{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1733 Esas<br>KARAR NO: 2025/22 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/06/2024<br>NUMARASI: 2023/659 E.  -  2024/419 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 08/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili Şirketin, 29.08.2013  yılında tescil ettirilmiş markayı 27.05.2021 yılında devralarak işbu \"...\" markası adı altında mobilya ve ahşap sektöründe üretim ve satış yaptığını, müvekkili ve davalı \"...\"  isimli elektronik ticaret sitesinde satış yapmakta olan tacirler olduğunu,  davalının bahse konu ürüne ait ilanında müvekkilinin sahipliğinde (1-https:// www...com/.../... ve aynı ürüne ilişkin davalı ilanlarında müvekkilinin ürün fotoğrafını (https://www...com/... kullandığını, müvekkili tarafından üretilmiş olup özgün fotoğrafın hala müvekkilinde ve müvekkilinin ilanlarında bulunduğunu,  04.09.2023 tarihinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'na başvurduğunu, ancak davalı taraf ile görüşme sonucu anlaşamadığını, müvekkilinin kendisi için hazırlamış olduğu fotoğrafların davalı tarafından kullanılmasının tüketici tarafından müvekkiliyle karıştırılmasına sebep olduğunu belirterek, bu nedenlerle; haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak  tahsili ile davacıya verilmesine,  haksız rekabet doğuran eylemlerin başladığı tarihten itibaren işleyecek kanuni faizin davacıya verilmesine,  6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre  haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak  tahsili ile davacıya verilmesine,  haklı bulunması halinde çıkacak ilamın ulusal gazetelerde gideri karşı davalıdan alınmak üzere ilanına, yargılama giderlerinin ve  vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İzmir mahkemeleri olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, müvekkilinin satış yaptığı ... isimli elektronik ticaret sitesinin kendilerine ürünleri ile eşleştirecekleri fotoğrafların yer aldığı açık kaynak sunduğunu, buradan fotoğraf seçerek ilgili ürünü internet sitesinde satışa çıkardıklarını, müvekkilinin de bu fotoğrafı ...'un sunduğu açık kaynaktan alarak kullandığını, ...'a ihbar yapıldığında bu fotoğrafın kullanımının engellendiğini, davacı bu yasal hakkını kullanmadan dava açtığından kusurlu olduğunu, ayrıca bu sandalye fotoğrafının ayırt ediciliği bulunmayan, belli bir markaya veya firmaya aidiyetine dair özellik taşımayan  bir fotoğraf olduğunu, davacının yalnızca bu ürünün fotoğrafını çektiğini savunarak, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, ayrıca davanın \"... Satış Ticaret A.Ş. ... Mahallesi, ... Sokak, ... No:..., İç Kapı No:... Sarıyer/İSTANBUL\" adresine ihbar edilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2024  tarihli 2023/659 E. - 2024/419 K.  sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; huzurdaki davanın davacının kendisine ait olduğu ve tescilli olduğu anlaşılan markaya ait ürün görsellerinin davalı tarafından haksız rekabet teşkil edecek şekilde kullanıldığı iddiasına dayanılarak haksız rekabetin önlenmesi ve men'i, ilanı ile haksız rekabet sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebi ile ikame edildiği, yukarıda yer verilen BAM ilamında da belirtildiği üzere ticari faaliyetlerin tescilli bir markaya dayalı kullanılması sonucu meydana gelen haksız rekabet nedeniyle markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve buna bağlı haksız rekabetin meni, refi ve önlenmesi gibi taleplere ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Hakları Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine…\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmişse de, gerek TTK'nun 55/1-a-4 ve gerekse 4. maddeleri ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca haksız rekabet davalarının mutlak ticari davalar olduğunu, bu nedenle Asliye Ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, Bahse konu eylemin ortalama bir tüketiciyi yanıltarak müvekkiliyle davalının karıştırılmasına yol açacağını, Hukuk Genel Kurulu kararında ürün fotoğrafının da tanıtma vasıtaları arasında kabul ederek, üzerinde haksız rekabet durumu oluşabilecek ögeler arasında saydığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın ilk derece mahkemesi bakımından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ve haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, davalının e-ticaret sitesinde satışını yaptığı sandalye ürünün tanıtımında davacı tarafa ait ürün fotoğrafının kullanılması nedeniyle gerçekleştiği iddia edilen haksız rekabetin tespiti, önenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; her ne kadar mahkemece tescilli marka haklarına dayanıldığı gerekçesiyle görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğuna kararı verilmişse de, davacı marka veya tescilsiz tasarım haklarına tecavüz edildiğine dair bir iddiada bulunmamıştır. Davacı taraf,  kendi ürünlerinin tanıtımında kullanıldığını iddia ettikleri sandalye ürününe ait fotoğrafın izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Bu durumun FSEK’in 84/3. maddesine göre haksız rekabet teşkil edip etmediğinin incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 76/1. maddesindeki, bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu düzenlemesi karşısında, Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararının sonuç olarak yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f408788e9f07d01","SID":"314e202f7a7506e7"}}