{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/401 <br>KARAR NO: 2024/1915<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/10/2021<br>NUMARASI: 2019/932 Esas - 2021/785 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin 30/05/2019 tarihli 74.000-TL bedelli faturada yer alan ürünlerin davalı borçluya teslim edildiğini, ancak bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine 74.000-TL asıl alacak ve 3.518,55-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.518,55-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, fakat davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davaya konu faturaya noterden davacıya gönderilen 31/05/2019 tarihli ihtarnameyle iade edildiğini, faturadaki malların teslim edilmediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi incelemesi için gerekli ihtarlar yapılmasına rağmen davalının defterlerini sunmadığı, davacının kanuna uygun tutulan defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 64.840-TL alacaklı olduğu,  irsaliyeli faturanın \"...\" isimli kişiye teslim edildiği; davalının HMK 222 'ye göre defter ibrazından kaçındığı; her ne kadar davalı faturaya itiraz etmiş ise de faturanın teslim alan kısmında isim ve imza bulunduğundan davalının bu savunmasının yerinde olmadığı, davalı takip ile temerrüde düştüğünden işlemiş faiz talep edilemeyeceği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle,davalının takibe itirazının kısmen iptaline asıl alacak 64.840-TL üzerinden takibin devamına,%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen müvekkilinin defterlerinin incelenmediğini, eksik incelemeyle hatalı rapor düzenlendiğini; davacı fatura bedelinin önce mal bedeli, sonrasında da hizmet bedeli olduğunu söylediğini, bu çelişkinin fatura içeriğinin doğru olmadığını ortaya koyduğunu, davacının 20/06/2019 tarihli ihtarında teslim fişi ve sözleşme bulunduğunu iddia ettiğini ancak bunları sunmadığını; satılıp teslim edildiği iddia edilen malların 62m2'lik mermer masalar olduğunu, böyle ağır ve hacimli ürünlerin teslim edildiğinin ispat edilemediğini, bunların raporda irdelenmediğini ve alacağın likit olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılan malların faturaya dayalı bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Kural olarak, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.  6100 sayılı HMK'nın \"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması\" başlıklı 222. maddesi \"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Somut olayda, her iki taraf vekilinin de hazır bulunduğu, 01/12/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında, Covid 19 pandemisi sebebiyle bilirkişi incelemesinin tarafların merkezlerinde yapılması için yetki verilmesine karar verilmiş , bilirkişi tarafından kayıtların incelenmesi için davalı taraf muhasebecisinin kendisine dönüş yapmadığından incelenemediğini  bildirmi yargılama sırasında davalı tarafça duruma izahat getirilmediği gibi ilerleyen aşamada defter ibraz edeceklerini bildirir bir başvuru yapılmamıştır. Davaya konu irsaliyeli faturanın incelenmesinde, fatura içeriğinin muhtelif ebatlarda mermer masa olduğu,fatura altında  \"yukarıdaki ürünleri eksiksiz, sağlam olarak teslim aldım.\" ibaresi ile birlikte \"...\" ismin ve imzası  bulunmaktadır.Davalı faturayı, davacıya  31/05/2019 tarihli ihtarla iade etmiştir. İhtarnamede, şirket yetkililerinin bulunmadığı bir an kollanarak yetkilinin haberi olduğu söylenerek şirket muhasebecisine faturanın teslim edildiği ancak faturadaki malların teslim edilmediği belirtilerek faturaya itiraz edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda davacının 2019 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, cari hesap ekstresine göre 2019 yılı açılış bakiyesinin davalı aleyhine 840-TL olduğu, davalının 21/02/2019 tarihli ödemesiyle 9.160-TL alacaklı duruma geçtiği, 30/05/2019 tarihli faturayla (74.000-9.160=) 64.840-TL alacak bulunduğu bildirilmiştir. HMK'nın 222/3. maddesine göre, davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden kanuna  uygun tutulan davacının ticari defterlerinde bulunan kayıtların delil teşkil ettiğinin kabulü gerekir.Şirket çalışanı, TBK'nın 551 maddesi anlamında özel olarak yetkilendirilmemiş olsa dahi davacı tarafından satılan ürünlerin teslim alınması olağan  işler kapsamında olduğundan çalışan  fatura ve malları  teslime yetkilidir.Davalının faturaya itiraz sebebi yerinde olmadığından, davacının talebine konu emtiaları davalıya teslim ettiği ve davacının takip tarihi itibariyle 64.840-TL alacağını kanıtladığının kabulü gerekir. Buna göre, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve faturaya dayalı likit alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda  isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 4.429,22-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.108-TL harcın mahsubu ile kalan 3.321,22‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c373fabf98efcab6","SID":"5885a49761419d01"}}