{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1132 Esas <br>KARAR NO: 2024/1985 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2019/613 Esas - 2022/116 Karar <br>TARİH: 07/02/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ... ile davalı şirket yetkililerinin bir iş projesinde ortak iş yapmayı teklif ettiğini ve müvekkiline bu ortalıktan % 50 pay teklif ettiklerini müvekkilinin kabul etmesi ile teklif edilen hisse bedeli için 27/07/2018 tarihinde şirketin banka hesabına \"HİSSE DEVRİ İÇİN YAPILAN\" açıklaması ile 250.000-TL tutarında hisse devir bedeli gönderdiğini, akabinde söz verilen hisse devrini geciktiren şirket yetkililerinin malzeme alımı için iş avansına ihtiyaçları olduğunu söylediklerinden müvekkili tarafından ayrıca 11/09/2018 tarihinde de 15.815-TL tutarında iş avansını yine şirket hesabına \"... YAĞI AVANS ÖDEMESİ\" açıklamasıyla gönderdiğini, müvekkilinin tüm ısrarlı taleplerine rağmen bir türlü hisse devrini gerçekleştirmeyen şüpheli şirket yetkililerinin hisse devri ve iş avansı için müvekkilinin yapmış olduğu ödemeleri iade edeceklerini ilettiklerini, ancak ekonomik problemleri olduğu için kendisinden bir süre beklemesini istedikleri halde yapmış olduğu ödemeleri geri alamayan müvekkiline söz verildiği gibi şirketin %50 hissesinin de devredilmediğini, müvekkilinin uğradığı maddi zararın giderilmesi amacıyla yasal yollara başvurmak zorunda kalması üzerine şüpheli şirket yetkilileri aleyhine 19/06/2019 tarihinde başlatılmış olan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine, davalı tarafça 04/07/2019 tarihinde sunulan haksız ve kötü niyetli itiraza karşı görülmekte olan işbu davanın neticesinde verilecek karar sonucunda alacağın tahsilinin imkânsız hale gelme ihtimali bulunduğundan bu ihtimalin gerçekleşmesinin önlenmesi amacıyla, davalının mal kaçırma niyetiyle yapabileceği kötü niyetli tasarrufların önüne geçilmesini teminen; davalı ... San. ve Dış Tic. A.Ş. adına kayıtlı olan menkul, gayrimenkul malvarlığının satış ve devri ile 3.kişi ve kurumlardaki hak ve alacaklarının kaçırılmasının önlenmesi bakımından tüm malvarlığına ve 3. Kişiler/ kurumlardaki hak ve alacaklarına özellikle banka hesaplarına mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulması gerektiğini ifade ederek, davalı adına kayıtlı olduğu tespit edilecek tüm araç ve gayrimenkuller ile 3. kişi ve kurumlardaki hak ve alacakları üzerine sayın mahkemenizce takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafça haksız ve kötü niyetle sunulan itirazın iptaline, icra takibinin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekâleten davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  25/07/2018 tarihinde 100.000,00 USD (karşılığı olarak 486.280,00 TL) yerine sadece 250.000,00 Türk Lirasının müvekkili şirket hesabına yatırıldığını ve bakiyenin taahhüt edilmesine ve müvekkili şirketin ısrarlı taleplerine rağmen hisse devri için ödenmesi gereken bakiyenin ödenmediğini, davacının müvekkili şirketin hisse devri için yapılması gereken sözleşmenin 3.2 maddesinde belirtilen bakiye ödeme ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle de hisse devir işlemlerinin gerçekleşmediğini, 04/09/2018 tarihinde Davacı ...'ün CEO'su ve ortağı olduğu dava dışı ...San. ve Tic. A.Ş.'ne ait ... Mh. ... sk. No ... Esenyurt adresinde bulunan iş yerinde müvekkil şirket yetkilisi ... ile toplantı yapıldığını, müvekkili şirket hesabına yatırılan ve hesap dökümlerinden de 06/09/2018 tarihinde davacı ...'ün bekleme talebinden dolayı yine müvekkili şirkete ait emanet hesabına aktarılan ve 11 Eylül tarihine kadar kullanılmadığı net olarak görünen paranın tamamının kendisine iade edileceğinin bizzat müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından yeniden para iadesi teklifi beyan edildiğinde; davacının iadeden dolayı zarar edeceğini beyan ederek iade istemini reddettiğini, Davacı ...'ün 250.000,00 TL paranın iadesi yerine, bu paranın Gana ülkesinde çok değerli olan uluslararası piyasada kozmetik alanında kullanılan fiyatları çok yüksek olan doğal yağ siparişi olarak çevrilmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin de, siparişin miktarı ve cinsi belirtilerek resmi talep mektubu ile müvekkili şirkete ulaştırılması şartıyla bu talebi kabul ettiğini, ayrıca mevcut yatırılan rakamın istediği miktardaki yağı karşılamadığı ve ilave olarak ödeme yapması gerektiği belirtilmiş ve kendisiyle ödemenin arttırılacağı hususunda mutabakata varıldığını, davacı ... tarafından müvekkili şirket hesabına yapılan ikinci ödemenin bahse konu edilen doğal yağlardan \"...\" adına yapıldığını, ancak toplantıda sözlü olarak miktarlarını belirttiği yağ siparişleri için tekrar aynı miktarda para yatırması ve sipariş öncesi % 50, Gana liman teslimi öncesi de %50 ödeme yapılması gerektiği kendisine bildirilmesine ve sözlü onayının alınmasına rağmen müvekkili şirkete sadece 15.815,00-TL yatırdığını, müvekkili şirket yetkilileri ısrarla sipariş miktarlarının bildirilmesi için görüşmelerine rağmen davacının sipariş miktarlarını yazılı olarak müvekkili şirkete bildirmediğini, öncelikle mahkemenin yetkisine ilişkin itirazlarının kabulüne, taraflar arasındaki şirket ortaklığı yapmak için sözleşme imzalanmış olması, davacı ile müvekkili şirket arasında ticari bir ilişkinin bulunması, davacı tarafından müvekkili şirkete karşı yazılı ve sözlü olarak taahhüt edilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve dava konusu edilen paranın tamamının davacının talebi doğrultusunda müvekkili şirket tarafından Gana ülkesinde ticaret maksatlı olarak doğal yağ üretimi için harcanması, ayrıca davacı tarafça talep edilmesi halinde talepleri üzerine üretilen ve müvekkili şirketin deposunda hazır olan yağların kendilerine teslim edilmek suretiyle müvekkili şirketin edimini yerine getirmiş olacağı hususları gözetilerek taraflar arasında yapılan ticari ilişkiler neticesinde oluşan bu zarardan davacı tarafın sorumlu olduğunu, müvekkili şirkettin davacıya her hangi bir borcu olmadığından davanın esastan reddine, haklı itiraz nedeniyle talep edilen alacağın % 20'si oranındaki icra - inkar tazminat talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/02/2022 tarih ve 2019/613 Esas - 2022/116 Karar  sayılı kararında; \"Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, hükme esas alınan bilirkişi raporları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı tarafa gönderilen 250.000,00-TL bedel aralarındaki şirket ilişkisinden kaynaklanmakta olup bu miktar davacı tarafından davalı tarafa ortak olma amacıyla sermaye olarak verildiği, buna rağmen sermaye devrinin gerçekleşmediği tarafların karşılıklı birbirini teyit eden ikrarları ile sabittir. Davaya konu sermaye devrine yönelik hukuki ilişki taraflar arasında kurulamamıştır. Taraflar arasında amaçlanan ve bu saikle davacı tarafından davalıya gönderilen dava konusu miktar, davalının uhdesinde kalmakta olup, TBK 77. Maddesi gereğince iadesi gerekmektedir. Davacı tarafından davalının icra takibi öncesinde temerrüte düşürülmediğinden davacının icra takibinde işlemiş faiz talepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle davalının  Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 250.000,00 TL iade edilmeyen hisse devir bedeli, 15.815,00 TL iade edilmeyen iş avansı olmak üzere toplam 265.815,00 TL alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddi ile,  davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi belirli ve bilinebilir bir alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 250.000,00 TL iade edilmeyen hisse devir bedeli, 15.815,00 TL iade edilmeyen iş avansı olmak üzere toplam 265.815,00 TL alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı lehine 53.163,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, belirtilen bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,  '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, müvekkili davacının faiz taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, Davaya konu icra takip dosyası incelendiğinde, icra takibi konusu alacağın, taraflar arasında yapılacak ortaklığa binaen borçlu şirket hesabına, bu amacı gösteren “hisse devri” açıklaması ile 27.07.2018 tarihinde gönderilen 250.000-TL ödemenin iadesi talebi ile, yapılacağı belirtilen ortaklığa istinaden, davalı borçlu'ya borçlunun talebi ile malzeme ... yağı alımı için 11.09.2018 tarihinde iş avansı olarak gönderilen 15.815-TL iş avansı ödemesinin iadesi talebi olmak üzere toplam 265.815,00-TL asıl alacak olduğu talepli olduğunu, Bilirkişinin de tespit ettiği üzere, hisse devrinin iadesine ilişkin 250.000,00-TL ye istinaden 20.157,53-TL ve iş avansının iadesine ilişkin 15.815,00-TL ye istinaden 1.095,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.253,31-TL işlemiş faiz talebinin olduğunu,   Taraflar arasındaki ortaklık ve hisse devri, müvekkili davacının 27.07.2018 tarihinde hisse devir bedelini ödemiş olmasına ve hatta Ortaklık nedeniyle talep olunan 15.815,00-TL iş avansının dahi gönderilmiş olmasına rağmen hisse devrinin gerçekleşmediğini; dolayısıyla, paranın gönderilmiş olmasına rağmen Hisse Devrinin gerçekleşmemiş olması ile birlikte davalı tarafın temerrüde düştüğünü;  Borçlar Kanunu 117. maddesi incelendiğinde,  \"Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.\" amir hükmünü havi olduğunu, Davalı, müvekkili davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen, kötüniyetli olarak hisse devrini gerçekleştirmediğini; Borçlar Kanunu 117. maddesi dikkate alındığında davalının sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağının açıkça ifade edildiğini; dolayısıyla, davalının hisse devir bedelinin 250.000,00 TL'ye ilişkin olarak 27.07.2018 tarihinde ve iş avansı bedelinin 15.815,00TL'ye ilişkin olarak ise 11.09.2018 tarihinde temerrüde düştüğünü, Bu nedenlerle mahkemece davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle faiz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, yerel mahkeme kararının faize ilişkin kısmının bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve re'sen gözetilmesi gereken nedenlerle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararının reddedilen faize ilişkin kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne, mahkeme  nezdinde yapılacak olan yargılama süresince  yerel mahkeme kararının icrasının ertelenmesine (tehir-i icra), yargılamanın duruşmalı olarak yapılmasına, yargılama giderlerinin  ve vekalet ücretinin davacı tarafa  yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki iş ortaklığı anlaşması çerçevesinde davacıya taahhüt edilen davalı şirketin %50 hissesi karşılığı ödenen bedel ile yağ siparişi için avans olarak ödenen bedelin, hisse devrinin gerçekleşmemesi ve siparişin gerçekleşmemesi nedeniyle iadesi amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davacının takip öncesi işlemiş faiz istemi reddedilerek, davanın asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, TBK'nun 117 maddesi uyarınca davalının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle temerrüde düştüğü, bu nedenle işlemiş faiz isteminin reddinin hatalı olduğu yönündedir. TBK'nun 117/1 fıkrası uyarınca; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki tam iki tarafa borç yükleyen hisse devir ve satış sözleşmelerinden oluşmaktadır. Esasen hisse devir sözleşmesi de bir tür menkul satışı olup, taraflar arasında ne pay devrinin yapılacağı tarih, ne de sipariş edilen yağın teslim edileceği tarih kararlaştırılmadığından TBK'nun 207/2 fıkrası uyarınca tarafların borçları  aynı anda muaccel olacaktır. Somut olayda davacının davalı yana takipten önce borcun ifası için herhangi bir ihtar göndermediği gibi mehil de vermediği anlaşılmaktadır. Şu halde davacı tarafından davalı aleyhine, ödenen bedellerin iadesi için takip yapılması esasen sözleşmeden dönme iradesinin ortaya konması mahiyetindedir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki ani edimli olduğundan dönme ile sözleşmeler baştan itibaren ortadan kalacak ve davalı yan aldığı bedeller bakımından sebepsiz zenginleşmiş sayılacak ise de, dönme iradesinin takipten önce karşı tarafa ulaştırılmamış olması karşısında, TBK'nun 117/2 fıkrasının son cümlesi uyarınca davalı takip tarihine dek iyiniyetli sebepsiz zenginleşen kabul edilecektir. Bu nedenle davacının davalıdan takip öncesi işlemiş temerrüt faizi talep hakkı bulunmamaktadır. Aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4382a436f4258521","SID":"ee78428875851480"}}