{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br>ESAS NO\t: 2022/1428 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/1660<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: DR....  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/12/2020<br>ESAS-KARAR NO\t: 2017/155 E -  2020/622 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/01/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili, müdahil ... ile tıbbi ürün satımı konusunda anlaşıldığını, borcun yapılandırılması yoluna gidildiğini, bu kapsamda kendilerine 11 adet 696.420,95 TL bedelli senet verildiğini, bu borçlara ek olarak faturaya bağlanmamış 52.559,05 TL daha borcu bulunduğundan 08/09/2015 tarihinde 748.980,00 TL tutarında senet alındığını, bununla birlikte 08/09/2015 tarihli protokol ile toplam borç 917.177,85 TL olarak kabul edildiğini, protokol esnasında davaya konu 21/01/2016 vade tarihli 119.763,00 TL tutarlı senedin bankaya ibraz için verilmiş olması nedeni ile müdahile iade edilemediğini, protokolde yazılı diğer tüm senetlerin ise iade edildiğini, daha sonra davalı tarafından müvekkili aleyhine başka borçlarından dolayı İstanbul 16. İcra Müdürlüğü’nün 2015/18589 ve 2015/18590 esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını ve 14/09/2015 ve 15/09/2015 tarihlerinde haciz yapıldığını, bu esnada haciz tutanağında kıymetli evrakın haczine ilişkin kayıt yapılmamasına rağmen 80 adet senedin davalı vekili tarafından bila tarihli tutanak ile teslim alındığını, daha sonra davalı vekilinin 18/09/2015 tarihinde müvekkilinin işyerine gelerek ikinci 18/09/2015 tarihli tutanağı düzenlediğini ve ilk tutanağı değiştirdiğini, dava konusu senedin de bu senetler arasında bulunduğunu ve Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/7537 esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, senedin arkasında tahsil cirosu değil temlik cirosunun bulunduğunu, çünkü cirolayan personelin Yenimahalle 4. Noterliği'nin 14/04/2014 tarih ve 8728 yevmiye nolu vekaletname ile yalnız tahsil cirosu yapmaya yetkili olduğunu, davalı şirketin avukatı teslim aldığından cironun davacı şirketin yetkilisi tarafından atılması gerektiğini bilmesi gerektiğini belirterek Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/7537 E. sayılı dosyasına konu senet nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Fer’i Müdahil vekili, davacı ile aralarındaki borç ilişkisine istinaden senet verildiğini, borcun yapılandırılması neticesinde protokol düzenlendiğini, dava konusu senedin davacı tarafça teslim edilmediğini, diğer senetlerin ödemeye mukabil iade edildiğini, dava konusu senedin davacının borcu nedeni ile davalıya verildiğini, oysa ki senedin protokol gereği verilmiş olması nedeni ile kambiyo özelliğini yitirmiş olduğundan davacı yanında müdahale talep edilmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı vekili, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ise davacı aleyhine haciz yapıldıktan sonra davacının ricası ile senetlerin 18/09/2015 tarihli protokol ile borçlarına mahsuben rızaen teslim alındığını, dava konusu senedin de bunların arasında, protokol tarihinde teslim alındığını, haciz tutanağının resmi belge niteliğinde olup aksinin ispatının gerekeceğini, senet ifa uğruna teslim alındığından ödenmediği müddetçe borcun devam edeceğini, müdahilin de danışıklı ve muvazaalı olarak hareket ederek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/32 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, davalının tahsil cirosunu anlamasının mümkün olmadığını, tahsil veya rehin cirosu olması halinde açıkça yazılmasının gerekeceğini, ancak yazmadığını, davacı ile müdahil arasındaki protokolde dava konusu senedin bankada olduğuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığını, senedin borçlu davacının elinde olmasının borcun ödenmediğine karine olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, haciz tutanağının resmi belge mahiyetinde olduğu, içeriğinin aksinin ancak eş değer bir delille ispat edilebileceği, davacı yanca ispata elverişli bir delil ibraz edilmediği, 18/09/2016 tarihli protokole, taraflar arasındaki borca, senedin davacının yedinde iken davalıya rızaen teslim edildiğine ilişkin herhangi bir itiraz bulunmadığı, senet üzerindeki cironun mahiyetine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davalının kötüniyetli olduğu ve cironun mahiyetini bilebilecek durumda olduğuna ilişkin iddia ve ispata elverişli delilin de bulunmadığı gözetildiğinde davacının bu iddiasının da yerinde olmadığı, davacının, senedin protokol kapsamında verilmesi ve karşılıksız olması nedeni ile geçersiz bulunduğuna ilişkin iddiasının değerlendirilmesi için, TTK'nun 687. maddesinin dikkate alınmasının gerekeceği, davalının bile bile borçlu müdahilin zararına hareket ettiğine ilişkin iddia veya ispata elverişli delil bulunmadığı, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/32 esas sayılı dosya kapsamında da bu yönde bir tespit bulunmadığı, davalının iyiniyetli hamil konumunda olup keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığı ve menfi tespit davasının sübut bulmadığı, davacı ile feri müdahil arasındaki protokol gözetilerek davacının kötüniyetli olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden-davacı vekili tarafından;<br>Müvekkilinin iflas etmiş olması nedeniyle İİK’nın 193. maddesi uyarınca tüm takiplerin düştüğünü, imza incelemesine dair ara karardan dönülmesinin doğru olmadığını, senet üzerindeki cironun tahsil cirosu olduğunu ve davacının bunu biliyor olması gerektiğini, <br>İstinaf eden- fer’i müdahil vekili tarafından;<br>Mahkemece tecdit ve alacağın sona ereceğine dair itirazlar üzerinde durulmadığını, borç ilişkisine ve muvazaaya dair iddiaların da dikkate alınmadığını, senet üzerindeki cironun tahsil cirosu  olduğunu ve davacının basiretli bir tacirden beklenen özen ile davacının bu cironun mahiyetini bilebilecek durumda olduğunu bildirerek  başvurulmuştur.<br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık menfi tespit istemine konu senet nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.  <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, İİK 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tMahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı ve fer’i müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili ile fer’i müdahil vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden  fer’i müdahil vekilinden alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 13/12/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      \t\t\t\t<br> <br>Başkan...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15baa5062b6650bb","SID":"e09b171df6c34213"}}