{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1560 <br>KARAR NO: 2024/1512<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/05/2021<br>NUMARASI: 2019/528 (E) - 2021/383 (K) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Ticaret Limited Şirketine ait, dava dışı ...'in idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda davacıya ait araçta 14.000,43 TL hasar meydana geldiğini, tamir süreci boyunca 57 gün boşta kaldığı süre boyunca 12.721,58 TL kazanç kaybının tazminine yönelik olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyası ile takibe itirazın reddi ile devamına, davalı tarafın %20'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 2.256,64 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 2.184,46 TL asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aracın hangi tarihte hangi serviste bu kazadan kaynaklanan bir onarımı yapıldığı, onarımın süresi ve uğranılan kazanç kaybının yazılı delilerle ispat edilemediğini, davacının mükerrer faturalarla müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususun incelenmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortalı araçta, trafik kazası sonucunda oluşan araç hasar bedelinin ve kazanç kaybının poliçe kapsamında tahsili istemine ilişkindir. Davacının istinaf itirazı yönünden; Hasar tazminatının belirlenmesi için alınan ek ve kök bilirkişi raporlarında; ... Otomotiv'e ait 25/03/2019 tarih A seri ... sıra numaralı faturada yer alan onarım kalemlerinin arka hasar yanı sıra onarım sonrası yakıt tankının gerekli teknik özellikleri taşıyıp taşımadığının tespitine yönelik test hizmetlerini kapsadığı ve tutarının 14.000,43 TL olduğu, yine ... Otomotiv'e ait 11/04/2019 tarih A seri ... sıra numaralı faturada yer alan onarım kalemlerinin arka hasar yanı sıra onarım sonrası yakıt tankının gerekli teknik özellikleri taşıyıp taşımadığının tespitine yönelik test hizmetlerini de içerdiği ve tutarının 30.000,00 TL olduğu, faturalar üzerinde yapılan incelemelerde; bu faturalarda yer alan onarım kalemlerinin aynı olduğu ve mükerrerlik arz ettiğinden davacının gerçek zararının 37.000,00 TL olduğu ve bu bedelin dava dışı sigorta şirketi tarafından karşılandığı, davacının kaza nedeniyle oluşan hasara dayalı bakiye zararının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda hasar kaybı tazminatına dair  kök ve ek  bilirkişi raporlarının konusunda uzman bilirkişilerce hazırlanan ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğundan, mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Ancak,  kazanç kaybı  yönünden bilirkişi raporlarında yapılan değerlendirmede; somut olayda davacının 57 gün için dava konusu aracı, dava dışı ... AŞ'ye kiralayamaması sebebiyle yıl sonu 2.184,46 TL mahrum kaldığı kazanç tutarının oluştuğu yönündeki tespiti yerinde değildir. Şöyle ki, kazanç kaybı ticari amaçla kullanılan araçların kaza sonucunda tamirde geçirdiği süre boyunca kullanılmaması ve işletilmemesi sebebiyle yaşanan maddi kayıplardır. Hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında bilirkişi heyetince tespit edilen 192,29 TL günlük  kazanç kaybı tazminat miktarına, davalı sigorta şirketinin dava konusu aracın onarımını 57 iş gününe denk gelen kazanç kaybının 10.960,7 TL kabul edilmesi gerekirken, davacı şirketin bilançoları incelenerek hatalı değerlendirmeyle yıl sonu \"kazanç kaybı\" miktarına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı istinaf itirazı yönünden; HMK'nin 341/2. fıkrasına göre miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. fıkrasına göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü  üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; \"HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.\" hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; \"HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı\" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880 TL olacaktır.  Bu halde davanın kabul edilen kısmının kararın verildiği tarih itibarı ile 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle, davalı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle, HMK'nin 341/4 ve 352. maddeleri gereğince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine; HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun (kazanç kaybı tazminat miktarı yönünden) kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kazanç kaybı tazminat miktarı yönünden düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin  kararına yönelik istinaf dilekçesinin, HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine, B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 10.960,70 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 2.184,46 TL asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 748,72 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 704,32‬ TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harç ile 44,40 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen posta, tebligat, ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.322 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 927,49 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan posta ve tebligat ücretinden oluşan toplam 82 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 32,75 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca belirlenen 10.960,70 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-Reddedilen dava değeri üzerinden AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca belirlenen 10.960,70 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 527,25 TL'nin davacıdan, 792,75‬ TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,9-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, <br>C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 54,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d7b685953d8b24f","SID":"08782f6d1dc3db80"}}