{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/759 Esas<br>KARAR NO:2025/10 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/07/2023<br>NUMARASI:2013/538 E.  -  2023/609 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ:08/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline 2006 yılında faiz karşılığında ayrı ayrı tarihlerde 15.000 USD olmak üzere 3 seferde toplam 45.000  USD para verdiğini, bu paranın teminatı olarak da müvekkilinin davalıya boş bir bonoyu imzalayarak verdiğini, müvekkilinin bu parayı ödemede zorlanması üzerine tarafların bir araya gelmek suretiyle dava dilekçesi ekinde sunulan 07.07.2008 tarihli protokolü imzaladıklarını ve bu protokol ile borcu 83.427,48USD olarak tespit etmek suretiyle yapılandırdıklarını ve dava tarihine kadar müvekkilinin protokol ile ilgili olarak toplam 137.959,00 TL ödemede bulunduğunu, bu protokol uyarınca da borç zamanında ödenemediğinden davalının ... sayılı dosyası ile 07.07.2008 tarihli protokol uyarınca icra takibi yaptığını, müvekkilinin itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, bundan sonuç alamayan davalının teminat olarak verilen senedi 150.000 TL bedel ve 06.10.2010 tanzim tarihli olarak doldurmak suretiyle ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yaptığını, müvekkilinin şikayetinin Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/370 Esas, 2012/367 Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, senedin boş olan kısımlarının sonradan doldurulması sebebiyle mahkemenin HMK 209/1. maddesi uyarınca teminatsız olarak icra takibinin durdurulması gerektiğini belirterek, icra takibinin dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin yazı örnekleri alınarak senet metni üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığının tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmasını ve sonucunda bu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; borçlu ...'nin müvekkiline olan 83.427,48 USD borcu sebebiyle, 07.07.2008 tarihli protokol düzenlendiğini, ayrıca başkaca bir borcu sebebiyle de 16.10.2010 vade tarihli 150.000 TL bedelli bir senet düzenlendiğini, alacaklarını tahsil edemeyen müvekkilinin ... sayılı dosyası ile protokole bağlı alacağı, ... sayılı dosyası ile de senede bağlı alacağı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı ... sayılı dosyasına kısmi ödemelerde bulunduğunu iddia ederek her iki icra dosyasına itiraz ettiğini, davalı tarafın ödeme yapmış olması halinde ödemelerin her iki dosyadan da ayrı ayrı mahsup edilmesinin düşünülemeyeceğini, borçlu tarafın ödemelerinin itiraz ve beyanları karşısında borcu inkar etmeyerek ödeme iddiası ileri sürülen ... sayılı dosyası ile takibi yapılan alacak kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, takibe konu senedin teminat senedi olduğu iddiasının gerçeğe aykırı bir iddia olduğunu, borçlu taraf adına kayıtlı tüm malvarlığını devrederek alacaklılardan mal kaçırdığını, borçlu hakkında aciz vesikası alındığını, bu sebeple Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/415 Esas sayılı dosyası ile dava açılıp ihtiyati tedbir kararı alındığını savunarak, bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarihli 2013/538 E. - 2023/609 K.  sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından davacıya borç para verildiği, geri ödeme hususunda 07/07/2008 tarihli davacının tek taraflı taahhüdünü içerir protokol başlıklı belgenin  düzenlendiği, protokol tarihi itibariyle davacının davalıya olan borcu ve miktarı hususunda ihtilafın olmadığı, ihtilafın ve dava konusunun davacının davalıya İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin .... (Eski Esas Kadıköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı) dosyasına konu olan, düzenleyeni davacı  ..., lehtarı davalı ... olan, 16/08/2012 düzenleme tarihli, 16/10/2012 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı ayrıca borcunun olup olmadığı, işbu senedin teminat amaçlı verilip verilmediğine ilişkin olduğu, davacının iddiasının davalı tarafından faiz karşılığı borç para verilmesi olduğu gözetilerek bu konudaki ceza yargılamasının Mahkememizce bekletici mesele yapıldığı, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay 9 Ceza Dairesinin düşme kararı verildiği, eldeki tüm diğer deliller gözetildiğinde, davalı tarafça takip konusu bononun davacıya protokol kapsamı borç para dışında verilen başkaca borç para nedeniyle kendisine verildiğini savunduğu ancak davalının bizatihi Mahkememiz huzurunda alınan isticvap beyanında \"... davacı yapılan işle ilgili daha önce verdiğim ve vereceğim paralarla ilgili bir protokol ve birde senet düzenledi,...\" , davalı vekilinin sorusu üzerine ise \" ben beyanımda protokol içeriği hakkında o zamana kadar verdiğim ve vereceğim paralar ile ilgili olduğunu söylemiş isem de yanlış ifade ettim, protokol içeriğinde sadece düzenleme tarihine kadar benim davacıya verdiğim paralar ile ilgili tespitler yer almıştır, protokol ve senet içeriği borçlar farklı borçlardır, yani senet protokol haricindeki bir borç için düzenlendi, senet için ayrı bir borç verdim, protokolde geçen borç farklıdır, senet bedeli tek seferde verilen borç içindir, protokol bedeli de tek seferde verilen bedel ile ilgilidir, davacıdan herhangi bir faiz almadık, davacı ile bu konuda anlaşma yapmadık,\" şeklinde daha önceki beyanını değiştiren ifadelere yer verdiği, yine yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda taraflar arasında olduğu kanaatine varılan ve bu kabule göre değerlendirilen mesaj ve mail yazışma içeriklerinde tarafların borç paranın miktarı ve ödeme tarihi ile ilgili konuşmalarının bulunduğu, özellikle davalı tarafından yazılan ve raporda 24. Satırda yer alan, 05/03/2012 tarihli yazışmada \" ... Martın 2. Haftasına kadar 80 bini getirirse kabul edin getirmezse ben devreden çıkıyorum...ellerinde hem protokol var hem senet var 2 sinide işleme alırlarsa borcundan indirim yapmayacakları gibi en az 300 bin usd lik olacaksın bu iş çok uzicak...  \" ifadelerinin bulunduğu, davalının isticvap beyanı, tanık anlatımları, ceza mahkemesinin aldırdığı raporda 24. Satırda yer alan, 05/03/2012 tarihli yazışma, yine aynı bilirkişi raporunun 11. Sayfasında 2. Paragraf içerikleri, protokol içeriği ile davalı yazışmasında geçen 80 bin USD ifadeleri gözetildiğinde davacının davalıya protokol kapsamında tek bir borcunun bulunduğu ve takip konusu bononun da bu borç için teminat amaçlı düzenlendiği kanaatine varılmakla ve davacının talebinin takip konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğundan bono yönünden değerlendirme yapılmış, protokol kapsamındaki ödemeler dikkate alınmamış olup davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Eldeki davanın İİK 72/3 madde gereği takipten sonra açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmakla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/19-260 esas 2012/432 karar sayılı kararı ile İzmir BAM 17HD 2017/162 esas kararlarında belirtildiği üzere takip çıkış miktarı 183.387,50TL olduğu, bu miktar üzerinden yargılama gideri hesaplaması yapılmıştır.) <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... (Eski Esas Kadıköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı) dosyasına konu ettiği, düzenleyeni davacı  ..., lehtarı davalı ... olan, 16/08/2012 düzenleme tarihli, 16/10/2012 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE..\"   karar verilmiştir.<br>TASHİH KARARI:İlk derece mahkemesince 06/09/2023 tarihli tashih kararı ile; \"...Gerekçeli karar yazılıp onaylandıktan sonra işbu dosyanın kısa ve gerekçeli kararının  ''Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... (Eski Esas Kadıköy... İcra Dairesinin ... esas sayılı) dosyasına konu ettiği, düzenleyeni davacı  ..., lehtarı davalı ... olan, 16/08/2012 düzenleme tarihli, 16/10/2012 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,   '' şeklinde yazılmak sureti  ile dava konusu senedin düzenleme ve vade tarihlerinin 2010 yılı olması gerekirken sehven senedin düzenleme ve vade tarihinde hata yapıldığı farkedilmekle 6100 sayılı HMK 304. Maddesi uyarınca resen tashih işlemi yapılarak Mahkememiz gerekçeli kararını hüküm fıkrasının 1 no.lu bendinin  aşağıdaki şekilde tashihine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Mahkememizin 2013/538 esas, 2023/609 Karar sayılı ve 11/07/2023 tarihli kararının 1 no.lu bendinin HMK 304.maddesi uyarınca; ''1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... (Eski Esas Kadıköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı) dosyasına konu ettiği, düzenleyeni davacı  ..., lehtarı davalı ... olan, 16/08/2010 düzenleme tarihli, 16/10/2010 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,''   şeklinde tashihine...\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davanın başından bu yana belirttikleri üzere, protokol konusu alacak ile senet konusu alacağın birbirlerinden farklı iki ayrı alacak olduğunu, gerekçeli kararda her ne kadar müvekkilinin ifadesini değiştirdiği belirtilmiş ise de, müvekkilinin ifadesini değiştirmediğini, müvekkilinin soru üzerine yanlış anlaşıldığını düşünerek esasen söylemediği, ancak öyle anlaşıldığını düşündüğü hususu düzelttiğini ve \"senet için ayrı bir borç verdim, protokolde geçen borç farklıdır\" şeklinde ifadesine açıklık getirdiğini, Bu kapsamda davacı borçlunun iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, Mahkemece verilen kararın \"senede karşı senetle ispat\" kuralına açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mah.sinin 2012/1539 E. 2015/465 K. Sayılı Kararının da, Yargıtay tarafından düşme sebebiyle ortadan kaldırıldığını, düşme kararı verilmesi nedeniyle ceza mahkemesindeki tespitlerin hukuk hakimini bağlamayacağını,Diğer taraftan gerekçeli kararda taraflar arasında olduğu kanaatine varılan ve bu kabule göre değerlendirilen mesaj ve mail yazışma içeriklerinden bahsedildiğini, oysa bu yazışma ve içeriklerin davanın başından bu yana ve ayrıca ceza yargılamasında da müvekkili tarafından asla kabul edilmediğini, bu hususta bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi verildiğini, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli duruşmasında da bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda suç döneminde henüz piyasaya çıkmamış bir cep telefonuna mesajlar gelmiş olduğunun belirtildiğini, gerekiyorsa müvekkilinin bilgisayarı üzerinde inceleme yapılabileceğini ifade ettiklerini, gerçekten de  İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda incelenen telefon modelinin mesajların gönderildiğinin iddia edildiği tarihte henüz üretilmemiş bir telefon olduğunun açıkça görüleceğini, nitekim Mahkemece mesajların her ne kadar taraflar arasında olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de, bu kanaate hangi gerekçelerle varıldığının belirtilmediğini, mesnetsiz bir şekilde dayanak gösterilen yazışmaların müvekkilinden sadır olmadığını, müvekkili tarafından hiç bir zaman kabul edilmediğini, bu hususun aksine dair dosyada hiç bir kanıt bulunmadığını, kararın bu sebeple de bozulması gerektiğini belirterek, arz ve izah ettikleri ve re’sen nazara alınacak sebeplerle, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.07.2023 gün ve 2013/538 E. - 2023/609 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:... sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacının borçlu, davalının alacaklı konumunda olduğu, ana para ve ihtar gideri alacağı olmak üzere toplam 229.149,66 TL üzerinden 02/03/2012 tarihinde \" 83.427,48 USD bedelli, 07/07/2008 tarihli protokol alacağı+ 47.460,25 USD %2,5 ceza alacağı toplamı\" açıklamalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu-davacının 13/03/2012 tarihli itiraz dilekçesi ile protokol kapsamında borcu olmadığı, bir kısım ödemenin bankaya, bir kısım ödemenin elden yapıldığı şeklinde itirazların ileri sürüldüğü, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı olan alacaklı tarafından itirazın iptali yönünde işlem yapıldığına dair dosyaya yansıyan bilgi- belge bulunmadığı anlaşılmıştır.... sayılı takip dosyası içeriğine göre; davacının borçlu, davalının alacaklı konumunda olduğu, ana para, komisyon ve faiz alacağı olmak üzere toplam 183.387,50 TL üzerinden 21/03/2012 tarihinde \"150.000,00 TL bedelli, 16/10/2010 vadeli bono\" açıklamalı kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, borçlu-davacı tarafça  icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna gidildiği, Kadıköy 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/370 esas, 2012/367 karar sayılı kararı ile takip dosyasına bono aslı sunulmadığından ... sayılı icra dosyasından çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verildiği, kararın 22/05/2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 16/08/2010 keşide, 16/10/2010 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli bono olduğu, keşidecisinin ..., lehtarın ... olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince bilirkişi ...'dan alınan 15/10/2018 tarihli raporda; ...davacı taraf 07.08.2008 tarihli protokol kapsamında 83.427,48 USD olarak belirlenen borcun teminatı olarak verdiği boş senedin 150.000 TL olarak doldurulup ayrıca takibe konduğunu iddia etmiş ve dava dosyasına sunulmuş 31.ACM 2012/1539 esas sayılı özeti, tanık beyanları, 28.06.2016 tarihli bu konudaki bilirkişi raporu ile diğer belge/bilgilerle birlikte nihayetinde Mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında mezkur senet ile ilgili irdeleme &değerlendirme yapılmamış, sadece ... sayılı dosyasında yapılan 83.427,48 USD' lik protokole dayalı alacak ile ilgili ödenmeyen bedelin bulunup bulunmadığı irdelendiğini, davacının 07.07.2008 tarihli protokol kapsamındaki 83.427,48 USD ana para alacağı için davacı taraf her ne kadar protokol kapsamında 137.959 TL karşılığı 84.754 USD ödeme yaptığını beyan etmiş olsa da somut belge ile ispat edilen, dekontu ibraz edilen ödeme tutarı 65.000 $ dikkate alındığında davacının 29.02.2012 takip tarihi itibarıyla davalıdan 18.427,48 USD alacağının bulunduğu (83.427,48 $-65.000 $), taraflar arasında imzalanan protokole göre davacı alacağı 07.08.2008 tarihinde muaccel olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Resmi Gazetede 04.02.2011 tarihinde yayınlanmış olduğunu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, (md.648) aynı gün 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükten kaldırıldığını, açıklanan nedenlerle, huzurdaki davada alacağın 07.08.2008 tarihinde muaccel olması, takibin 29.02.2012 tarihi olması sebebiyle 818 sayılı eski Borçlar Kanunun hükümlerine göre sözleşmede yer alan aylık %2,5 faiz oranına göre 77.074,29 USD faiz hesabı yapıldığını, davacı tarafın takipte 47.460,25 USD talep ettiği gözetilerek takipteki talebe bağlılık kuralı gereği davacı lehine yapılacak hesaplamada faiz alacağı 47.460,25 USD olarak dikkate alınacak olduğunu, faiz oranının/tutarının fahiş olduğu konusundaki değerlendirme Mahkememize ait olduğunu, açıklanan gerekçelerle, taleple bağlılık kuralı gereği takipte talep edilen 47.460,25 USD faiz dikkate alınarak 29.02.2012 takip tarihli mezkur protokol kapsamı  davacının davalıdan alacağı, (Sayın mahkemenin takdiren yapabileceği faiz indirimi hariç olmak üzere)  65.887,73 USD (18.427,48447.460,25) olarak hesaplandığı, tacir olmayan taraflar arasında 6098 sayılı TBK' nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra icra kapak hesabında uygulanacak faiz oranının ise 3095 s.k m.4a' ya göre belirlenen orana ve TBK m.88/2 deki en çok %50 ilave sınırlaması gözetilerek hesaplama yapılabileceğini bildirmiştir.İlk derece mahkemesince Bilirkişi ...'dan alınan 28/06/2016 tarihli raporda; ...davacı yanın 16.10.2010 vade tarihli 16.08.2010 düzenleme tarihli 150.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığı yönündeki iddiasını kesin delillere ispatlayamadığı; ancak İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/1539 Esas sayılı dosyasında inceleme konusu yapılan e-posta yazışmalarının ve kısa mesajların yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek, dava dilekçesinde tanık deliline dayanan davacının bedelsizlik iddiasını ispat bakımından tanık delilinden yararlanıp yararlanamayacağının takdirinin Mahkeme'ye ait olduğu  bildirilmiştir.Taraflar arasında ihtilafsız olan ve  ... sayılı dosyasına konu edilen 07/07/2008 tarihli protokolün incelenmesinde; yalnızca davacı - borçlunun kimlik bilgileri ve imzasının bulunduğu, içerikte \"07/07/2008 tarihi itibari ile ...e borcum 83.427,48 USD (seksenüçbindokuzyüzyirmiyedi Amerikan doları kırksekiz sent) olmuştur. Ödenmediği her ay aylık net %2,5 ceza ile ödeyeceğimi taahhüt ederim. Ödemeler ... Bankası  ... hesabına yatırılacak bu tarihten sonra yatırılan paranın dekontu makbuz niteliği taşıyacak ve borcumdan düşülecektir\" ifadelerine yer verildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafından davacıya gönderilen Kadıköy ... Noterliğinin 20/02/2012 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi incelendiğinde; 07/07/2008 tarihli protokol borcunun ödenmediği, borcun protokol gereği %2,5 cezası ve tüm faizleri ile birlikte 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 32.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1539 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının şikayeti üzerine davalı hakkında  ile tefecilik suçundan dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanık olan davalı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza  Dairesinin 2020/6091 esas, 2021/2453 karar sayılı kararı ile davalı sanık  hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, düşme kararının 20/05/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.İlgili ceza dava dosyasında bulunan dosya tarafları arasındaki telefon mesajlaşma ve mail kayıtlarının davalıya ait olup olmadığının tespiti için Mahkemece davalının isticvabı yoluna gidilmiş davalı duruşmada; \"tarafıma okunan mesaj kayıtları içerikleri ile mail yazışmaları içeriklerini kabul etmiyorum, ne mesajları nede email gönderilerini ben yazmadım, ceza yargılaması sırasında benim telefonum veya bilgisayarım incelenmedi, ... numaralı hat aktif olarak kullandığım hattır, hatırladığım kadarıyla 2012 yılında da bu hattı kullanıyordum, ... adresi de bana aittir, hatırladığım kadarıyla 2011 yılında da bana aitti, davacı ile çok eskiye dayanan arkadaşlık ilişkimiz vardı, babamdan kalan bir taşınmazı sattım, elime para geçtiği için davacı iş yapacağını kendisine para ihtiyaç olduğunu, işi yaptıktan sonra aldığı parayı ödeyeceğini söyledi, belirli aralıklarla kendisine ödemelerde bulundum, ama herhangi bir belge düzenlemedik ve anlaşmamız çerçevesinde kendisinde faiz, komisyon vs. Herhangi bir talebim olmadı, kendisi sadece işi yaptıktan sonra eline para geçince benim kendisine verdiğim ana parayı geri ödeyecekti, bir süre sonra davacı yapılan işle ilgili daha önce verdiğim ve vereceğim paralarla ilgili bir protokol ve birde senet düzenledi, her iki belge de benim imzam bulunmamaktadır, sadece davacı tarafın imzası vardır, davacı tarafın bahsettiğim senedi tarafıma teslim etme tarihini hatırlamıyorum ancak senet üzerindeki tarihe yakın bir tarihte vermiş olabilir, davacının yaptığı ödemeler cüzi miktarlarda idi ve bütün ödemeleri belgeye bağlıdır, bunlar dosyaya sunulmuştur, belgesiz ödeme almadım, hatırladığım kadarıyla protokol ve senet yakın aralıklarla maksimum bir yıl içerisinde tarafıma verilmiştir, (davalı vekilinin sorusu üzerine) ben beyanımda protokol içeriği hakkında o zamana kadar verdiğim ve vereceğim paralar ile ilgili olduğunu söylemiş isem de yanlış ifade ettim, protokol içeriğinde sadece düzenleme tarihine kadar benim davacıya verdiğim paralar ile ilgili tespitler yer almıştır, protokol ve senet içeriği borçlar farklı borçlardır, yani senet protokol haricindeki bir borç için düzenlendi, senet için ayrı bir borç verdim, protokolde geçen borç farklıdır, senet bedeli tek seferde verilen borç içindir, protokol bedeli de tek seferde verilen bedel ile ilgilidir, davacıdan herhangi bir faiz almadık, davacı ile bu konuda anlaşma yapmadık,\" şeklinde beyanda bulunmuş olup her ne kadar mesajların kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de telefon hattının kendisine ait olduğunu, yine mail hesabının da kendisine ait olduğunu kabul etmiş, bahse konu yazışmaların kendi telefon ve mail hesabı üzerinden başkası tarafından yazıldığı - gönderildiği şeklinde herhangi bir iddiasının olmadığı, bu haliyle yazışmaların taraflar arasında gerçekleştiğinin Mahkememizce kabul edildiği, işbu kayıtların  6100 sayılı HMK  202. Madde kapsamında yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olması nedeniyle de senetle ispat kuralının istisnası bulunmakla davacı tanıklarının dinlenildiği, tanık ... \"Tarafları tanırım, akrabalığım yoktur.Davacının arkadaşıyım, davacının bir dönem geçirdiği para  sıkıntısı  geçirmesi nedeniyle  kendisine borç  para  verdim. Davalı  olan ... da  bir görüşmemizde kendisininde  davacıya borç para  verdiğini, karşılığında  boş senet  aldığını söyledi. Ben de bunun  üzerine  demek ki sana  epey  güveniyor dedim. Davacı  bu davaya   açtığı sıralarda  ... seneti  piyasaya  sürdüğünü bana söyledi. Üzerine ne kadar doldurduğunu  kaç para yazdığını bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla ... davacıya  verdiği  borç için  aylık  % 2,5 faiz  işletiyordu. Davacının davalıdan  aldığı  borç 45.000 $ amerikan dolarıdır.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dinlenen davacı tanığı Tanık ... beyanında; tarafları tanırım, davacının arkadaşı olduğunu, davacının bir dönem para  sıkıntısı  geçirmesi nedeniyle  kendisine borç  para  verdiğini, davalı  olan ...'ın da  bir görüşmelerinde kendisinin de  davacıya borç para  verdiğini, karşılığında  boş senet  aldığını söylediğini, kendisinin de bunun  üzerine  \"demek ki sana  epey  güveniyor\" dediğini, davacı  bu davaya   açtığı sıralarda  ...'ın senedi  piyasaya  sürdüğünü kendisine söylediğini, üzerine ne kadar doldurduğunu,  kaç para yazdığını bilmediğini, bildiği kadarıyla ...'ın davacıya  verdiği  borç için  aylık  % 2,5 faiz  işlettiğini, davacının davalıdan  aldığı  borcun 45.000 $ Amerikan Doları olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; tarafları tanıdığını, akrabalığı olmadığını, davacı  ...'nin  eski  ortağı olduğunu, bu nedenle  davalıyı da  tanıdığını, her iki tarafın da bir birleriyle arkadaş olduklarını, bildiği kadarı  ile davacı  ...'nın  davalı  ...'dan 45.000  $  civarında  borç  para  aldığını, bildiği kadarıyla  davacının davalıya  olan borcunu  ödeyemediğini, bildiği kadarı  ile  aralarında bir protokol olduğunu, bu protokolün içeriği hakkında bir bilgisi bulunmadığını,  davacının  davalıya senet verdiğini, üzerinde ne kadar miktar yazdığını bilmediğini, bu  bilgiye davacıdan  duydukları ile sahip olduğunu, görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığını, davacının  davalıya  olan borcunu  ödemek için  kendisinden  bir çok kez para aldığını, bildiği kadarı  ile davalının davacıya  olan borcunu  silmek için  90.000 $ civarında para  istediğini, davacının da  bu  parayı  ödediğini, buna  rağmen  davalının  senedi  geri vermediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.Davacı tanığı ... beyanında; ...'yı  liseden,  ...'ı ise   üniversiteden  tanıdığını, ...'ın son beş yıldan beri yurt dışında olduğunu, ondan  önceye kadar ... ile  sık sık  görüştüğünü, ...  ile de  görüştüğünü,  2011 yılında boşandığını,  emin olmadığı, ancak bu  tarihten   ya  önce  ya da sonraki bir tarihte, ...'nın  ekonomik olarak  güç bir duruma düştüğünü  ve  ...'dan 45.000 dolar  borç  aldığını, öncesinden kendisinden istediğini, 20.000 veya  30.000  dolar  borç  verdiğini,  tekrar borç  istediğini,  arada yaptığı  ödemeler olduğunu, tekrar borç  isteyince  merak ettiğini ve  ne  olduğunu sorduğunu, ...'dan 45.000 dolar para  aldığını, onu  ödemek için  paraya  ihtiyacı olduğunu söylediğini, ...'nın  biraz  ketum olduğunu, biraz  ısrar  edince  ...'dan  45.000 dolar aldığını, 90.000 dolar olarak  geri  ödediğini söylediğini, bu  durum hale bitmedi  mi diye sorduğunu, onun da  ...'nın tefecilikle para  verdiğini,  hala  alacağı olduğunu söyleyerek para istediğini söylediğini, yine ...'nın anlatımına göre  45.000 dolar parayı  alırken  karşılığında  boş bir senede  imza  atarak  ...'a verdiğini, bu konuşmadan  uzun sayılamayacak bir süre sonra ...'yı morali bozuk bir halde  görüp sorduğunda, ...'nın boş senedi  doldurarak  icraya  verdiğini  öğrendiğini, bunun  üzerine Amerika'daki ...'ı  aradığını, ...'dan duyduklarını anlattığını, bu para  ve senet mevzusunun  ne olduğunu sorduğunu, hatta \"... senden  45.000 dolar para almış sana  90.000 dolar  olarak ödemiş, hale ne  borcu  var da  senedi  icraya koydun\" diye  söylediğini, onun da  borç  verdiği  miktarı  ve karşılığında  90.000 dolar aldığını  kabul ettiğini, ama kendisine başka bir borcu daha olduğunu  söylediğini, ne kadar borcu  olduğunu sorduğunu, onun da  \" bana 1.000,000,00  daha  verirse  borç  kapanır\" dediğini,  kendisinin de  \"Kim kime bu kadar para  verir. Zaten  verdiğin paraya  iki katı  olarak ...  ödemiş.  Daha neyin parasını  istiyorsun\" diye  söylediğini, onun da  \"Sen karışma. Madem  arayı bulmak istiyorsun  o zaman 500.000,00 TL  sen  ver\" diye  kendisine takıldığını, ne haliniz varsa görün diyerek  telefonu kapattığını, bu konuşmayı ...'ya  anlattığını, ...'nın da  davalı hakkında  tefecilikten  dava açtığını söylediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. <br>G E R E K Ç E:Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ceza yargılaması sırasında incelenen davacıya ait telefon mesajlarında davalının kendisine ait olduğunu kabul ettiği telefon hattından gönderilen mesajlarla davalının protokole konu alacağıyla ilgili elinde protokolün yanı sıra senedin de olduğunu yazdığı, Mahkemece mail yazışmaları ve telefon mesajlarının yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin ve davacı tanıklarının dinlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığını ispat yükü davacı tarafta olup, taraflar arasındaki mail ve telefon mesajları ve tanık anlatımları ile, davacının davaya konu senetle ilgili davalıya borçlu olmadığını, davaya konu senedin davacının davalıdan aldığı ve daha sonra ayrı bir icra takibine konu edilen protokol ile yeniden yapılandırdığı borcuyla ilgili teminat olarak verildiğini ispat ettiği kanaatine varılmakla, tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 12.527,20 TL nispi harçtan, peşin alınan 3.131,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.395,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 367,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  08/01/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cebc667cea01d45a","SID":"bff261911e9bd286"}}