{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1732 Esas<br>KARAR NO: 2025/23 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2024<br>NUMARASI: 2024/599 E.  -  2024/608 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)<br>KARAR TARİHİ: 08/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde;  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı müvekkili şirketler aleyhine başlatılan takip talebinde ve örnek 7 ödeme emrinde borcun sebebi/dayanağının \"cari hesap alacağıdır. 750.500,00 TL\" şeklinde gösterildiğini, icra dosyasına bu belgenin sunulmadığını, icra dosyasına sunulmuş cari hesap belgesi olmadığından müvekkillerine de tebliğ edilmediğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas icra takibinde alacaklının Türkiye'de mutat meskeni olmadığını, bu itibarla icra takibi yapılırken teminat alınması gerektiği halde alınmadığını, müvekkili şirketlerin davalı alacaklı ile hiç bir ticari ilişkileri ve borçları olmadığını, ticari defterleri incelendiğinde bu durumun açıkça görüleceğini, icra takip alacaklısının müvekkili şirketlerden alacağını ispatlayacak herhangi bir belge olmadığını, müvekkili şirketlerin, e-tebligatı takip eden ve şifreleri bilen muhasebe müdürünün işten yarılması nedeniyle itiraz süresinin kaçırıldığını ve takibin kesinleştiğini, banka hesaplarına konan hacizlerden dolayı, icra dosyasına her an para gelebilecek durumda olduğunu, bu itibarla ivedilikle tedbir kararı talep etmek  zorunda kaldıklarını, ileride telafisi mümkün olmayacak zararların önlenmesi için, icra  veznesine /dosyasına gelen paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde teminatlı yada teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, bu nedenlerle; icra  veznesine /dosyasına gelen paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, borçlu olmadıklarının tespit edilmesini, takibin iptalini, takip alacaklısının suiniyetli olduğunun kabul edilmesini,  takip konusu alacağın % 20  oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesini talep ve dava etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2024  tarihli 2024/599 E. - 2024/608 K.  sayılı kararıyla; \"...Somut olayda; davalı asilin gerçek kişi olması göz önünde bulundurularak uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığının belirlenmesi için araştırma yapılmıştır. Yapılan incelemede davalının ticaret sicil kaydı ve vergi mükellefiyetine ilişkin bir kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar görev itirazı yapılmamış ise de; görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen  gözetilir. Taraflar da  yargılama  bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 6100 Sayılı Kanunun 2. Maddesinde bulunan \"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir\" düzenlemesi ile Asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkeme olarak belirlenmiştir. Davacı ile davalı arasındaki takibe ilişkin dava ikame edildiğine göre uyuşmazlığın çözümünde genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Her ne kadar yerel mahkemece müvekkilinin tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de, müvekkilinin İsviçre'de kurulu ... isimli firmanın tek yetkilisi ve hissedarı olduğunu, Davacılardan işletmesi için endüstriyel mutfak eşyası satın aldığını, müvekkiline ait şirketin tercümesini dilekçe ekinde sunduğunu, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, Bir an için müvekkilinin tacir olmadığı kabul edilse bile, bu kez Tüketici Kanununun uygulanması gerektiğini ve görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, Müvekkiline cevap ve itiraz hakkı tanınmadan görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesine rağmen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması konusunda bir karar verilmediğini, ihtiyati tedbir kararının hükümsüz kaldığını belirterek, arz ve izah edilen ve mahkemece resen dikkate alınacak tüm nedenlerle; yerel mahkemenin 2024/599 Esas ve 2024/608 Karar  sayılı, 25/10/2024 tarihli kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılmasına, davalı müvekkilinin tacir sıfatına haiz olması sebebi ile davanın görevli asliye ticaret mahkemelerinde görülmesine, heyeti aksi kanaatte olması halinde Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine, görevsizlik kararı veren yerel mahkemenin tesis ettiği ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların  ... ve ... oldukları, 750.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 835.563,52 TL alacak için 01/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının 750.000,00 TL cari alacak olarak gösterildiği, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. Dosyada mevcut fatura örneği incelendiğinde; ...’nin adının ve logosunun mevcut olduğu, ... tarafından ... adına düzenlendiği, içeriğinin mutfak eşyalarıyla ilgili olduğu tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davalının Türkiye’de tacir olduğuna dair bir kaydının bulunmadığı, icra takibinin davalı tarafından başlatıldığı, HMK’nun 2. maddesine göre, malvarlığına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı, ilk derece mahkemesince görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usule aykırılı bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29eb5853038cd6b6","SID":"fc5cba14cdf9f5f0"}}