{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1603 - 2024/1744<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1603 <br>KARAR NO\t: 2024/1744<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/39 E.- 2023/825 K. <br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: TAZMİNAT <br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: DAVACI VEKİLİ <br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 19/12/2024<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t\t:19/12/2024<br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) kapsamında, İstanbul İli Avrupa Yakası Elektrik Dağıtım Bölgesinde yer alan ve TEDAŞ uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin, dağıtım tesislerinin ve dağıtım tesislerinin işletilebilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınır ve taşınmazların mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla kullanım hakkının ...'a bırakıldığını, bu kapsamda ... parsel nolu taşınmaz üzerinde bulunan binanın davalı şirket tarafından dava dışı 3. kişilere kiralandığını,  taşınmazın İHDS  kapsamında davalı şirkete devrinin söz konusu olmadığını, taşınmaz üzerinde  bulunan ve elektrik dağıtım sisteminin bir parçası olan 2772 numaralı trafo merkezinin davalı şirkete devrolduğunu, (İHDS) ya da sair mevzuatlar gereğince davalıya bahsi geçen taşınmazı kiraya verme ya da taşınmazdan kira elde etme hakkı vermediğini belirterek, davalı şirket tarafından taşınmazdan elde edilen kira bedellerinden şimdilik 1.000,00 TL'nin işletme hakkı devir sözleşmesi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı definde bulunmuş, esas yönünden ise;  eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalı şirketin  mevzuata ve İHDS'ne aykırı davranarak haksız kazanç elde ettiği iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu bedellerin talep edilmesinin taraflar arasındaki İHDS hükümlerine aykırı bulunduğunu, devre konu varlıkların haksız kullanım bedellerinin tahsili hakkının davalı şirkete verilmesi ile  bunların kira ve sair gelirlerinin de öncelikle davalı şirkete ait olduğunun açık delili olduğunu, İHDS ekine bakıldığında devri yapılan tüm varlıkların listelendiğini, bunlar arasında “TEDAŞ adına hak (kira, intifa ve irtifak) tesis edilmiş olan taşınmaz malların da bulunduğunu, bu durumun da davacının sahip olduğu kira haklarının müvekkil şirkete devredildiğini gösterdiğini, kaldı ki, ilgili eklerde TEDAŞ’a devri yapılacak alacaklar içinde dava konusu alacakların sayılmadığını, davacının mülkiyet hakkına haksız bir müdahale olmayıp davacının bu hakkını rızaen yaptığı sözleşmeler ile bizzat kendisinin  sınırladığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:  Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili  istinaf talebinde, dava konusu taşınmazın İHDS kapsamında davalıya devir edilen bir taşınmaz olmadığını, sadece trafo merkezinin devir edildiğini, İHDS 'nin elektrik dağıtım sisteminin işletilmesine ilişkin taşınmazları kapsadığını, taşınmaz mülkiyetinin davacıya ait olduğunu, kira gelirinin davacıya ait olması gerektiğini, sözleşmede açıkça kira gelirinin davalıya ait olacağının kararlaştırılmadığını, davalının kira gelirinin EPDK mevzuatı kapsamında olmadığını, Sayıştay'ın 2019 ve 2020 Denetleme Raporlarının haklılığını ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunun lehine olduğunu, davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece dosya kasamında alınan bilirkişi raporları değerlendirilmeksizin eksik ve hatalı inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, yerel mahkemenin dava konusu edilen taşınmaz üzerinde bulunan ve üçüncü kişilere kiralanan yapının sözleşme kapsamında çıplak mülkiyetinin TEDAŞ'a bırakıldığını, işletme hakkına sahip davalı dağıtım şirketince kiraya verilebileceği ve kira gelirlerinden faydalanabileceği değerlendirmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan  24/07/2006  tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine (İHDS) dayalı olarak haksız şekilde elde ettiğinden bahisle kira bedellerinin davalıdan  rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 09/09/2024 tarih ve 2024/347 E sayılı kararı ile dosyaya bakmakla Dairemiz görevli kılınmıştır.<br>Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından İHDS kapsamında bulunan taşınmazın davalı tarafından kiraya verme hakkının bulunup bulunmadığı ve bunun sonucu olarak taşınmaza ilişkin kira bedellerinin taraflardan hangisine ait olacağı noktasında toplanmaktadır. <br>Taraflar arasında imzalanan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin  3. maddesinde; sözleşme konusunun belirlenen bölgelerde dağıtım faaliyeti hakkı ile  birlikte dağıtım tesislerinin işletilebilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınır ve taşınmazların dağıtım faaliyeti için işletme hakkının devrini içerdiği, 5. maddesinde; mülkiyeti TEDAŞ a ait olan ve dağıtım tesislerinin üzerinde bulunduğu taşınmazların ve mütemmim cüzlerinin çıplak mülkiyetinin kurum üzerinde kalması şartıyla  işletme hakkının hali hazır fiili ve hukuki  durumlarıyla dağıtım şirketine devredildiğinin belirlendiği, 18. 1. maddesinde; devir konusu tesis ve taşınmazların sadece çıplak mülkiyet ile güç hattı işletimine ilişkin faaliyet hakkının TEDAŞ'da tutulduğu, kiralama konusunda bir sınırlandırmanın bulunmadığı, aynı şekilde açık bir düzenlemenin sözleşmede yer almadığı, 18/3. maddesinde ise; taşınmaza üçüncü bir kişi tarafında haksız müdahale/ el atma olması  halinde tahliye ve tazminat davası açmak ve tazminatı almak hakkının dağıtım şirketine  bırakıldığı, bu nedenle dava konusu taşınmazın kira sözleşmesi sona erdiği halde boşaltılmaması halinde tahliye davasının ve de haksız işgal tazminatı / ecrimisilin davalıca  dava konusu edilip üçüncü kişiden talep edebileceğinin karalaştırıldığı,  sözleşme  eki 5.2 no.lu tablonun 318. sırasında dava konusu binanın bulunduğu, taşınmazın kayıtlı olduğu ve üzerinde trafo binası ile kiraya konu kaçak bina olduğu halde, çıplak mülkiyeti TEDAŞ ait olmak üzere  işletme hakkı devir sözleşmesiyle birlikte davalı dağıtım şirketine devir ve teslim edildiği dosya kapsamı ile sabittir.<br>Mahkemece, \"Taraflar arasında imzalanan İHDS sözleşmesi hükümleri ile dosya kapsamı bilgiler nazara alındığında  dava konusu edilen taşınmaz üzerinde bulunan ve üçüncü kişilere kiralanan yapının sözleşme kapsamında  çıplak mülkiyetinin TEDAŞ'a bırakıldığı, işletme hakkına sahip davalı dağıtım şirketince kiraya verilebileceği ve kira gelirlerinden de faydalanabileceği \" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamına, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tapuda davacı adına kayıtlı taşınmazın taraflar arasında imzalanmış bulunan 24/07/2006 tarihli İHDS kapsamında elektrik dağıtım faaliyetlerinde kullanılmak üzere davalıya teslim edildiği, bu taşınmaz üzerinde trafo merkezi yanında kaçak yapılaşma olarak bina yapıldığı ve bu binanın dava dışı üçüncü kişilere kiralandığının anlaşılmasına, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. \t<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br><br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nun 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 19/12/2024  tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. \t\t\t\t<br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br>(muhalif)<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Katip<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ <br><br>   Davada, taraflar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesine (İHDS) dayalı olarak haksız şekilde elde edilen kira bedellerinin davalıdan rücuen tahsili talep edilmekte olup, Mahkemece İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) hükümleri ile dosya kapsamı bilgiler nazara alındığında, dava konusu edilen taşınmaz üzerinde bulunan ve üçüncü kişilere kiralanan yapının sözleşme kapsamında çıplak mülkiyetinin TEDAŞ a bırakıldığı, işletme hakkına sahip davalı dağıtım şirketince kiraya verilebileceği ve kira gelirlerinde faydalanabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tUyuşmazlık; işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince mülkiyeti devredilmeyen taşınmazın, işletme hakkı sahibince (davalı) kiraya verilmesi hususunun işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamı içinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davalının elde ettiği kira tutarı üzerinde davacının hakkı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. <br>\tİşletme hakkı devir sözleşmeleri (İHDS) doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında 4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A/c maddesine dayanılarak işletme hakkının verilmesi ile gerçekleştirilen özelleştirme uygulamasından doğan kendine özgü sözleşmeler olarak kabul edilmiştir. Bu sözleşmeyi kendine özgü kılan daha açık deyişle ticari işletme devrinden ayıran temel özelliklerinden biri, kamu mallarının devredilmemesidir. Kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerince görülmesi için yapılan İHDS, kamu mallarının devrini kapsamamakta, işletme hakkının devredilmesinde, kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla işletilmesi hakkının verilmesi söz konusu olmaktadır.<br> Somut olayda, kira geliri elde edilen bina, özelleştirme kapsamındaki elektrik dağıtımı ile ilgisi bulunmayan taşınmaz olduğundan, çıplak mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kira geliri, davacı şirkete ait olacaktır.<br>\tBelirtilen nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.<br>\t<br>\t\t\t\t\tÜye-3<br>                                                                                                                         e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4d1843cc6a51e10","SID":"7b22d84a83be5415"}}