{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1704 - 2024/1851<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1704 \t\t        (KABUL DÜZELTERKE YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2024/1851                                          HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)                   <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/06/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/283 E - 2022/452 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 30/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/01/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br> Davacı vekili, 2016 yılında müvekkili şirketin davalı şirketten boru alımı yapılması için anlaşma yaptığını, sözleşme konusu para olduğundan ve bölünebildiğinden kısmi bir dava ile 10.000 TL'lik dava açıldığını bu davanın  Ankara 10.Ticaret Mahkemesi 2021/43 Esas sayılı dosya üzerinden devam ettiğini, 37.000 Amerikan Dolarının-talep edilmeyen kısmı için 35.000 Amerikan Doları - kısmı için bilirkişi raporları gelene kadar bir hak kaybı oluşmaması ve faizin işlemesi ve müvekkilinin tacir olduğundan iade edilmeyen paradan dolayı uğradığı müsbet zararın hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için bu davayı açtıklarını, davacının sözleşme gereği ödemelerini yaptığını, müvekkili şirketin ihracat yaptığı ülke ödemelerini göndermeyince davacının ekonomik kriz yaşadığını, bu durumun davalı tarafa bildirildiğini, sözleşme ile ilgili 37.000 Amerikan Dolarına denk gelen ödemenin iade edilmesinin istendiğini,  davalının ödenen bedeli iade etmediğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak yasal faizi ile 37.000 Amerikan dolarının dava konusu yapılan kısmı hariç 290.000,00 TL (35.000 Amerikan Doları asıl alacak ve 1.000 TL müspet zararın) fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davalı şirketten müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ürünleri sattığı ülke ile sıkıntı yaşadığı için kendisi için özel olarak üretilen ve başka hiçbir yerde kullanılamayacak olan ürünleri teslim almaktan imtina ettiğini, davacının son siparişine ait ürünler halen teslime hazır halde davalıya ait Kazan fabrikasında muhafaza edildiğini, davanın müspet zarar tahsili talebiyle açıldığını, ancak davalının sözleşme gereğince temerrüdü söz konusu olmadığını ve davacının da bu yönde bir iddiasının bulunmadığını, görüldüğü üzere davacının davalıdan müspet zarar talep edemeyeceğini ve neticede davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında imzalanmış sözleşme uyarınca davalının davacıya borcu para borcu olmayıp, sipariş etttiği ürünleri üretip teslim etme borcu olduğunu, davalının bu ürünleri 2016 yılında üretmiş ve defalarca görüşülmesine rağmen davacı tarafından teslim alınmamış, hali hazırda da davacının teslim alması için depolarında beklettiğini, davacı TBK m. 106 kapsamında temerrüt halinde olduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararları davacıdan tazmin hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın zamanaşımından ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi çerçevesinde davanın süresinde açıldığı görüldüğünden davalı tarafın zamanaşımı itirazına itibar edilmediği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında davacının davalı şirketten boru alımı konusunda 2016 tarihinde sözleşme akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının dava dışı 3. kişiye ihracat gerçekleştirememesinden bahisle ürünleri teslim almaktan imtina etmesinin ve fazla ödeme olduğu iddiasının yerinde olup olmadığı, müspet zararın doğup doğmadığı hususlarına ilişkin olduğu, somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı tarafın ürün ve malzemeyi teslim etme yükümlülüğünü yerine getirdiği, sözleşmenin 6.maddesinin \"Satıcı siparişe ait ürettiği ve sattığı ürünlerin tamamını Kazan/ANKARA depolarında araç üzerinde teslim edecektir\" şeklinde olduğu ve davacının teslim alma yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davalının davacıya noter ihtarnamesi gönderdiği, ayrıca davalının tevdii mahalli belirlemek suretiyle teslim etme borcundan kurtulduğu, TBK'nın 106. maddesi uyarınca davacı alacaklının temerrüde düştüğü, davacının Türkmenistan'ın mal alımı yapmaması nedeni ile ürünleri teslim almama iddiasının taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı tarafı bağlamayacağı ve bu durumun mücbir sebep kabul edilemeyeceği, davacı tarafından teslim alınmayan ürünlerin özel olarak üretilen ürünler olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.3 maddesine göre ihracat gerçekleşmediğinden davacının KDV oranından da sorumlu bulunduğu, davacı tarafından sipariş edildiğine dair belge olmayan ve davalı deposunda bulunan bir kısım ürünlerin hesaplamaya dahil edilemeyeceği, davalı deposunda bulunan ve sözleşme kapsamında bulunan ürün ve malzeme bedelinin 21.039,39 ve KDV eklenmesi ile 24.826,39 Amerikan Doları bedelinde olduğu, teslim edilen ürünleri bedeli olan 383.541,87 Amerikan Doları eklendiğinde sözleşme kapsamında olan ürünlerinin bedelinin toplamda 408.368,26 Amerikan Doları olduğu, yapılan toplam ödemenin ise 421.150 Amerikan Doları olduğu görüldüğünden fazladan 12.781,74  Amerikan Doları ödeme yapıldığı, sözleşme kapsamında davalı deposunda bulunan aşağıda belirtilen ürünlerin davacıya ait olduğu, talep sonucunda talep edilmemiş olsa dahi, infazda tereddüt olmaması maksadıyla ürünlerin davacıya verilmesine, davacı tarafın dava dilekçesinde 35.000 Amerikan Dolarının karşılığının 289.000 olduğunun belirttiği, taleple bağlı kalınarak 12.781,74 Amerikan Dolarının belirtilen kur karşılığı(8,25) olan 105.540,65-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sözleşmeye aykırı davranışı bulunmadığından müspet zararın tazmini isteminin ve fazlaya ilişkin istemin reddi gerektiği belirtilerek;<br>\"-Davanın KISMEN KABULÜ ile; tevdii mahalli sureti ile davalı ... A.Ş. Nezdinde bulunan toplam bedeli KDV dahil 24.826,39- USD bedelli  FAF 2816 DN 1200 PN 16 Çelik Düz Flanş 9 Adet, FAF 2816 DN 1400 PN 16 Çelik Düz Flanş 2 Adet, FAF 2810 DN 800 PN 10 Çelik Düz Flanş 1 Adet, FAF 2810 DN 1000 PN 10 Çelik Düz Flanş 4 Adet, FAF 2810 DN 1200 PN 10 Çelik Düz Flanş 9 Adet, FAF 2888 DN 400 PN 10 Çelik Kör Flanş 165X6 Adet ürünlerin davacıya verilmesi  ile 105.540,65-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t<br>1-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Mahkeme kararında 35.000 dolar veya güncel kuru üzerinden müvekkiline ödeme yapılmasına karar verilmesi gerektiği halde  bir kısım ödeme ile bir kısım malların müvekkiline verilmesine karar verdiği, dövizin güncel kuru üzerinden ödenmesine karar verilmesi gerektiği çünkü dava açarken harçlandırmak için TL karşılığı yazılmış olup bu kur üzerinden müvekkiline ödeme yapılmasına karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı; ayrıca faiz konusunda karar verilmemiş olup temerrüt tarihinden itibaren faizin kararda işletilmesine karar verilmesi gerektiği; savunmanın genişletilmesi olan tevdi yeri belirlenmesinin de hatalı olduğu,  mallar ve para aide edilmesine karar veren mahkmenin  karşı tarafa vekalet ücreti verimesi hukuki olmadığı bildirilmiştir.<br>              2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; davacının açtığı ilk dava varken bu davanın görülemeyeceği; mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, talep edilmediği halde dava konusu malzemelerin iadesine karar verildiği, davacının yıllar sonra gönderdiği para karşılığı üretilen ve fakat davalı depolarından teslim alması gereken malzemelerin parasını haksız olarak talep eden huzurdaki davayı açtığı,  mahkemenin kararı ile yıllardır davalı depolarından teslim edilmesi gereken malzemeler icra kanalıyla taraflarınca teslim edilmesi yükümlülüğü getirilmiş olup, tonlarca kilo ağırlığındaki malzemelerin taraflarınca icra dairesine teslim edilmesi ve teslim nedeniyle oluşacak icra masraflarını ve icra vekalet ücretinin taraflarına yüklenmesi anlamına geleceği, davalıyı fazladan vekalet ücreti ve icra masraflarını ödemeye mahkum eden kararın hatalı olduğu bildirilmiştir.<br>               UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Davacının alacağının kapsam ve miktarı ile malların tevdi hususu uyuşmazlık konusudur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>   Taraflar arasında 02.04.2016 tarihinde düzenlenen sözleşmenin incelenmesinde;  31.03.2016 tarihli proforma ve teklifte belirtilen ürünlerin satış ve teslimi ile ilgili olduğu; 4. maddede satıcının mal veya hizmetin sözleşmede belirtilen fiyat, miktar, nitelik ve süreye uygun teslim veya ifa edilmesi ve yerine getirilmesinden sorumlu olduğu alıcının da siparişini verdiği ürünlerin bedelini sözleşme veya ekinde bulunan proforma faturada belirtilen tarih ve sürelerde ödemekle yükümlü olduğu;<br> 5. maddede sözleşmenin tutarı, ödeme şekli ve teslim süresinin düzenlendiği, buna göre malzeme tutarının 458 249,06 USD olduğu, madde 51'de belirtilen toplam tutarın en az %30'u avans ödemesi olarak 05.04.2016 tarihinde peşin, kalan %70' in her sevkiyat toplam tutarını tamamlayacak şekilde oransal olarak peşin ödeneceği; 6.maddede  teslim şeklinin Kazan Ankara depolarında araç üzerinde teslim edileceği; genel hükümlerin düzenlendiği 8.3. maddede evrakların zamanında iletilmemesi veya ihracatın gerçekleştirilmemesi durumunda alıcı bu satıştaki fatura tutarında belirtilen KDV tutarını satıcıya ödemekle yükümlü olduğu; ürünlerin teslim adresinde belirtilen yerde sağlam, eksiksiz, siparişte belirtilen niteliklere uygun şekilde teslim edilmesinden satıcının sorumlu olduğu teslim edilinceye kadar olabilecek hasar kaza bozulma ve benzeri tüm zarar ve ziyanlardan sorumluluğun satıcıya ait olduğu belirtilmiştir .<br>Davacı şirket tarafından Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinden sözleşmenin 6. maddesi uyarınca tevdi mahalli tayini istenmiş, mahkemece bu ürünlerin yediemine teslimine 18.06.2021 tarihinde karar verilmiştir. <br>Mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraf defterleri incelenerek davalı tarafından üretilip davacı tarafından teslim alınmayan ürünlerin tamamının özel olarak üretilen ürünler olduğu, davacıya teslim edilemeyen ürünler için fazladan ödenen avans tutarının 12.781,74 USD olduğu; davacının talep ettiği müspet zarara ilişkin davalının kusuru ve borçluya bildirme, uygun bir süre verme şartlarının mevcut olmaması nedeniyle koşullarının oluşmadığı bildirilmiştir. <br>Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/43 esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacının aynı konuda açtığı davanın arabuluculuğa başvurulmadığı için usulden reddedildiği görülmüştür. <br>Dosya içeriği ve toplanan delillerden  davacının davalıdan boru aldığı davalı tarafın ürün ve malzemeyi teslime hazır hale getirdiği, teslim yerinin  Ankara/ Kazan’da  bulunan davalıya ait depo olduğu, davacının teslim alma yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davalının tevdi mahalli tayin ettirdiği, davacı alacaklının teslim almada temerrüde düştüğü, davacının yurt dışındaki şirketçe mal alımı yapılmaması nedeniyle ürünleri teslim alamadığı iddiasının davalıyı bağlamayacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca KDV'den davacının sorumlu olacağı, buna göre teslime hazır ürünler gözetildiğinde  davacının fazladan 12.781,74 dolar ödeme yaptığı bunun da Türk lirası karşılığının 105.541,65 TL olduğu; davalının sözleşmeye aykırı davranışı bulunmadığından davacı lehine müspet zarar  tazminat koşullarının  oluşmadığı  anlaşılmakla tarafların sair istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Ne var ki davacının talebi de olmamasına rağmen belirtilen malların teslimine dair davalı aleyhine hüküm kurulmasının talebin aşılması olacağı gözetilerek bu husustaki tarafların istinaf itirazları yerindedir.<br>Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, 105.541,65 TL'nin dava tarihinden itibaren talep gözetilerek yasal faizi ile birlikte tahsiline dair karar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/283 Esas 2022/452 Karar ve 10/06/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>  2- 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>105.540,65-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 7.209,48-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.952,48-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.257,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 13.976,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 21.362,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 4.952,48-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 5.011,78TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davacı tarafından yapılan; 3.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 74,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.674,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.337,27-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,<br>8-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320 TL'nin kabul oranına göre  480,39- TL'sinin davalıdan, 839,61-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>9- Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,  <br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere  30/12/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t \t\t\t\t<br><br>Başkan<br> ¸e-imza<br><br>Üye<br> ¸e-imza<br><br>Üye <br>¸e-imza <br><br>Katip <br> ¸e-imza<br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b54e0dd1c2bf304","SID":"6590410d0c1749bf"}}