{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1709 Esas<br>KARAR NO: 2025/12 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 10/10/2024 tarihli, 2023/11 E.  Sayılı ara kararı<br>DAVA: Marka (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) TEDBİR<br>KARAR TARİHİ: 08/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli; ... no.lu  ... FORUM, ... no.lu ... FORUMU, ... nolu ... FORUM, ... nolu ... Organizasyon A.Ş. adına tescilli; ... no.lu ... markaların 6769 sayılı SMK md, 9/ 1 maddesi hükmü çerçevesinde 11.10.2022 tarihinden geçerli olmak üzere iptallerine ve sicilden terkin edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.<br>KARŞI DAVA: Davalı-karşı davacılar vekili karşı dava dilekçesinde; Öncelikle; davacı taraf karşı davacı markasının ve telif haklarına konu eserlerini, iş  mahsullerini “aynı veya benzerini internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı,  yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması” (SMK m.7/3/d) nedeniyle: Davalı tarafın sürekli davacıya zarar vermesi nedeniyle SMK m.159 gereği dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeksizin mezkur  markaya tecavüz hali her geçen gün müvekkilin itibarını zedelediğinden, davalı tarafın karşı davacının tanınmışlığından haksız yararlanmasına sebebiyet verdiğinden ve tüketici yanıltarak kamu düzenine duyulan güveni sarstığından ihtiyati tedbir kararı verilerek;  www...net ; www...org ; www...com ALAN adlarına erişimin engellenmesine,  Davacı karşı davalı kullandığı hesapları sürekli değiştirdiği için tek tek  hesaplarını bulup takip etmek mümkün olamadığını Aynı şekilde, somut birkaç hesaba ilişkin tedbir kararı verilmesi halinde, davacı/karşı davalı başka yeni yeni hesaplar açarak o hesaplardan taklit etmeye devam  ettiğini, Bu nedenle, Facebook.com; twitter.com; instagram.com;  linkedin.com; Youtube.com gibi sosyal mecralarında karşı davacının markasının ve iş ürünlerinin kullanımının önlenmesine, Bu nedenle, Facebook.com; twitter.com; instagram.com; linkedin.com;  Youtube.com sosyal mecralarında müvekkilimizin markasının ve iş ürünlerinin kullanımının önlenmesi için ilgili kuruluşlara yazı yazılmasına, dava dilekçesinde belirtilen sitelerin erişime engellenmesini, davalı tarafın karşı davacının markası ve iş ürünlerini web sitesi, her türlü internet ortamı, yazılı basılı evrakları ve  sair her türlü yerde kullanmasının tedbiren  durdurulmasına, engellenmesine, el konulmasına,  Alan adlarına ve sosyal medya hesaplarına erişimin  engellenmesine, içeriklerin durdurulmasına ve engellenmesine;  kararın gereğinin yapılması için Erişim Sağlayıcıları Birliğine, BTK’ya ve  ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile özel gerçek/tüzel sektör kişilere yazı yazılmasına,  davalı tarafın karşı davacının markası ve telif haklarına konu eserlerini ve iş ürünlerini web sitesi yazılı basılı  evrakları ve sair her türlü yerde kullanmasının  tedbiren durdurulmasına, engellenmesine, el konularak, toplatılarak, imha edilmesine, karşı davacının geliştirmiş olduğu, kongre formatının da korunması  için tedbiren renk kombinasyonları, tasarım, görsel gibi  unsurları ile bir bütünlük arz eden program formatının  kullanılmasının tedbiren durdurulması, tedbir kararı verilen konularda esas hakkında karar verilerek mahkeme kararına bağlanmasına, davalı tarafın kötü niyetli olarak müvekkil markasının bire bir aynısını ve iş ürünlerini (web sitesi içeriklerini) web sitesinde, ürünlerinde katalog bröşür gibi basılı evraklarında haksız şekilde kullanarak müvekkilin marka haklarına, telif haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, bu tecavüzün menine ve refine, belirtilen alan adlarına ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine ve  karşı davacıya devredilmesine, devri mümkün görülmezse, terkin edilmesine davalı tarafın müvekkil markası ve telif haklarına konu  eserlerini ve iş ürünlerini web sitesi yazılı basılı evrakları ve  sair her türlü yerde kullanmasının durdurulmasına, engellenmesine, el konularak, toplatılarak, imha edilmesine,  karşı davacının geliştirmiş olduğu, kongre formatının da korunması için renk kombinasyonları, tasarım, görsel gibi unsurları ile bir bütünlük arz eden program  formatının kullanılmasının önlenmesine, hükmün tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, ilan masrafının davalı tarafça  karşılanmasına, ayrıca, toplantılara katılan devlet kurumlarına ve yetkililerine kararın tebliğ edilmesine,  hak sahibi olarak, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası için, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğumuz zarar miktarının  belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini, fiilin tecavüz olduğunun tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan web sitesi, sosyal medya hesabı, cihaz, makine gibi  araçlara el konulması, el konulan ürün, web sitesi, sosyal medya hesabı, cihaz ve makineler üzerinde müvekkilimize mülkiyet hakkının tanınması, Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için imhasını talep etmiştir.<br>TEDBİR KARARI:İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 01/10/2024 tarihli 2023/11E. sayılı ara kararıyla; \"...somut uyuşmazlıkta; iddia, savunma, mevcut delil durumu, Karşı davanın markaya tecavüz davası niteliğinde olduğu, asıl davanın ise SMK m.9 kapsamında kullanmama nedenine dayalı iptal davası niteliğinde olduğu; asıl davacı vekilinin asıl davaya yönelik bilirkişi rapor içeriğine itirazları nedeniyle asıl davaya yönelik incelemenin devam ettiği, asıl davanın neticesinin karşı dava dosyasını sonucunu doğrudan etkileyeceğinden,  yargılamanın devam ettiği, taraflar arasındaki menfaat dengesi ve somut olayın özellikleri dikkate alındığında; bilirkişi raporuna göre inceleme yapıldığında, karşılıklı sunulan deliller kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, asıl davacıya karşı davacının muhtemel zararlarını karşılamak üzere  uygun görülen teminatın yatırtılmasına karar verilmesi  dosya ve delil kapsamına uygun görülmekle, karşı davacı tarafın sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilerek SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat tedbirine hükmedilmesi gerekmiş; (İstanbul BAM 16.HD  2023/146 Esas,  2023/486 Karar sayılı ilamı, İstanbul 44. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin 21/12/2023 tarih, 2023/1763 esas, 2023/1703 karar sayılı kararı) aşağıdaki şekilde ara karar tesisi yoluna gidilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı dava yönünden ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, Karşı dava davalısının (asıl dava davacı) ihtiyati tedbir kararının TEBLİĞ TARİHİNDEN İTİBAREN 1 HAFTALIK KESİN SÜRE İÇERİSİNDE 6769 sayılı SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca toplam 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmelerine, 2-Kesin süre içerisinde teminatın depo edilmemesi halinde İHTİYATİ TEDBİR KARARININ AĞIRLAŞTIRILABİLECEĞİNİN  İHTARINA, 3-Karşı davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZ: Davacı-karşı davalı vekili dosyaya sunduğu itiraz dilekçesinde; Mahkemenin ihtiyati tedbir kararını kısmen kabulüne gerekçe olarak 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporu dayanak gösterilmişse de, dosyada 20.05.2024 tarihli bir bilirkişi raporu bulunmadığını, öte yandan, dosyaya ibraz olunan 16.07.2024 tarihli ve bilirkişi raporu başlıklı metin ve içeriğindeki değerlendirmeler hakkındaki beyan ve itirazları halihazırda dosyaya ibraz edilmiş olup, bu belgenin taraflar arasındaki husumeti aydınlatmaya yeterli olmadığını, gerek teknik ve gerekse hukuki olarak bir \"Bilirkişi Raporu\" hüviyeti taşımadığını, daha çok davalılar / karşı davacıların somut, maddi, objektif bir temele, kaynağa ve delile dayanmayan savunmalarına dayanak oluşturmak çabası ile yazılmış ısmarlama bir \"dilekçe\" görünümünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmekten uzak olduğu, Mahkeme ara kararının dikkate alınmadığı, incelenmemesi gereken belgelerin de incelendiğini belirterek, Mahkemenin 01.10.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile bahse konu ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Mahkemece bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde takdir edilen teminat miktarının indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10/10/2024 tarihli, 2023/11 Esas sayılı ara kararı ile ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı/karşı davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin ihtiyati tedbir kararını kısmen kabulüne gerekçe olarak 20.05.2024 tarihli bilirkişi raporu dayanak gösterilmişse de, dosyada 20.05.2024 tarihli bir bilirkişi raporu bulunmadığını, öte yandan, dosyaya ibraz olunan 16.07.2024 tarihli ve bilirkişi raporu başlıklı metin ve içeriğindeki değerlendirmeler hakkındaki beyan ve itirazları halihazırda dosyaya ibraz edilmiş olup, bu belgenin taraflar arasındaki husumeti aydınlatmaya yeterli olmadığını, gerek teknik ve gerekse hukuki olarak bir \"Bilirkişi Raporu\" hüviyeti taşımadığını, daha çok davalılar / karşı davacıların somut, maddi, objektif bir temele, kaynağa ve delile dayanmayan savunmalarına dayanak oluşturmak çabası ile yazılmış ısmarlama bir \"dilekçe\" görünümünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmekten uzak olduğu, Dosyaya sunulan 04.09.2024 tarihli Hukuki Mütalaa ve yine yerel Mahkemenin 01.10.2024 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile de bu durumun tespit edildiğini ve dosyanın, yeni bir inceleme için yeni bir bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiğini, Mahkeme ara kararının dikkate alınmadığı, incelenmemesi gereken belgelerin de incelendiğini, Ayrıca, itirazlarına konu ihtiyati tedbir kararına dayanak gösterilen 16.07.2024 tarihli metinde hemen tamamı dava konusu markaların davalı yana devrinden öncesine ait olan görüntüler üzerinden açık bir \"zorlama\" ile oluşturulmaya çalışılan \"Marka Hakkına Tecavüz\" ve \"Haksız Rekabet\"   iddiasının aksine müvekkilinin / davacının gerek kimliğini ve gerekse mesleki faaliyetlerini (dava konusu markaları değil) ortaya koymak / hatırlatmak adına  kişisel hesaplarında  yer verdiği görseller, dava konusu markaların müvekkiline ait olduğu döneme ait olup,  bu görsellerin markaların davalı şirkete devredildiği tarih ve sonrası ile ilgisiz olduklarını, Müvekkilinin / davacının, geçmişte ve dava konusu markaların kendisine ait olduğu dönemde gerçekleştirdiği çalışmalarına ait görselleri kullanmasında \"Haksız Rekabet\" kastının yahut \"Kötü Niyetin\" aranmasının da haklı ve hukuki olmadığını, Müvekkili /davacının internet ortamında ve kişisel sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirmiş olduğu paylaşımların dilinin \"Türkçe\" olmaması, keza bu hesabı takip eden kişi ve kişiliklerin hemen tamamının “yabancı” olması nedeniyle  müvekkili/ davacının sosyal medya hesaplarında yer verdiği görüntülerin ülkemiz sınırları içerisinde Sınai Mülkiyet Kanununun 7/3-d maddesi hükmü anlamında  “Ticari Etki” yaratmayacağını, dolayısı ile  67698 sayılı kanun anlamında \"Marka Hakkına Tecavüz\" ve T.T.K. anlamında \"Haksız Rekabet\" eylemine vücut vermeyeceğini, İtirazlarına konu yerel Mahkemenin İhtiyati Tedbir kararına dayanak gösterilen 16.07.2024 tarihli metni yazıp imza eden heyetin, müvekkili/ davacının, Birleşik Krallık / İngiltere’de müvekkili / davacı adına tescil edilmiş ... ibareli markanın Türkiye dışında kullanımına ilişkin olup markanın kullanımında \"ÜLKESELLLİK PRENSİBİ\" konusunun dikkate alınmadığını, Davalılar / Karşı Davacıların kayıtları ile markalarını kullanmadıklarından, markaların kullanılmamakla iptale tabi olduğunun sabit olduğunu belirterek,  İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01.10.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı taraflarınca yapılan itirazın reddine ilişkin 10.10.2024 tarihli kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01.10.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile bahse konu ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemece bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde takdir edilen teminat miktarının indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı “...+Şekil” markasının 41. sınıfta, ... numaralı “...+Şekil” markasının 35, 38, 39, 41, 42, 43. sınıflarda, ... numaralı “...+Şekil” markasının 35, 38, 39, 42, 43. sınıflarda, ... numaralı “...+Şekil” markasının 16, 35, 38, 39, 41, 42, 43. sınıflarda davalı-karşı davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli oldukları, ... numaralı “...+Şekil” markasının 35, 38, 39, 41, 42. Sınıflarda davacı-karşı davalı ... adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; karşı dava yönünden; Davacı/karşı davalının \"... forum+şekil\" kullanımlarının  davalı/karşı davacının ... ve ... markalarının tescilli olduğu 41. sınıfta sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetlerin ile aynı hizmetlerini  kapsar şekilde ayırt edilmeyecek kadar benzer şekilde kullanıldığı, halk tarafından ilişkilendirilme  ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, sunulan haber linklerinde somut olarak  karıştırılmanın gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda marka hakkına tecavüz koşullarının  oluştuğu,  davacı/karşı davalının kullanımlarının SMK 7-3-d hükmüne aykırılık teşkil ettiği, davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacı markasını uyuşmazlıkta olduğu şekilde kullanmasının  TTK 55/1/a/4 hükmüne göre haksız rekabet oluşturduğuna ilişkin tespit ve görüşlerini bildirmişlerdir.<br>G E R E K Ç E: Asıl dava kullanmama nedeniyle marka iptali, karşı dava marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece davalı-karşı davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyada mevcut TPMK kayıtları ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı-karşı davalının internet ortamındaki kullanımlarının davalı-karşı davacı .. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markalarla karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair görüş bildirdikleri, davalı-karşı davacılara ait markaların kullanmama nedeniyle iptallerine karar verilip verilmeyeceğinin yargılama sonucunda tespit edilebileceği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, ilk derece mahkemesince SMK’nun 159/-2-c maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yerinde olduğu, belirlenen 250.000,00 TL nakdi teminatın davaya konu marka sayısına ve markaların kullanım şekline, günün ekonomik koşullarına uygun olduğu anlaşılmakla, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı/k.davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın  davacı-k.davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı-k.davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3bfe6844f578abdd","SID":"c49ce5884c401e3f"}}