{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   4. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2267 <br>KARAR NO\t: 2024/2371<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2024<br>.<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE İSTEMİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde: 30.11.2017 tarihinde saat 17.30 sıralarında ....'ın sevk ve idaresindeki, davalı...şirketi tarafından.... poliçe numarası ile KZMM sigortalısı .... plakalı aracın sürücüsünün asli kusurlu şekilde müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı trafik kazasında ...'ın ağır şekilde yaralandığını ve derhal ameliyata alındığını, sol koluna platin takıldığını, kaza tarihinden bu yana müvekkilinin çalışamadığını, kendisinde kalıcı hasarlar meydana geldiğini, kazaya karışan asli kusurlu ....plakalı aracın davalı....şirketi tarafından .... nolu zorunlu trafik sigortası poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı olduğundan davalının sorumlu olduğunu, sürücünün şerit ihlali yaptığı ve asli kusurlu şekilde müvekkiline çarpma anının haberlere dahi yansıdığını ve ilgili videonun ek olarak işbu dilekçeye sunulduğunu, kaza sebebi ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... soruşturma numarası ile soruşturma başlatılmış olduğunu ve müvekkilinin şikayetçi olmaması sebebiyle .... karar numarası ile KYOK kararı verildiğini, her ne kadar müvekkili şikayetçi olmâsa da; 31.08.2018 tarihinde davalı... şirketine....barkod numaralı posta ile başvuru yapıldığını, başvurularına binaen 04.09.2018 tarihinde eksik evrakların varlığından söz edildiğini, 06.09.2018 tarihinde taraflarınca görüşme taleplerinin olduğu bildirildiği ve 10.09.2018 tarihinde görüşme taleplerinin yinelendiğini, tüm bu durumlara rağmen davalı.... şirketinin başvurularına müspet bir cevap verilmediğini, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davalı ... Şirketi tarafından KZMMS kapsamında sigortalı olan .... poliçe numaralı “... plaka no lu aracın sebep olduğu yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan müvekkili adına işbu davanın ikamesinin hasıl olduğunu, davacı müvekkili lehine kaza sebebiyle uğradığı bedensel zararların ve kaza sonrası görülen tedaviye ilişkin yapılan masrafların 6100 Sayılı Yasanın 107 Maddesine göre fazlaya ilişkin  hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte 1.000 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden poliçe limiti kapsamında tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>B) DAVALININ SAVUNMASI: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacının gerçek maluliyetinin araştırılması gerektiğini, güncel Yargıtay içtihatları ışığında aktüer hesaplaması yapılması gerektiğini ve faiz türüne itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin  .... sayılı kararı ile; \"...Dava, trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik ve daimi iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. <br>Dava dosyasının HSK'nın 08/07/2021 tarihli kararı ile faaliyete geçen karar doğrultusunda devir ile mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde tedavi giderlerinin de talep edildiği görülmüşse de, dosyanın Mahkememize devrinden önce dava dilekçesinin açıklattırılmadığı akabinde davacı vekilinin ıslah dilekçesinde, dava dilekçesindeki talep sonucu olan 1.000,00 TL hakkında, \"500,00 TL talep ettiğimiz  geçici iş göremezlik tazminatını  03/09/2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 11.094,97 TL arttırarak toplamda 11.594,97 TL olarak, 500,00 TL talep ettiğimiz  Daimi iş göremezlik tazminatını  03/09/2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 44.827,00 TL arttırarak toplamda 45.327,00 TL olarak kaza tarihinden itibaren işletilecek AVANS FAİZİ ile talep ettiğimizi bildiririz.\" talep ettiği görülmekle ıslah dilekçesine itibar edilmiştir. 30.11.2017 günü saat 17.30 sıralarında davalı Şirkete sigortalı araç sürücüsü.... sevk ve idaresindeki .... otomobille seyri sırasında kavşak ve yaya geçidinin olduğu yerden sağdan sol tarafa doğru geçmek isteyen yayaya çarpması sonucu davacı yaya...' ın yaralanması ile neticelenen dava konusu olay meydana gelmiştir. Olay anı CD MOBESE kamera görüntüleri ve kazaya karışan tarafların ifadelerinden, mahallin meskun olduğu, kaza yerinin kavşak ve yaya geçidi mahalli olduğu anlaşılmaktadır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24/05/2019 tarihli kusur raporu içeriğinde açıklandığı ve Mahkememizce de isabetli bulunarak iştirak edildiği üzere; davalı Şirkete sigortalı araç sürücüsü ...sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, kavşak ve yaya geçidinin olduğu yere yaklaştığında hızını, aracını her an durdurabileceği düzeye düşürmesi ve zamanında aracını durdurarak ilk geçiş hakkını davacı yayaya vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş olup neden olduğu olayda asli ve tam kusurludur. Davacı yaya.... yaya geçidi ve kavşağın olduğu yerden yolun karşı tarafına geçmek isterken hızla üzerine doğru gelen davalı taraf sürücüsü idaresindeki aracın sadmesi ile yaralandığı olayda alacak bir önlemi olmadığından atfı kabil kusuru yoktur. Dolayısıyla davalı vekilinin kusur raporuna yönelik itirazları mesnetsiz olmakla itibar edilmemiştir. Davacının maluliyeti hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 02/03/2020 tarihli maluliyet raporu, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre düzenlenmiş olmakla hükme esas alınmıştır. Aktüerya bilirkişisinin 12/07/2021 tarihli raporunun, Anayasa Mahkemesi'nin 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesinde yer alan \"Genel Şartlar\" ifadesinin iptaline karar vermesi sonrası Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/01/2021 tarih ve 2020/2598 esas 2021/34 Karar sayılı güncel içtihadında belirttiği üzere TRH 2010 tablosu uygulanarak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle talep olunan tazminatın hesaplanması suretiyle tanzim olunduğu görülmüş, hüküm kurmaya elverişli anılan rapor ışığında ve ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmiştir. Son celse davacı vekili tarafından sigorta şirketince ödenen meblağdan bahsedilmişse de dosya kapsamında buna dair bilgi ya da belge bulunmadığı, davalının da buna dair itirazının bulunmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Davacının avans faizi talebi yerinde görülmemekle yasal faize hükmolunmuş, sigorta şirketi usulünce temerrüde düşürülmediğinden, istenilen eksik belgeler tamamlanmadığından faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak tespit edilmiştir. Eldeki davanın belirsiz alacak davası olduğu görülmekle ıslah edilen miktar bakımından da dava tarihi faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatına yönelik talebinin kabulüne, 11.594,97 TL'nin dava tarihi olan 20/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Davacının daimi iş gücü kaybına yönelik talebinin taleple bağlı olunmak suretiyle kabulüne, 45.327,00-TL 'nin dava tarihi olan 20/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...\" karar verilmiştir.<br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı vekili istinafında; Yargılama aşamasında davacı ile sulh olduklarını, davacının dilekçe ekinde sunulan protokol ile dava konusu kazadan doğan / doğabilecek tüm alacaklarından feragat ettiğini, müvekkili şirketi, sigortalı araç malikini/işletenini/sürücüsünü ibra ettiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, karara esas alınan bilirkişi raporunda yaşam süresinde TRH yaşam tablosu ile birlikte %10 artırım ve %10 iskonto oranı esas alınmasının hatalı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, hesaba esas alınan, bilirkişi raporunda belirlenen %100 kusur oranını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporu ve söz konusu raporda yapılan hatalı tespiti kabul etmediklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda  karar verilmesini talep etmiştir.<br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava; Trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkindir. <br>Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından, 30.11.2017 tarihinde davalı .... şirketine sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki .... araçla, yaya geçidinden geçmek isteyen yaya müvekkiline çarpması sonucu davacı yaya...'ın yaralandığı iddiasıyla işbu maddi tazminat davasının açıldığı, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, mahkemece, Adli Tıp Kurumundan kusur ve maluliyet raporları ile aktüerya uzmanından tazminat raporu alınarak sonucu gidildiği, davacı vekilinin davayı aktüerya kök raporundaki 56.922,30-TL üzerinden ıslah ettiği, mahkemece, davacının ıslahı doğrultusunda 11.594,97 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 45.327,00-TL de sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararı davalı.... şirketi vekilinin istinaf ettiği anlaşılmıştır. <br>**Davalı vekili istinafında özetle; <br>1-Karara esas alınan bilirkişi raporunda yaşam süresinde TRH yaşam tablosu ile birlikte %10 artırım ve %10 iskonto oranı esas alınmasının hatalı olduğunu, hesaba esas alınan, bilirkişi raporunda belirlenen %100 kusur oranını kabul etmediklerini,<br>2-Yargılama aşamasında davacı ile sulh olduklarını, davacının dilekçe ekinde sunulan protokol ile dava konusu kazadan doğan / doğabilecek tüm alacaklarından feragat ettiğini, müvekkili şirketi, sigortalı araç malikini/işletenini/sürücüsünü ibra ettiğini, istinaf konusu etmektedir. <br>**İstinafın Değerlendirilmesi; <br>1-Mahkemece, dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24/05/2019 tarihli kusur raporunda; davalı Şirkete sigortalı araç sürücüsü ....'ın %100 ve tam kusurlu olduğu, davacı yaya ....'ın ise kusursuz olduğu, tespitinin yapıldığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 02/03/2020 tarihli maluliyet raporu, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre düzenlenmiş olup bu rapora göre; davacının, sürekli maluliyet oranı %10, geçici maluliyeti ise 4 ay olarak tespit edildiği, Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 12/07/2021 tarihli rapora göre; TRH 2010 tablosu uygulanarak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle talep olunan tazminatın hesaplanması yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamada, kök rapor tanzim tarihine göre zarar toplamı :79.832,639 TL, ek rapor tanzim tarihine göre zarar toplamı :79.830,916 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. <br>Buna göre, ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen kusur raporunun olayın oluş şekline uygun olduğu, aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda da, TRH 2010 tablosu uygulanarak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle talep olunan tazminatın hesaplanması yönteminin kullanılması usul ve yasaya uygun olup bu raporların hükme esas alınması da yerindedir. Bu nedenlerle davalı ... şirketi vekilinin kusur ve aktüerya hesap raporlarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>2-Tarafların sulh olduklarına ve davacıya ödeme yapıldığına ilişkin istinaf itirazına gelince; Davalının istinaf dilekçesinde bahsettiği ve dilekçe ekinde sunduğu İbraname ile banka dekontunun incelenmesinde, taraflar arasında henüz ilk derecedeki yargılama devam ederken bir sulh protokolü imzalanmış olduğu, bu anlaşma belgesine göre davalı ... hesabından 11/06/2021 tarihinde davacı vekili ... hesabına 61.287,54-TL havale gönderilmiş olduğu, mahkeme kararının ise 21/02/2022 tarihinde yani sigorta şirketinin yaptığı ödemeden yaklaşık 8 ay sonra verildiği, ibraname içeriğinden bu ödemenin 39.500,00-TL'lik kısmının tazminat ödemesi olduğu, kalan diğer ödeme kalemlerinin ise faiz, yargılama gideri, dava vekalet ücreti gibi feriler için ödendiğinin yazıldığı, hatta karar duruşmasında davacı vekilinin de ek hesap raporu alınması talebinde bulunurken sigorta tarafından kendilerine bir ödeme yapıldığını beyan ettiği ancak rakam belirtmediği, mahkemenin de bu ödemeye dair davacı vekilinden hiçbir açıklama istemeden ve bu hususu araştırmadan hemen o celsede karar verdiği görülmektedir. Buna göre, mahkemenin eksik araştırmaya dayalı hüküm verdiği anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, mahkemece davalı ... şirketinin ödeme savunmasının araştırılması, taraflardan bununla ilgili bilgi ve ödeme belgelerinin istenmesi, gerekirse ilgili bankadan bu ödemenin sorulması, sonrasında ödemenin sabit olduğunun anlaşılması halinde bu miktarın asıl tazminattan mahsubu ile kalan kısımla ilgili hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. <br>Ayrıca sunulan ibraname içeriğinden ödemenin 39.500,00-TL'lik kısmının tazminat ödemesi olduğu, kalan diğer ödeme kalemlerinin ise faiz, yargılama gideri, dava vekalet ücreti gibi feriler için ödendiğinin yazıldığı görüldüğünden kararın usul ve yasaya uygun olması ve mükerrer ödeme yapılmasının önüne geçilmesi için bu kalem ödemeleri kabul edip etmediğinin de davacı vekilinden sorulması gerekmektedir.<br>Buna göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,  yukarıda belirtilen esaslar dahilinde yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>2-Davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davalı tarafından yatırılan  peşin istinaf karar ve ilam harcının istek halinde İADESİNE,<br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>5-Dairemiz kararının taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  6100 sayılı Kanunun 362/1-g maddesi uyarınca 13/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a7f43f3c68ecb49","SID":"accfc0dfd57f2f5d"}}