{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/1275 <br>KARAR NO: 2024/1506<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/04/2024<br>NUMARASI: 2014/1040 (E) - 2024/208 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı, davalı ... Ticaret Limited Şirketine ait, davalı sürücü ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın davacı yaya ...'a çarptığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 25.000 TL maddi tazminat ile davacı ... için 35.000 TL, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan (manevi tazminat yönünden sigorta şirketi hariç) kaza tarihinden itibaren tahsilini talep ve dava etmiş; 09/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için 2.019,90 TL geçici iş göremezlik zararı ve 738.569,69 TL sürekli maluliyet zararı olmak üzere toplam 740.588,96 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 2.019,90 TL geçici iş göremezlik ve 738.569,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 05/07/2013, davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketinden kaza tarihi olan 20/09/20212 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine; davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 35.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine; davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesi ile artırılan miktarlar bakımından zamanaşımı nedeni ile ret kararı verilmesi gerekirken zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, kusur oranının tam olarak belirlenmeden karar verildiğini, dosyada mevcut kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, hükme esas alınan maluliyet oranının hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminatın yüksek olup maddi tazminatın TRH 2010 yaşam tablosunda gösterilen olası yaşam süresine göre hesaplanması gerektiğini, davanın uzun sürmesi nedeni ile karar tarihinde davacının sağ olup olmadığı, eğer ki sağ değil ise ölüm tarihi itibari ile maddi tazminat hesabı yapılması gerekirken, davacının sağ olup olmadığının dahi tespiti yapılmadan karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, maddi ve manevi tazminat istemiyle HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi  olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nin 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı). Somut olayda, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından daha önceki raporlardaki çelişkiler giderilerek düzenlenen 18/12/2019 tarihli raporda \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği\" ve \"Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümlerine göre maluliyetin belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle uygun yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerindedir. Mahkemece alınan 11/11/2021 tarihli kusur heyet bilirkişi raporuna göre davalı sürücü % 65, davacı yaya ise % 35 oranında kusurlu olduğunun, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı, İstanbul Anadolu 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/60 E. dosyasına sunulan 03/03/2014 tarihli kusur heyet raporuna göre davalı sürücü asli derecede % 65 oranında, davacı yaya tali derecede % 35 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Ardından, Mahkemesince alınan 29/05/2022 tarihinde İTÜ öğretim görevlileri heyeti raporunda davacı yayanın kusursuz, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiş ve hükme bu son rapor esas alındığı anlaşılmıştır. HMK'nin 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Dosya kapsamından  alınan 11/11/2021 tarihli kusur raporunun taraflara HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği, davacılar vekilinin rapora itiraz etmediği gibi sunduğu 21/12/2021 tarihli beyan dilekçesiyle içeriğini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur oranları bakımından 11/11/2021 tarihli bilirkişi heyet kusur raporunun davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur.Bu durumda; hükmü istinaf eden davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmak suretiyle ceza yargılamasındaki kusur raporlarıyla uyumlu davacı yayaya, %35, davalı sürücüye %65 oranında kusur atfeden 11/11/2021 tarihli rapora göre karar verilmesi gerekirken yeniden kusur heyet raporu alınarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13092 Esas - 2022/8298 Karar) İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için %16 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1. maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\"TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı  da yerinde değildir.Bu nedenle; HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun (kusur ilişkin) kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat miktarının kusur oranlarında düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 1.312,93 TL geçici iş göremezlik ve 480.069,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 05/07/2013, davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketinden kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 2-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 35.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 3-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 4-Harçlar Kanununa göre maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 32.883,26 TL ilam harcından peşin alınan 239,99 TL harç ile 2.444,09 TL ıslah harcı toplamı 2.684,08‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 30.199,18 TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin 28.334,49 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Harçlar Kanununa göre manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 3.415,5‬0 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 16,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.399,29‬ TL harcın davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından sarf edilen 24,30 TL başvurma harcı, tebligat, müzekkere bilirkişi ücreti ve 827 TL ATK bilirkişi fatura ücreti olmak üzere toplam 9.457,15 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.364,94 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta Şirketinin 5.766,83 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile)  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı ... tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Maddi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 76.207,42 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 9-Reddedilen maddi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 41.472.98 TL vekâlet ücretinin davacı ...'dan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, 10-Manevi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak, kendilerini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, 11-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalılar ... ve ... Limited Şirketi tarafından yapılan 290 TL posta ve tebligat gideri ile toplam 2.338,8‬0 TL istinaf başvuru harçlarının davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılar ... ve ... Ticaret Limited Şirketine verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89f919856092e2f5","SID":"158bc8097529370f"}}