{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1298 - 2024/1823<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1298<br>KARAR NO\t: 2024/1823<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2024<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE  ASLİYE  TİCARET  MAHKEMESİ<br>ASIL DAVA TARİHİ                 : 02/02/2022<br>BİRL.DAVA TARİHİ\t: 10/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t : 12/06/2024<br>NUMARASI\t\t : 2022/99 Esas -  2024/496 Karar<br><br>ASLI DOSYA<br>DAVACI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>BİRLEŞEN<br>İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN<br>2022/182  ESAS-2022/583 KARAR SAYILI DOSYASI<br><br>DAVACI\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br>DAVALI\t:......<br>\t:......<br>VEKİLİ\t:......<br><br>BİRLEŞEN DAVA\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun esastan reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Asıl dosya davalı/Birleşen dosya davacı vekili<br><br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı  davalı/birleşen dosya davacı vekili  tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Asıl dosya davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil alanında, tekstil ürünleri üreten bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen ve tebliğ edilen faturalarda görüleceği üzere davalı tarafa tekstil ürünleri üretilerek teslim edildiği, ancak davalının faturanın karşılığını ödenmediğinden Gebze İcra Müdürlüğü 2021/30969 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının söz konusu borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durduğu, takibe kadar işlenmiş faize ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile 45.505,71.-TL fatura bedeli olan asal alacağı takip tarihine kadar işlenmiş faizi ve işleyecek faizle birlikte takibin ferilerine ilişkin itirazın iptali, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Gebze'de tekstil alanında faaliyet gösteren bir kısım markalara ürün sağlayan,  büyük ve saygın bir şirket olduğu,  taraflar arasında muhtelif tarihlerde yapılan anlaşma gereğince, LCW firması için kırmızı, siyah, pembe, gri ve taş renginde \"Merry model\" bayan yelek, Mavi Giyim için de \".......... Model\" yelek yapılması  hususunda mutabık oldukları, anlaşmalar gereği  davalı  ile müvekkili firma arasında ticari ilişki ve cari hesap kurulduğu, müvekkili şirketin karşı tarafın üretmiş olduğu ürünlerde hata ve ayıp çıkmasından dolayı müvekkili firma müşterisi olan LCW  ve Mavi Giyim nezdinde itibar kaybettiği, maddi zarara uğradığı,  müvekkili şirketin, muhasebe kayıtlarına göre ödenmeyen  45.864,18- TL bakiye borca istinaden davalı aleyhine İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2022/926 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, davalı taraf da 28.10.2021 Tarih 45.360 TL bedelli faturaya istinaden aleyhe Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/30969 Esas sayılı takip başlatmış anılan takine itiraz üzerine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/99 Esas sayılı dava dosyasından da itirazın iptali davası açıldığı, açılan davanın derdest  olduğu, davalı borçlunun itirazları ile duran icra takibine devam edebilmek için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğu,  müvekkili şirketin alacağı likit olduğundan asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar  verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Asıl dosya davalı vekili  cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Gebze'de Tekstil alanında faaliyet gösteren ve bir kısım markalara ürün sağlayan büyük ve saygın bir şirket olduğu, taraflar arasında muhtelif tarihlerde yapılan anlaşma gereğince karşı taraf ile diğer firmalar için yelek yapılması hususunda mutabık kalındığı, davacı firmaya müvekkili şirket ile gerçekleştirilen ticari ilişkiler çerçevesinde yapılan dikimlerden 1578 adet defolu ve bir kısım kayıp ürünleri istinaden 25.11.2021 tarihli 40.719,36 TL bedelli ve yine 25.11.2021 tarihli 35.680 TL bedeli iade ve reklamasyon faturaları kesildiği, Kartal 23 noterliğinin 29.11.2021 tarih ve 30265 yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiği, müvekkili şirket muhasebe kayıtlarına göre ödenmeyen 45.564,168.-TL bakiye borca istinaden takip başlatıldığı,  müvekkili firmanın karşı taraf ile kurulan ticari ilişki kapsamında üretmiş olduğu defolu ve eksik ürünler olması dolayısı ile alacaklı olmasına rağmen karşı tarafın kendilerine karşı haksız olarak icra takibi yapmış olduğundan davanın reddini savunmuştur.<br><br>Birleşen dosya  davalı vekili  cevap dilekçesinde;  itirazın iptali davası hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi  gerektiği, takip kapsamında müvekkiline  yöneltilen asıl alacak ve ferilerini kabul etmediklerini  yineleyerek icra dosyası kapsamında müvekkiline  tebliğ edilen bir ödeme emri bulunmadığı, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği, müvekkilinin alacakları için hukuki yollara başvurulmasının hemen ardından davacı tarafça icra takibi başlatılması ve devamında işbu davanın ikame edilmiş olması  davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğundan davanın reddini talep etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Asıl dava yönünden; Davanın Kısmen kabul-kısmen reddine, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/30969 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 30.535,18.-TL üzerinden asıl alacak ve 70,06.-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan  6.107,04-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, Birleşen İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2022/182 esas sayılı dosyası yönünden; davanın reddine, karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosya davalı/birleşen dosya davalı vekili istinaf  isteminde bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Asıl dosya davalı/birleşen dosya davacı vekili istinaf dilekçesinde;  yerel mahkeme  kararı usul ve yasaya aykırı olup karara karşı istinaf yoluna başvuru yapılmasının zorunlu olduğu, yerel mahkemenin dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarını hükme esas almadığı, yanlış ürünlerin dikiminin davacı tarafından yapılıp direk LCW firmasına gönderilmesini ürünlerin ayıplı oldu, ancak LCW tarafından iade faturaları kesildiğinde ürünlerde eksiklik ve hatadan haberdar olduğunun mahkemece gözardı edildiği, dosyada biri tespit olmak üzere 3 adet rapor bulunduğu, ancak dosyadaki raporlara aykırı şekilde yazılı hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla; yasaya, usule ve dürüstlük kuralına aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde müvekkili yönünden kaldırılması ve asıl davanın müvekkili açısından reddi, birleşen davanın kabulünü talep etmiştir.<br><br>Asıl dosya davacı/birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı/birleşen dosya davacı tarafın hukuka aykırı ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)  istemine  ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,<br><br>3. Değerlendirme<br>Asıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkindir. <br> İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. <br>Davacı vekili, asıl davada dava dilekçesi ile, davacı ile davalı arasında tekstil ürünlerinin üretimi ve satımı konusunda iş ilişkisinden kaynaklı olarak davacının bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu, ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığı, takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. <br>Davalı vekili asıl davada, cevap dilekçesi ile, davacı ile davalı arasında asıl iş veren LC WAİKİKİ firması için \"merry model bayan yelek\", asıl iş veren MAVİ  firması için \".......... model yelek\" yapımı konusunda anlaşıldığı, ticari ilişkinin bu kapsamda olduğu, davacı tarafın edimini yerine getirmediği, merry model yeleklerin kararlaştırılan zamanda teslim edilmediği, teslim edilen kısmında ayıp mevcut olduğu, davacı tarafından haksız olarak başlatılan takip nedeniyle davacıya borcunun bulunmadığından bahisle davanın reddini savunmuş, birleşen davada, eksik ayıplı iş nedeniyle oluşan zararlar nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/30969 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 30.535,18.-TL üzerinden asıl alacak ve 70,06.-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davanın reddine dair verilen karar davalı/birleşen dosya davacı vekilince istinaf edilmiştir.<br>Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.<br>Taraflar arasında imzalandığı uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu  hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.<br>Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak   gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir.<br>Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).<br>Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir.  Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.<br>Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir.<br>Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup taraflar arasında fason tekstil üretimi konulu eser sözleşmesi bulunduğu,tacir olan tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde,  davacı  taraf işletme defteri tuttuğundan ödemeler hususunda yeterli kayıt bulunmadığı, davalı taraf defterlerine göre, davacı tarafın 220.535,18.-TL tutarındaki faturasına karşılık, davacı şahsa 135.000,00.-TL nakit, 55.000,00.-TL bedelinde çek ile toplam 190.000,00.-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafa 30.535,18.-TL tutarında borç kaldığı, ancak 1 adet yansıtma ve 1 adet iade faturası nedeniyle  davacıdan 45.864,18.-TL alacaklı hale geldiği, davalı şirketin yasal defterlerinde, 2 adet (35.680,4-40.719,36) tutarında toplam 76.399,36.-TL tutarında iade ve rekalmasyon bedeli açıklamalı fatura düzenlediği, defterlerine işlediği, ancak davacı şahsın faturayı kabul etmediği, defterlerine kayıt etmediği, davalı tarafın defter ve kayıtlarına göre, davacının faturalarının kayıtlı olduğu ve süresi içerisinde yapılmış bir itirazın bulunmadığının tespit edildiği, takibe konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edilmeyip taraflar arasında akdi ilişkinin de çekişmesiz olduğundan fatura içeriği ve bedelin davalı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekeceği, davalı eser sözleşmesine konu ürünlerin  eksik/ayıplı olduğunu  savunmuş ise de,  davalı iş sahibi, eksik ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği ispatlayamamış olup, bu halde davalı iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K ve 2017/1382 E, 2017/3332 K sayılı kararları) Davalı tarafça birleşen davaya  konu fatura davacının itirazına uğramakla kesinleşmemiş olup, faturaya konu eksik/ayıplı işlere dair ihbar külfetini ispatlayamadığından birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış, dava konusu alacak kesinleşmiş faturaya konu olup likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir.<br><br>V. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;  ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı/birleşen dosya davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/06/2024 tarih, 2022/99 E - 2024/496 K sayılı  kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı/birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br> 2-Asıl dava yönünden alınması gereken 2.090,64 TL harçtan, peşin yatırılan 95,06 TL istinaf nispi karar harcının ve 427,60 TL istinaf nispi karar harcının mahsubu ile bakiye 1.567,98 TL harcın davalı/birleşen dosya davacısından tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,  (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi  dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)<br>3-Birleşen dava yönünden yatırılan peşin harç yeterli olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-Davalı/birleşen dosya davacısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca 13/12/2024 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak  karar verildi.<br><br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb848b9f510361d2","SID":"cd92696c2b2c21ee"}}