{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>     \t\t                                                                   TÜRK MİLLETİ ADINA <br>                                                                                                                   GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO: <br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - TC:... ...<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVA\t: Ticari Şirkete Kayyım Atanması<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>1HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TALEP :<br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 23/08/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 1.000.000,00TL sermayeli bir şirket olduğunu, şirkette ...'ın %45, ...'in %5, müvekkilinin annesi olan ...'nin %5, müvekkili ...'nin %15, müvekkilinin oğlu olan ...'nin %15 ve müvekkilinin murisi olan ...'nin %15 hisselerinin bulunduğunu, müvekkilinin babası ...'nin vefat etmesinden sonra murisin şirket hissesinin de miras payı oranı olan 3/16'sinin müvekkiline ait olduğunu, şirketin Antalya ilinde 5 yıldızlı bir oteli olduğunu ve şirketin gelir kaynağının büyük ölçüde bu otel olduğunu,  şirketle ilgili birçok davalar olduğunu, şirketle ilgili yapılmış olan 25/03/2024 tarihli genel kurulla ilgili olarak mahkememiz ... esas sayılı dosyasından verilen tedbir ara kararı ile bu genel kurulun 9. ve 10. maddelerine ilişkin olarak yürütmenin geri bırakılmasına karar verildiğini, bu gündem maddelerinde şirket hisselerinin bir kısmının Alişan Taşpınar'a devredilmesine ilişkin olduğunu, ... bu genel kurulda alınan kararla şirket yöneticiline seçildiğini, ancak mahkememizce verilen tedbir kararı gereği ... şirket ortağı olamayacağı ve böylelikle yöneticilik yapamayacağının hukuken açık olduğunu, şirketin üç yöneticisi olması gerektiğini, şirket yönetiminde boşluk olduğunu, oluşan bu boşluk nedeniyle davalı şirkete kayyım atanması gerektiğini beyanla öncelikle tedbiren şirket yönetimindeki boşluğun doldurulması amacıyla şirkete kayyım atanmasına, yapılacak yargılama neticesinde şirket yönetimini temsil etmek üzere kayyım atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 16/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının oğlu olan ...'nin kesinleşmemiş bir mahkeme kararı ile müvekkili şirket hisselerinin %15'i ne sahip olduğunu ancak bu karara ilişkin mahkeme dosyasının halen derdest olup kesinleşmediğini, müvekkili şirkete ait olan 5 yıldızlı otelin 2017 yılından bu yana ... Ltd. Şti. Şirketi tarafından kiracı sıfatıyla işletildiğini, bu şirketin yönetiminin davacı taraflarda olduğunu, 2022 yılında otelin tahliyesine ilişkin taahhütnameleri olmasına rağmen otelin boşaltılmadığını ve taraflar arasında devam eden birçok davanın sebebinin de bu durum olduğunu, davacı tarafın asıl niyetinin bu tür davalarla otel işletmesine devam etmek olduğunu, davacı ...'nin yönetimde olduğu dönemde şirketin vergi ve belediyeye olan borçlarının ödenmediğini ve şirketin borçlandırıldığını, yine bu dönemde usulsüz işlemlerle şirketin davacıya borçlandırılmak suretiyle zarara uğratıldığını, bu durumlara ilişkin açılan davaların devam ettiğini, şirketle ilgili yapılan 25/03/2024 tarihli genel kurulla göreve gelen yeni yönetimin şirket borçlarını ödediğini ve şirket menfaatini koruyacak işler yaptığını, bu durumun şirket kayıtlarının incelenmesiyle de ortaya çıkacağını, davaya konu edilen genel kurulun usulünce yapıldığını ve ticaret sicilde ilan edildiğini, muris ...'nin şirket hisselerinin devrine ilişkin yapılan işlemlerin usulünce yapıldığını yine Alişan Taşpınar'a şirket hisse devri ve yönetici seçilmesine ilişkin yapılan tüm işlemlerin usulünce yapıldığını, davacı tarafın bu işlemlerin usulsüz yapılmasına ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini, şirket yönetiminde bir boşluk söz konusu olmadığını, şirket yönetimine kayyım atanmasına ilişkin bir durumun da söz konusu olmadığını beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:<br>Mahkememizce, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, mahkememiz ... esas sayılı dosyası, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirkete ait tüm bilgi ve belgeler celp edilmiştir. <br>Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ..., davalılarının mahkememiz dosyası davalı şirketi ile ... ve ... olduğu, dava konusunun şirket hisse devrinin iptali ve tescili  olduğu, mahkemece verilen 02/03/2022 tarih, ... karar sayılı kararı ile davanın davalı şirket yönünden reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden kabulüne karar verilerek dava konusu şirket hisselerinin davacı ... adına tesciline karar verildiği, verilen kararın istinaf mahkemesince kaldırılmasına karar verildiği, istinaf mahkemesi kaldırma kararı gereği dosyanın mahkemenin ... esas sırasına kaydedildiği ve duruşmasının 12/03/2025 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. <br>Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılarının ... ve ..., davalısının mahkememiz dosyası davalısı olduğu, dava konusunun genel kurul kararının batıl olduğunun tespitine veya iptaline ilişkin olduğu, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. <br>DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :  <br>Dava, yönetim organında boşluk bulunduğu iddiasıyla davalı şirkete yönetim kayyımı atanması davasıdır.<br>Davacı vekili, davalı şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi gereğince şirket yöneticisinin şirket ortakları arasından üç kişi olarak seçilmesi gerektiğini, 25/03/2024 tarihli genel kurul ile şirket yöneticisi seçilen Alişan Taşpınar'ın ortaklığının geçerli olmadığını, adı geçenin  şirket ortaklığının tescili ve pay defterine işlenmesi yönünde alınan 25/03/2024 tarihli genel kurulun 9. ve 10. gündem maddelerinin, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/04/2024 tarih ... esas sayılı ara kararı ile yürütmesinin durdurulduğunu, bu sebeple ... şirket yöneticisi olamayacağını ve organ boşluğu oluştuğunu belirterek davalı şirkete kayyım tayin edilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, yukarıda özetlendiği şekliyle davanın reddini savunmuştur.<br>Dava tarafları, davalı şirketin 25/03/2024 tarihli genel kurulunun 11. gündem maddesi ile 3 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliğine seçilen ... yönetim kurulu üyesi olarak seçilebilmesi için gerekli vasıf ve yeterliliklere sahip olup olmadığı, davalı şirketin yönetim organında boşluk bulunup bulunmadığı, şirkete yönetim kayyımı tayinin gerekip gerekmediği, konularında ihtilaflıdır.<br>Bir şirkete yönetim kayyım atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Bu kural 4721 sayılı TMK'nın 427/1-4. maddesinde ifade edilmiştir. Bu maddeye göre, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa, yönetim kayyımı atanmak zorundadır. <br>Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nın sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay . H.D. 08/03/2018 tarih ve ... E-... K)<br>\tTicari şirketlerde görev süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair yürürlükteki mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin genel kurulda belirlenen görev sürelerinin bitmesiyle şirketin organsız kaldığından söz edilemez. (Yargıtay . H.D ... E. ... K.)<br>\tÖte yandan Yargıtay . H.D ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; \"...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 365'inci maddesinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından yönetilip ve temsil olunacağının düzenlendiği, davalı anonim şirkette organ boşluğu bulunmadığı, kanunda anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenlemenin bulunmadığı, yönetim kurulunun görevden alınması, seçilmesi 6102 sayılı Kanun'ın 408'inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetki olduğu gözetildiğinde davacının bu davayı açmakta aynı zamanda hukuki yararının da bulunmadığı...\" şeklinde karar vermiştir.<br>\t6102 Sayılı TTK'nun limited şirketler için geçerli olan 595/2. Maddesinde, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayı şartı aranmakta ise de, anonim şirketler için yürürlükteki mevzuatta bu yönde bir şart bulunmamaktadır. <br>\tNitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. Sayılı ilamında; \"Dava tarihinde yürürlükte bulunan “Hisse Senetlerinin Devri” başlıklı TTK’nun 415. ve 416. Maddelerinde, (6102 sayılı TTK'nun 489 ve 490. maddeleri) hamile ve nama yazılı hisse senetlerinin ne şekilde devredileceği gösterilmiş olup, her iki halde de hisse devrinin noterden yapılması gerektiği, bunun sıhhat şartı olduğuna dair bir koşul yoktur. TTK'nun 415. maddesinde hamile yazılı pay senetlerinin devri için özel bir düzenleme getirilmiştir. Hamile yazılı senetler, elden teslim ile devir edilir. Bu işlem ile pay devri yapılmış olur. Nama yazılı pay senetleri ise ciro ve teslim ile devir edilir. Ancak, devir şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Anonim ortaklığın çıplak  paylarının  devri konusunda TTK bünyesinde bir hüküm bulunmamaktadır. \" şeklinde karar verilmiştir. <br>\tBu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davalı şirketin 25.03.2024 tarihli genel kurulunun 11. Gündem maddesi ile, üç yıl süreyle görev yapmak üzere Yönetim Kurulu Başkanlığına ..., Yönetim Kurulu Başkan<br> vekilliğine ... , Yönetim Kurulu Üyeliğine ... seçilmiş, ... ve ... şirketi üç yıl süreyle müşterek imza ile<br> temsil etmesine karar verilmiştir. Söz konusu genel kurul kararının yokluğunun tespiti veya iptali istemiyle açılan dava, Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında derdest olup, anılan dosyadaki genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin 08/05/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir. 08/05/2024 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara karar davacı tarafça istinaf edilmiş ve Konya Bam . Hukuk Dairesinin 03/07/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında verilen 08/05/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın böylelikle kesinleştiği, hali hazırda yönetim kurulunun belirlenmesine ilişkin genel kurul kararına karşı verilmiş bir ihtiyati tedbir kararının bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tÖte yandan, şirket paylarının tesciline ilişkin olarak 25/03/2024 tarihli genel kurulun  9. ve 10. gündem maddelerinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak Mahkememiz ... esas ve 08/05/2024 tarihli karar ile ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, anonim şirketlerde hisse devrinin geçerli olabilmesi için yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında belirtildiği üzere ana sözleşmede ayrıca hüküm bulunmadığı takdirde  genel kurulun onayına ihtiyaç bulunmamaktadır. Davalı şirketin ana sözleşmesi incelendiğinde hisse devrinin genel kurul onayına tabi tutulmadığı görülmektedir. Yönetici seçilen Alişan Taşpınar'a hisse devrinin noter senedi ile yapılması ve yönetim kurulunun devre onay vermesi karşısında adı geçene yapılan pay devrinin şeklen geçerli olduğu, bu haliyle söz konusu ihtiyati tedbir kararının davacı vekilinin iddia ettiği gibi şirket yöneticisi olarak seçilen Alişan Taşpınar'ın şirket ortaklığı sıfatını bertaraf edici bir etkisinin bulunmadığı, kanaatine varılmıştır.<br>\tNetice itibariyle, anonim şirketlerde yönetim kurulu seçiminin genel kurulun tekelinde bulunması, yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararının iptaline yönelik kesinleşen bir mahkeme kararının bulunmaması, söz konusu genel kurul kararının iptali veya yürütmesinin durdurulması halinde dahi yönetici seçimine ilişkin bir önceki genel kurul geçerli hale geleceğinden veya yeniden yapılacak bir genel kurul ile yönetici seçimi gerçekleştirilebileceğinden davalı şirketin yönetim organında boşluk bulunduğundan söz edilemeyeceği kanaatine ulaşılarak davanın reddi yönünde karar tesisi gerekli olmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-DAVANIN REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan 60,80TL vekalet suret harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-AAÜT'ye göre 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/12/2024<br><br>Başkan ...\t\tÜye ...\t\tÜye ...\t\tKatip ...<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91f9d52f1ef43be4","SID":"31c94ae13ce54b4e"}}