{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1390 - 2024/1923<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1390 <br>KARAR NO\t: 2024/1923<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...(...)<br>ÜYE\t:...(...)<br>ÜYE\t:...(...)<br>KATİP\t:...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:25/01/2023<br>NUMARASI\t:2020/432 Esas - 2023/87 Karar<br><br>DAVACI\t:DSV HAVA VE DENİZ TAŞIMACILIĞI ANONİM ŞİRKETİ (...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALI\t:GRİD SOLUTİONS ENERJİ ENDÜSTRİSİ A.Ş. - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVA\t:Alacak<br>DAVA TARİHİ\t:12/08/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t:26/12/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:31/12/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Alstom Elektrik End. A.Ş. ve dava dışı  Yapıkredi Sigorta A.Ş. tarafından, davacı şirket aleyhine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/82 E., 2003/322 K. sayılı  dosyasından ikame edilen alacak davasında  ilk olarak 11.04.2003 tarihinde karar tesis edildiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/82 E., 2003/322 K. sayılı kararında; \"Davacının  Alstom Endüstri A.Ş.'nin  davasının kısmen kabulü ile 80.000-USD'nin ve 179.189 DM alacağının BK'nın 83. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki TL karşılığı verilmek suretiyle  dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının USD cinsinden ve DM cinsinden bir yıllık döviz mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, temlik alan Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'ni talebinin kabulü ile BK'nun 83. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki TL karşılığı verilmek suretiyle temlikname tarihi olan 02.10.1996 tarihinden itibaren kamu bankalarının DM cinsinden bir yıllık döviz mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" hükmedildiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ilamına ilişkin olarak dava dışı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. İstanbul 29. İcra Dairesi'nin 2004/3457 E. (Şişli 3. İcra Dairesi'nin 2004/3457 E.) sayılı dosyasından, huzurdaki davanın davalısı Alstom Endüstri A.Ş. ise Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2003/1282 E. sayılı dosyasından davacı aleyhine ayrı ayrı icra takibi başlattıklarını, taraflarınca davalı şirket tarafından icraya konulan alacağın, yerel mahkeme kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2003/10262 E., 2004/5966 K. sayılı kararı ile onanması üzerine cebri icra tehdidi altında kalmaları neticesinde davacı şirket tarafından; huzurdaki davanın davalısı Alstom A.Ş.'nin Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2003/1283 E. sayılı dosyasından başlattığı icra takibi nedeniyle 27.07.2004 tarihinde icra dosyasına 395.000,00-TL, 28.07.2004 tarihinde ise 49.813,00-TL olmak üzere toplam 444.813,00-TL ödeme yapıldığını, taraflarınca bu kez karar düzeltme talep edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2003/12933 E., 2004/11188 K. sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiğini, bozma sonrasında İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince yeniden yargılama yapıldığını ve 2004/1045 E. 2006/586 K. sayılı karar tesis edildiğini, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/327 E. ve 2015/408 K. sayılı kararının bu defa Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/12463 E. 2017/3915 K. sayılı kararı ile onararak ve karar düzeltme aşamasından geçerek 16.07.2019 tarihinde kesinleştiğini, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/327 E. ve 2015/408 K. sayılı kararında nihai olarak; \"asıl davacı Alstrom Grid Enerji Endüstri A.Ş.'nin davasının kısmen kabulü ile, 2.295,30 TL'nin asıl dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\"<br><br>şeklinde karar tesis edildiğini, işbu karar doğrultusunda tarafların; Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2003/1282 E. sayılı dosyasına başvurularak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/327 E., ve 2015/408 K. sayılı ilamı doğrultusunda davacı şirket yapılan fazla ödemenin faizi ile birlikte iadesi talep edildiğini, işbu talepleri doğrultusunda icra dairesi tarafından dosya kapak hesabı yapılması amacıyla bilirkişiye tevdii edildiğini ancak bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporu ile ilgili yapılan inceleme ile raporun eksik ve hatalı tanzim edildiği tespit edildiğini, bu nedenle  taraflarınca icra hukuk mahkemesinde dava ikame edilmiş ise de; zaman aşımı tehdidi ile karşı karşıya bulunduklarından, şirketleri nezdinde meydana gelen (munzam zarar da dahil) zarar ve ziyanın, faiz alacağının tespiti ve tahsili için huzurdaki davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu, bu nedenlerle; her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla; öncelikle Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/175 E. sayılı dosyasından ikame etmiş oldukları davanın bekletici mesele yapılmasına, davacı şirketin, Gebze 1. İcra Dairsi'nin 2003/1282 E. sayılı dosyasına 27.07.2004 tarihinde 395.000,00-TL, 28.07.2004 tarihinde ise 49.813,00-TL olmak üzere toplam 444.813,00-TL olmak üzere cebri icra tehdidi altında yapmış olduğu ödemeden; Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/175 E. sayılı dosyasından yapılacak yargılama neticesinde fazla olarak yapılan ödemenin tespiti halinde; şimdilik (her türlü arttırım ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla) 50.000-TL bedel ile ikame ettikleri belirsiz alacak davalarının kabulü ile <br>27.07.2004 ve 28.07.2004  ödeme tarihlerinden işbu dava tarihine kadar tahakkuk edecek  faiz alacaklarının tespitine ve  dava tarihinden itibaren işleyecek  değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kur farkından kaynaklanan ve ayrıca temerrüt faizini aşan munzam zararılarının 27.07.2004 ve 28.07.2004 tarihlerinden dava tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tespitine ve dava tarihinden itibaren işleyecek  değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış olan hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli davayı ve davacı taleplerini kabul etmediklerini, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığını, davacı tarafından icra takip dosyasına ödemiş olduğu miktar net olarak belirli olduğunu, taraflarınca İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2003 tarih, 1996/82 Esas - 2003/322 Karar sayılı kararına dayanılarak Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2003/1282 Esas sayılı dosyası ile ilamlı alacak takibi yapıldığını, davacı tarafından icra dairesine başvurularak dosya hesabı çıkartıldığını ve dosya borcu TL olarak ödendiğini, Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2003/1282 Esas sayılı takibin harca esas miktarının 401.572.705.837,00-TL olduğunu, davacı tarafından ödeme yapılırken 444.813,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme dosya borcunun kapatılmasına yönelik olup dosya borcunun gün itibarıyla TL karşılığını ödediğini, icra takip dosyası borçlusu tarafından icra dosya borcu döviz cinsinden ödenmediğini, icra dosyasına fazla ödeme yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, yapılan hesaplamada davacı şirketin her hangi bir dahli söz konusu olmadığını, taraflarınca açılan icra takibi neticesinde borçlu icra müdürlüğüne gidip borcu döviz üzerinden ödemediğini TL olarak ödediğini, davacının döviz ile borç ödenmiş gibi haksız ve kötü niyetli hareket ederek ödemiş olduğu bedel dışında kur farkı istemesinin hukuki bir dayanağı olmadığını, davacı tarafından açılmış olan dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, iş bu davanın hukuki dayanağı ve davacı açısında her hangi bir hukuki menfaati söz konusu olmadığını, davacı tarafından ancak icra dairesine talep açılarak kesinleşmiş karar ibraz edilerek muhtıra çıkartılması gerektiğini, muhtıra tebliğ edilmeden davalıdan faiz talep edilmesinin de hukuki bir dayanağı bulunmadığını, hali hazırda davalı şirkete tebliğ edilmiş bir muhtıra olmadığından temerrüt oluşmadığını bu nedenlerle davaya cevaplarının kabulüne, öncelikle iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından reddine, davacı tarafından açılmış olan hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli davanın ve davacı taleplerinin red edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın kısmen konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, KISMEN REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, zira davacı tarafından açılan davanın harcının yerel mahkeme tarafından davacıya tamamlattırılması gerektiğini, davacı tarafından icra takip dosyasına ödemiş olduğu miktarın net olarak belirli olduğunu, dosya borcunun gün itibarıyla TL karşılığını ödediğini ve borcun tamamıyla kapatıldığını, icra dosyasına fazla ödeme yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, yapılan hesaplamada davalı şirketin her hangi bir dahlinin söz konusu olmadığını, dolayısı ile kararda belirtildiği gibi davalı şirketin iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini,  açılan icra takibi neticesinde borçlunun icra dairesine gidip borcu döviz üzerinden ödemediğini, TL olarak ödediğini, davacının döviz ile borç ödenmiş gibi haksız ve kötü niyetli hareket ederek ödemiş olduğu bedel dışında kur farkı istemesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davanın konusuz kalan kısmı için davalı şirketin borçlu olmadığını, icra takip dosyası borcunun ödenmediğinin doğru olmadığını, davalı şirketin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dolayısı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacı ile davalı şirketin aynı oranda sorumlu tutulmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yargılama yapılmadan, dosyada deliller toplanmadan, bilirkişi incelemesine dahi başvurulmadan, İcra Hukuk Mahkemesi kararı esas alınarak hüküm tesis edildiğini, yabancı para cinsinden alacağın icraya konulması halinde bu paranın Türk Lirasına çevrilerek talep edilmesinin kanuni zorunluluk olduğunu, eldeki davaya konu Gebze 1. İcra Dairesi'nin 2003/1282 Esas sayılı dosyasında da davalı takip talebinde 179.189.-DM=102.666.-USD ile 80.000.-USD olmak üzere toplam 182.666-USD asıl alacak ile ilaveten takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı olan  78.774-USD faiz alacağına ilişkin olarak toplam 261.440.-USD alacak için  ayrı bir icra takibi başlattığını, davalı, takip talebinde alacağının toplam 261.440.-USD olduğunu açıkça belirttiğini, İcra ve İflas Kanununun 58. maddesinin amir hükmü uyarınca bu yabancı para borcunun fiili ödeme günündeki kur karşılığından kendisine ödenmesini talep ettiğini, davalının takibe koyduğu yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki TL karşılığının dosyaya ödendiğini, dolayısıyla icra takibi boyunca alacağın hep yabancı para cinsinden dikkate alındığını, kanunun emredici hükmü gereği bu alacağın TL'ye çevrildiğini, kısacası alacağın yabancı para cinsinden olma özelliğini kaybetmediğini, davacı tarafından davalıya toplamda 261.440-USD ve faiz bakiyesi olarak da 49.813,00-TL ödeme yapıldığını, başka bir deyişle davalıya  444.813,00-TL değil, 261.440-USD ödeme yapıldığını, alacağın USD olduğu ve fiili ödeme günündeki TL cinsinden talep edilmesi ve taraflarınca fiili ödeme günündeki TL cinsinden ödeme yapılması mevzuatın emredici hükmü gereği olup, alacağın yabancı para cinsinden olma özelliğini değiştirmeyeceğini, yerel mahkemece bu hususta bilirkişi raporu düzenlenerek, davalıya ödenmesi gereken 2.295,30-TL'nin ödenmesi gereken tarihteki USD karşılığı tespit edilip bu miktarın ve Gebze İcra Dairesi'nin 2021/321 Esas (eski kapatılan Gebze 1. İcra Dairesi 2003/1282 Esas) sayılı dosyasında, davalı Grid Solutions Enerji Endüstrisi A.Ş. tarafından 11.03.2021 tarihinde yatırılan 422.108,55-TL'nin ödeme günü olan 11.03.2021 tarihindeki USD karşılığının 261.440-USD'den mahsubu suretiyle alacağın tespitine karar verilmesi gerekirken ödeme ve iadelerin TL üzerinden değerlendirilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının temerrüde düşürülmesine gerek bulunmadığını, takibe ve davalara konu alacak açıkça yabancı para cinsinden alacak olmasına rağmen TL şeklinde davacıya iade yapılması açıkça hukuka aykırı olmakla birlikte davacının 2004 yılında yaptığı ödemenin 2021 yılında kendisine aynı şekilde ödenmesi karşısında davacının mülkiyet kapsamındaki alacağının, aradan geçen 17 yıl içinde  ülkemizde yaşanan ve herkes tarafından bilinen enflasyon, artan fiyatlar, döviz artışı vs. gibi olgular nedeniyle değerini kat be kat kaybettiğinin ortada olduğunu, davacının mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi açısından döviz kurları, enflasyon verilerini gösterir tefe, tüfe-üfe oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri bilgilerinin resmi kurumlardan sorulup tesbit edildikten sonra, oluşturulacak munzam zarar hesabı konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması suretiyle davacının munzam zararının tespitine karar verilmesi gerekirken yersiz ve yetersiz gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarca mahkeme ilamının kaldırılmasının talep edildiğini, bu hususta taraflar arasında bir uyulmazlık bulunmadığını belirtmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2023 tarih, 2020/432 Esas - 2023/87 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; icra tehdidi altında yapılan fazla ödeme nedeniyle faiz alacağı ve kur farkından kaynaklanan maddi zararın (munzam zararın) tazmini istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine karar verilmiş karara karşı  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesi ile;  İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/82 Esas-2003/322 Karar sayılı dosyası ile verilen hüküm ile \"davacının  Alstom Endüstri A.Ş.'nin  davasının kısmen kabulü ile 80.000-USD'nin ve 179.189 DM alacağının BK'nun 83. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki TL karşılığı verilmek suretiyle  dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince kamu bankalarının USD cinsinden ve DM cinsinden bir yıllık döviz mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, temlik alan Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'nin talebinin kabulü ile BK'nın 83. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki TL karşılığı verilmek suretiyle temlikname tarihi olan 02.10.1996 tarihinden itibaren kamu bankalarının DM cinsinden bir yıllık döviz mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" hükmedildiğini,  İstanbul 29. İcra Müdürlüğü 2004/3457 Esas sayılı dosya ve Gebze 1.İcra Müdürlüğü'nün 2003/1282 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine takiplerin başlatıldığını, Gebze 1.İcra Müdürlüğü'nün 2003/1282 Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından 27.07.2004 tarihinde 395.000,00 TL, 28.07.2004 tarihinde ise 49.813,00 TL olmak üzere toplam 444.813,00 TL ödeme yapıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2003/12933 Esas- 2004/11188 Karar sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verildiğini, bozma sonrasında İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yeniden yargılama yapılarak 2004/1045 Esas-2006/586 Karar sayılı hükmün tesis edildiğini, yeniden bozulduğunu ve bu kez İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/327 Esas-2015/408 Karar sayılı kararının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/12463 Esas-2017/3915 Karar sayılı ilamı ile onararak ve karar düzeltme aşamasından geçerek 16.07.2019 tarihinde kesinleştiğini, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/327 Esas-2015/408 Karar sayılı kararında nihai olarak; \"Asıl davacı Alstrom Grid Enerji Endüstri A.Ş.'nin davasının kısmen kabulü ile, 2.295,30 TL'nin asıl dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\"<br><br>şeklinde karar tesis edildiğini, bunun üzerine  Gebze 1.İcra Müdürlüğü'nün 2003/1282 Esas sayılı dosyasında fazla yapılan ödemenin müvekkiline iadesini talep ettikleri Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesinde 2020/175 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, belirterek davalıya 2004 yılında cebri icra tehdidi altında yapılan fazla ödemeye ilişkin faiz alacağının ve kur farkından kaynaklanan maddi zararın (munzam zararın) tespiti ve davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı borçlu tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin döviz cinsi olarak değil de TL karşılığının ödendiğini, davacının fazla ödeme yaptığı iddiasının yerinde olmadığını, icra dosyasına yapılan ödeme ile müvekkilinin temerrüde düşürülmüş olmayacağını, davacının kur farkı ve faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddinİ  talep etmiş, Mahkemece \"davacının Mahkememizin işbu esası ile fazla yapılan ödemenin tespiti ile müvekkiline iadesine yönelik talebi, Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/175 Esas sayılı dosyası ve Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/321 Esas(Eski Kapatılan Gebze 1. İcra Müdürlüğü 2003/1282 Esas sayılı dosyası) sayılı dosyasındaki 11/03/2021 tarihindeki reddiyat ile karşılanmış olduğundan konusuz kalmış olup, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, davalı taraf temerrüde düşürülmemiş olduğundan, davacının munzam zararının oluştuğundan bahsedilemeyecektir, bu nedenle munzam zarara yönelik davanın reddine\" karar verilmiş, işbu karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>Bilindiği üzere;  İİK’nın  40/2. maddesine göre, “Bir ilam hükmü icra edildikten sonra nakzedilipte aleyhinde icra yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kati bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur.” Bu madde uyarınca icranın iadesi yoluyla alacaklıdan geri alınıp borçluya verilecek miktar borçlunun icra dairesine ödediği miktardır.<br>Somut olayda,  davacı icra dosyasına Ticaret Mahkemesi ilamına dayalı olarak ödediği paranın ilamın bozulması suretiyle ortadan kalktığını ileri sürerek, icraen ödeme nedeniyle faiz alacağı ve kur farkından kaynaklanan maddi zararın(munzam zararın) tahsilini istemiştir. Davacı tarafça yapılan fazla ödeme talep edilmediğinden ödemenin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Uyuşmazlık, borçlu hakkında yabancı para alacağının tahsil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının tahsiline dair ilamlı takipte dayanak ilamın bozulması ve para iadesinin gerekmesi üzerine İİK'nın 40.maddesi uyarınca icranın iadesinin TL üzerinden yapılması nedeniyle kur farkından kaynaklı maddi zararın (munzam zararın) olup olmadığı ve faiz alacağı olup olmadığı noktasındadır.<br>Yabancı para alacaklarına ilişkin takipte ilam hükmü ve TBK hükümleri gereğince yabancı paranın tahsil tarihindeki kur karşılığı üzerinden tahsili  mümkündür. Ancak icranın iadesinin hangi koşullarda yapılması gerektiği, yabancı para üzerinden yada iade tarihindeki kur üzerinden iadenin yapılıp yapılamayacağı hususlarında İİK'nın 40.maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır. İcra mahkemesi dar yetkili bir mahkeme olup iadenin koşullarını ve kapsamını, hak ve nesafet durumunu, munzam zarar  olgusunu yasal düzenleme olmadıkça ve kanunla yetkili ve görevli kılınmadıkça tespit ve tayin edemez. Zira bu hususlar yargılamayı gerektirmekte olup görev genel mahkemelere aittir. Takip yabancı para alacağı olsa da borçlu tarafından iadeye konu edilen ödemenin TL üzerinden gerçekleştirildiği sabittir. İadenin yabancı para alacağı üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin bir ilam hükmü de bulunmamaktadır. (İstanbul BAM 23. HD'nin 2022/953 Esas ve 2024/1179 Karar sayılı ilamı)<br>İİK'nın 40/2. maddesinden de anlaşılacağı üzere, yapılan ödemenin geri alınabilmesi, dayanak ilamın kesinleşmesi koşuluna bağlıdır. Alacaklının iade etmesi icap eden miktardan haberdar edilmesi bir muhtıra ile sağlanmalıdır. Alacaklının muhtıra tebliğine rağmen bu parayı iade etmemesi halinde temerrüdü oluşur ve kendisinden faiz istenebilir. Bir başka anlatımla alacaklıdan iadesi gereken paraya, muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren (muhtıra ile süre verilmiş ise bu süreden sonra) faiz yürütülebilir.<br>Somut olayda; davacının ödeme yaptığını iddia ettiği Gebze İcra Dairesi'nin 2003/1282 Esas sayılı dosyasının 15/02/2016 tarihinde imha edildiği bildirilmiş olduğundan iadesi gereken tutarın davalı alacaklıya muhtıra gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bir talep veya karar olmadığı görülmekle, davalının ne zaman temerrüde düştüğü tespit edilemediğinden faiz alacağı hesaplanamayacağından faiz alacağının ayrıca reddedilmesi gerekirken Mahkemece munzam zararın içerisinde değerlendirilerek reddedilmesi doğru olmamıştır.<br>\"6098 sayılı TBK’nın 122. maddesi (Mülga BK’nın 105.) maddesi uyarınca, alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Kanun koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiş, bu zararın tazminini iki bölümde düşünmüştür. Birinci bölüm, ispat edilmeden tahsili talep edilebilecek zarar miktarı olup, bu zararın temerrüt faizi ile karşılanması kabul edilmiştir. Bunun dışında alacaklının herhangi bir karineden istifade etmek olanağı yasal olarak mevcut değildir. Bu nedenle, munzam zarar isteminde bulunan alacaklı öncelikle borçlunun borcunu geç ödemesi nedeniyle uğradığı zararın temerrüt faizi ile karşılanamadığını, temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığını ispat etmelidir. Alacaklı, borçlunun ilk temerrüde düştüğü tarihten alacağını faizi ile birlikte tahsil ettiği tarihe kadar olan dönem için munzam zararını isteyebilecektir. Munzam zarar borcunun hukuki sebebi, asıl alacağın temerrüde uğraması ile oluşan hukuka aykırılıktır. O nedenle, borçlunun munzam zararı tazmin yükümlülüğü (TBK md. 122), asıl borç ve temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı, temerrüt  ile  oluşmaya  başlayan asıl borcun ifasına kadar zaman içinde artarak devam  eden,  asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borçtur. Munzam zarar sorumluluğu, kusur sorumluluğuna dayanır. TBK’nın 122. maddesi (Mülga BK'nın 105.) kusur karinesini benimsemiştir. Munzam zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur.  Farklı bir anlatımla,  burada zararın doğmasına yol açan bir kusur ilişkisi aranmaz ve tartışılmaz. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmekteki kusurunun varlığı asıldır. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Alacaklı borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olduğunu ispatla yükümlü değildir. Borçlu ancak temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlama koşuluyla sorumluluktan kurtulabilir. Bu itibarla, munzam zarar davalarında alacaklının (davacının) ispat yükümlülüğü çok sıkı kurallara bağlanmamalı, genel ispat yöntemlerinde olduğu gibi her olayın kendi yapısı ve özelliği içinde değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. <br>Ülkemizde süregelen enflasyonun belli yıllarda yüzde yüzlerde seyrettiği, vadeli mevduatların en az bu oranlarda gelir getirdiği, yabancı para değerinin (kurların) her zaman temerrüt faiz oranlarını aştığı, banka kredileri faizlerinin yüzde iki yüze kavuştuğu, paranın iç alım (satım) alma değerinin büyük ölçüde azaldığı tartışmasız ve yaşanan bir gerçek olduğu çok açıktır. Böyle bir enflasyonist ortamda bireyin parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çaba ve girişimlerde bulunması, örneğin en azından vadeli mevduat veya kurları devamlı yükselen döviz yatırımlarında değerlendirmesi, olayların normal akışına,  hayat tecrübelerine uygun düşen bir karine olarak kabul edilmesi zorunludur. Gerçekte de,  anlatılan enflasyonist ortamda yaşayan makul, normal bir kişinin parasını atıl biçimde elde tutmayacağı, gelir getirici bir yatırıma dönüştüreceği, insan yapısının ve menfaatlerini koruma içgüdüsünün de doğal bir sonucudur. Hal böyle olunca, enflasyonist ekonominin olumsuz etki ve sonuçları kamuca az veya çok herkesin bildiği, en önemlisi gerekli olduğu takdirde bilinebilmesinin kolayca gerçekleştirilebileceği ve mahkemelerin de bilgisi altında olan vakıalar olarak kabulü gerekir.<br>Munzam zararın enflasyonun gündemde olmadığı ve döviz kurlarının da istikrar kazandığı dönemlerde doğmuş olması halinde ise, ispat yükü bakımından durum farklı olup, buna ilişkin Dairemiz’in uygulaması, alacaklının munzam zararını somut olarak kanıtlaması gerektiği yönündedir. Somut olayda, davaya konu paranın 09.12.1999 tarihinde Egeabank A.Ş’ye yatırıldığı ve 09.05.2016 tarihinde temerrüt faizi ile birlikte tahsil edildiği, munzam zararının oluştuğu iddia edilen dönemin 16 yıllık bir süreci kapsadığı anlaşılmaktadır.  Bu itibarla, mahkemece, munzam zararın oluşumundaki zaman kesitinin ekonomik koşullarının farklılığı gözetilmeden tüm dönem için somut ispat arayan yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi isabetli görülmemiştir.\" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/11-938 Esas ve 2022/401 Karar sayılı ilamı)<br><br>Somut olayda; munzam zararda alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlü olduğu,  davaya konu paranın 29.07.2004 tarihinde icra dosyasına yatırıldığı ve Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/175 Esas sayılı dosyasında, 13/11/2020 tarihinde \"Davacı borçlu şirket vekilinin şikayetinin KABULÜ ile; davacı borçlu şirkete icra dosyasından iade edilmesi gereken tutarın 422.108,55 TL olduğunun TESPİTİNE,\" hükmedilmiş olup, verilen karar hakkında, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin, 2021/887 Esas- 2021/1342 Karar sayılı ilamı ile, \"Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,\" karar verilmiş ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin  2021/11147 Esas-2022/3834 Karar sayılı ilamı ile onanan hüküm 23/03/2022 tarihinde kesinleştiği, munzam zararının oluştuğu iddia edilen dönemin 18 yıllık bir süreci kapsadığı anlaşılmaktaysa da davalının ne zaman temerrüde düştüğü tespit edilemediğinden faiz alacağı hesaplanamadığı gibi davacının temerrüdü aşan zararının olup olmadığı da hesaplanamayacağından reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2023 tarih, 2020/432 Esas ve 2023/87 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a)Davanın REDDİNE,<br>b)Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 853,88-TL harçtan mahsubu ile artan 426,28-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>c)Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>e)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,<br>2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a)İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irat kaydına,<br>b)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>c)Davalı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince  davalıya iadesine,<br>e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi26/12/2024\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18393e572c471f66","SID":"f54ab29f28f72167"}}