{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1841 - 2024/1751<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1841 \t\t     (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2024/1751\t\t       HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/09/2022<br>ESAS NO\t\t: 2021/169 E 2022/776 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 23/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/01/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/29106 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı vekili, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerekli olduğunu, dava dilekçesinde müvekkili şirketin 20 adet 40 lt'lik oksijen tüp çeliği ve 1 adet 50 lt'lik karışım tüp çeliği teslim edildiğini, bu teslimin de müvekkili şirket çalışanları tarafından imza altına alındığını belirtmiş olsa da bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacı yan tarafından müvekkiline söz konusu malzemelere ilişkin herhangi bir teslim yapılmadığı gibi bu hususa yönelik müvekkili tarafından davacıya yönelik ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan sevk irsaliyesi belgelerinde “...” isimli muhatap gösterildiğini, müvekkilinin ticari unvanının ... İnş. Tic. A.Ş. (öncesinde Ltd. Şti. olduğu) olduğunu, ... isimli muhatabın müvekkili ile ilgisinin olmadığını, bununla birlikte dava dilekçesi ekinde sunulmuş makbuzlarda imzası bulunan kişilerin müvekkili çalışanı olup olmadığının belli olmadığını, bu kişilerin müvekkili şirketin çalışanı olması hatinde dahi bu kişilere mal teslim almaya ilişkin açık bir yetki verilmediğinden davacının iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, satım sözleşmesinde malın teslim edildiği kişinin teslim almaya yetkili olması gerektiğini, davacının dilekçesinde söz konusu malların teslim edildiğinin ispatı için tanık deliline dayanmış olsa da huzurdaki uyuşmazlığın ispatı açısından tanık dinlenecek olmasının hukuken mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulu bulunan sevk irsaliyelerinin incelenmesinde tanzim tarihlerinin 2016-2017-2018 yıllarına ait olduğu, uyuşmazlık konusu faturanın ise 06/11/2020 tanzim tarihli olduğu, sevk irsaliyelerinin düzenlendiği tarihler ile fatura tarihi arasında hayli zaman olduğu, sevk irsaliyelerinin faturaya konu mallar için düzenlendiğinin dosya kapsamından sabit olmadığı, taraflara ait 2020 yılına ilişkin Ba-Bs formlarında da taraflarca bildirimin bulunmadığı, davacı defterlerinden 2020 yılı yevmiye defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı ancak kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırılmadığı, bu sebeple davacı defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davalı defterlerinin ise kanuni şartları taşıdığı ve davalı lehine delil olarak kabul edildiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, tüm dosya kapsamına göre davacı yanın uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin mal teslimi iddiasını ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden- davacı vekili tarafından;<br>Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiği, müvekkili tarafından tüplerin teslim olgusunun ispat edildiği, ancak dosya kapsamı ile iade edildiği hususunun davalı yanca ispat edilemediği, iade hususunun usulüne uygun deliller ile ispat edilmesi gerektiği, sanayi gazlarının satışının sadece gaz bedeline ilişkin olduğu hususunun uygulama ile benimsendiği, mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın reddi kararının doğru olmadığı bildirilerek  başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2020/29106 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden davacı tarafından davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş. aleyhine bir adet faturadan kaynaklanan alacağının tahsili talebi ile ilamsız takip yoluyla icra takibi yapıldığı, davalı yanın süresi içerisinde itirazı ile iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacı ...'ün takip tarihi olan 11.12.2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 37.760,00 TL alacaklı olduğu, davalı yanın ticari kayıtlarında ise dava konusu faturanın kayıtlı olmadığı gibi BA formu ile bildirilmediği, takip tarihi itibariyle davacı lehine borç kaydının bulunmadığı rapor edilmiştir.<br>Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde yer alan sevk irsaliyesi fotokopilerinin incelenmesinden tanzim tarihlerinin 2016-2017-2018 yıllarına ait olduğu, isim ve imzaların bulunduğu, mahkemece isim ve imzası bulunan kişilerin tanık sıfatı ile dinlendiği, bu kişilerin imzalarını kabul ettikleri, ayrıca tanzim tarihinde davalı çalışanı olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı yanca taraflar arasında sanayi gazı satışı olduğu, satım bedelinin sadece gaz bedelini kapsadığı, tüplerin bedellerini içermediği, iade edilmeyen ve davalı uhdesinde kalan tüpler için tanzim edilen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile iş bu dava açılmış olup, davalı yanca teslim olgusu reddedilerek davanın reddi talep edilmiştir.Dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından 2016-2017-2018 tarihinde tüplerin davalı yana teslim edildiği olgusu ispat edilmiştir. Bir başka ifade ile taraflar arasında gaz bedelinden kaynaklanan bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı yanca tüplerin iade şartı ile davalı yana teslim edildiği, davalı tarafından tüplerin iade edilmemesi nedeniyle tüpler için tanzim edilen faturadan kaynaklanan alacağın bulunduğu iddiasıyla iş bu dava açılmıştır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisi bulunmamakta olup, davacı yanca  tüplerin iade şartı ile teslim edildiği hususu usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gibi dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı gözetilerek mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. <br>Davacı yan haksız ise de takipte kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. <br>Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/169 Esas 2022/776 Karar sayılı 20/09/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a-Davanın REDDİNE, <br>b-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığında reddine, <br>c-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcının  peşin alınan 644,85 TL harçtan mahsubu ile artan 564,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>   ç-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin  davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>d-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>e-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 150,50TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,    <br>8-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere  23/12/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br> <br>Başkan<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9604178a96bcb8fa","SID":"d5f0c88025921953"}}