{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1963 - 2025/58<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1963 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/58<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.06.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/1223 Esas -  2023/367 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>DAVACILAR   :......<br>VEKİLİ\t:......<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALILAR\t: 1 -......<br> \t   2 -......<br>VEKİLLERİ\t: Av. ......<br>\t  Av. ......<br>\t<br>DAVALILAR\t: 3 -......<br>\t: 4 -......<br>VEKİLLERİ\t: Av. ......<br>\t  Av. ......<br><br>DAVALI\t: 5 -ETHİCA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLLERİ\t: Av. ......<br>\t  Av. ......<br>\t  Av. ......<br><br>İHBAR OLUNAN\t: 1 -ANADOLU SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ......<br><br>İHBAR OLUNAN\t: 2 -TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ......<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)<br>BAŞVURU TARİHİ\t:  26.09.2023-02.10.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ     : 07.12.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 13.01.2025<br>YAZIM TARİHİ\t: 13.01.2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.07.2021 tarihinde davalılardan ... adına kayıtlı ve davalılardan ...'ın kullandığı ... plaka sayılı araç ile  davalılardan ... adına kayıtlı ve davalılardan ...'ün kullandığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu ... plakalı aracın savrularak yol kenarında yaya olarak araçların geçişini bekleyen ...'a çarpması neticesinde davacıların desteği ...'ın öldüğünü, Kocaali Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/671 Soruşturma sayılı dosyası ile şüpheliler hakkında taksirle ölüme neden olma suçuna ilişkin olarak soruşturma başlatıldığını belirterek; 9.000,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma, cenaze gideri vs tazminatlar) araç sürücüsü ...'ün kusuruna denk gelen kısmının olay tarihinden (22/07/2021) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan (..., ... ve Ethica Sigorta A.Ş.'den)  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı  ...'a verilmesini, 1.000,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma, cenaze gideri vs tazminatlar) araç sürücüsü ...'ün kusuruna denk gelen kısmının, olay  tarihinden (22/07/2021) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalılardan (..., ... ve Ethica Sigorta A.Ş.'den) müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesini, ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, ...  için 100.000,00 TL ve  ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (22/07/2021) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (..., ..., ... ve ...'dan)  müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacılar vekili 05.01.2022 tarihli talep açıklama dilekçesi ile ... için istediği maddi tazminatın 8.900,00 TL sinin  destekten yoksun kalma ve 100,00 TL sinin ise cenaze gideri olduğunu, davacı ... için istenen tazminatın 900,00 TL sinin  destekten yoksun kalma ve 100,00 TL sinin de cenaze gideri  olduğunu bildirmiştir.<br> Davalı Ethica Sigorta vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunmuş, davacının taleplerine konu tazminatın davadan önce ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin trafik kurallarına riayet etmediğini, kazanın meydana geldiği yerin kavşak olduğunu, dur levhasının bulunmadığını, davacıların talebinin tazminat hukukunun gereklerine uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığını, davacılardan ... ve ... ile Ethica Sigorta arasında protokol imzalandığını, davacıların kabul ve taahhütleri bulunduğunu, davacıların ayrı bir taleplerinin bulunması halinde bu hususta sigorta şirketine bakiye zararın tazmini için başvuru yapmalarını gerektiğini, davalıların maddi durumları karşısında talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddine, ayrıca mevcut ibraname belirtildiği üzere dava tarihinden önce dava konusu tazminat ödendiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İlk derece mahkemesi tarafından Maddi tazminat talepleri açısından; Davacı ...’ın maddi tazminat talebinin Kabulü ile 622.830,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 2.700,00 TL cenaze giderinin, davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 22.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Ethica Sigorta AŞ'den ise 18.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve bu davacı yönünden garameten hesaplanan bakiye poliçe limiti olan 211.492,87 TL ile sınırlı olmak üzere, müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Davacı ...’ın maddi tazminat talebinin Kabulü ile 86.486,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 100 TL cenaze giderinin, davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 22.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Ethica Sigorta AŞ'den ise 18.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve bu davacı yönünden garameten hesaplanan bakiye poliçe limiti olan 29.368,13 TL ile sınırlı olmak üzere, müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, <br>Manevi tazminat talepleri açısından; Davanın Kısmen Kabulü ile davacı ... için 120.000 TL,  davacı ... için 80.000 TL, davacı ... için 70.000 TL,  davacı ...'ın için 70.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konususu trafik kazasının gerçekleşmesinde, davacıların murisi olan ...'ın hiçbir kusuru olmaması, davalıların ağır ve tam kusurlu durumları, ülkenin ve vatandaşların içinde bulunduğu ekonomik durum, paranın alım gücünün günden güne düşmesi (davanın açıldığı tarih ile davanın karara bağlandığı tarih arasında dahi dava dilekçesinde talep etmiş oldukları manevi tazminat tutarlarının ciddi oranda değer kaybına uğradığı gözetildiğinde) ve diğer hususlar nazara alındığında, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı yan tarafından ikame edilen işbu davanın kısmi alacak davası olduğunu, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası olduğunun belirtilmediğini, bu durumda güncel yargı içtihatları da dikkate alındığında açılan davanın kısmi dava olduğunun kabulü gerektiğini, buna karşın yerel mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak dava belirsiz alacak davası olarak görüldüğünü, davacı yan tarafından bedel artırım dilekçesi 2 defa sunulduğunu, zaman aşımı itirazlarının verilen kararda değerlendirilmediğini, görülen davanın aşamalarının ve verilen kararın usule aykırı olduğunu, davacılardan ... ve ... ile davalı Ethica Sigorta A.Ş. Arasında imzalanmış protokol ile tazminat hususunda anlaşma sağlanmış olup; davacılar işbu anlaşma ile \"başkaca hiçbir tazminat, talep, hak, menfaat ve alacağımız kalmadığını\" beyan, kabul ve taahhüt ettiklerini, davalı sigorta şirketi ile davalı müvekkiller arasındaki hukuki ilişki sebebiyle davalı müvekkillerin de davacılara karşı sorumluluğu kalmadığını, taraflar arasında imzalanan işbu ibraname ve dava dilekçesinden yalnızca davacılardan ... ve ... bakımından sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davacıların ibranamede belirtilen miktarlar dışında bir talebinin bulunduğunu iddia ediyor ise öncelikle bu hususta sigorta şirketine bakiye zararın tazmini için başvurması gerektiğini, meydana gelen kazaya ilişkin dosya kapsamında tanzim edilen raporlar olay yerinde keşif yapılmaksızın düzenlenmiş olup eksik inceleme ve değerlendirmelerle düzenlenen raporlar dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, mahkemece hükme esas alınan 15.01.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda tespit edilen tazminat miktarları fahiş olduğunu, söz konusu rapor ile dosya kapsamında daha önce aldırılan  rapor arasındaki fark da bu hususu gösterdiğini, ayrıca davalı ve ihbar olunan sigorta şirketlerinin yapmış olduğu ödemelerin tam olarak hesaplanmadığını, bu husus da hesaplanan tazminat miktarının fahiş bir miktara çıkmasına sebebiyet verdiğini, mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu, yerel mahkemence eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava; trafik kazasında ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>Davaya konu, 22.07.2021 tarihinde davalılardan ...'ın işleteni  ve davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu ve ihbar olunan Türkiye Sigorta A.Ş'nin zorunlu zigortacısı olduğu ... plakalı araç ile  davalılardan ...'in işleteni ve davalılardan ...'ün sürücüsü olduğu ve diğer davalı Ethica Sigorta A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araçların çarpışması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, akabinde kazaya karışan araçlardan kontrolden çıkan ... plakalı aracın, yol kenarında yaya olarak araçların geçişini bekleyen, davacıların yakını (eş ve babaları) ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.<br>Eldeki davada davacılar ... ve ...'ın  destekten yoksun kalma, cenaze giderine dayalı olarak maddi tazminat talepleri münferiden  sorumluluk esasına göre yalnızca araç sürücüsü ...'ün kusuruna denk gelen kısmı nedeniyle  ve yalnızca davalılardan ... , ... ve Ethica Sigorta A.Ş.'ne karşı belirsiz alacak davası yoluyla yöneltmiş oldukları, davacılar ...,  ... , ... ve  ...'ın manevi tazminat taleplerini ise  kusur oranlarından bağışık olarak  her iki aracın sürücüleri ve işletenlerine karşı ise birlikte yönelttikleri anlaşılmaktadır.<br>Davalılar ... ve ... vekilinin maddi tazminata ve kusura ilişkin istinaf gerekçeleri bakımından yapılan incelemede;<br>1-Ceza dosyasındaki görgüye dayalı tanık beyanları da birlikte değerlendirilerek ve keşif yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın; Trafik Kolluğu tarafından düzenlelen 23.07.2021 tarihli Kaza Tespit Tutanağı ve soruşturma aşamasında alınan 19.11.2021 tarihli Trafik Bilirkişi raporu ile uyumlu İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25.05.2022 tarihli oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen Trafik Bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, <br>2-Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde,<br>3-Davacıların, davalılar işletenler ve sürücülere karşı yöneltmiş oldukları maddi ve manevi tazminat talepli davalarının 6102 sayılı TTK 4.maddesi kapsamında bulunmaması nedeniyle, bu davalılar yönünden dava şartı arabuluculuk zorunluluğunun bulunmadığının kabul edilmesinde, <br>4-Dava dilekçesinde davacıların maddi tazminat davalarını, açıkça 6100 sayılı HMK 107.maddesi ibaresine de yer vermek suretiyle belirsiz alacak davası yoluyla ikâme ettiklerinin ve davacılar tarafından 03.03.2023 tarihli tek bir artırım dilekçesi ile dava değerlerini artırdıkları görülmekle; eldeki davanın kısmi dava olmadığının, zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının ve birden fazla değer artırımı ya da ıslah talebinin bulunmadığının kabul edilmesinde,<br>5-Davacılar ... ve ...'ın, destekten yoksun kalma tazminatı talepli maddi tazminat taleplerini yukarıda yer verildiği üzere  yalnızca araç sürücüsü ... 'ün kusuruna denk gelen kısmı nedeniyle (münferiden kusur oranına göre) ve yalnızca davalılardan ..., ... ve Ethica Sigorta A.Ş.'ne yöneltmiş olduklarının anlaşılmasına göre, ihbar olunan Türkiye Sigorta A.Ş.'nin eylemlerinden sorumlu olduğu  ... plakalı aracın sürücüsü diğer davalı ...'ın, kusuruna denk gelen kısma ilişkin yapılan ödemenin,  araç sürücüsü ... 'ün %90 kusuruna denk gelen kısmı nedeniyle hesaplanan tazminata etkisinin olamayacağına göre yerinde görülmeyen mahsup taleplerinin reddedilmesinde,<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalılar ... ve ... vekilinin anılan yönlere değinen istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.<br>Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin istinaf gerekçeleri bakımından yapılan incelemede;<br>6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. <br>Manevi zararın belirlenmesinde  Borçlar Kanunun 56. maddesi ana ve ölçü kaideleri belirleyerek bu çerçevede takdir yetkisini somut olaya özgü olarak hakimin takdirine bırakmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 56 - \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.   Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.\" düzenlemesine haizdir. <br> Buna göre temel ölçütler \"olayın özellikleri\" olarak izâh edilen somut olaya ve tarafların sosyo ekonomik durumuna göre değerlendirme yapmak gereğidir. Denge unsur ise mülga 816 sayılı Borçlar Yasasının 48. maddesinin \"adalete muvafık\" lafzıyla izâh olunan  ve yeni yasa da \"uygun bir miktar paranın\" da şeklinde yer bulan hakkimin durum ve koşulların gereklerine ve  hakkaniyete uygun bireysel tatmin kadar toplumsal tatmini de göz önünden bulunduran bir karar vermesi gerekliliğidir. Öyle ki verilecek tazminat aynı zamanda en son kabul gören doktrin ve yargısal içtihatlarda olduğu gibi caydırıcılık etkisini de doğurmalıdır.<br> Toplumsal hayatın bir parçası olarak hakim,  manevi tazminat talepleriyle ilgili karar verirken; kendi yaşantısı ve gözlemlediği sosyolojik vakaları da birlikte değerlendirerek; nesnel bakış açısını da kaybetmeden hakkaniyete uygun bir kar vermelidir. Bu esaslar çerçevesinde, davaya konu trafik kazasında eş ve babalarını kaybeden davacıların   duyacağı üzüntü açık ve anlaşılırdır. <br>Manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmaktır. Bu açıdan ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli ve yeterli olmalı, hükmedilen tazminat bir tarafı zenginleştirmemeli ve diğer tarafı da fakirleştirmemelidir.<br>Buna göre, olay tarihi, olayın oluş şekli, davalıların ortaklaşa kusurlu eylemleri  nedeni ile davacıların eş ve babalarını  kaybetmesi,  tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü  kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle taraf vekillerinin manevi tazminata yönelik istinaf istemlerinin de reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; tarafların istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.06.2023 tarih ve 2021/1223 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekili ile davalılar ... ve ...  vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davacılardan alınması gereken  2.461,60 TL ( 615,40 x 4)  TL maktu  istinaf karar harcından peşin alınan  1.079,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.382,20 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalılardan alınması gereken  48.644,71 TL (maddi) + 23.225,40 TL (manevi)  olmak üzere toplam 71.870,11  TL istinaf nisbi istinaf karar harcından peşin alınan 35.081,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.788,93 TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yoluna başvuran tarafların yaptığı istinaf giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf gider avanslarının harcanmayan kısımlarının hesap edilerek yatıranlara iadesine, <br>6-Avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13.01.2025<br>\t\t\t\t<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>            *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5dddd72689b4b73e","SID":"48a09d3cb64f998c"}}