{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1829 <br>KARAR NO: 2024/2006<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 17.07.2024<br>NUMARASI: 2024/1246 D.iş - 2024/1214 Karar <br>DAVA: İhtiyati Tedbir <br>Taraflar arasındaki  ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne- kısmen reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir isteyen vekili, dava dilekçesinde özetle; Karşı tarafa ödenmek üzere imzalanan toplam 974.250,00 TL bedelli çeklerin karşı tarafa verildiği, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, çeklerinin bedelsiz kalması nedeniyle iade edilmesi talep edildiğini ancak iade edilmediğini bu sebeplerle ihtiyati tedbir talebi ve  muhatap banka tarafından alacaklılara  ödenmemesini, ihtiyati tedbir talep eden aleyhine icra takibine konulmamasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Taraflar arasındaki hukuki ilişki ve davacının sunduğu dava dilekçesi ve ekleri incelediğinde; davacı vekilinin çeklere yönelik ihtiyati tedbir talebi İİK 72/2 maddesi kapsamında değerlendirilmiş , Tedbir talep edenin telafisi güç zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirildiği kanaatine varıldığından İİK 72/2 md gereğince davanın tarafları arasında geçerli olmak üzere doğacak zararlar için çek miktarlarının %20 si oranında  teminat yatırılması halinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili ayrıca tedbiren ödeme yasağı kararı verilmesini istemiş olup, davanın tarafları arasında ileri sürülebilecek olan def'i lerin, dava dışı üçüncü kişileri bağlamayacağı, davacının sahtecilik iddiasında da bulunmadığı, ibraz edilen belge ve bilgilerle HMK 389 md gereğince ödeme yasağı tedbiri uygulanmasını gerektirecek yaklaşık ispatın gerçekleşmediği...\" gerekçesiyle, ödemeden men talebinin reddine, ... Bankası A.Ş.ye ait 187.500,00 TL tutarındaki, 11.10.2024 tarihli ve ... seri numaralı, ... Bankası A.Ş.ye ait 187.500,00 TL tutarındaki, 21.10.2024 tarihli ve ... seri numaralı, ... Bankası A.Ş.ye ait 100.000,00 TL tutarındaki, 12.11.2024 tarihli ve ..., seri numaralı, ... Bankası A.Ş.ye ait 124.250,00 TL tutarındaki, 22.11.2024 tarihli ve ... seri numaralı, -... Bankası A.Ş.ye ait 187.500,00 TL tutarındaki, 13.12.2024 tarihli ve ... seri numaralı, ... Bankası A.Ş.ye ait  187.500,00 TL tutarındaki, 20.12.2024 tarihli ve ... seri numaralı, 6 adet çek yönünden; çeklerin toplam bedelinin %20' si oranında (194.850‬,00  TL) hesaplanan  nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulması halinde  İİK 72/2 md gereğince  davanın tarafları arasında geçerli olmak üzere başlatılacak takiplerle sınırlı olarak icraya konu edilmesinin ve icra takibinin tedbiren durdurulmasına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Ayrıca bu karara karşı, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekilince itiraz edilmiş, bu konuda itiraz dilekçesi verilmiş ise de ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılıp bu konuda karar verilmeden dosya Dairemize gönderilmiştir. Buna göre ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi kapsamında ilk derece mahkemesince bir değerlendirme yapılacaktır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın bir paragrafında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, diğer paragrafında sağlanmadığının yazılı olduğunu, yaklaşık ispatın, iddia edilen \"olayın\" doğru olma ihtimalinin, doğru olmama ihtimaline göre ağır basması gerektiğini, netice-i talep ile ilgili değil, öne sürülen iddia ve olayla ilgili olduğunu, dolayısıyla, aynı iddia, aynı olay ve aynı çeklerden kaynaklı iki tedbir talebinin, birinin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin; diğerinin ise yaklaşık ispat koşunun sağlandığı gerekçesiyle kabul edilmesinin oldukça çelişkili olduğunu, yaklaşık ispat koşulu sağlandı ise, tedbirin tümden kabulü gerektiğini, Ayrıca, telafisi güç zararların ödenmesi bakımından değerlendirme yapılırsa; çeklerin ödenmesi, icra takibine konulmasından daha elzem bir husus olduğundan, öncelikle çeklerin ödenmememesine yönelik tedbir verilmesi gerektiğini, bu da çeklerin muhatap bankaya ibrazı hâlinde ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesiyle mümkün olduğunu, ilk derece mahkemesinin, verdiği kararın herhangi bir anlamı olmamakla birlikte, teminat miktarını %20 olarak takdir etmesinin de hiçbir gerekçesi bulunmamakta olup, hatalı olduğunu, Başvuru dilekçesi ekinde sundukları protokolde ve çek fotokopilerinde, çeklerin karşı tarafa teslim edildiği açıkça yazılı olduğunu, bunun uyuşmazlık dışı olduğunu, yine protokolde, malların tesliminde teslim-tesellüm belgesinin esas alınacağı yazı olduğunu, bu şekilde de hiçbir belge bulunmadığını, müvekkilinin çalışanını işten çıkardığı, işten çıkarma gerekçesinin dolandırıcılık olduğu, karşı taraf ile yapılan protokolün yine aynı gerekçeyle feshedildiği, hatta bununla ilgili savcılığa suç duyurusu yapıldığı da sabit olduğunu, dilekçe ekinde bunlara ilişkin ihtarnameler ve suç duyurusu sunulduğunu, yine dilekçe ekinde sunulan faturalarda, müvekkilinin işten çıkardığı çalışanı ...'in karşı tarafın faturalarına hem de \"sipariş doğru\" ibaresiyle imza attığının da sabit olduğunu, bunların ise  ile başvuru dilekçesi ekinde sunulan sipariş listesinde olağan dışı miktardaki siparişler de gözetildiğinden, yaklaşık ispat koşulunun var olduğu, buna rağmen müvekkilinin hâlen çekleri ödemek zorunda kaldığını,  vadesi gelmeyen çekler yönünden ise hâlen telafi güç zararları önleme imkânı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 72/2 ve HMK'nın 389. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talebin kısmen kabulüne   karar verilmiş; bu karara karşı, talep eden  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı yanca davalı ile ticari ilişki kapsamında dava ve talebe konu çeklerin avans olarak verildiğini, bu hususun taraflar arasında imzalanan protokol hükümleri ile sabit olduğunu, davlının davacı çalışanı ile işbirliği yaparak sipariş verilmeyen etler için fatura düzenlendiğinin anlaşıldığını, ayrıca protokol de belirlendiği surette mal tesliminin yapılmadığını ileri sürerek, talep konusu 6 çek yönünden ödemeden men kararı verilmesi ile çeklerin icra takibine konulmaması yönünde ihtiyati tedbir talep edelmiştir. İlk derece mahkemesince ödemeden yasaklanma talebinin reddine, İİK'nın 72/2 maddesi kapsamında taraflar arasında hüküm eylemek üzere davalı yanca çeklerin icra takibine konu edilmesinin önlenmesi yönünde teminat ile ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilince çeklere ilişkin ödeme yasağı konulması yönündeki tedbirin de kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek red olan kısım yönünden karar istinaf edilmiştir. Çekin sebepten mücerret kıymetli evrak olduğu, bu yönü ile tedavül ile üçüncü kişilere de cirolanıp verilmiş olabileceği, bu kapsamda şahsi defilerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinin de özel koşullarla mümkün olabileceği gözetildiğinde, çeklerle ilgili ödeme yasağı konulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı isabetli olup, talep eden vekilinin aksi yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Yine davacı vekilince tedbir kararı kapsamında karar verilen %20 oranıyla belirlenen teminatın gerekçesi bulunmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Somut olayda  İİK'nın 72/2 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğu, ilgli maddede alacağın %15 inden az olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığı tedbir verilebileceğinin düzenlendiği, buna göre mahkeme takdirinde olduğu üzere %20 oranıyla belirlenen teminat tutarında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, talep eden  vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde değildir. Talep eden vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, talep eden vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"375bfad4694ac17a","SID":"820bb27a7234e2f5"}}