{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1584 <br>KARAR NO:2024/1993<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/04/2021<br>NUMARASI:2018/1013 E. -  2021/299 K. <br>DAVANIN KONUSU:Alacak<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ve ihbar olunan vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen  sigorta acentelik sözleşmesi davacı müvekkiline  ödenmesi gereken 20.537,92-TL'nin davalı tarafça ... AŞ adına tanzim edilen ... ve  ... numaralı, 27.04.2016 tarihli poliçelerin iptaline kadar geçen 43 günlük  5.575,25 EURO bedelindeki prim alacağının tahsil edilememesi gerekçe gösterilerek ödenmediğini,  bu gerekçenin haksız olduğunu,  acentelik sözleşmesinin 5.1 maddesinde \"acente şirketin faaliyetlerinin sürümünün arttırılması, müşteri memnuniyetinin arttırılması, müşteri memnuniyetinin kalıcılığının sağlanması, ve özellikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca ŞİRKET'in menfaatlerinin korunması hususlarında özen göstermekle yükümlüdür\"  hükmü yer  aldığını,  bu hüküm çerçevesinde önceki yıllarda da ürün sorumluluk poliçesi tanzim edilen ...AŞ'nin  vekili Av. ...'in  22.04.2016 tarihli mailine istinaden poliçe tanzim edildiğini,  buradaki amacın  acentelik sözleşmesinin 5.1 düzenlenen hükümlere uygun davranmak olduğunu,  sonrasında anılan şirketin şifahen poliçenin iptal edilmesini talep etmesi üzerine   şirketi münferiden imzaya ilzama yetkili  şirket yönetim kurulu üyesi Şahin Şahinkaya tarafından \"... A.Ş. Adına kayıtlı Ürün Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin gün esaslı iptal edilerek, poliçe başlangıcından iptal gününe kadar doğacak primin ödenmesini kabul eder poliçenin iptalini arz ederiz.\" şeklinde ıslak imzalı yazı verildiğini, bu hususlar  dikkate alındığında davalının  söz konusu prim alacağını sigorta ettirenden yasal yollarla tahsil etmesi açısından bir engel bulunmadığını, acentelik faaliyetlerini  başarı ile götüren davacıya ödeme yapılmamasının, ayrıca 13.08.2018 tarihinde gönderilen ihtarnamede acentelik sözleşmesinin feshedileceğine dair irade açıklamasının  TMK'nın 2.maddesine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca  davacının alacağının bloke edildiği tarihte gönderilen mutabakat metninde belirtilen EURO  kur bedeli üzerinden değil de bugünkü kur üzerinden alacaklı olunduğuna dair davalı beyanlarının  hukuki dayanağı bulunmaması ve TMK'nın 2.maddesinde düzenlenen yasa hükümlerine aykırı olması nedeniyle mesnetsiz olduğunu,  davalının iptal olunan iki poliçe sebebiyle  davacının borçlu gösterildiği 04.10.2018 tarihli mutabakat formuna ilişkin olarak da davacının davalı ile mutabık kalmadığını, aynı formda davacının komisyon alacağının da görüldüğünü ileri sürerek,  davanın ilgisi bulunması nedeniyle, ...AŞ'ye ihbarına, 18.496,41 TL alacak, 540,34-USD'nin 30.04.2016 tarihindeki karşılığı olan 1.517,16-TL alacak ve 163,35 EURO'nun 30.04.2016 tarihindeki karşılığı olan 524,35-TL alacak  olmak üzere toplam, 20.537,92-TL'nin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;  davacının sigortalı ... AŞ için 27.04.2016 tarihinde ... ve ... numaralı iki adet ürün sorumluluk sigorta poliçesi düzenlediğini,  davacı acentenin poliçelerin düzenlenmesinden 43 gün sonra,  poliçelerin kökten iptalini istediğini, poliçelerin sigortalı şirketin yazılı talebi ile gün esaslı iptal  edildiğini, ... ve ... numaralı poliçelerin yürürlükte kaldığı 37 günlük süre için toplam 5.575,25-EURO  prim alacağı tahakkuk ettiğini, davacının 5.575,25-EURO tutarlı primi davalıya aktarması gerekirken  aktarmadığını,  davacının bu eyleminin acentelik sözleşmesine aykırı olduğunu,  poliçenin yürürlükte olduğu süre için davalının  hak kazandığı 5.575,25-EURO primi  davalıya aktarmadığını, acentenin, sözleşmeye göre temin edeceği bütün sigortalara ait makbuzların içerdiği prim ve bunların teferruatlarını nakden tahsiline yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunu,  bu sebeple acentelik sözleşmesi uyarınca, davacının iddia ettiği komisyon alacağı tutarına hak kazanmadığını, sözleşme uyarınca acentenin komisyona hak kazanabilmesinin, sigorta primlerinin  davalıya  tamamen ödenmiş olması şartına bağlı olduğunu,  poliçeler üzerinde iptal vb. işlem yapılması, sigorta primlerinden kısmen ya da tamamen bir iade söz konusu olması halinde, acentenin, iadesi konu olan prime ait komisyonları iade etmesi gerektiğini, davacının bu iki poliçeye ilişkin olarak sözleşme uyarınca, primleri  müvekkili şirkete aktarmayarak asli edimini yerine getirmediğini,bilakis davalıya ödemediği poliçe primlerine rağmen, poliçelerin vade süresince yürürlükteymişçesine komisyon alacağına hak kazandığını ileri sürerek 20.537,92 TL tazminat talep ettiğini,  sözleşmeye göre  davacının komisyon alacağının doğmadığını, davaya konu acente komisyon alacağı talebinin fahiş, haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, taraflar arasındaki sigorta acentelik sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağı istemine ilişkindir.Tarafların yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak;  defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia, savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek varsa takip tarihi itibariyle davacı alacağının saptanmasına ilişkin bir mali müşavir bilirkişisi, bir sigortacı bilirkişisinden  rapor alınmasına karar verilmiş olup, sunulan 20/08/2019 tarihli raporda özetle; davacının, 2016 yılına ait defter incelemesi neticesi , bahsi geçen cari hesabın 2016 yıl sonunda 52.485,17- TL borç bakiyesi verdiğinin tespit edildiğini, davalı ... A.Ş nin, 2016 yılına ait defter incelemesi neticesi davacı cari hesabının herhangi bir borç ve ya alacak bakiye vermediğinin tespit edildiğini, davacının, TTK 102.maddesine göre sözleşme yapan acente sıfatı ile ...A.Ş.' ye tanzim ettiği ... ve ... poliçelerin yürürlükte olduğu 37 günlük süre için tahakkuk eden 5.575,25 Euro primi, taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi nin 5.3 maddesinde yer alan acente temşin edeceği bütün sigortalara ait makbuzların içerdiği prim ve bunların teferruatlarının nakden tahsiline yetkili ve aynı zamanda bundan sorumludur ve 6102 sayılı TTK 105 maddesi hükümleri gereği sigortalı ... A.Ş den tahsili için, poliçenin iptal edildiği 03.06.2016 sonrası yasal yollara müracaat etmesi gerekirken bu edimini ifa etmediği, bu priminin TL karşılığının dava tarihi itibarı ile 34.934,52.TL olduğunu, davacı ..., acentelik sözleşmesine aykırı kusurlu davranışı karşısında bu primden sorumlu olacağı, bu neden ile davasının yerinde olmadığı, mahkemenin bilirkişi heyetinin görüşüne katılmaması ve aksi görüşte olması, davacı ..., ...A.Ş.'ye tanzim ettiği ... ve ... poliçelerin yürülükte olduğu döneme isabet eden 5.575,25.Euro primin tahsil edilmemesinde sorumluluğunun olmadığı sonucuna varması halinde ise, davacı ... in davasının  yerinde olacağı hususları rapor edilmiştir. Dava, davalı sigorta şirketinin acentesi olan davacının komisyon alacağı talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dava dışı ...A.Ş.' ye tanzim ettiği ... ve ... poliçelerin yürürlükte olduğu 37 günlük süre için tahakkuk eden 5.575,25 Euro prim alacağı tahsil edilerek davalıya ödenmediğinden, davacının primlerin tahsilinden sorumlu olup olmağı noktasındadır. 6102 sayılı TTK'nın 105. maddesi ile sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acenteye, müvekkili adına dava açabilme yetkisi verilmiş ise de, acentenin tahsil edilemeyen primler dolayısıyla herhangi bir borcu bulunmamasından dolayı davanın kabulü ile; 20.537,92-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.537,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ve ihbar olunan vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının acentelik sözleşmedeki şartlara ve talimatlara uymadığını,  poliçe düzenlenmesi sonrası tahsil ettiği primleri müvekkil şirket hesabına aktarmadığını, davacının sigortalı ... AŞ için 27.04.2016 tarihinde ...ve ... numaralı iki adet ürün sorumluluk sigorta poliçesi düzenlediğini,  davacı acentenin poliçelerin düzenlenmesinden 43 gün sonra,  poliçelerin kökten iptalini istediğini, poliçelerin sigortalı şirketin yazılı talebi ile gün esaslı iptal  edildiğini, ... ve ... numaralı poliçelerin yürürlükte kaldığı 37 günlük süre için toplam 5.575,25-EURO  prim alacağı tahakkuk ettiğini, davacının 5.575,25-EURO  tutarlı primi davalıya aktarması gerekirken  aktarmadığını,  davacının bu eyleminin acentelik  sözleşmesine aykırı olduğunu,  poliçenin yürürlükte olduğu süre için davalının  hak kazandığı 5.575,25-EURO primi  davalıya aktarmadığını,  sözleşmenin 5.3 maddesinde \"... temin edeceği bütün sigortalara ait makbuzların içerdiği prim ve bunların teferruatlarının nakden tahsiline yetkili ve aynı zamanda bundan sorumludur.\" hükmü bulunduğunu, sözleşmeye göre  acentenin komisyona hak kazanabilmesi, sigorta primlerinin  davalıya tamamen ödenmiş olması şartına bağlandığını, yine  poliçeler üzerinde iptal vb. işlem yapılması halinde, sigorta primlerinden kısmen ya da tamamen bir iade söz konusu olması halinde, acentenin, iadesine konu olan prime ait komisyonları iade etmesi gerektiğini, görüleceği üzere, acentenin komisyona hak kazanabilmesi, sigorta primlerinin müvekkili şirkete tamamen ödenmiş olması şartına bağlandığını, poliçenin yürürlükte kaldığı 37 günlük süre boyunca risk ve sorumluluğun üstlenilmesinden dolayı hak edilen poliçe primlerinin tahsili gerekirken bunun yapılmadığını,  davacının poliçelerin yürürlük süresince tahakkuk eden poliçe primlerini müvekili şirkete aktarmayarak asli edimini yerine getirmediğini, dosyada mübrez bilirkişi raporunda da aynı doğrultuda tespitler yapıldığını,  prime hak kazanmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İhbar olunan vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki işbu davada  müvekkilini ilgilendiren bir husus olmadığını,  müvekkilinin haksız olarak bu yargılamaya dahil  olduğunu,  müvekkilinin işbu dava konusu poliçe ile ilgili olarak sadece araştırma amaçlı fiyat teklifi aldığını, poliçenin oluşturulması hususunda herhangi bir öneride veya talepte bulunmadığını, sigorta poliçelerinin oluşturulabilmesi için tarafların karşılıklı açık iradelerinin olması gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin sadece poliçe hakkında fiyat araştırması yaptığını, poliçenin oluşturulmasına dair bir olumlu irade göstermediğini, buna rağmen adı geçen poliçelerin hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin açık veya örtülü talebi olmamasına rağmen davacının poliçeyi müvekkilinden habersiz ve kötüniyetli olarak düzenlediğini, davacının daha sonra hukuka aykırı olarak düzenlediği bu poliçelere dayanarak kötüniyetli bir şekilde  hak iddia ettiğini, bu sebeple hukuka aykırı bu davayı ve yerel mahkemenin vermiş olduğu kararı kabul etmediklerini  hukuka aykırı verilmiş bu kararın kaldırılmasını talep etiklerini, ayrıca sigorta hukukunda poliçe bedeli ilk priminin ödenmemesinin poliçenin resen iptaline  ve  hükümsüz olmasına sebep olacağını, adı geçen poliçelerin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında düzenlendiğini, bu sebeple müvekkilinin poliçelerin düzenlenmesinden habersiz olduğunu, davacının poliçelere dayanarak hak iddia etmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava,  acentelik sözleşmesi kapsamında komisyon alacağının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ve ihbar olunan vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davalının acentesi olan davacının komisyon alacağı bulunduğunu ileri sürmüş; davalı vekili ise davacının  tanzim ettiği  ... ve ... numaralı  ürün sorumluluk sigorta poliçelerinin sigortalı talebi ile  gün esaslı iptal  edildiğini, bu poliçelerin  yürürlükte kaldığı 37 günlük süre için toplam 5.575,25-EURO  prim alacağını davacı acente tarafından tahsil edilip davalıya aktarılması gerekirken aktarılmadığını,  bu sebeple  davacının komisyon alacağının bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece, acenteye, müvekkili adına dava açabilme yetkisi verilmiş ise de acentenin tahsil edilemeyen primler dolayısıyla herhangi bir borcubulunmamasından dolayı davanın kabulüne karar verilmiştir.İhbar olunan vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ;Davacı tarafça davanın ... AŞ'ye ihbarının talep edilmesi üzerine mahkemece davanın bu şirketine ihbar edildiği, ihbar olunanın davaya feri müdahil olmadığı ve mahkeme tarafından ihbar olunan aleyhine hüküm tesis edilmediği anlaşılmakla hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın kararı istinaf etme hakkı bulunmadığından ihbar olunan vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 352. maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin  acentenin yükümlülüklerinin düzenlediği bölümde yer alan  ''Prim Tahsili '' 5.3 maddesinde '' ..., temin edeceği bütün sigortalara ait makbuzların içerdiği prim ve bunların teferruatlarının nakden tahsiline yetkili ve aynı zamanda da bundan sorumludur. ..., nakit tahsil ettiği primleri, ... ile kararlaştırılan veya ... Sigorta tarafından ayrıca bildirilecek sürelerle ... Genel Sigorta adına açılmış banka hesabına yatırmak ya da diğer yollarla, ... Genel Sigorta'ya ödemek zorundadır.... ''  denilerek primlerin tahsil edilerek davalıya aktarılmasından davacının sorumlu olduğu belirtilmiştir.Sözleşmenin komisyonlar başlıklı bölümde yer alan ''...nin Komisyonları'' başlıklı  12.1 maddesinde ''..., işbu sözleşme hükümleri kapsamında yapacağı sigorta işleri karşılığında şirketten ayrıca karşılıklı olarak düzenlenecek bir protokolle belirlenecek komisyon oranlarına bağlı olarak, komisyon almaya hak kazanır. ..., bu komisyonlara sigorta primlerinin şirket tarafından tahsil edilmiş veya şirket hesabına girmiş olması şartıyla hak kazanır. ... '' hükmüne, '' Komisyonların  İstirdadı''  başlıklı 12.2 maddesinde ise '' Sigortalar üzerinde yapılacak iptal, kısmen indirim, nakil ve benzeri sebeplerle sigorta ettirene, evvelce alınan sigorta ücretlerinden kısmen veya tamamen bir iadeye mecbur kalındığı takdirde acente, iadesi  konu olan ücret üzerinden aldığı komisyonları iade edecek veya bu miktarlar hesabına zimmet kaydolunacaktır. ''  hükmüne yer verilmiştir.Davacı taraf, dava dilekçesi, gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, gerekse 02.04.2021 tarihli beyan dilekçesine  göre  2016 yılı Nisan ayına ilişkin komisyon alacağının ödenmediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise davacının  tanzim ettiği  ... ve ... numaralı  ürün sorumluluk sigorta poliçelerinin sigortalı talebi ile  gün esaslı iptal  edildiğini, bu poliçelerin  yürürlükte kaldığı 37 günlük süre için toplam 5.575,25-EURO  prim alacağını davacı acente tarafından tahsil edilip davalıya aktarılması gerekirken aktarılmadığını,  bu sebeple  davacının komisyon alacağının bulunmadığını savunmuştur.Davalının  belirttiği bu iki poliçenin 2016 yılı Nisan ayı sonuna doğru davacı yanca düzenlendiği, daha sonrasında ise gün esaslı iptal edildiği, bu poliçelerin yürürlükte kaldığı süreye ilişkin prim tahsilatının davacı yanca yapılarak davalıya aktarılmadığı hususlarında  bir uyuşmazlık bulunmadığı görülmektedir.Sözleşme hükümleri uyarınca  primlerin tahsil edilerek davalıya aktarılmasından davacı acentenin  sorumlu olduğu,  acentenin komisyona hak kazanması için  sigorta primlerinin davalı tarafından tahsil edilmiş veya  davalı hesabına girmiş olması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak somut olayda davacının 2016 yılı Nisan ayında tanzim ettiği ve daha sonra iptal olunan ... ve ... numaralı  ürün sorumluluk sigorta poliçelerinin yürürlükte kaldığı süreye ilişkin prim tahsilatının yapılarak davalıya aktarılmadığı, bu sebeple davacının komisyon alacağının henüz doğmadığı, bu nedenle davanın erken açıldığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Prim tahsilatlarının, eldeki dava tarihinden sonra yapılması hâlinde davacının dava açma hakkı saklıdır.Açıklanan bu gerekçelerle, ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;İhbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun, istinaf hakkı bulunmadığından usulden reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda;1-Erken açılan davanın reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli  427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 350,74 TL'nin mahsubu ile bakiye 76,86 TL harcın davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 20.537,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Tarafların gider avansından artan bakiyelerinin taraflarına iadesine,7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan toplam 350,74 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından harcanan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 34,30 TL posta gideri olmak üzere, toplam 196,40 TL kanun yolu giderinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c-İhbar olunan tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; ihbar olunun tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,d-İhbar olunan tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 9-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f04f28b27ace120f","SID":"a4882c335c633095"}}