetim kurulu karar defterinin sayfalarının kullanılması sonucu bitmiş olması veya sözkonusu defterin zayi nedeni ile belge verilmiş olması halleridir. <br>40. Buna karşın somut olayda dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere mevcut yönetim kurulu karar defterinin sayfalarının kullanılması sonucu bitmesi sözkonusu olmadığı gibi zayi nedeni ile belge verildiğine ilişkin bir karar verildiği iddia ve ispat edilmiş de değildir. Bu durumda ise esasen bir Kanuni düzenleme boşluğunun varlığından da sözedilebilir. <br>41. Zira saklama yükümlülüğü bulunan defter ve belgelerin hangi halde ziyaı halinde belge verilebileceği TTK m. 82/7 hükmünde düzenlenmiş olup koşulları bulunmaksızın tacirin tutmakla yükümlü olduğu defterlerinin ziyaı halinde yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca Noterlerce yeni bir defter açılış onayının da yapılması mümkün görülmemektedir. Tacirin bu durumda nasıl bir yol izleyeceğine yönelik ise her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Koşulları olmamakla birlikte noter tarafından açılış onayı yapılmış olan ticari defterlerle ilgili olarak hangi yaptırıma tabi tutulacağına yönelik bir düzenlemeye de rastlanılmamıştır. <br>42.  Hal böyle olmakla birlikte somut olayda olduğu gibi hali hazırda yönetim kurulu defteri bulunmakta iken (davacı yanca defterin kendilerinde olduğu beyanına göre) yukarıda yer verilen Kanuni düzenlemeler uyarınca koşulları oluşmaksızın salt yönetim kurulu karar defterine ulaşılamaması gerekçesi ile \"yönetim kurulu karar defteri\" tasdik ettirildiği hallerde ise bu yeni açılış onayı yaptırılan defterin geçersizliğinin tespitine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş olup dava konusu edilmiş olan .... Noterliğinin 23.12.2021 tarihli ... yevmiye numarası ile tasdik edilmiş yönetim kurulu karar defterinin geçersiz olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. <br>43. Açıklanan nedenlerle davacının tüm istemleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tVI-HÜKÜM\t            <br>\t1-Davanın KABULÜNE, <br>\ta-Davalı ... Tur. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu 08.02.2022 tarih ve ... sayılı (.... Noterliğinin 08.02.2022 tarih ve ... Yevmiye numarası ile takdik edilmiş olan) kararının YOKLUĞUNUN TESPİTİNE,   <br>\tb-.... Noterliğinin 23.12.2021 tarih ve ... Yevmiye numarası ile onaylı Yönetim Kurulu Karar Defterinin GEÇERSİZ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70.-TL harcın düşümü ile bakiye 346,9‬0.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br> 3-Davacı tarafından dava açılırken ödenen 80,70.-TL peşin harç, 80,70.-TL başvurma harcı, 11,50.-TL vekalet harcı, 220,70.-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 600,00.-TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 993,6‬0.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>5-Davacı tarafça depo edilen gider avansı ile varsa davalı tarafça depo edilen delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 hükmü uyarınca ilgilisine İADESİNE, \t<br>\tDair davacı vekilinin ve feri müdahiller vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ...  Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 28/03/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/03/2024<br><br>Başkan ...<br> E-İmza<br>Üye ...<br> E-İmza<br>Üye ...<br> E-İmza<br>Katip ....<br> E-İmza<br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br>\"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29fef15246e9f735","SID":"ea50c64377f9a6ec"}}