{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1452 <br>KARAR NO: 2024/1981<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/07/2024<br>NUMARASI: 2024/516  E. - 2024/721 K. <br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle; ... (Alkol, Sigara ve Uyuşturucu ile Savaşım ve Eğitim Derneği) isimli derneğin genel başkanı olarak görev yaptığını, Derneğe ait karar defterinin de içinde bulunduğu çantasının tüm dikkatine ve özenine rağmen çalınmış yahut kaybolduğunu, anılan nedenle Derneğe ait karar defterinin zayi olduğunu, çantanın tam olarak nerede kayıp olduğunu bilmemek ile birlikte gün boyunca aramayı sürdürdüğünü, ancak herhangi bir yerde izine rastlayamadığını,  Türk Ticaret Kanunun 82/7 maddesinin ''Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziya uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır, Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. '' şeklinde olduğunu ileri sürerek,  Derneğe ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Talep,  derneğin resmi evrak ve defterlerinin zayine ilişkin zayi belgesi verilmesine ilişkindir. TTK'nın 82/7. Maddesinde \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Dernekler Kanununun 32/k maddesi ile “9 ve 19 uncu maddelerinin üçüncü fıkralarındaki zorunluluğa uymayanlar ile tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hâle gelmesi veya kaybolması hâlinde, öğrenme tarihinden itibaren on beş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 21 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki yükümlülüklere aykırı hareket edenlere beş bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.” hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; talep eden derneğin başkanı olarak görev yaptığını ve tüm özenine rağmen derneğe ait karar defterini içeren çantasının kaybolduğunu iddia ederek, kendisine zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Defterin tasdikine veya ilgili derneğin kamuya yararlı dernek olduğuna ilişkin herhangi bir delil mahkememizce talep edilmesine rağmen sunulmamıştır. Zayi belgesi verilecek haller TTK.82/7.maddesinde örnekleme yoluyla sayılmıştır. Dernekler Kanununun 32/k maddesi ile derneklerin de zayi belgesi talep edebileceği hususu düzenlenmiştir. Bununla birlikte, defterler için zayi belgesi verilmesi ancak derneğin  muhafazası gerekli defterlerini özenle muhafaza etmesine rağmen kendi kusuru olmaksızın ve elinde olmayan bir sebeple zayi etmesi halinde söz konusu olur. Talep eden defterin çantası içindeyken kaybolduğunu/çalındığını iddia etmekle, beyan itibariyle defterin muhafazası için gerekli özenin gösterilmediği açık olduğundan talebin reddine karar vermek gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı  tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; özel bir sağlık kuruluşunda başhekim ve genel cerrahi uzmanı olarak çalıştığını, Alkol Sigara Uyuşturucu Bağımlılığına Karşı Savaşım ve Eğitim Derneği'ni kurduklarını, Derneğin başkanı olduğunu, eşinin ölümünden sonra kaldığı  evden oğlunun evine taşındığını, bir yıl kadar sonra da başka bir yere taşınmak zorunda kaldığını,  bu arada yönetim kurulu toplantısı yapmak ve karar alabilmek için karar defterine ihtiyaç olduğunu, tüm aramalarına rağmen defteri bulamadığını, taşınmalardan önce karar defterini şifreli bir çantanın içerisine koyduğunu, taşınmalar sırasında hamallardan birinin çantayı içerisinde bekli de para vardır düşüncesiyle almış olabileceği kanısında olduğunu,  durumu tespit eder etmez derhal Karaköy'deki Dernekler Müdürlüğüne giderek defterin kaybolduğunu ve ne yapmam gerektiğini sorduğunu, oradaki yetkilinin de  mahkemeye başvuruda bulunmam gerektiğini söylediğini, ertesi gün Bakırköy Adliyesi'ne gelip ön büroya gerekli avans ödemesini de yaparak başvuruda bulunduğunu, covit hastalığı, eşinin ölümü, yaptırdığı aşılar ve  81 yaşında olması sebebiyle zaman zaman bazı şeyleri hatırlamakta zorlandığını, bu nedenle mahkemeye verdiği ifadede hata yaptığımı fark ettiğini, doğrusu defterin kaybolduğunu öğrenir öğrenmez Dernekler Müdürlüğü  gitmesi ve Adliye'ye başvuruda bulunmasının üç gün içerisinde tamamlandığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına arar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k hükmü uyarınca  dernek karar defteri için zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı,  Alkol, Sigara ve Uyuşturucu ile Savaşım ve Eğitim Derneği (...)  isimli derneğin başkanı olduğunu, Derneğin karar defterini kaybettiğini ileri sürerek, zayi belgesi verilmesini istemiştir. Mahkemece, TTK'nın 82/7. maddesi kapsamında inceleme yapılarak, davacının  defterin muhafazası için gerekli özeni göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesinde ''Tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hâle gelmesi veya kaybolması hâlinde, öğrenme tarihinden itibaren onbeş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.''  hükmü yer almaktadır. Anılan kanunda  zayi belgesinin alınması konusunda hangi mahkemenin görevli olduğu gösterilmemiştir. Görev HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.  Davacı, dava dışı Alkol, Sigara ve Uyuşturucu ile Savaşım ve Eğitim Derneği'nin başkanı olduğunu ve bu Derneğin  kaybolan karar defteri  için  zayi belgesi verilmesini istemiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 382. maddesinde, \"Çekişmesiz yargı işleri\" düzenlenmiş, aynı yasanın 383. maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece, sulh hukuk mahkemesi olduğu hükmüne yer verilmiştir. Maddede çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir. Somut olayda, zayi belgesi istemine ilişkin uyuşmazlık,  HMK'nın 382/2-e  maddesinde sayılmamakla birlikte yasanın 382/1 maddesinde sayılan ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesi ve  HMK'nın 383. maddesi gereğince de derneğin defter ve belgeleri için zayi belgesi verilmesi hususunda hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması sebebiyle, görevli mahkemenin  sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 17.10.2014 tarih ve 2014/7484 Esas, 2014/13777 Karar sayılı kararı ile İstanbul BAM 4.HD21.06.2018 tarih ve 2018/609 Esas,  2018/603 Karar sayılı kararı). Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup ileri sürülmese dahi kanun yolu incelemesi sırasında dikkate alınması gerektiğinden, davacının istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılması gerekmiştir. Davacının temsilcisi olduğu derneğin merkezinin, Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinin yargı çevresi içinde olan Bağcılarda olduğu belirlenmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, hükmü veren mahkemenin görevsiz olduğu anlaşıldığından, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dava dosyasının görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nun 353/1.a.3. maddesi uyarınca, kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine fiziken ve UYAP üzerinden derhal gönderilmek üzere, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, ilk derece mahkemesi tarafından, talep hâlinde davacıya iadesine,4-Gerekçeli kararın, görevli İlk Derece Mahkemesince taraflara çıkarılacak duruşma davetiyesiyle birlikte tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 26.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11dd1674b4d6d6f6","SID":"26afbc69b0395b94"}}