{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1457 Esas<br>KARAR NO:2025/5 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/04/2024<br>NUMARASI:2017/226 E. -  2024/104 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli) Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ:08/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; ...'ın \"...” markasının, diğer tüm markaları gibi tüketiciler nezdinde yüksek tanınmışlık / ayırt edicilik gücüne ulaştığını, ... ile özdeşleşmiş bir marka olduğunu, müvekkillerinin “...” olarak bilinen markasının enstitü nezdinde pek çok tescille korunduğunu, davalılar tarafından üretilerek piyasaya sürülen ve pazarlanan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kod nolu ürünlerin üzerinde müvekkillerine ait olan ülkemizde TPE nezdinde ve dünyanın birçok ülkesinde ulusal ve uluslararası tescille korunan, tüm dünyaca tanınmış, müvekkilleriyle özdeşleşmiş \"...” markasının iltibas yaratacak derecede benzerlerinin kullanıldığını ve yine anılan işaretlerin müvekkillerine özgü şekliyle ürünler üzerinde konumlandırıldığını, davalılara ait spor ayakkabılarının müvekkillerince kamuya tanıtılan ..., ..., ..., ..., ..., ... modellerinin tüketici nezdinde karışıklığa ve iltibasa yol açacak nitelikte kopyaları olduğunu, davaya konu ayakkabıların müvekkillerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmenin yanı sıra genel görsel bütünlüğü, desen ve renk kombinasyonları, taban yapısı ile tüketici zihninde oluşturdukları genel intiba yönünden müvekkillerine ait ayakkabıların tüketiciler nezdinde karışıklık, iltibas yaratacak derecede benzerleri olduğunu, müvekkilinin markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer markasal kullanımların yer aldığı ve yine müvekkillerinin orijinal modellerinin de iltibas yaratacak derecede benzeri olan ürünlerin davalılara ait .... ve shop jump.com.tr adresli internet sitelerinde kamuoyuna sunulduğunu, anılan ürünlerin online satışının yapıldığını, davalıların kasten gerçekleştirdikleri marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri vasıtasıyla müvekkillerinin ticari itibarına önemli ölçüde zarar verecek ciddi boyutta haksız kazanç elde ettiklerini, davalıların dava konusu ürünler üzerinde kullandığı işaretlerin müvekkillerinin üç şerit markası ile iltibasa yol açtığını, yine davaya konu ürünlerin tasarım, dizayn, model ve diğer kamuya sunuluş biçimlerinin müvekkilinin ürünleri ile iltibas yarattığını, böylelikle davalıların fillerinin müvekkillerinin marka hakkına tecavüz yarattığını, haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek, öncelikle, işin aciliyetine binaen internet siteleri içerikleri ve delillerin değiştirilmesi / ortadan kaldırılması ihtimali nazara alınarak tebligat yapılmaksızın davalılara ait ... ve ... adresli internet sitelerinin tüm içeriğinin arşiv kayıtlarıyla birlikte tespiti ile davalılara ait ürünler ile müvekkillerine ait ürünlerin karşılaştırmalı incelemeleri yapılarak bilirkişi raporu alınmasına, markaya tecavüz ve haksız rekabet çok açık olduğundan, halihazırda süren haksız eylemler nedeniyle müvekkillerinin ciddi boyutlara varan mağduriyetinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın dava konusu markaları taşıyan, müvekkillerinin modelleri ile iltibas yaratacak derecede benzer ürünlere her türlü ticaretinin önlenmesini teminen nerede bulunurlarsa bulunsunlar perakende / toptan satış noktalarında el konulması ve dava sonuna kadar muhafazası yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıların dava konusu ürünler üzerinde kullandığı işaretlerin müvekkillerine ait tanınmış “...” markası ile iltibasa yol açtığının; davalıların markaya tecavüz ve markaya tecavüz suretiyle haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına önlenmesine ve men'ine, davalıların davaya konu ürünlerinin tasarım, dizayn, model ve diğer kamuoyuna sunuluş biçimleri itibariyle müvekkillerinin ürünleri ile iltibas ve bu suretle davalıların eylemlerinin ayrıca müvekkilleri aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve men'ine, davalıların, müvekkillerinin marka ve ürünleri ile iltibas yaratan dava konusu ürünlerin imalinin, ithal ve ihracının, stoklamasının, satış ve pazarlamasının, ilan, reklam, katalog ve diğer basılı kağıtlarda vd. şekillerde kullanmasının; özetle davalıların bu yolla haksız rekabetinin durdurulmasına ve tekrarının yasaklanmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların markaya tecavüz ve haksız rekabet yoluyla edindiği haksız kazanç miktarının tespiti ile, davalılardan şimdilik 50.000.-TL maddi tazminatın 556 sayılı KHK'nin 62/1-b, 64, 65, 66/2-b, 67 ve 68 maddeleri ile TTK'nun 52/1, 56 ve 18/2 maddeleri gereğince davalıların haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, davalıların ağır kusur ve kötü niyet ile gerçekleştirdiği haksız fiilleri nedeniyle 100.000,-TL manevi tazminatın 556 sayılı KHK md. 62/ 1-b, TTK md. 52/1, 56 ve 18/2, TBK md. 58 gereğince davalıların haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, davalı ... A.Ş.'nin Beyoğlu .... Noterliğinden ...yevmiye no. ile imzaları tasdikli 02.08.2000 tarihli sulh protokolüne aykırılığın tespitine, sözleşme hükümlerini ifaya icbarına; ifaya icbar talepleri saklı kalmak kaydıyla, ayrıca anılan sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca 250.000-Amerikan Doları cezai şartın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline ve müvekkillerine ödenmesine (diğer davalı ...'tan talep hakları saklı kalmak kaydıyla), dava konusu ürünlerin, etiket, ambalaj, katalog, ilan, reklam vd. tanıtma araç ve gereçleri ile bunların imalinde kullanılan tüm malzemelerin 556 sayılı KHK md. 62 ve TTK m. 56 uyarınca, nerede bulunursa bulunsun, davalılara ait yerler veya ticari amaçla elinde bulunduran 3. şahıslar yeddinde el konularak masrafları davalılardan alınmak suretiyle imhasına, Mahkeme hüküm özetinin, tüm yayın masraf ve ücretleri davalılardan alınmak suretiyle, Türkiye çapında yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVA:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların 02/08/2000 tarihli batıl protokole göre taleple bulunduklarını, söz konusu batıl protokole dayalı olarak davacıların İstanbul 1. FSHHM'nin 2012/154 Esas sayılı dosyası ile derdest olarak dava açtıklarını, davacıların başka bir davaya konu ettikleri haksız taleplerini bu davada da dava konusu yaptıklarını, davacıların mükerrer talepte bulunamayacaklarını, davada belirsiz alacak davası açma koşullarının bulunmadığını, müvekkillerinden ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, zira bu davalının söz konusu batıl protokolde taraf olarak yer almadığını,  davacıların dava dilekçesinde belirtiği iltibas iddialarına konu \"...\" markalı spor ayakkabılarının hiçbirisinde ...'ın 3 Şerit markasının kullanılmadığını, dava dilekçesinde yer alan \"...\" markalı spor ayakkabılarının kullanılan şeritlerinin 2 ve/veya 4 şerit olduğunu, 2 ve 4 şerit şekillerinin \"...\" adına kayıtlı olmadığını, çizgilerin hiçbir yaratıcı ve özgün şeklinin bulunmadığını, şeritlerin spor ayakkabıların vazgeçilmez figürleri olduğunu, dolayısı ile davacı tarafından dava konusu edilen ayakkabıların iltibasa yol açmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkillerine yöneltilen tüm iddialarında haksız olduğunu, ayrıca davacının herhangi bir zararının da bulunmadığını belirterek davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/04/2024 tarihli, 2017/226 Esas, 2024/104 Karar sayılı kararıyla; \"...1-Davalılara ait .., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... kod nolu ürünlerin davacıların markası ile iltibas oluşturacak şekilde kullanımının davacıların marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine,  davalıların bu suretle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, ...'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıların davacılar aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan ürünlerin imalinin, ithalatının ve ihracatının, stoklanmasının, satış ve pazarlanmasının, ilan, reklam, katalog ve diğer basılı kağıtlarda ve diğer şekillerde her türlü kullanımının önlenmesine, bu suretteki eylemlerin tekrarının yasaklanmasına, dava konusu ürünlerin, etiket, ambalaj, katalog, ilan, reklam ve diğer tanıtma araç ve gereçleri ile bunların imalinde kullanılan tüm malzemelere el konularak karar kesinleştiğinde masrafları davalılardan alınarak imhasına, 2-Davalılara ait ... kod nolu ürün yönünden davalılara yöneltilen davanın tümden reddine, 3-Davacıların yoksun kaldığı kazanca ilişkin davalılara yönelttiği maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 51.584,79 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine,4-Davalılara yöneltilen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,5-Davalı  ... A.Ş'ye yöneltilen cezai şart alacağı davasının reddine…\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemence taraflar arasında imzalanan 02/08/2000 tarihli protokolün yorumlanmasında hataya düşülerek cezai şart taleplerinin reddine karar verildiğini,Protokol gereğince davalıların her bir ihlali için cezai şart ödemeleri gerektiğini, zira davalıların protokol gereğince müvekkiline karşı “markaya tecavüz ve haksız rekabet fiillerinden kaçınma” yükümlülüğünü üstlendiğini, bir haksız rekabet/ihlal yasağının cezai şartla teminat altına alınması halinde, durumun gereği olarak, ifaya eklenen bir cezai şartın varlığından söz edilebileceğini, bu hususun ilk derece mahkemesinin hükmünde de kabul edildiğini, cezai şartın borçlunun üstlendiği bir ihlal etmeme borcunu ihlal etmemesini sağlamak, bu yolda borçluya tazyik yapmak gayesiyle koyulduğunu,Borcun muaccel olması için davalıların borca aykırılık oluşturan bir davranışta bulunmalarının yeterli olduğunu,İlk derece mahkemesince ilgili sözleşme hükmünün yorumunda hataya düşülerek ve sözleşme ile karşı yanca bir olumsuz borç üstlenildiği gözardı edilerek cezai şarta ilişkin taleplerinin reddedilmesinin yasaya, hukuka ve somut olayın özelliklerine aykırı olduğunu,İlk derece mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının da yeterli olmadığını, ihlalin büyüklüğü nazara alındığında müvekkilleri lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarları çok düşük kaldığını, müvekkillerine verilen zararı karşılamaktan çok uzak olduğunu,  ayrıca, 556 s. KHK md. 67, 68 kapsamında hükmedilecek tazminat tutarlarında artırım talep edilmişse de, ilk derece Mahkemesince talepleri hakkında da karar verilmediğini, dosya kapsamı ile müvekkilinin davaya mesnet markalarının tanınmışlığının ve tüketicilerin davalı ürünlerini tercihlerinde ayakkabılar üzerindeki şeritlerin etkili olduğunun sabit oluşu karşısında müvekkilleri lehine hükmedilen tazminat tutarlarında artırım yapılması gerektiğini, hükmün bu yönden de isabetsiz olduğunu,Davalı tarafa ait dava konusu ayakkabıların modellerinin de müvekkilinin ayakkabı ürünleri ile aynı olduklarını, ilk derece mahkemesince ayakkabıların model benzerliği nedeniyle davalıların yol açtıkları haksız rekabetin tespiti, men’i vd. bağlantılı talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, eksik incelemeye dayalı hükmün kaldırılması gerektiğini,Mahkemece davalıların ... kod numaralı ayakkabı ürünüyle ilgili taleplerinin reddedilmesinin de isabetsiz olduğunu, söz konusu modeldeki kullanımın, ...’ın “...” markasına, yine ayakkabı yanlarında ve aynı yönde konumlandırılmış şeritler yoluyla gönderme yaparak, parazit yararlanmaya elverişli nitelikte olduğunu, hükmün bu yönden de kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/04/2024 tarihli, 2017/226 Esas, 2024/104 Karar sayılı kararının istinaf nedenleri yönünden kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davacının işbu dava konusu yapmış olduğu ürünlerin ... ve...ve müvekkili ... A.Ş. ye ait bulunan ... markasının bulunduğu ürünler olduklarını, bilindiği üzere davacı ...’ın ... markası ile bilindiğini ve tanındığını, dava konusu ayakkabıların hiçbirinde ...’a  ait ... markası ve sair başkaca bir marka bulunmadığını, genel olarak şeritlerin spor ayakkabıların vazgeçilmez figürleri olduklarını ve kimsenin tekelinde olamayacaklarını, ...'ın kesinleşmiş Mahkeme Kararı ile iptal ve terkin edilen üstelik hiç de kullanmamış olduğu ... ve...şekilleri ile ilgili dava açmasının , buna dayalı olarak taleplerde bulunmasının hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunu, esasen bu hususun ...'ın şeritleri tekeline alma düşüncesini yansıttığını, bunun kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla Mahkemenin davacının bu kötüniyetli talebini kabul ederek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin varlığının tespitine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu hiçbir üründe davacıya ait tescilli markanın kullanılmadığını, Dava dosyasındaki bilirkişi raporlarının çelişkili olduklarını, aynı raporun içeriğinde müvekkili lehine tespitlerde bulunulurken diğer tazminata hükmedilmesi diğer yandan bu hususa davacı lehine sonuç bağlandığını, çelişkili raporlara dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Mahkeme tarafından müvekkilleri aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuken mümkün görülmediğini, zira davacıya ait tescilli markanın kullanımının söz konusu olmadığını, diğer yandan hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu,Davalılardan ... hakkındaki tüm taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, aksine hüküm kurulmasının somut olaya ve hukuka aykırı olduğunu, zira ...’ın, diğer davalı şirketin temsilcisi ve ortağı konumunda olup, başkaca bir sıfatı ve somut olay İle ilgisinin de bulunmadığını belirterek, kısmi istinaf taleplerinin kabulüne , İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/226 E , 2024/104 K sayılı 03.04.2024 tarihli kararda, müvekkilleri aleyhine verilen hükümlerin kaldırılmasına, davanın tümden reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... adına kayıtlı, halen sahibi adına geçerliliğini sürdüren, ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı şekil markalarının 18 ve 25. Sınıflarda tescilli oldukları tespit edilmiştir.Davacılar ile davalı  ...A.Ş. Arasında imzalanan 02/08/2000 tarihli ... yevmiye numaralı \"...\" başlığını taşıyan sözleşme incelendiğinde; 10. maddesinde; \"... işbu protokolün 3, 4, 5 ve 6’ncı maddelerinde belirtilen hükümlerin herhangi birine veya tümüne aykırı davranması halinde ...'a 250.000.-$ (ikiyüzellibin Amerikan Doları) cezai şart ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder.\" hükmünün düzenlendiği,Protokolün 10. maddesinde yollama yapılan 3. maddesinde; ...'ın ...'a ait markalar ile iltibas teşkil edecek işaret veya ibareleri taşıyan ürünlerin, üretimini, ithalini, satışını yapmama, stoklamama, reklam, ilan, katalog ya da diğer vasıtalarda kullanmama, kutu, poşet ve ambalajlarda yer vermeme taahhüdünde bulunduğu; 4. Maddesinde; ...'a ilişkin logoyu ya da ... logosu ile iltibas teşkil edebilecek başka bir logoyu kullanmama taahhüdünün yer aldığı,5. maddesinde; piyasada bulunan stokların 31.12.2000 tarihine kadar eritilmeyi taahhüt ettiği, 6. maddesinde; kararlaştırılan para borçlarının belirli tarihlerde ödenmesini taahhüt ettiği tespit edilmiştir.İstanbul 1.FSHHM'nin 2019/19 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacıların ... ,  ... ve ..., davalıların  .... A.Ş. oldukları, 25/02/2005 tarihinde davalıların \"....\" markalı spor ayakkabılarının üreticisi olduğunu, üreterek veya ithal ederek piyasaya sürdüğü bu  ürünler üzerinde müvekkilinin üç şerit markası ile iltibas teşkil edecek şekilde iki şerit ve dört şerit işaret markalarının kullanıldığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa ve iltibasa yol açacak derecede benzer olduğu, bu durumun müvekkilinin ... logo ve üç şerit markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla, bu durumun tespiti, önlenmesini ve durdurulması, davalı ... A.Ş. ile müvekkili arasında imzalanan 02/08/2000 tarihli sulh protokolüne aykırı davranışları nedeniyle sözleşme gereğince 250.000,00 ABD doları cezai şartın faiziyle tahsili, 100.000,00 TL manevi 30.000,00 TL maddi tazminatın tahsili, müvekkilinin markalarını taşıyan ürünlerin ve tanıtım araçlarının ve bunların imalinde kullanılan tüm malzemelerin imhası, hüküm özetinin ilanı talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; 11/06/2009 tarihli, 2005/55 Esas, 2009/136 Karar sayılı kararı ile “…davalının ... a ve ... numaralı modellerinin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, davalı tarafın iptal edilen markalarını kullanmasının da önlenmesine, kullanılan tasarımlar nedeniyle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminatın 20.12.2004 tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin ilanına, diğer taleplerin reddine…” karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine yeni esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu, 05/06/2014 tarihli, 2012/154 Esas, 2014/93 Karar sayılı kararı ile “…kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen ..., ..., ... nolu ... ve ... şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının ... nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itibaren ... Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün masrafı davalıdan alınarak ilanına…” karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/9057 Esas, 2016/8492 Karar sayılı kararı ile bozulması sonrasında yeniden esasa kaydedildiği, bu kez 26/12/2019 tarihli,  2019/19 Esas, 2019/476 Karar sayılı kararla; “…6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca bu hükmün ticari işlerde uygulanmasının mümkün olmadığı, tarafların tacir olduğu, davalının aşırı olduğundan bahisle sözleşmedeki cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle 250.000 USD cezai şartın 20.12.2004 tarihinden itibaren ... Bankasınca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına…” karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 09/06/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İlk derece Mahkemesince alınan 12/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda; ... ve ... isimli internet sitelerinde yapılan incelemeler sonucunda; ... adlı web sitede, “...” markalı ürünlerin koleksiyonlarda sunulduğu ancak ürünlerin online satışının gerçekleştirilmediği, online satış için ....com.tr isimli siteye yönlendirme yapıldığı,... adlı web sitede, dava dilekçesinde örnekleri sunulan ürünlerin fiyat bilgisi ile birlikte görsel olarak sunulduğu ayrıca ürünlerin online satışının yapıldığının tespit edildiği yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. İlk derece Mahkemesince alınan 13/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu ayakkabı modelleri ile İstanbul 1. FSHHM'nin 2012/154 Esas sayılı dosyasında davaya konu ayakkabı modelleri arasında farklılıkların bulunduğu, davacının üç çizgili markaları ile üç çizgi içeren (..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı) markalarının dava tarihi itibariyle tanınmış oldukları, ürün bazında belirtilen istisnalar dışında davacının üç çizgi içeren markalarının benzerlerinin davalı tarafça dava konusu ürünlerde kullanıldığı ve bu kullanımın 556 sayılı KHK m.9/f.1/(b) ve m.9/f.1/(c) bentleri anlamında ortalama tüketici kitlesinde davacıya ait marka ile davalı ürünleri arasında bir bağ (karıştırılma ihtimali ve sulandırma) oluşturur nitelik taşıdığı, ürün bazında belirtilen istisnalar dışında davalıya ait çizgilerin konumlandırmalarının süsleme mahiyetini aştığı ve markasal bir kullanıma dönüşerek iltibasa yol açtığı yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.İlk derece Mahkemesince alınan 15/01/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; ... kod numaralı davalı ayakkabısının dış yan tarafında kullanılan paralel şerit kullanımının, tüketici zihninde ...'a ait \"...\" markalı ayakkabılara gönderme yapmadığı ve ...'a ait \"...\" markasının tanınmışlığından faydalanmaya çalışmadığı, ...'ın yurtdışında patentle korunan ve tüketici nezdinde bilinirliğe ulaşmış ... modeline ait tabanın görsel tasarımını meydana getiren kanalların ve kanalların kesişimleri sonucu oluşan desenlerin, davalı tarafa ait olduğu beyan edilen ... kodlu ürüne ait taban tasarımını oluşturan kanalların oluşturduğu desenlerden farklı olduğu ve aralarında görsel bir benzerlik ilişkisi bulunmadığı, davacı tarafa ait ... modelinin tabanının görsel tasarımını meydana getiren kanalların ve kanal kesişimleri sonucu oluşan desenlerin, davalı tarafa ait olduğu beyan edilen ... kodlu ürüne ait taban tasarımını oluşturan kanalların oluşturduğu desenler ile son derece benzer ögelerden oluştuğu, tasarımların benzer olarak algılandığı yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.İlk derece Mahkemesince alınan 16/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... Şirketi bakımından hesaplanan maddi tazminat bedelinin ... kodlu ürünün hesaplamaya dahil olduğu durumda 52.116,81 TL olduğu, ... kodlu ürünün hesaplamaya dahil olmadığı durumda 51.584,79 TL olduğu, davalı ... bakımından maddi tazminat bedeli hesaplanamadığı, manevi tazminat ve cezai şart konularının mahkeme takdirine olduğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.İlk derece Mahkemesince alınan 17/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında dava konusu ürün tasarımlarından yalnızca birinin, davalı ... ürününün tasarımsal unsurlarının bilgilenmiş kullanıcı-tüketici nezdinde genel izlenimde davacı ... tasarımıyla iltibas yaratacak düzeyde benzer olarak algılandığı, dosya kapsamındaki diğer tüm ürünlerde ... ya da... şerit kullanımı bağlamında tasarımsal benzerliklerin bulunduğu, bu bağlamda bütünsel yaklaşımda bilgilenmiş kullanıcı tüketici nezdinde genel izlenimde ürünlerin farklı firmaların/markaların benzer bir koleksiyonuymuş gibi algılanabileceği, dosya kapsamındaki diğer tüm davacı ürünlerindeki şeritlerin şekil markası/desen olduklarına dair mesaj verdiği, tüm davalı ürünlerindeki şeritlerin desen olduklarına dair mesaj verdiği, bütünsel yaklaşımda tüm ürünlerdeki ilgili ... markalarının kullanım yoğunluğu ile kullanıcıya verdiği ürün-marka aidiyeti mesajının davacı tarafın şekil markası kullanımıyla verdiği mesaja baskın olduğu ve tüm ürünlerin ... markası kullanımlarının ilgili ürünlere ayırt edicilik kazandırdığı, bu nedenle davacı tarafın markasına tecavüz şartlarının bütün boyutlarıyla oluşmadığı, dosya kapsamındaki tüm ürünlerde markasal kullanımların fazlalığı nedeniyle, tüm ürünlerin aidiyet taşıdıkları markaların bilgilenmiş kullanıcı-tüketici nezdinde açık ve net olarak algılandıkları, bu bağlamda markaya tecavüz koşullarının oluşmadığı, davalı tarafın ürünlerindeki desen/süsleme amaçlı şeritsel unsurların davacı tarafın ürünlerindeki markasal kullanımları çağrıştırmasıyla haksız rekabet koşullarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.<br>G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile sulh sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; gerek dava dilekçesinde, gerekse bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; marka hakkına tecavüz nedeniyle müvekkilleri lehine hükmedilecek maddi tazminatta dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK’nın 67. maddesi uyarınca artırım yapılmasını talep ettikleri halde, mahkemece gerekçeli kararda bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı tespit edilmiştir.Yine davacılar tarafından; davalı tarafa ait dava konusu ayakkabıların modellerinin de davacıların ayakkabı ürünlerinin tasarımları ile aynı oldukları  ve bu durumun haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla da talepte bulunulmasına rağmen, ilk derece mahkemesince davalılara ait ve dava konusu olan ayakkabıların tasarımlarının davacıların ayakkabı tasarımları ile benzer olup olmadığına, davalıların bu şekilde haksız rekabette bulunup bulunmadıklarına dair de olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği tespit edilmiştir.Bu nedenlerle; davacılar vekilinin diğer istinaf talepleri ile davalılar vekilinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, mahkemece davacıların tasarım benzerliği iddiasından kaynaklanan haksız rekabet ile maddi tazminatın 556 sayılı KHK’nın 67/1. maddesi uyarınca artırılmasına ilişkin tüm talepleri hakkında inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf talepleri ile davacılar vekilinin diğer istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,Davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 03/04/2024 tarihli 2017/226 E. - 2024/104 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c973ff545343ddc4","SID":"a97d2ed9ee3ccab3"}}