{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1407 <br>KARAR NO: 2024/1808<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/04/2021<br>NUMARASI: 2019/449 Esas -  2021/287 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Topçular Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı ... San.tlc. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı kefilinde işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden taksitli kredi, rotatif kredi, kredili mevduat hesabı kredisi ve şirket kredi kartı kredileri kullandırıldığını, kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle Kahramanmaraş ... Noterliğinin 06.01.2016 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnameleri keşide edilmesine rağmen nakdi kredi borcunun ödenmediğini, hesap kat İhtarnamesi ile verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı/borçluların asıl borca ve takibin tüm fecilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, taleple edilen faizin sözleşmenin 22 m ile TMK 2. m. uygun olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin 41 m. delil anlaşması mahiyetinde olduğunu, bu nedenle müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının kesin delil olacağı beyan edilerek, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu beyanla, 1.357.617,74 TL nakdi kredi üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını,  ödeme emri ve hesap kat ihtarının birbiriyle uyumlu olmadığını, hesap kat ihtarı usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği için muaccel bir alacaktan/borçtan söz edilemeyeceğini, müvekkilinin takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünü, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı ... Tic. Ltd.şti. arasında Genel Kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefilin de 1.450.000,00 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kredi asıl borçlusu ile davalı kefil aleyhine 154.670,63-TL ihtiyaç kredileri, 195.706,80-TL rotatif kredi alacağı, 4.9742,51-TL gayri nakdi krediler-karşılıksız çek ödemesi alacağı, 853.400,41-TL işlemiş faiz, 42.670,02-TL BSMV, 13.533,13-TL noter masrafı alacağı olmak üzere toplam 1.286.439,88-TL, 26.311,78-TL şirket kredi kartı alacağı, 21.729,41-TL işlemiş faiz, 1.086,47-TL BSMV olmak üzere toplam 49.127,66-TL alacağın tahsili için 12.04.2018 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalının 16.04.2018 tarihinde süresinde borca itiraz ettiği hususlarında taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Davalı kefil tarafından icra takibine itiraz edilmiş ise de; sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 1.450.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 391.116,56 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin borcun tamamından, kendisinin ve asıl borçlunun temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı müteselsilen sorumlu olduğu, mahkememizce hükme elverişli olduğu değerlendirilen 17/11/2020 tarihli bilirkişi kök raporuna göre de; takip tarihi itibariyle toplam 829.976,57 TL alacak hesaplandığı, davacı banka ise takip talebinde 1.335.537,54 TL alacak talep ettiğinden 505.590,97 TL fazla talebin yerinde olmadığı, asıl alacak tutarı 347.221,34 TL’ye %48,48 oranında, asıl alacak tutarı 46.354,01 TL %30,24 oranında işleyecek temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi ile birlikte istenilebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile; davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının 829.976,57 TL üzerinden iptali ile takibin; Taksitli kredi, rotatif kredi ve çek taahhüt bedelinden kaynaklı toplam 347.221,34 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48,48 oranında temerrüt faizi, şirket kredi kartından ve kredili mevduat hesabından kaynaklı toplam 46.354,01 TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi  ve faizin %5 BSMV'si uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacak tutarı likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 78.715,07-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 21.930,00-TL gayrinakdi alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, nakdi olarak depo edilmeden alacaklıdan tazmin edilmesi durumunda, tazmin edilen tutara, tazmin tarihinden itibaren yıllık %48,48 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından oluşturulan kararların kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinde borcun ödenmemesi durumunda hangi faiz oranlarının uygulanacağının açıkça belirtilmiş olup, mahkemenin temerrüt faiz oranına ilişkin kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiş olup istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme tarafından haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle verilmiş olan davanın kısmen kabulüne dair karar neticesinde davalı vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olup; bu karar nedeniyle Müvekkili Bankanın haksız ödemelerle karşı karşıya kalma ihtimali bulunduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/449 E. 2021/287 Karar Sayılı ve 01.04.2021 tarihli kararın aleyhe kısmının istinaf incelmesi neticesinde kaldırılmasına, Yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağının kefilden tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, temerrüt faiz oranının doğru bir şekilde belirlenip belirlenmediği noktasındadır. Davacı banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. ile 10.02.2012-14.06.2012-13.08.2012 tarihlerinde toplam 1.450.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı, bu sözleşmelere kredi limiti kadar kefil olmuştur. 01.07.2012 tarihinden önce akdedilen genel kredi sözleşmeleri yönünden 818 Sayılı Borçlar Kanunu( BK)'nun 483 ve devamı maddeleri uygulanacak olup, 818 Sayılı BK'nın 484. maddesine göre kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır. 01.07.2012 tarihinden önce akdedilen kefalete ilişkin sözleşmeler, yazılı şekilde yapılması ve davalı kefilin sorumlu olduğu miktarın belirtilmesi sebebiyle kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yapılmıştır  01.07.2012 tarihinden sonra akdedilen genel kredi sözleşmesi yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583.maddesi uygulanacak olup, 583.maddeye göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. 01.07.2012 tarihinden sonra akdedilen kefalete ilişkin sözleşme, yazılı şekilde yapılması, kefalet tarihi, müteselsil kefil ifadesi ve davalı kefillerin sorumlu olduğu miktarın belirtilmesi ve 28.03.2013 tarihinde yapılan değişiklikten önceki TBK'nın 584. maddesi gereği eş rızasının alınmış olması sebebiyle kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yapılmıştır. Davacı banka tarafından akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı borçlu şirkete rotatif krediler, taksitli kredi, kredili mevduat, çek taahhüt bedeli kredisi ve kredi kartı kullandırılmıştır. Dava ve takibe konu kredi borcu yönünden Kahramanmaraş ... Noterliğinin 06.01.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle davacı bankanın 30.12.2015 tarihinde hesabı kat ettiğini belirterek ödeme için 24 saatlik süre verdiği, dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefile 11.01.2016 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği, ödemenin yapılmaması nedeniyle 13.01.2016 tarihinde davalı yönünden temerrüdün oluştuğu anlaşılmaktadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu ve dava dışı asıl borçlu hakkında  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"ihtiyaç kredileri, kredili mevduat hesabı alacağı, kredi kartı alacağı, rotatif kredi alacağı, gayrinakdi krediler, karşılıksız çek ödemesi alacağı\" sebebine dayalı olarak ihtiyaç kredileri yönünden 154.670,63 TL asıl alacak, rotatif kredi alacağı yönünden 195.706,80 TL asıl alacak, gayrinakdi krediler, karşılıksız çek ödemesi yönünden 4.942,51 TL asıl alacak, kredili mevduat hesabı yönünden 21.516,38 TL asıl alacak, 853.400,41 TL işlemiş faiz, 42.670,02 TL BSMV, 13.533,13 TL noter masrafı alacağı, kredi kartı alacağı yönünden 26.311,78 TL asıl alacak, 21.729,41 TL işlemiş faiz, 1.086,47 TL BSMV olmak üzere toplam 1.335.567,54 TL  alacağın ve 22.050 TL gayrinakdi alacağın depo edilmesi istemiyle 11.04.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf, hesap kat ihtarı ve hesap özetlerinin sunulmadığını, borcun muaccel olmadığını ve icra takibi ile temerrüde düştüğünü  savunmuştur. Mahkemece hükme alınan bilirkişi raporunda, takip ve dava konusu rotatif ve taksitli krediler yönünden kredi mevduat hesabı kredisine fiilen uygulanan en yüksek %24,24 oranındaki akdi faiz oranı dikkate alınarak %48,48 oranında temerrüt faizi hesaplandığı, dava konusu ticari nitelikli kredilere de %48,48 oranında temerrüt faizi uygulanmasının yerinde olabileceği, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı yönünden TCMB yayınladığı 2013/8 ve 2013/10 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca TCMB  tarafından 01.01.2016 tarihinde açıklanan akdi faiz oranı %24,24 ve temerrüt faizi oranı %30,24 nazara alınarak %30,24 oranında temerrüt faizi hesaplandığı, buna göre davacı bankanın taksitli kredi yönünden 146.572,03 TL, rotatif kredi yönünden 195.706,80 TL, çek taahhüt bedeli yönünden 4.942,51 TL, kredili mevduat hesabı yönünden 20.880,99 TL asıl alacak ile 397.321,73 TL İşlemiş faiz,19.866,09 BSMV, 812,77 TL noter masrafı, kredi kartı yönünden  25.473,02 TL asıl alacak, 17.524,41 TL işlemiş faiz, 876,22 TL BSVM  olmak üzere toplam 829.976,57 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Dava dışı borçlu şirket ile davacı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizi ve diğer mali yükümlülükler başlıklı 22. Maddesinde, müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağı, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “Bankanın TCMB'na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, davacı bankanın aynı nitelikteki ticari krediler için uyguladığı  ve Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarından, bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranının tespit edilmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD'nin 14/06/2021 Tarih ve 2020/4114 E.- 2021/5052 K. Ve 13.12.2022 Tarih ve 2021/8902 E.- 2022/8980 K. sayılı Kararları) Somut olayda davacı banka  temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek cari faiz oranını gösterir bir hesap ekstresi sunmamıştır. Davacı bankadan temin edilen kredi hesap ekstrelerine göre de dava konusu kredilerden kredili mevduat hesabı kredisine fiilen en yüksek %24,24 akdi faiz oranının uygulandığı ve davacı banka tarafından kat ihtarına ekli  belgelerde çek taahhüt kredisi dışında bildirilen en yüksek akdi faiz oranının da %24,24 olduğu dikkate alındığında hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre mahkemece kredi kartı ve kredili mevduat hesabı dışında kalan krediler yönünden  %24,24 akdi faiz ve bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunan %48,48 oranının esas alınması yerinde olmuştur. Her ne kadar çek taahhüt kredisi yönünden davacı banka tarafından kat ihtarına konu belgelerde %50 akdi faiz oranı yazılmış ise de bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede bu faiz oranının uygulandığı tespit edilemediği gibi davalı banka bu oranı fiilen uyguladığına ilişkin herhangi bir kanıt da sunmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yönlere  ilişkin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan 27.05.2013 tarihine kadar kredili mevduat hesaplarına uygulanacak faiz oranları bankalarca serbestçe belirlenirken 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26.maddesinde  azami akdi ve gecikme faiz oranlarını Merkez Bankası'nın tespit etmeye yetkili olduğu düzenlenmiştir. 25.05.2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan TCMB'nin 2013/8 sayılı tebliği ve 2013/35 sayılı duyurusunda 27.05.2013 tarihinden itibaren uygulamaya geçmek üzere kredili mevduat hesaplarına uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarının, kredi kartı işlemlerine uygulanacak aylık azami akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemeyeceği şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle kredili mevduat hesabı alacağına uygulanacak faiz oranı bakımından kredi kartlarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Somut olayda hükme esas alınan  bilirkişi raporunda kredili mevduat hesabı ve kredi kartına ilişkin akdi ve temerrüt faizi oranlarının TCMB'nca belirlenmesine ilişkin düzenlemeye uygun olarak hesaplama yapılmış olup, mahkemece kredili mevduat hesabına ve kredi kartı alacağına takip tarihinden itibaren %30,24 temerrüt faizi uygulanması isabetlidir. Bu nedenle davacının temerrüt faiz oranına ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27aced50d2baef74","SID":"61dccfc260501ecf"}}