{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. DİYARBAKIR BAM   6. HUKUK DAİRESİ                                            <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/82 <br>KARAR NO\t: 2025/73<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN\t:<br>MAHKEMESİ\t:\tDİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:\tİhtiyati Haciz<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t:\t09/01/2025<br><br><br>İlk Derece Mahkemesince geçici hukukî koruma talebi hakkında verilen 21/11/2024 tarihli ek kararın istinaf incelemesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili; müvekkili şirketin lehtar olduğu ve aleyhine ihtiyati haciz istenen.. Ltd. Şti. İş Ortaklığının düzenleyeni olduğu 23/09/2024 düzenleme ve 20/10/2024 tediye tarihli, 2.820.000,00 TL bedelli bononun vadesinde ödenmediğini beyan ederek borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince 24/10/2024 tarihli ara karar ile özetle; ihtiyati haciz talep eden vekilinin dayanak belgesine göre alacağının varlığı, alacağın vadesinin geldiği ve alacak için bir rehnin bulunmadığı gerekçesiyle 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi gereğince karşı tarafın gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının 2.820.000,00 TL'ye yetecek miktarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.<br>Söz konusu karara, aleyhine ihtiyati haciz istenen vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 2004 sayılı İİK m. 265/4 hükmü uyarınca itiraz duruşmalı olarak incelenerek 21/11/2024 tarihli duruşmada alınan ek karar ile; Mahkemenin....D. İş Karar sayılı kararı ile \"... Limited Şirketi İş Ortaklığı\" yönünden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve bu hususta gerekçeli ek karar yazılmıştır. <br>21/11/2024 tarihli ek karara karşı, ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İstinaf talebinde bulunan ihtiyati haciz isteyen vekili; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6098 sayılı TBK'nun 638. ile 163. Maddeleri uyarınca  iş ortaklığı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin kanuna uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılan Diyarbakır İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında borçlular tarafından borca herhangi bir itiraz yapılmadığını, icra dosyasında işin esasına geçilerek ödeme emirleri gönderildiğini ve duruşma tarihi olan 21/11/2024 tarihinde borçlular aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşerek ihtiyati haczin kendiliğinden kesin hacze dönüştüğünü, bu nedenle karşı tarafın itirazlarının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu,  ihtiyati haciz kararı alındıktan sonra taraflarınca işin esasına geçilerek icra takibi başlatılması nedeniyle ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına ilişkin itirazları değerlendirme yetkisinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmadığını, bu konuda yetkili mahkemenin icra hukuk mahkemeleri olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. <br>Uyuşmazlık, somut olayda aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın, taraf ehliyeti olup olmadığı ve ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. <br>2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmiştir. <br>6098 sayılı TBK'nın 620 (mülga 818 sayılı BK'nın 520) vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin dava ve taleplerde adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklığa karşı açılacak dava ve talepler yönünden ise; ikili bir ayrım yapmak gerekecektir. Dava ya da talebin  konusu paradan başka bir şey ise, bütün ortaklara karşı birlikte açılması gerekirken (mecburi dava arkadaşlığı), para ise; ortaklar bu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarından ortaklardan biri, bazıları ya da tümüne karşı (ihtiyari dava arkadaşlığı) açılabilecektir. 6098 sayılı TBK’nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve iki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (joint venture’nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır.<br>Somut olayda, alacaklı tarafından, adi ortaklığın borçlu (keşideci) olduğu bonoya dayalı olarak adi ortaklık aleyhine ihtiyati haciz talep edilmiş, İlk Derece Mahkemesince de önce talep doğrultusunda karar verilmiş, daha sonra itiraz üzerine ihtiyati haciz kaldırılmıştır. Taraf ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nun 114(1)-d maddesi gereğince dava şartlarından olup, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Her ne kadar \"taraf ehliyeti\" dava şartı ise de; 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarına ilişkin ilgili hükmü kıyasen geçici hukuki koruma taleplerinde de uygulanır (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 29/04/2013 tarih ve 2013/5815 E. 2013/8529 K. sayılı kararı).  <br>Bu durumda, tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmayan adi ortaklık (iş ortaklığı) aleyhine ihtiyati haciz istenemeyeceğinden, İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır (Aynı yönde bkz. Yargıtay 11. HD'nin 10/04/2017 tarih ve 2017/1100 E., 2017/1993 K. sayılı; 11/10/2016 tarih ve 2016/8570 E., 2016/8016 K. sayılı kararları).<br> Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;\t<br>1-) İhtiyati haciz isteyen vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan 21/11/2024 tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından ihtiyati haciz isteyen tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın MAHSUBUNA, bakiye 187,70 TL’nin ihtiyati haciz isteyenden tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,<br>3-)\tİstinaf yargılama giderlerinin ihtiyati haciz isteyen üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından aleyhine ihtiyati haciz istenen yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/01/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7d8d5cec6902dd7","SID":"5bf20596221adc0a"}}