{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/437 Esas<br>KARAR NO:2025/36<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/12/2023<br>NUMARASI:2017/270 Esas, 2023/243 Karar<br>DAVANIN KONUSU:FSEK'ten kaynaklanan tazminat İstemli<br>KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkilininin “...”, “...”, “...” ve \"...” adlı albümlerinin ve eserlerin internet ortamında dijital olarak kullandığını, davalı ile müvekkili arasında bu yönde bir kullanım sözleşmesi bulunmadığını ileri sürerek söz konusu eserlerin kullanımından meydana gelen hak tecavüzünün durdurulmasına, söz konusu eserlerin dijital ortamda kullanılmasının tedbiren durdurulmasına, FSEK kapsamında tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesinde; Tecavüzün tespitine ve FSEK m.68 uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla  300.000.-TL rayiç bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, 300.000-TL rayiç bedelin Sayın Mahkeme tarafından yüksek görülmesi durumunda, rayiç bedelin dört albüm için 100.000-TL olarak belirlenerek, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte FSEK 68 uyarınca 3 katı bedeline hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının, dava konusu albümlerde yorumcu/besleci/söz yazarı sıfatıyla yasanın öngördüğü şekilde noter huzurunda Davalı müvekkili firmanın '...' olarak ilgili albümleri ve albümdeki eserleri yayımlamasına muvafakat ettiğini, Müvekkili firmanın ilgili fonogramlar üzerinde Davacının muvafakatnameleri uyarınca Kültür Bakanlığı nezdinde fonogram yapımcısı olarak tek yetkili bağlantılı hak sahibi olduğunu, eser sahibi ve içracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldığını ve ilgili fonogramlar üzerinde bağlantılı hak sahibi sıfatıyla mali haklarını kullandığını ve kutlanmakta olduğunu, Davacının zamanında FSEK uyarınca besteci, söz yazarı ve yorumcu sanatçı olarak Davalı ...Müzik'e devretmiş olduğu veya kullanım yetkisini vermiş olduğu mali hakları ile ilgili fonogramların dijital olarak da yayımlanmasına müsaade ettiğini, teknolojik nedenlerle kaset satışlarının heredeyse ortadan kalktığı göz önüne alındığında mali hakların devredildiği tarihteki teknolojik duruma göre hak elde eden kimselerin bu haklarını kullanamaz hale gelmelerinin hukuki işlem güvenliğini zedeleyeceğini, Dava  konusu fonogramların ve fonogramlardaki eserlerin dijital ortamda yayımlanması hususunda mali hakların özü ve kullanım şartları değil, sadece ilgili fonogramların yayımlandığı yer değişmiş sayılması gerektiğini, ayrıca Davacının \"...\" ve \"...\" albümlerindeki eserlerine bağlı mali haklanını Davalıya devrettiğini, \"...\" isimli albümdeyse eserlerinin her türlü ses taşıyıcısı yoluyla yayımlanmasına muvafakat ettiğini, Davacının üyesi bulunduğu ..., ... ve .. meslek birliklerine vermiş olduğu muvafakatnamelerin ilgili eserlerin dijital ortamda yayımlanmasına olanak sağladığını, Davacının hem yorumcu, hem de eser sahibi olarak dijitat mecrada yayımlanan eserleri üzerinden telif hak edişlerini Meslek Birlikleri aracılığıyla aldığını, yapılan telif ödemeleri Davacının herhangi bir maneyi veya mali hak kaybına uğramadığını gösterdiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"-Açılan davanın Kabulü ile;- Davacının,  davalıya dijital kullanım hakkı devretmediği, bu nedenle ilgili kullanımların mali haklara tecavüz niteliğini taşıdığı aynı zamanda 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 51. Maddesi çerçevesinde, sözleşmelerin imzalanmasından sonra mevzuatta mali hakların şümulunun genişletilmesi halinde genişletilen mali hak yetkisinin eser sahibinde kalacağı dikkate alındığında, dijital kullanım haklarının davalıya devredilmemesi nedeniyle vaki kullanımların hukuka aykırı olduğu,  davacıya ait eserlerin, davalı tarafından dijital ortamda izinsiz kullanımının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca mali haklara tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla,  \"...\", \"...\", \"...\" ve \"...\" adlı albüm ve eserlerin Davalı tarafından kullanılması sebebiyle davalı yanın davacının eserlerine yukarıda bahsi geçen sebepler uyarınca tecavüzde bulunduğunun Tespiti ile;  dosya kapsamına sunulu deliller nazara alınmak suretiyle  rayiç bedelin dört albüm için 100.000-TL olarak belirlenerek, FSEK 68 uyarınca 3 katı olan 300.000 TL'nin   dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davalı yanın husumet itirazının reddine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın 08.07.2015'te açıldığını ancak 14.04.2014 Tarihli devir sözleşmesinde davacı ...'ın icracı sanatçı sıfatı ile bağlantılı hak sahibi olduğu tüm eserlerle ilgili dijital iletim hakkını en geniş kapsamda dava dışı ...'na devrettiğini, davacının 14.04.2014 itibarı ile dijital iletim hakkına yönelik talep hakkı kalmadığını,Eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının icracı sanatçı olarak FSEK 80.maddesindeki şartı yerine getirmediğini, dijital haklar ile ilgili öncelikle eser sahiplerinden izin almadığını Mahkemenin 14.04.2021 de hak devri yapıldığını beyan ettiği ancak davacı yanca bu tarihten sonra yapılan caymanın geçerli olduğunun esas alınmasının hatalı olduğunu, 4 haftalık sürenin caymanın koşullarının gerçekleşmiş olması şartı ile öngörüldüğünü, Kararın denetimden yoksun olduğunu, kabul etmemekle birlikte bilirkişilerce  rayiç bedel için yapılan tespitlerin dikkate alınmadığını, dava dışı sanatçının başka davasında hükme esas alınmamış olan rakamın esas alınmasının teamüle, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının izin vermediğini iddia ettiği dijital hakların kullanımı için hem haksız telif hem de tazminat alarak mükerrer haksız kazanım içinde olduğunu, Mahkemenin davayı belirsiz alacak davası olarak yorumlayıp dava tarihinden faiz işletmesinin hatalı olduğunu, hükmedilecek rayiç bedelin ancak ıslahtan itibaren faizi ile tahsil edilebileceğini, Değişen teknolojik koşulların göz önüne alınması gerektiğini, dijital hakların ayrı bir hak olarak değerlendirilemeyeceğini, Davacının üyesi bulunduğu ...'nden yorumcu sıfatı ile seslendirdiği ve davaya konu albümlerde yer alan eserlerin dijital platformlarda yayımlanmasından dolayı tahakkuk eden telif hak ediş bedellerin almakta olduğunu, davacının ... e verdiği yetki belgesinin ilgili hükümlerine göre bu hakları kullanma yetkisinin ...e ait olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Davacı, eser sahibi olduğu  “...”, “...”, “...” ve \"...” adlı albümlerinin ve eserlerin internet ortamında davalı yanca haksız  olarak kullandığını ileri sürerek tecavüzün tespiti ile FSEK 68 maddesi gereğince maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hak 5846 sayılı FSEK 25.maddede 2001 yılında yapılan değişiklik ile ihdas edilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmeler ve muvafakatlerin davalıya dijital iletim hakkı sağlamadığı yönündeki kabul yerindedir. Bununla birlikte, davacı önceki sözleşmeler yönünden cayma hakkını kullanmış olup davalı yanca süresinde iptal davası açılmadığından caymanın geçerli olup olmadığının iş bu davada incelenmemesi de yerindedir. Davalı yan, davacı ile dava dışı 3.kişi arasındaki 14.04.2014 tarihli sözleşme gereğince davacının mali haklarını devrettiğini ileri sürmüş ise de, davacının dava konusu eserlerin  bir kısmında besteci ve icracı, bir kısmında  söz yazarı ve icracı, bir kısmında ise hem besteci hem söz yazarı hem de icracı olarak eser sahibi olduğu, davacının icracı sanatçı olarak herhalükarda 14.04.2014'ten önceki mali hakları yönünden dava açabileceği, cayma ile birlikte hakların davacıya geri döndüğünün kabul edilmesinin de yerinde olduğu, meslek birliklerine verilen yetki belgesinin usulüne uygun mali hak devri anlamında olmadığı, husumet itirazının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkemece aşamalarda farklı bilirkişi heyetlerinden 3 kök ve çok sayıda ek rapor, mali rapor olmak üzere 11 rapor alınmış olup taraflarca emsal sözleşme sunulmamış, bilirkişiler tarafından da somut, hükme elverişli bir bedel tespiti yapılamamıştır. Mahkemece TBK 50.maddesine göre maddi tazminata hükmedilmesi somut olaya uygun olup dava konusunun 4 ayrı albüme ilişkin olması, eserlerin sayısı, davacı sanatçının ve eserlerinin tanınmışlığı da dikkate alındığında mahkemece takdir olunun tazminat miktarı yerinde görülmüş, dava belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Davalı, meslek birlikleri tarafından davacıya yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini ileri sürmüş ise de; iş bu davada davalı yanın kullanımları haksız olup FSEK 68 maddesine göre tazminata hükmolunduğu, TBK 50.maddesine göre değerlendirme yapıldığı da dikkate alındığında davalının bu yönlerdeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle ile derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 20.493,00TL harçtan, peşin alınan 5.124,00TL harcın mahsubu ile bakiye 15.369,00TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 30TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eec39b1c02dd2a03","SID":"ef2394c8dcf11f73"}}